Çuha nedir?

Çuha, ince, sık ve tüysüz olarak dokunan elbiselik ve döşemeiik yünlü kumaşa denir.

Çuhaya dokunduktan sonra dinkleme, fırçalama, makaslama işlemleri uygulanır ve mengeneden geçirilip perdahlanır. Çözgüsü atkıya oranla daha sıktır. Osmanlılar döneminde, askerlerin kışlık giysi gereksinimleri çuhadan yapılıyordu.

Selanik, Edirne, İstanbul, Bursa ve Şam'da dokunan yerli çuhalar gereksinimi karşılayamadığından önceleri İran, Mısır ve Türkistan'dan, daha sonra Avrupa ülkelerinden çuha ithal edilmeye başlandı.

XV. yy. sonlarında Osmanlılar'a sığınan ispanyol ve portekiz Yahudileri 'nin yerleştiği Ege yöresinde ve özellikle Selanik'te dokunan çuhalar ünlüydü. Devlet önde gelenleri, daha çok, ithal malı çuha giyiyor, askerlerin ve halkın giyebileceği çuhaların cinsi ve miktarı, devlet tarafından belirleniyordu.

Tüketimin fazla olması nedeniyle bir süre sonra yalnız zabitlerin çuha giymesi, neferlerinse aba ve şayaktan yapılmış giysiler kullanmaları karara bağlandı. XVI. yy.'da İngilizler Londrin adı verilen çuhalarıyla osmanlı pazarına girmişti. Bunun yanı sıra Fransızlar, Hollandalılar ve italyanlar da bu pazardan pay almak istiyorlardı.

çuha

Bu nedenle yarış halindeydiler ve birbirlerinin üretimlerini taklit ediyorlardı. Bu çuhalar halk arasında fransız çuhası ya da Paris çuhası, Felemenk çuhası, saye çuha, Londra çuhası gibi adlarla tanınıyordu. Cins ve desenlerine göre mor, miski poturlu vb. adlar taşıyanları da vardı.

Ayrıca, yedi endazelik çuhaya yağmurluk, altı endazeliğine miriahuri ya da mirahori, dört endazeliğine çakşır deniyordu. Edna (adi), evsat (orta) ve ala (iyi) olmak üzere başlıca üç kalitesi vardı. Askeri giyim yanında halk arasında ferace, dolama, yelek, çakşır, eyer teğeltisi yapımında ve döşemelik olarak da kullanılıyordu. Müslüman olmayanlar yalnızca çakşır türü kara çuha kullanabiliyorlardı.

1832'de gerekli tezgahlar ve ustalar Fransa'dan getirtilerek İstanbul Beykoz' da bir çuha fabrikası açıldı. Yapağı gereksinimi Aydın, Kütahya ve Bergama' dan sağlanıyordu. 1835'te de İslimye'de (Bulgaristan) bir çuha fabrikası kuruldu ve 1836'da yerli yapağıyla deneme üretimi başlatıldı. 1848'de tam anlamıyla üretime geçen fabrikada dokunan çuhalar, askeri giyim yapımında kullanılıyordu.

Törenlerde verilen armağanlar içinde de yeri olan çuha, giyim kuşamdaki değişimlere koşut olarak daha az tüketilmeye başlandı ve üretimi giderek düştü. Osmanlılar devrinde İstanbul, Bursa, Şam, Edime ve Selanik’te çuha dokuyan fabrikalar, ayrıca diğer şehir ve kasabalarda da çuha dokuma tezgahları vardı.

Bu fabrikalarda çuhalar yedi renk üzerine dokunur, cins ve desenlerine göre poturlu, mor, miski gibi adlarla anılırdı. Dokunuşlarına göre ise üçe ayrılan çuhanın yedi endazeliğine yağmurluk, altı endazeligine miriahuri, dört endazeliğine çakşır denirdi, önceleri Türkiye’ye dışarıdan gelen çuhaların en çok beğenilenleri İran, Mısır ve Türkistan çuhalarıydı.

XVI. yy.dan sonra İse, prangon, london, kanton, bunduki ve frengi skarlar adlarındaki, İngiliz, fransız ve İtalyan çuhaları moda oldu. Saray ve yüksek rütbeli devlet adamları Avrupa'dan getirtilen çuhaları, askeri teşkilata mensup olanlar ise Edirne ve Selanik’de dokunan çuhaları kullanmak zorundaydılar.

Ordunun ihtiyacını karşılamak üzere 1848 yılında, Bulgaristan’da islimye çuha fabrikası açıldı. Halkın kullanacağı çuha çeşidi kanunla tespit edilirdi. Müslüman olmayanlar çakşır cinsi ve kara çuha kullanmak zorundaydı. Törenlerde verilen armağanlar arasında yeri olan çuha, zamanla sivil kıyafetlerin yayılması üzerine ortadan kalktı.

Çuhacılar

Osmanlı devrinde çuha dokuma ve ticaretiyle uğraşanların bağlı oldukları loncadır. (Loncalar şehrin kadısına bağlı kuruluşlardı. Çuhacılar, kethüdalar ve yiğitbaşları tarafından yönetilirdi. Aralarında türklerden başka hıristiyan ve yahudiler de bulunurdu.) Çuhacılar hanı, çuha ticaretinin yapıldığı yer. Hassa 'çuhacıları, osmanlı sarayı için, çuha dokuma ve dışarıdan çuha getirme imtiyazına sahip olanlara verilen ad.

Sözlükte "çuha" ne demek?

1. Tüysüz, ince, sık dokunmuş yün kumaş.

Cümle içinde kullanımı

Yüzü al çuha gibi kızarmıştı.
- R. N. Güntekin
Başına, altın kaplama tokalı, yana sarkan çuha püsküllü bir şapka giymiş.
- M. Ş. Esendal

Çuha kelimesinin ingilizcesi

n. broadcloth, baize, green cloth
Köken: Farsça

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç