Ücret nedir?

Bir kimseye bir iş veya hizmet karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan nakdi ve para ile ölçülmesi mümkün ayni menfaatler toplamı. Ücret, emeği mukabilinde çalışan insanların başlıca gelir kaynağını teşkil eder. Bilhassa sanayileşmenin gelişmesiyle birlikte ücretle geçimini temin eden insanların sayısında hissedilir bir artış görülmüş, ileri derecede sanayileşmiş memleketlerde, ücretle çalışan kesimin toplam nüfus içindeki oranı yüksek nispetlere ulaşmıştır. Bu sebeple genel ücret seviyesi gerek milli gelirin muhtelif gelir grupları arasındaki dağılışı bakımından ve gerekse sanayinin gelişmesine tesir eden bir maliyet unsuru olması bakımından mühim bir gösterge olarak ortaya çıkmaktadır.

Zamanımızda ücretlerin sosyal ve ekonomik bakımdan iki cepheli bir uygulama arzettiği görülmektedir. Sosyal Yönüyle Ücret Uygulaması, iş kanunlarıyla sağlanmıştır. Milli gelirin dağılımında, gelir grupları arasında adaletli gelir dağılımının sağlanması için mali yönden zayıf durumda bulunan işçiyi koruyucu

kanun hükümlerine yer verilmiş ve ayrıca "Asgari Ücret" dediğimiz ihtiyaca göre ücret tespiti cihetine gidilmiştir. Kanun asgari ücreti, "işçilerin normal bir çalışma günü karşılığı olarak ödenen ve işçinin gıda, mesken, giyim, sağlık, ulaşım ve kültür gibi önemli ihtiyaçlarını günün fiyatları üzerindeki asgari seviyede karşılamaya yetecek ücret" olarak tarif etmiş ve en geç iki yılda bir tespit edilmesi yaş ve cinsiyet farkı gözetilmemesi esasını getirmiştir.

Asgari ücretten ayrı olarak iş kanunlarında, ücreti koruyucu bazı hükümlere de yer verilmiştir. Bunlardan, haftada bir gün tatil yapılarak ücret alınması, dini bayramlarda ve genel tatil günlerinde çalışılmadan ücret ödenmesi, doğum, ölüm ve evlenmelerde belirli süreli ücretli izin yapılması, yılda bir defa olmak üzere yaptığı hizmet süresiyle mütenasib, yıllık ücretli izin kullanması ve bu ücretinin peşin ödenmesi, günlük 7,5 saatten fazla çalışmalarda % 50 zamlı ücret ödenmesi, gece çalışmalarının farklı ücrete tabi tutulması gibi kanun hükümleri, sosyal muhtevalı bir ücret uygulamasını kabul etmiştir. Ekonomik yönüyle ücret uygulaması: Yapılan hizmete göre yani verime göre ücret ödenmesini ifade eder. Bu iktisadi bir kavramdır. Herkesin yaptığı işin değerine ve zahmetine göre ücret almasıdır. İş kanunları bu tip ücretlerin hizmet akitleriyle veya sendikalar vasıta kılınarak toplu iş sözleşmeleriyle tespit edilmesini hükme bağlamıştır.

Ücretin ekleri: Prim ve ikramiyelerdir, (sosyal haklar) olarak da ifade edilir. Prim uygulaması, ya işçiyi daha fazla üretim yapmaya teşvik etmek veya işçinin başarılı çalışmasını mükafatlandırmak için verilebilir. İş kanunlarında prim ücretlerden sayılmaz, işçiler için tazminatlar açısından ve diğer bakımlardan mükteseb hak teşkil etmez. İkramiyeler, yılın belirli zamanlarında belirli maaş şeklinde, dini bayramlarda belirli bir miktar olarak veya yakacak yardımı, giyim yardımı, yemek yardımı, çocuk yardımı, vasıta yardımı şeklinde ödenmektedir. Genel olarak bu tip ikramiyeler iş kanunları bakımından mükteseb hak teşkil eder ve tazminatlarda dikkate alınır. Bu ödemeler geniş manada ücretin tarifi arasına girerler.

Ücret çeşitleri: 1) Saat ücret, 2) Günlük ücret (yevmiye), 3) Haftalık ücret, 4) Aylık ücret (maaş) genel olarak bu ücretlere zamana göre ücret de denir. 5) Götürü ücret, 6) fason ücret, 7) Parça başı(akord) ücreti, 8) Komisyon ücreti, 9) Kara katılma şeklinde ücret, 10)Yüzde usulüyle ücret.

Bu ücretlerin herbiri işe ve işyerine, iş koluna ve işçiyle işveren arasındaki anlaşmaya göre tespit edilerek uygulanabilmektedir. Fason ücret genellikle tekstil iş kolunda ve konfeksiyon imalatında sık görülmektedir. Ana hammaddeyi bir taraf, yardımcı işletme girdilerini de diğer taraf üstlenmek suretiyle uygulanan bir ücret nevidir. Fason iş yapan kişiler ayrıca ücretli işçi de çalıştırmakta ve diğer ücret sistemlerinden birini uygulamaktadırlar. Yüzde usulüyle ücret uygulaması genellikle hizmet veren müesseselerde mesela lokantalarda görülmektedir. Komisyon ve kara katılma şeklindeki ücret tarafların anlaşmalarıyla olur. Zamana göre ücret eskiden beri her iş kolunda uygulanabilen ücret çeşitleridir.

İktisadi yönden ücret çeşitlerini, itibari (nominal) ücret, reel (hakiki) ücret, ayni ücret, nakdi ücret, net ücret, brüt ücret, asgari ücret, azami ücret olarak da saymak mümkündür.

Ücretin ödenmesi: İşçi ücretlerinin, Türk parası ile en geç ayda bir ödenmesi mecburidir. Bu ödeme, hizmet akitleri ve toplu iş sözleşmeleriyle bir haftaya kadar indirilebilir. İşveren, hizmet akitlerinde ve toplu iş sözleşmelerinde belirtilen sebepler dışında işçiden ücret kesintisi yapamıyacağı gibi işçinin meydana getirdiği zarara karşılık ongünlük ücretinden fazla ücret kesintisi de yapamaz. Bu kesintiyi de on haftada eşit taksitlerle yapmak mecburiyetindedir. Aylık ücretlerin dörtte birinden fazlası da haczedilemez. Ücret ödemeleri sırasında işyerinin işçiye, (ücret hesap pusulası) denen ve brüt ücretle kanuni kesintileri ve net ücreti gösteren bir belge vermek mecburiyeti de vardır.

İktisadi bakımından ücretin izahı: İktisadi yönden ücretler, ücret seviyesi, ücretin bünyesi ve ücret sistemleri (çeşitleri) bakımından genelde tahlile tabi tutulmuşlardır.

Ücret seviyesi: Emek arzı ile emek talebinin piyasada karşılaşmasıyla yani arz ve talep kanunuyla teşekkül etmektedir. Batılı Avrupa iktisatçılarına göre ücretler, uzun dönemde kendi haline bırakılırsa asgari geçim haddine göre teşekkül ederler. Emeğin fiyatını (ücreti) tayin eden husus, arz ve talebin mekanik hareketleridir. Emeğin kıymeti, herhangi bir emtianın fiyatı gibi, nihai olarak istihsal masraflarına tabidir. Emeğin tabii fiyatı ise, işçilerin geçimlerini temin edecek bir mevcudiyetini idameye kafi gelecek olan fiyattır şeklinde ifade etmişlerdir. Yine aynı nazariyeye göre, emeğin bir tabii, bir de piyasa olmak üzere iki türlü fiyatı mevcuttur. Tabii fiyat, asgari geçinme ücretini, piyasa fiyatı ise arz ve talebin karşılaşmasından meydana gelen ücreti temsil etmektedir. Tabii fiyat (ücret), piyasa ücretini aştığı takdirde, işçilerin yaşama şartları inkişaf eder ve ücretli çalışanların mali durumlarında düzelmeler meydana gelir. Tersi durum ise ücretlilerin yaşama şartlarını güçleştirir, denmiştir. Bu nazariyeye, (tunç kanun)da denir. Diğer bir nazariye (ücret fono nazariyesi)dir. Buna göre, ücret seviyesi ekonominin tamamından tahsil edilen toplam ücret fonuna karşılık çalışmakta olan

işçi miktarı arasındaki nispete göre meydana gelen ücrettir. Ayrılan fonun azlığı veya çokluğu, işçi miktarının azalıp çoğalması, genel ücret seviyesini azaltıp çoğaltmaktadır.

Ücretin bünyesindeki farklılıklar: Liberal ekonomik yapı içinde ücretlerin çeşitli etkiler altında farklılık gösterdiği görülmektedir. Emeğini arz edenle emeği talep eden arasında pazarlık yapılması, ihtisas isteyen işlerin olması, kalifiye eleman güçlüğü gibi sebepler belirli bir ücret seviyesinin tespitini güçleştirdiği gibi müessiriyeti aynı olan ve aynı işi yapan şahıslar arasında ve işletmeler arasında farklı ücret uygulaması, ücret farkları gibi sebepler de genel bir ücret seviyesinin tespitini güçleştirmektedir. Ayrıca rekabet şartlarının her iş kolunda değil bazı iş kollarında ve hatta bir iş kolunun bazı kısımlarında veyahut belli bir coğrafi bölgede görülmesi gibi sebeplerle emeğin arz ve talebiyle genel bir ücret seviyesinden bahsetmek mümkün olmamaktadır.

İslam hukukunda, bir malın kendini değil de menfeatını yani kullanılmasını satmaya kira veya ücret; ücretle çalışan işçiye (ecir), işverene (müstecir) denir.

Hadis-i şerifte: "İşçiye, alnının teri kurumadan hakkını veriniz" şeklinde emredilmiştir. Emeğin karşılığında elde edilen ücret, helal kazançların başında sayılmıştır. İslamiyette iktisadi genel prensiplerden biri de kara katılma şeklinde kendini gösteren kara katılma ücretiyle çalışma şeklidir. Bu şekilde milli gelir dağılımında bütün mala sahip bir sınıfın doğmasının engellenmesi, helal ve adaletli gelir dağılımının sağlanması gayesi esas alınmıştır.

Sözlükte "ücret" ne demek?

1. Bir emeğe karşılık olarak verilen para, işgücünün ederi.

Cümle içinde kullanımı

Ücret emeğin karşılığıdır.
- Anayasa
Kadına, filmde oynadığı ikinci derece rolü için ödenen, ücretin iki misli değerindeydi.
- N. Cumalı

Ücret kelimesinin ingilizcesi

n. dues, fee, charge, terms, payment, wages, pay, wage, salary, earnings, rate, emolument, hire, honorarium, remuneration, stipend, wage rate
Köken: Arapça

Ücret ne demek? (Ekonomi)

(Wages) Kelime olarak Arapça’dan dilimize geçme. Emek hizmetlerinden yararlanma karşılığı yapılan ödeme, emeğin bedeli. Ücret, faiz, rant ve kar temel üretim faktörleri olan emek, sermaye, doğal kaynak ve girişimin fiyatlarıdır. Hemen hemen bütün dillerde ücret kavramı daha çok bedensel çalışmalar için kulanılır. Masa başında çalışanlar ve yönetim görevlilerinin kazançları için genellikle maaş terimi kullanılmaktadır. Örneğin İngilizce’de işçi ücretlerine "wages", memur maaşlarına "salary" denmektedir. Fakat bu iki terim günümüzde "ücretler ve maaşlar" (wages and salaries) biçiminde bir arada kullanılarak söz konusu farklılık kaldırılmaktadır. İngilizce’de maaş anlamına gelen salary kelimesinin Latince’ de askerin ödeneği veya tuz parası demek olan salarium’dan geldiğini belirtelim. Osmanlıca’da ecir, mucir ve müstecir gibi kelimeler kullanıl, mıştır. Ecir ücretle çalışan, kira anlamındadır. Mucir ise kiralayan, müstecir de kiracı, anlamına gelen kelimelerdir. Bugünkü İş Kanunumuzda yapılan tanıma göre (İK, m. 26) göre "genel anlamda ücret bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve nakten ödenen meblağı kapsar." Yine aynı yasaya göre işçi ücretinin Türk parası ile ve en geç ayda bir ödenmesi gerekir. Ücretler nominal ücret ve reel ücret biçiminde değerlendirilebilirler. Nominal ücret, işçinin eline geçen ücretin cari parasal değeridir. Reel ücret ise nominal ücretin fiyat artış oranına göre düzeltilmesiyle elde edilir ve ve nominal ücretin gerçek satın alma gücündeki değişmeleri ifade eder. Çalışanın eline geçen miktar net ücrettir. Vergiler, sigorta kesenekleri, sendika aidatı, v.s. gibi ödemeleri de kapsayan ücret ise brüt ücrettir. İşçinin işletmeye mal oluş bedeli ise ücret maliyeti diye adlandırılır, çıplak ücretten başka, işverenin ödediği primler, yemek bedeli, ayni harcamalar, ücretli izin, sosyal yardımlar, v.s. gibi harcamaları da kapsar.

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç