Fransız İhtilali nedir?

1789 - 1799 arasında süren ideolojik, siyasi ve sosyal anlamda hem Fransa'nın hem de Avrupa'nın bir bütün olarak çalkantılı geçirdiği bu dönem, dönemin en zengin ve büyük ülkelerinden Fransa feodal rejim ve tam monarşi ile yönetilirken, burada yaşayan aristokrasi ve Katolik ticaret insanları ayrıcalıklar içinde yaşamaktaydı.

Bu eşitsizlikler sonucunda ve Aydınlanma Çağı'nda ortaya çıkan hak, özgürlük, vatandaşlık, milliyetçilik gibi düşüncelerin ışığında ülkenin radikal değişimler geçirmesi kısaca Fransız İhtilali'nin özetidir.

Bu süreçte ülkedeki şiddetli kargaşalarla, binlerce kişinin idamı ile sonuçlanmış ve baskı yaşanmış, Fransa'ya Avrupa'nın diğer ülkeleri savaş açmıştır. İhtilal aslında kralın tam otoritesine, zaten zengin olan sınıfa verilen imtiyazlar, sosyal eşitsizlik gibi konulara karşın bir başkaldırıdır. Bu düşünceler aslında özgürlük ve eşitlik temaları ile ortaya çıksa da ülkeye özgürlük değil diktatörlük getirmiştir. Devrim, bütün bunlara karşı çıkan 20,000 - 40,000 kişinin asılması ile sonuçlanmıştır.

Dönemin felsefi düşünceleri nelerdir?

Toplumun bu dönemde yaşadığı değişimler Aydınlanma Çağı'nın etkileri büyüktür. Aydınlanma felsefesi, mantığın ve mutlakiyetçi yönetim eğilimlerin ortadan kalkması gibi düşüncelerdi. Aydınlama Çağı'ndaki filozoflar özgürlüğün her anlamda gerektiği fikrindedir.

Descartes 17. yüzyılda aklın ve eleştirel zihnin üstünlüğünü savunmuş, Montesquieu da yasamanın halkı temsil eden kişilerce yürütülmesini, yani bir meclis ile, ve güçler ayrılığını savunmuş. Voltaire ise kralın filozoflardan oluşan bir komiteye danışarak toplumunu aydınlatması gerektiğine inanıyordu. İngiliz modeli parlamentoyu desteklemiştir.

fransız ihtilali

Rousseau ise Fransa'ya bu dönemde en çok etki eden düşünürdür ve insanların doğuştan eşit ve iyi olduğuna inanmakta, insanlardan kastı ise yalnızca erkeklerdir, halk egemenliğinin siyasal rejimden üstün olması gerektiğini düşünmekteydi. Ona göre insanlar günahsız doğar ancak toplum onları kötülüğe iter ve bunu düzeltmenin tek yolu da sosyal durumları değiştirmektir.

Ancak Rousseo'nun görüşleri Olympe de Gourges ve Mary Wollstonecraft gibi kadın düşünürleri oldukça rahatsız etmiş, Gourges tarafından yazılan Kadın Haklarının ve Kadın Yurtdaşlığının Beyannamesi eseri o dönemde kadınların vatandaşlığı ile ilgili veya kadınların oy hakkı ile ilgili bildirimler görülmediğini ortaya sermiştir.

Olympe de Gourges kadınların kendi haklarını kazanması için onları teşvik etmeye çalışmıştır. Aynı dönemde İngiltere'den Fransa'ya gelen bir başka kadın düşünür Wollstonecraft ise hem önceleri birlikte çalıştığı Edmund Burke'e hem de Rousseou'ya karşı sert çıkıyor ve Devrimin kadınlara eşitlik ya da demokrasi getirmediğini savunuyordu.

Genel olarak Olympe de Gourges daha çok siyasal rollerle ilgili aksiyon alırken, Mary Wollstonecraft ise kadınların sosyal varlığına dikkat çekmiştir, çünkü ona göre kadınların rasyonellikten uzak görülmesinin sebebi erkekler gibi eğitilmemeleri ve erkeklerin sadece kendilerini mantıklı görmeleriydi.

Bugün halen Fransız İhtilali farklı görüşlerin olduğu bir konudur, kimileri eleştirirken kimileri savunmaktadır. Dünya çapında ise yorumlar yine değişim göstermektedir, ayrıca Edmund Burke gibi muhafazakarlar da reformun gerekli olduğunu ancak terör dönemi ve arkasından gelen diktatörlük yönetimi dolayısıyla hatalı olduğunu düşünmüştür.

Fransız İhtilalinin sebepleri nelerdir?

Devrimden önceki yıllarda Fransız ekonomisinin pek de iyi olduğu söylenemezdi. Kralın aşırı harcamaları, Fransa'nın Amerikan Devrimini desteklemesi sonucu ekonomik buhran yaşaması ve burjuvaziden değil de yalnızca düşük gelirli kesimden vergi toplanması gibi durumlar ülkenin borç içinde kalmasına sebep olmuş ve Fransız İhtilali'nin ekonomik nedenleri haline gelmişlerdir.

Aydınlanma Çağı süresince ortaya atılan hak, özgürlük, otorite terimleri ve bunların sorgulanması, sonucunda Rousseou, Voltaire gibi düşünürler kralın otoritesinin azalması ve halkın oy kullanması gibi düşünceleri ortaya atmışlardır.

Zamanın en büyük toprak sahiplerinden olan Roma Katolik Kilisesi'nin halktan topladığı vergiler düştükçe monarşinin talep ettiği vergiler artmış bu da zaten günlük beslenmede bile zorluk çeken halkı oldukça güç bir duruma düşürmüştür.

Ülkenin durumuna ve borçlara rağmen Kral XVI. Louis ve eşi Marie-Antoniette'nin aşırı harcamaları dikkat çekmiştir.

Yeni yükselmekte olan ticaret sınıfının aristokrasiye siyasi arenada verilen ayrıcalıklardan bıkmış olması gibi durumlarla baş etmeye kralın yeterli olmaması İhtilalin en genel sebeplerindendir.

Devrimin Temelleri ve Gelişimi

Öncelikle devrim, Fransa diğer ülkelerden geride olduğu için değil aksine ülkedeki ekonomik ve sosyal gelişmenin değişime yol açamamasından dolayı oluşmuştur.

Avrupa'da daha farklı yönetim şekilleri görülürken Fransa halen tam monarşi ile yönetilmekteydi, Kral XVI. Louis feodalizmin kökünü kazırken dıştan süren feodal düzen devam ediyordu ve ülke halen ayrıcalıklı soylular ve ticaret adamlarınca yönetiliyordu.

Ancak asıl üretici sınıf aşırı derecede yüksek vergiler ödüyor, ülkenin savaşlarını finanse ediyordu, bu durum ise büyük milli borçlar getirmiş, köylülerin yiyecek sıkıntısı çekmesine sebep olmuştu. Kısacası İhtilalin direkt sebebi ülkenin içinde bulunduğu kaotik ekonomik durumlardı.

Ülkenin ekonomik sıkıntıları en sonunda Kral XVI. Louis'i Sınıflar Meclisini bir araya getirmek zorunda bırakmıştı. Seçimler 1788 yılında yapıldı, 1614 yılından beri ilk kez Sınıflar Meclisi Versay'de buluştu. Kralın ana amacı meclisin ekonomik bir reforma izin vermesini sağlamaktı.

Üç sınıfın her biri, tüccar sınıf, soylular ve köylüler durumdan mutsuzdu. Her eyaletten sayısız raporlar gelmekteydi ve siyasi ve sosyal reformların sürdürülmesinin Sınıflar Meclisi tarafından istendiği anlaşılmıştı.

Bu sırada Kral XVI. Louis şüpheler duyarken, ülkenin üçüncü meclisi yani soylu olmayan çalışan sınıf Milli Meclisi ilan etmiştir. Davet üzerine düşük gelirli tüccarlar ve bazı burjuvazi üyeleri de onlara katılmıştır. Kral Milli Meclisi kabul etmiş ancak yine de Versay'deki kalesine askeri birlikler yerleştirmiş ve kendini güvene almak istemiştir.

1789 İhtilali

Parisliler harekete geçip Bastille'deki Bastille Kalesine giderler. Bu sırada kral devrimi kabul eder ve Paris'e geri döner. Bu ilk silahlı hareket başkalarını da devrim için hareket geçirmiş, insanlar feodal düzenin izlerini kaybettirmeye çalışmış, şatoları yağmalamış ve bir çeşit isyan çıkmıştır. Bu duruma Fransızcada "the grande peur" yani büyük korku denmiştir.

Meclisteki soylular ve tüccarlar korku içinde bir gecede feodal düzeni ülkeden yasaklamıştır. Kısa süre sonra Meclis Declaration of the Rights of Man and Citizen diye geçen ve insan haklarını, oy kullanma hakkını belirten bu bildiriyi kabul etmiştir.

Yine aynı yıl 1789'da Parisliler artan yiyecek fiyatlarından bıktıkları için kral ve kraliçeyi Versay'den Paris'e getirirler. Ayrıca meclis de Paris'e taşınmış, burada kurumsallaşmıştır. 1791'de tamamlanmış ve bu kurum kısıtlı bir monarşi ile tek meclisli bir parlamento kurulması sonucu seçimlerde seçilmiştir.

Meclisin din karşıtı politikalarının en büyük sonucu kilisenin topraklarının devlete bağlanması, dini görev olarak halka dayatılan kuralların bastırılması ve rahiplerin de devlete bağlanması olmuştur. Birçok soylu ve rahip bu süreçte yurt dışına kaçmıştır ve Kral XVI. Louis de ülkeyi terk etmeye kalkmış ancak yakalanmış ve bunun sonucunda halkın güvenini kaybettiği için idam edilmiştir. Ardından da kraliçe Marie-Antoniette idam edilmiştir.

Ancak Cumhuriyetin ilanı ülkedeki kaosu engellememiş çünkü farklı yerlerde farklı isyanlar çıkmış bu isyanlar kanlı şekilde bastırılmıştır. Bu döneme Terör Dönemi denmektedir. Ayrıca bu dönemde Avrupalı kralların ihtilalin ülkelerine sıçramasından korkması dolayısıyla Fransa'ya savaş açtı ancak Fransa bu savaşlarda başarılı olduğundan milliyetçilik ve ihtilal düşünceleri daha da çok yayılmaya başladı.

Bu savaşlar sırasında öne çıkan bir lider olan Napolyon ülkenin rejimine bir darbe yaparak yönetimi ele geçirdi, genellikle bu olay sonucunda devrimin sona erdiği düşünülürdü. Ancak Napolyon güçlendikten sonra ülkeye monarşiyi geri getirmiştir, bu yönüyle de devrim başarısız olmuştur.

Fransız İhtilalinin sonuçları nelerdir?

Fransız İhtilali aşağıdaki gibi birçok konsepti getirmiş, Avrupa'nın düzenini etkilemiş ve modernleşme sürecine etki etmiştir. Bazı değişen konseptler aşağıdaki gibidir:

1) Monarşinin tamamen son bulması: Fransız İhtilali tüm Avrupa'daki monarşi sistemlerini derinden etkilemiş, diğer ülkelerin kralları parlamento iler birlikte ülkeyi yönetmek durumunda kalıp güçlerinden feragat etmek durumunda kalmışlardır. Bunu gerçekleştirmeyen ise zorla tahttan indirilmiştir.

2) Feodal sistemin sonu: Devrim tüm insanlar için eşitliğin altını çizdiğinden feodalite gibi zengin ve aristokrasi sınıfına daha fazla ayrıcalık veren rejimlerin kaldırılması gerekiyordu.

3) İnsan Hakları: Devrim, ihtilalin ilk yıllarındaki kanlı olaylara rağmen insan hakları teorisine oldukça büyük bir katkıda bulunmuştur. Kişilerin devredilemez hakları politikada yer almaya başlamıştır. Bunların sonucunda Avrupa'nın hukuk sisteminin temelleri oluşmuştur.

4) Modernleşme: Fransız Devrimi devletin tüm kollarında modernleşme yaşanmasına gerektirmiştir. Ayrıca kilise ile ilgili düzenlemeler sonrasında din özgürlüğü ortamı oluşmasına önem verilmiş Protestan ve Yahudilerin de Avrupa toplumunda yer alması kolaylaşmıştır.

5) Milliyetçilik: Fransız Devriminin prensipleri Avrupa'yı oldukça derinden etkilemiş, milliyetçiliğin ve milliyetçi düşüncenin artmasına yol açmış bu sebeple de Osmanlı Devleti gibi çok uluslu yapılarda kopmalar yaşanmıştır. Bu ihtilal insanları hangi milliyete bağlılar ise orada yaşamaya sevk etmiştir.

6) Laikleşme: Ruhban ve Hristiyanlaştırma sınıfı karşıtlığı politikalar, sosyalist ve sendikacı toplumların ateizme yönelmesinin önünü açmış, devletin laikleşmesi ise ağır Hristiyan inançlarının günlük hayattan silinmesini sağlamıştır.

7) Demokrasi: İhtilal demokrasi adı ile sürdürülmüş ve insanlara bu mesaj verilmiştir. Fransızların demokrasi anlayışı ise totaliter olana karşın bir hoşgörüsüzlüktür. Modern demokrasi anlayışı sağ ve sol kanatın birlikte bir mecliste yer alması demekti.

Kaynakça:

http://www.newworldencyclopedia.org/entry/French_Revolution

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç