X ışınları nedir?

Modern fiziğin en önemli keşiflerinden biridir. Bu ışınları keşfeden Alman bilgini Konrad Röntgen, ışınların neden ileri geldiğini bilmediği için, buna «X (iks) Işınları» adını vermiştir.

İks ışınları dalga uzunluğu en kısa olan ışınlar arasındadır. Bu uzunluk yaklaşık olarak 1 angstrom (santimetrenin iki milyarda biri) kadardır. İks ışınları gözle görünmez. İnsan vücudu, bazı madenler, tahta bu ışınlar için saydamdır. Fotoğraf filimlerine etki yaparlar.

1 ) Yumuşak Işınlar (Düşük voltajlı akımla elde edilenler) ve 2) Sert Işınlar (Daha yüksek voltajla elde edilenler) olmak üzere ikiye ayrılırlar. Tıptaki faydaları çok büyüktür. Radyografi ve radyoskopi tıpta paha biçilmez önem kazanmışlardır. Tıbbın röntgenle ilgili koluna «radyoloji» denir.

Roentgen, bu tüplerle deney yaptığı sırada, masada bulunan bir billurun flüerörans hale geldiğini görmüştür. Deneylerini ilerletmiş, aynı olayın, tüple billur arasına siyah bir kağıt konması halinde de devam ettiğini görmüştür. Roentgen X ışınları adını verdiği bu ışınların, katot ışınlarının cama çarpması ile meydana geldiğini ve cam yerine bir maden kullanılması halinde daha iyi sonuç alındığını görmüştür. Özellikle tıpta kullanılması ile büyük faydalar sağlayan X ışınları ile kemiklerin ve iç organların filmlerini çekmek imkanı sağlanmış, böylece, tıpta geniş ölçüde ilerlemeler olmuştur.

W. C. Röntgen 1845 yılında Almanya’nın Köln şehri yakınlarındaki Remscheid’te doğmuştur. Yirmi yaşında Zürih’teki Eldgenösische Teknik Yüksek Okulu’na kabul edilmiş, burada termodinamiğin babası sayılan Clausius ve Prof. Kundt’un fizik derslerine katılmıştır. 1868 yılında bu okuldan Makine Mühendisliği diploması alan Röntgen, 1874’te Strasbourg Kalser Wllhelm Üniversitesi’ne geçerek Doçent, 1879’da ise Glessen Hessian Üniversitesi’ne atanarak Fizik Profesörü olmuştur.

x ışınları

1888 yılında Würzburg Üniversitesi’ne geçen Röntgen, X-ışınlarını 8 Kasım 1895’te bu Üniversitede çalışırken bulmuştur. 0 tarihte Röntgen; bir Crooks tüpünü İndüksiyon bobinine bağlayarak, tüpten yüksek gerilimli elektrik akımı geçirdiğinde, tüpten oldukça uzakta durmakta olan cam bir kavanoz içindeki baryumlu platinsiyanür kristallerinde bir takım pırıltıların oluştuğunu gözlemiş; bu tür pırıltılara neden olan ışınlara, o ana kadar bilinmemesinden dolayı “X-ışınları” adını vermiştir.

Tüpten yüksek gerilimli akım geçirildiğinde karşısındaki ekranda parıldamalar oluşturan ışınların değişik cisimleri, farklı derecelerde geçebildiği, kurşun plaklar tarafından ise tutulduğunu gözleyen Röntgen, eliyle tuttuğu kurşun levhaların ekrandaki gölgesini incelerken kendi parmak kemiklerinin gölgelerini de fark etti. Bu olay üzerine, içinde fotoğraf plağı bulunan bir kasetin üzerine karsının elini yerleştirerek parmak kemiklerinin ve yüzüğünün görüntüsünü elde etmiştir.

Röntgen, tespitlerini ve bu yöntemle elde ettiği görüntüleri ilk olarak 28 Aralık 1895’te Würtzburg Fiziksel Tıp Demeği’nde sunmuş, bu buluşla birlikte aynı yıl içinde günümüzdekilerle kıyaslanamayacak ölçüde basit ilk röntgen cihazları imal edilmeye başlanmıştır. 1901 yılında ilk kez verilmeye başlanan Nobel Fizik Ödülüne de layık görülen W. C. Röntgen 1923 yılında 78 yaşındayken ölmüştür.

Röntgen’ln X-ışınlarını keşfi, bilim çevresinde çok büyük yankılar uyandırırken yeni gelişmelere de önderlik etmiştir. Bu buluştan çok kısa bir zaman sonra H. Antonie Becquerel X-ışınları üzerinde çalışırken uranyumun radyoaktifliğini; Curie’ler ise radyum elementini keşfederek “Radyoloji” adında yeni bir bilimin doğuşunu gerçekleştirmişlerdir.

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç