Çadır nedir?

Kalın bezden veya keçe, deri, yahut kıl dokumadan yapılan, bir veya daha fazla direklere çakılıp kurulan barınma yeridir. Osmanlı savaş gemilerinde kıç tarafta bulunan tenteye de çadır denirdi. Çadırlar, İnsanların çok eski zamanlardan beri kullandıkları bir barınaktır. Mimarlık, birçok unsurlarını çadırdan almıştır. Türkler'in kullandıkları çadırlara: Oba, otak, kerekü, gereke, ev, iv gibi adlar verilirdi. Çadır yapılan bez, bu İş İçin kalın kendir İpliğinden dokunan ve «çadır bezi» denilen bir cins kumaştır. Çadır bezlerinde çadır direklerinin kaymasını Önlemek İçin yerleştirilen oyuk ağaç kısımlara «çadır çanağı», etrafı örten ve yere kadar inen kısma «çadır eteği» ve alt tarafına konup, toz, toprağın girmesini önleyen parçaya da «çadır tozluğu» denir.

Osmanlı İmparatorluğu devrinde kullanılan çadırlar, kullanıldıkları çeşitli yerlere göre şöyle adlandırılırdı: Hünkar çadırı (padişahlara mahsustu), paşa çadırı, divan çadırı* halvet çadırı, kurba çadırı (hamam olarak kullanılırdı), hastane çadırı, çile çadırı (bu da ceza İçin kullanılırdı ). Açık havada kurulup, sökülebilen ve kolayca taşınabilen dokumadan, keçe, bez, deri ve çuldan yapılan seyyar mesken, barınak. Göçebe hayatı sürdüren kavimler ve görevleri icabı sık sık yer değiştiren gezici ekipler tarafından kullanıldığı gibi, yaz tatillerinde dinlenme yeri olarak da kullanılır. Savaş ve tatbikatlarda askerlerin, zelzele, su baskını, yangın gibi tabii afetler sonunda evsiz kalanların ilk barınakları çadırlardır. Çadırlar çok eski zamanlardan beri insanların içinde hayat sürdüğü meskenler olmuştur.

Bugün bile çoğu kabile ve kavimler tarafından çadır mesken olarak kullanılmaktadır. Çadırlar yapıları bakımından sekiz çeşittir:

1) Basit konik çadırlar olup, Kuzey Asya ve Kuzey Amerika’da yaygındır.

2) Kubbeli konik çadırlara Japonlarda,

3) Geçitli konik çadırlara Eskimolarda,

4) Çok köşeli çadırlara Tibet kabilelerinde,

5) çift konik şekilli çadırlara Sibirya halkında,

6) Kubbesi daireli çadırlara göçebe hayatı sürdüren Moğol ve Türklerde,

7) Yanları açık çadırlara Güney Amerika’da,

8) Kubbe şeklindeki çadırlara Doğu Afrika’da ve Kuzey Amerika’da rastlanılır.

Eski Türkler kullandıkları çadırlara ayrı ayrı isimler vermişlerdir. Hükümdarlara ve diğer devlet büyüklerine mahsus, geniş ve yüksek etekli bazen dört, bazen yedi direkli, çok kere üç kat kumaştan yapılmış büyük çadırların adı otaktır. Hakanların askeri karargah olarak kullandıkları çadırlara orda denilir. Beyaz kumaştan yapılmış büyük çadırlar "ağban ev", renkli kumaştan yapılmış olan ise "alaban ev"dir. Birkaç direkli, uzun bölüntülü çadırlara oba, gölgelenmek için gündüzleri kullanılan çadıra da günlük ismi verilmiştir. Yuvarlak ve tavanları kubbeli çadırlara yurt>yurt, pencerelerine tünlük denir. Develerin konulduğu çadırlara da kaytaban denilmiştir.

Bugün için Türkiye’de çadırlarda Türkmenlerin yörük aşiretleri ve doğudaki bazı aileler hayat sürmektedir. Bunların çadırları dört köşeli, direkli veya yuvarlak kubbelidir.

Türk kabilelerinde eskiden olduğu gibi bugün için dahi en yaygın olanı yurt>yurt denilen yuvarlak ve tavanı kubbeli olan çadırlardır. Bu çadırların etraf duvarlarına kerege veya kanat denir. Kerege birbirine uygun olan yerlerinden ince kayışlarla bağlanmış çubuklardan yapılmıştır. Kerege toplanınca bir demet halinde birbiri üstüne gelir. Hayvanlarla rahatça taşınabilir. Çadırlar kurulacağı zaman, demet halinde olan kısımlar yanyana getirilir. Ucu iki metre uzaklıktaki kazıklara tutturulmuş olan ipler çadırların bu kısımlarına bağlanınca birkaç metre çapında bir kafes meydana gelir. Kafesin yüksekliği 2-3 metredir. Güneşin doğduğu yöne bir kapı çerçevesi konur. Çadırların tepesinde hava ve ışık almak üzere yuvarlak bir delik vardır. Bu delikten yanan ateşin dumanı dışarıya çıkar. Ancak yağmurlu havalarda bu delik bir deri kapak ile kapatılır. Giriş kapısına eşik ismi de verilir. Eşik üstüne bağlanan örtü kötü hava şartlarında bu kapının kapatılmasında kullanılır. Çadırlarda her malzemenin kendine mahsus yeri olduğu gibi, ortasında soğuk havalarda ateş yakmak için bir de korluk vardır. Kapının hemen karşısında sandıklar, bohçalar, koymak için yer bulunur. Bu eşyaların üstünde halılar asılıdır.

Kapının hemen sağ tarafında içinde yemek kapları bulunan, at derisinden yapılmış bir tulum ve hemen bunun yanında, meyvelerin çürümemesi ve yağın, etin bozulmaması için bir de kiler vardır. Çadır sahibinin de yatağı kapının hemen sağındadır. Yatağın yanındaki kazıkta ev sahibinin giyim kuşamı ve av aletleri ile silahı asılıdır.

Türk çadırlarının yapılışı bakımından geleneği, örf ve adeti, kültürü ihtiva eden özellikleri dikkati çeker.

Sözlükte "çadır" ne demek?

1. Keçe, deri, kıl dokuma ya da sık dokunmuş kalın bezden yapılarak direklerle tutturulan, taşınabilir barınak, çerge, oba, otağ.

Cümle içinde kullanımı

Kılıcını çekip tek başına atını, düşman başkumandanının çadırına saldırarak ölüm arayan Türk kumandanları görülmüştür.
- Atatürk

Çadır kelimesinin ingilizcesi

n. tent, tabernacle

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç