Yavuz Sultan Selim

Osmanlı padişahlarının dokuzuncusu, İslam halifelerinin yetmiş beşincisi, ikinci Beyazıt'ın oğlu, Kanuni Sultan Süleyman'ın babasıdır. Annesi Dul Kadir oğulları Beyliğinden Gülbahar Hatun, eşinin adı Ayşe Hafsa Sultan'dır. Kısa bir padişahlık yapmasına rağmen 8 yıl gibi bir zamanda imparatorluğun sınırlarını iki katına çıkarmıştır.

Babası Beyazıt Amasya Valisi iken 1470 yılında Amasya'da doğan Selim,dedesi Fatih Sultan Mehmet tarafından yetiştirildi. Küçük yaşlardan itibaren devlet adabını, kılıç kullanmayı, ata binmeyi, ok atmayı bizzat dedesi tarafından öğretildi. Bu sebeple üstün yetenekleri olan, bir insan olarak büyüdü.

Dedesinin sağlığında, Trabzon'a vali olarak atandı. Babası padişah olduktan sonra ordunun başında birçok sefere çıkarak büyük başarılara imza attı. Babası pek etkili bir padişah olmadığı için babasını tahttan indirerek kendi geçti. Tahta çıktığında ilk hedefi Hint yollarını ele geçirmek ve bu yolları elinde tutan Şah İsmail'i devirmekti. Gözünü budaktan esirgemeyen Yavuz  oğlu Süleyman'ı hanedanın başında vekil bırakarak ordunun başında sefere çıktı Şah İsmail'in ordusu ile Çaldıran ovasında büyük bir cenge girip savaşı kazandı. Şah İsmail savaş alanından kaçınca,yıllarca babasının başına dert olan Şah İsmail'i alt ederek büyük bir sorunu ortadan kaldırmış oldu. Ardından 1516 yılında Mısır seferine çıktı. 1517 yılında Abbasilerin elinden halifeliği ve kutsal emanetleri alarak İstanbul' getirdi. Bunun sonucunda Osmanlı dine bağlayıcılık adına büyük bir güç kazanmış oldu.

Yavuz Sultan Selim, sert mizacı, cesur kişiliği sayesinde "Yavuz" ismini aldı. Aynı zamanda İslama ve ilme çok önem verirdi. Özellikle Arapça ve Farsça'yı ana dili gibi konuşup yazabiliyordu. Halifeliğinin üçüncü yılında, daha 49 yaşında iken batı seferi sırasında Şarbon hastalığına bağlı "aslan pençesi" isimli bir hastalıktan vefat etti.

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç