Trabzon nedir?

İlin Kimliği

Yüzölçümü : 4685

km 2

Nüfusu

: 795.849

: Merkez, Akçaabat, Araklı, Arsin, Beşikdüzü, Çarşıbaşı, Çaykara, Dernekpazarı, Düzköy,

Hayrat, Köprübaşı, Maçka, Of, Sürmene, Şalpazarı, Tonya, Vakfıkebir, Yomra.

Karadeniz bölgesinin doğusunda yer alan bir ilimiz. İl toprakları 40° 33’ ve 41° 07’ kuzey enlemleriyle 37° 07’ ve 40° 30’ doğu boylamları arasında yer alır. Batıdan Giresun, güneyden Gümüşhane ve Bayburt, doğudan Rize illeri, kuzeyden ise Karadeniz ile çevrilidir. Fatih Sultan Mehmed Hanın fethettiği, Yavuz Sultan Selim Hanın valilik yaptığı ve Kanuni Sultan Süleyman Hanın doğduğu bu şehir dört bin senelik eski bir tarihe sahiptir. Trafik numarası (61)dir.

İsminin menşei

Hıristiyan batı tarihçileri Hıristiyan emperyalizminin gereği olarakAnadolu’da tarihi şehirlerin isimlerini Yunanca veya Latince bir kelimeye dayandırmaktadırlar. Hıristiyan Batı eserleri, İyonların Trabzon’u kuşatan surlarına bakarak, Yunanca "dört köşeli" manasına gelen Tarpezus dediklerini kaydederler. Fakat İyonların rastladığı surları kim yaptı? sorusuna cevap vermekten çoğu çekinir.

Trabzon üzerine pekçok araştırmalar vardır. Bunlar arasında en gerçekçi olan Alman Arkeoloji Bilgini Falmerayer’dir. 1827 senesinde Münih’te basılan Geschichte Kaiserturm Trapezont isimli eserinde bu araştırıcı, Trabzon tarihini teferruatlı olarak inceler. Alman bilgini Falmerayer, tarihi vesikalara dayanarak Trabzon’u Orta Asya’dan gelen Türk kavimlerinden Turanlara bağlı Tibarenlerin kurduğunu ifade eder. Tibarenler bu bölgenin ilk sakinleri Elizonlarla kaynaşmış ve gelişen şehir Tibaren-Elizon>Tibaren-Elizon ismini almıştır. Zamanla Tirenbun sonra da Trabzon olan bu ismin menşei Tibaren-Elizon>Tibaren-Elizonların yaşadığı şehir isminden gelmiştir.

Tarihi

İlçeleri

Trabzon çok eski bir yerleşim merkezidir. İlk sakinleri Orta Asya’dan gelen Turan Türklerinden Tibarenler ve Elizonlardır. Trabzon, Hitit İmparatorluğunun sınırları dışında kalmıştır. İyonlular Sinop’tan Trabzon’a gelerek Türk asıllı Turanlılara bağlı Tibarenlerin elinden Trabzon’u alarak Karadeniz’de işlek bir ticaret merkezi ve limanı kurdular. M.Ö. 6. asırda Persler bu bölgeyi ele geçirdiler. Makedonya Kralı İskender, İran’ı (Persleri) yenerek bütün Anadolu ve İran’ı krallığına kattıysa da Trabzon’u ele geçiremedi. Makedonya Kralı İskender’in ölümünden sonra imparatorluğu komutanları arasında bölündü. Bu esnada Trabzon’da Kuzey Karadeniz ve Kırım’ı içine alan Pontus Krallığı kuruldu.

Pontus Krallığı Yunanca konuşan ve Yunan kültürü içinde erimiş Pers asıllı kralların idare ettiği bir krallıktı. M.Ö. 750 senelerinde kurulan bu krallığı iç savaşlar zayıflattı. Mitridates karışıklığı adıyla tarihe geçen bu savaşlara Roma İmparatorluğu da Seledat, Luka ve Lumbos isimli üç komutan emrinde büyük bir ordu gönderdi. Bu komutanlar karışıklıkları bastırıp sonra da bu krallığı işgal ederek Roma’ya kattılar. Roma İmparatorluğu M.S. 395’te ikiye bölününce Trabzon’da Anadolu gibi Doğu Roma (Bizans)nın payına düştü. M.S. 2. asırda İmparator Hadrianus ve 6. asırda Justinianus Trabzon şehrini ve limanını imar ettiler ve su kemerlerini yaptırdılar. Bizans devrinde İslam orduları Trabzon’u feth için geldilerse de Trabzon’u alamadılar. Bizans devrinde Sasani ve Türk akınlarında da Trabzon alınamadı.

Haçlı Seferlerinde Latinler Bizanslıları İstanbul’dan kovunca, İznik’e geçici olarak sığınan Bizanslılar, Trabzon’da da İkinci Bizans İmparatorluğunu kurdular. On üçüncü asırda genişleyip bütün Karadeniz’e yayıldılar. Sonraları gittikçe küçülerek sadece Trabzon şehri ve civarında kaldılar.

İmparator Hanedanı olan Komnenuslar, 1057-1059 ve 1081-1185 arasında 106 yıl Bizans tahtında, 246 yıl da Trabzon’da saltanat sürdüler. Bu arada 1222-1235 yılları arasında Gidos, 1340-1342 yılları arasında da Paleologos hanedanları Trabzon’da iktidar oldular. Fakat 257 yıl boyunca Trabzon Bizans İmparatorluğu tam bağımsız olmayıp, Anadolu Selçuklularına, Moğollara, Akkoyunlulara, 1456’da Osmanlılara vergi ve asker vererek tabi oldular.

Sultan İzzeddin Keykavus, Trabzon İmparatoru Birinci Alexius’u yenip esir aldı. Sultan İzzeddin Keykavus’un kardeşi Sultan Alaeddin Keykubad Maçka’yı fethetti. Trabzon Kalesini kuşattı. Türk askerleri burçlara tırmanmışken çıkan şiddetli bir fırtınayla bu kuşatma neticesiz kaldı. Trabzon İmparatoru her sene vergi vermeyi ve Selçuklu Sultanı istediği zaman teçhizatlı bin asker göndermeyi kabul etti.

Trabzon’un yalçın ve sarp dağ silsilesiyle İç Anadolu’dan ayrılması ve Trabzon Kalesinin savunmaya müsait oluşu sebebiyle Selçuklular bu şehri alamadılar. Böylece Trabzon fethi 400 sene gecikmiş oldu.Selçuklu komutanlarından Emir Ahmed emrindeki Emir Yakub ve İsa Bön, Çoruh havzası ve bütün Doğu Karadeniz bölgesini feth etmişlerdir. Tarihçi AnnaComnena’ya göre Trabzon’u da fethetmişlerse de sonradan Theodoros Gabras Trabzon’u geri almıştır.

Bundan sonra İlhanlılara, Timurlulara, Akkoyunlulara vergi veren Trabzon, Fatih Sultan Mehmed Han devrinde Osmanlı Devletiyle karşı karşıya geldi. Osmanlı Devletinin rakibi olan Akkoyunlular, kız alarak akraba oldukları Trabzon rum İmparatorlarını koruyorlardı. 1352’de İmparator Üçüncü Alexius’un kızı Prenses Maria AnnaDespina, Akkoyunlu şehzadesi Fahreddin Kutlu Beyle, bu prensesin 3 kız kardeşi de 3 Türk şehzadesiyle evlendi. İmparator Dördüncü Alexius ise bir kızını Karakoyunlu Türk Sultanı Cihan Şaha, diğerini Bizans İmparatoru Sekizinci İoannes Paleologos’a vermişti. İmparator Dördüncü İoannes de kızı Despina Yekatherina Thendora’yı Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan Beyle evlendirdi. Fatih Sultan Mehmed Han zahmetli bir kara ve deniz seferinden sonra, 26 Ekim 1461’de Trabzon’u fethetti. Muhasara 40 gün sürdü. Amiral Kazım Bey, Doğu Karadeniz’i korumak için Trabzon’da bırakıldı.

Fatih Sultan Mehmed Han, Trabzon Bizans İmparatoru Komnenus’u İstanbul, Edirne ve sonra da Serez’e sürdü. Kendisine bir malikane verdi. Fakat Komnenus, Fatih’in rakibiUzun Hasan ile mektuplaşıp, Osmanlı Devleti aleyhine çalışınca İstanbul’da İmparator İkinci David ile 4 oğlu ve 1 yeğeni idam edildiler.

Trabzon’da bir müddet kalan Fatih, Sinop fatihi Hızır Beyi vali olarak bıraktı. Trabzon’da daha sonra Hayreddin Paşa, Zağnos Paşa, Ali Bey ve Mahmud Paşa valilik yaptılar. Altıncı vali Yavuz’dur. Yavuz Selim’in 20 yıl sancakbeyliği zamanında Trabzon tamamen bir Türk şehri oldu. Kültür ve sanat eserleriyle donatıldı. Yavuz’un oğlu Kanuni Trabzon’da doğdu ve çocukluğunu burada geçirdi. Trabzon bir beylerbeylik yani eyalet merkezi oldu. Bu beylerbeyliğin tek merkez sancağı (vilayeti) vardı. Fatih’in İstanbul’dan sonra ikinci yıktığı Bizans İmparatorluğu Trabzon’dur. Trabzon, Türklerin Anadolu topraklarında fethettikleri sonuncu şehirdir. Böylece Doğu Roma tamamen silinmiştir. Bütün Anadolu

Türk hakimiyeti altına girmiştir.

Birinci Dünya Harbinde Ruslar 1916’da Trabzon’u işgal ettiler. Bu işgal bir sene sürdü. İşgal sırasında ve sonra Rum ve Ermeniler çok zulüm yaptılar. Köy ve kasabaları yaktılar. Trabzonlular direnişe geçtiler. Değirmendere yoluyla Ermeni ve Rumları yendiler. 25 Şubat 1918’de imzalanan Brest-Litovsk Antlaşması ile Trabzon yeniden Türk hakimiyetine geçti.

Trabzonlular Milli Mücadelede (İstiklal Harbi) büyük hizmetler verdiler. Cumhuriyetin ilanından sonra Trabzon kendi adını taşıyan ilin merkezi oldu.

Fiziki Yapı

Trabzon ili çok sarp, dağlık bir araziye sahiptir. İl topraklarının % 78’i dağlardan ve % 22’si platolardan meydana gelir. Ovalar kıyıdaki küçük düzlükler, vadilerse küçük olan Değirmendere ve Karadere vadilerinden ibarettir.

Dağları: Doğu Karadeniz Dağlarının bir kısmı Trabzon ilinde bulunur. Dağlar ilin güneyinde ve kıyıya paralel olarak uzanır. Bu dağlar üç blok halindedir. Değirmendere Vadisinin batısında yer alan dağlara Zigana Dağları, Değirmendere ile Solaklı Çayı arasında kalan dağlara Trabzon Dağları ve Solaklı Çayının doğusunda kalan dağlara da Soğanlı Dağları denir. Zigana Dağları kıyılara doğru uzanan derin vadilerle parçalanmış olup, Doğu Karadeniz Dağlarının en önemli geçidi olan Zigana Geçidi buradadır. Trabzon ile Doğu Anadolu arasındaki karayolu bağlantısı bu geçitten sağlanır. Geçidin deniz seviyesinden yüksekliği 2036 m olup, Zigana Dağlarının en yüksek noktası 2356 m’dir. Trabzon Dağlarının başlıca tepeleri; Kırklar Tepesi (3450 m), Kemer Tepesi (2856 m) ve Karakaya Tepesi (3193 m)’dir. Soğanlı Dağlarının en yüksek yeri Çakırgöl Dağı (3063 m)dir. Dağların etekleri plato ve yaylalardan ibarettir. Bunların yükseklikleri 1750-2250 m arasındadır. Başlıcaları: mescit Yaylası, Sultan Murad Yaylası, Aşot ve Reşadiye Yaylası, Fikonov Yaylası, Beypınarı Yaylası, Maçka Yaylası, Sakaltutan Yaylası ve Derinoba yaylalarıdır.

Ovaları: Trabzon’da ova yoktur. Sadece kıyı şeridinde akarsuların meydana getirdiği küçük düzlükler vardır. Başlıca vadileri Değirmendere, Yanbolu Deresi ve Karadere’dir. Vadiler dik ve derindir. Akarsuları: Trabzon il toprakları içinde çok sayıda akarsu vardır. Bunlar kısa ve hızlı akan sulardır. Değirmendere 35 km ve Karadere 56 km’dir. Diğerleri kısa olup, bazıları şunlardır:

Kale Deresi, sera Deresi, Foldere, Yanbolu Deresi, Koka Deresi, Sürmene Deresi, Solaklı Deresi, İkizdere, kuzgun Deresi, Baltacı Deresi ve Zağnos Deresi.

Gölleri: Trabzon ilinde küçük göller yoktur. Birkaç küçük göl vardır. Uzun Göl: Çaykara’ya bağlı Uzunyol bucağındadır. Göl, Haldizen Deresi boyunca bazı yamaçlardan kopan taşların vadiyi kapatmasıyla meydana gelmiştir. Gölde bol alabalık yaşar. 1250 m yüksekliktedir. Derinliği 15 m uzunluğu 1 km, eni 500 m’dir. Çakır Göl: Çakırgöl Dağının kuzey yamacında yer alan bir buzul yatağı gölüdür. Gölde alabalık yaşar. Denizden yüksekliği 2533 m, boyu 250 m, eni 200 m, çevresi 1160 m, derinliği 20 m’dir. Sera Gölü: 20 Şubat 1950’de bir dağ yamacı kayarak Sera Deresi Vadisinin bir kısmını kapamış, 3 km uzunlukta ve 200 m genişlikte bir göl meydana gelmiştir. Derinliği 40-50 metre civarındadır. Gölde sazan balığı üretilmektedir.

İklim ve Bitki Örtüsü

İlde Karadeniz iklimi hüküm sürer. Yazları serin ve kışları ılık, her mevsim yağışlı geçer. Güneye dağlık bölgeye varıldıkça iklim sertleşir. Kıyıda yağmur olarak görülen yağış yüksek yerlerde kar şekline dönüşür. Senelik yağış miktarı 730 mm ile 1680 mm arasında değişir. Merkez ilçede senede ortalama 3 gün kar yağar ve 7 günü karla örtülü kalır. Senenin 140 günü yağışlı geçer. Şimdiye kadar en soğuk -7,4°C(9 Şubat 1929) ve en sıcak 38,2°C (20 Ağustos 1941) tespit edilmiştir.

Bol yağış alan Trabzon’da gür bir bitki örtüsü vardır. Ormanlara 2300 m yüksekliğe kadar rastlanır. İlin doğusunda geniş çay bahçeleri bulunur. İl topraklarının % 45’i orman, % 33’ü ekili-dikili alanlar ve geri kalanı çayır ve mer’alardan ibarettir.

Ekonomi

Trabzon ilinin ekonomisi tarıma dayanır. Faal nüfusun % 75’i tarım, hayvancılık, balıkçılık, avcılık ve ormancılıkla geçinir.

Tarım: Trabzon ilinin iklim şartları sanayi bitkilerinin üretimine çok elverişlidir. Ekime elverişli alanları az olmakla beraber, ormanları, çay ve fındık bahçeleri, otlakları geniş yer kaplar. Başlıca tarım ürünleri çay, patates, mısır, fındık, tütün, buğday ve fasulye (kuru) dir. Sebzecilik ve meyvecilik de önemli yer tutar. 40 milyon civarında fındık ağacı vardır. Fındıktan sonra armut, kiraz, ve turunçgiller oldukça fazla yetişir. Trabzon ilinde ekilmeye müsait bir karış boş toprağa rastlamak mümkün değildir.

Hayvancılık: Trabzon’un iklim şartları hayvancılığa çok müsaittir. Bol yağış sebebiyle otlaklar (mer’a ve çayırlar) her zaman gür otlarla kaplıdır. Sığır, koyun, kıl keçisi ve kümes hayvanı beslenir. Arıcılık gelişmektedir.

Ormancılık: Trabzon ili orman varlığı bakımından oldukça zengin sayılır. 200.000 hektar ormanlık ve 10.000 hektar fundalık saha vardır. İl dahilinde 2300 m yüksekliğe kadar ormanlar bulunur. Yükseklerde iğne yapraklı, alçaklarda geniş yapraklı ağaçlara rastlanır. Ormanlarda en çok çam, ladin, köknar, fundalık, kızılcık, taflan, muşmula, avcı üzümü, defne, geyikdikeni, çobanpüskülü ve 500 m yüksekliğe kadar kestane, meşe ve kızılağaçlarla çok çeşitli ağaçlar bulunur. 38 köy orman içinde ve 87 köy orman kenarındadır. Ormanlardan tomruk, maden direği, sanayi odunu, kağıtlık odun ve yakacak odun elde edilir.

Sanayi: Trabzon ilinde sanayi son senelerde hızla gelişmektedir. Yakın bir gelecekte bir sanayi merkezi olmaya namzet bir ilimizdir. 10 ve daha fazla işçi çalıştıran sanayi iş yeri miktarı 1500’e yakındır. Başlıca büyük sanayi kuruluşları ise: Çaykur’a bağlı çay fabrikaları, Boru ve Profil Sanayii, Çimento Fabrikası, Karadeniz Su Ürünleri Sanayii, Süt Endüstrisi Kurumu Fabrikası, Fındık İşleme Fabrikası, Balık Yağı veUnu Fabrikası, Et ve Balık Kurumu’nun fabrika ve soğukhava depoları, Yomra Galvanizli Saç Sanayii, kalorifer kazanı imal eden Kazan Sanayii, Civata Sanayii, giyim Sanayii, Sun’i sünger Fabrikası, İş Makinaları Fabrikası, Süt Fabrikası, un fabrikaları, lastik ayakkabı fabrikaları, alüminyum levha fabrikaları, mutfak eşyaları fabrikaları, Ameliyat İpliği Fabrikasıdır. 10 kişiden az işçi çalıştıran sanayi iş yeri sayısı 2.000’e yakındır. Bunların çoğu metal eşya ve makine imalatıdır. Trabzon bir transit limanı olduğu için yedek parça imalathaneleriyle çeşitli tamirhaneler vardır. Ulaşım: Trabzon Doğu Karadeniz Bölgesinde Samsun’dan sonra ikinci ulaşım merkezidir. Hava, kara ve deniz ulaşımından istifade eder.

Karayolu: Trabzon ve ilçelerinin büyük kısmı Sinop’tanHopa’ya kadar uzanan kıyı yolu üzerindedir. İlin güney, batı ve doğusunda yol durumu yeterli değildir. Yolsuz köy sayısı % 10’dur. Trabzon-Gümüşhane-Erzurum yoluyla Doğu Anadolu ve İran’a bağlanır. İl sınırları içinde devlet yollarının uzunluğu 251 km ve il yollarının uzunluğu 225 km’dir.

Denizyolu: Trabzon Limanı, Samsun’dan sonra Karadeniz’in ikinci önemli limanıdır. Limanın uzunluğu 440 m’dir. Aynı anda üç gemi yanaşabilir. Günlük yükleme boşaltma kapasitesi bin tona yakındır. Trabzon limanı tesisleri genişletilmektedir. Trabzon-İran transit ticaretinde çok önemli bir yeri vardır. Hava Ulaşımı: Trabzon’a 5 km mesafede havaalanı vardır. Yaz-kış İstanbul ve Ankara arasında karşılıklı seferler yapılmaktadır. Yazın sefer sayısı fazladır.

Nüfus ve Sosyal Hayat

1990 sayımına göre toplam nüfusu 795.849 olup, 303.612’si ilçe merkezlerinde, 492.237’si köylerde yaşamaktadır. Yüzölçümü 4685 km 2 olup, nüfus yoğunluğu 168’dir.

Örf ve adetleri: Trabzon’da eski çağlardan bu yana çeşitli milletler ve medeniyetler gelip geçmiştir. Fakat 1071 Malazgirt Zaferinden sonra Selçuklu Türkleri Trabzon civarını, Osmanlılar ise Trabzon’u Türkleştirmiştir. Yavuz Sutan Selim Hanın 20 senelik Trabzon valiliği esnasındaysa Trabzon’un Türkleşmesi hızla gerçekleşmiştir. Bu ilde diğer kültürler unutulmuş olup, Türk-İslam kültürü hakimdir. Mahalli kıyafet: Kadın kıyafetinde keşan ismi verilen başörtü takılır. Başörtünün altında fes ve tepelik bulunur. Giyilen fistan sade veya desenli bezlerden dikilir ve topuklara kadar uzanır. Entari altına şalvar giyilir. Bele peştemal bağlanır. Peştemal beyaz, kırmızı, enlemesine çizgili veya kareli olur. Ayaklara yün çorap, çarık veya yemeni giyilir.

Erkek kıyafetiyse; kara şayak veya puşudan yapılan gugula denilen kukuleta biçimli başlıktır. Başlığın uzun uçları baş çevresinde dolanır ve tepede düğümlenir. Üzerlerine zıpka, aba ve ayaklara sabuk denilen çizme giyilir. Bunların hepsi siyah renklidir. Aba yakasız ve kolları astarlıdır. Yeleğin sol omuzdan aşağısı sık düğmelidir ve önü kapalıdır. Zıpkının yanları sırmalı ve kaytan işlemelidir. Dizden yukarısı bol, ağzı körüklü paçaları dardır.

Mahalli oyunlar, türkü ve halk müziği bakımından Trabzon folklorca çok zengindir. Horon denilen oyun havaları meşhurdur. Oyunlar kemençe eşliğinde elle tutuşarak oynanır. Oyunların en orijinal tarafı ayak vuruşları ve diz bükmeleri çok hareketli ve ahenklidir. Trabzon ili halk türküleri bakımından da çok zengindir. Halk oyunlarının başlıcaları ise Pıçak Horonu, tik Horon, Yüksek Hava, Tamzara, Temürağa, Hasbal, Enişte Havası, Giresun Maçka Horonu, Artırma Horonu, Atlama Horonu ve Dolayı Horonudur.

Mahalli yemekleri: Hamsi buğulaması yanında mis gibi kokan taze mısır ekmeği üzerine sürülen Trabzon yağı, gurbetteki her Trabzonlu’nun unutamadığı bir hatırasıdır. Evliya Çelebi bile

Seyahatname isimli eserinde Trabzon için şu tekerlemeleri yazmıştır.

Trabzondur yerimiz akçe tutmak elimiz Hamsi balık olmazsa Nice olurdu halimiz

Gız Fadime duydun mu Gene hamsi çıkayi Mübareğin hasreti Yüreğimi yakayi

Hamsiköy sütlacı, hamsi ızgarası, hamsi salamurası, hamsi haşlaması, hamsi çıtlatması, hamsili ekmek, içli tava, hamsi kuşu, lahana çorbası, peynirli ve kıymalı pide meşhurdur. Trabzon’da mücevherat, bakır işleri, dantel; Vakfıkebir’de heybe, şal, peştemal; Araklı’da sepet, şimşir kaşık; Sürmene’de bıçakçılık gibi el sanatı gelişmiştir.

Eğitim: İlde eğitim seviyesi düşüktür. Okur-yazar oranı % 60 civarındadır. İlde 18 Anaokulu, 864 ilkokul, 127 ortaokul, 15 mesleki ve teknik ortaokul, 37 lise, 47 mesleki ve teknik lise ve Karadeniz Teknik Üniversitesi vardır. Üniversiteye bağlı çeşitli fakülte ve meslek yüksekokulları mevcuttur.

İlçeleri

Trabzon ilinde; Merkez ilçe (Trabzon), Akçaabat, Araklı, Arsin, Beşikdüzü, Çarşıbaşı, Çaykara, Dernekpazarı, Düzköy, Hayrat, Köprübaşı, Maçka, Of, Sürmene, Şalpazarı, Tonya, Vakfıkebir ve Yomra ilçeleri vardır.

Merkez: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 216.605 olup, 143.941’i ilçe merkezinde, 72.664’ü köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 42, Çağlayan bucağına bağlı 6 köyü vardır. Yüzölçümü 168 km 2 olup, nüfus yoğunluğu 1289’dur. İlçe toprakları dar kıyı şeridi ve hemen ardından yükselen dağlardan meydana gelir.

Ekonomisi tarım ve sanayiye dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri fındık, çay, mısır, tütün ve fasulyedir. Kıyı kesimlerde büyükbaş hayvan besiciliği yaygın olarak yapılır. Balık yağı ve unu fabrikası, un fabrikaları, çimento fabrikası, tuğla ve kiremit fabrikaları ve tütün işleme, fındık kırma atölyeleri başlıca sanayi kuruluşlarıdır.

İlçe merkezi tabii bir limanın kıyısında transit yolunun üzerinde ve Boztepe eteklerinde kurulmuştur. Giresun-Rize karayolu ilçe merkezinden geçer.

Akçaabat: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 99.826 olup, 25.285’i ilçe merkezinde, 74.541’i köylerde yaşamaktadır. Merkez ilçeye bağlı, 62, Derecik bucağına bağlı 10 köyü vardır.

İlçe torakları dar bir kıyı şeridiyle, güneydeki dağlık kesimden meydana gelir. Dağlık kesimin içlerine doğru genişleyen kıyı şeridinde tarım yapılır. Başlıca tarım ürünleri mısır, fındık ve zeytindir. Balıkçılık ve büyükbaş hayvancılığı gelişmiştir. Son zamanlarda çilekçilik de gelişmektedir. İlçede tütün işleme atölyesiyle hayvan yemi de üreten bir süt fabrikası vardır.

İlçe merkezi deniz kıyısında Giresun-Trabzon sahil yolunda kurulmuştur. İl merkezine 14 km mesafededir. Merkez ilçeyle birleşmek üzeredir.

Araklı: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 55.419 olup, 12.141’i ilçe merkezinde, 43.278’i köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 27, Dağbaşı bucağına bağlı 14 köyü vardır. Yüzölçümü 372 olup, nüfus yoğunluğu 149’dur.

İlçe toprakları dar bir kıyı şeridinin hemen arkasından başlayan dağlardan müteşekkildir. Trabzon Dağları ilçenin büyük bir bölümünü kaplar. Yağışların bol olması dağlık bölümlerde gür bir ormanlık alanın doğmasına sebep olmuştur. İlçenin orta kesimlerindeki dağların, yamaçlarında yüksekliği 1750-2200 m arasında değişen platolar yer alır. İlin en uzun akarsuyu olan Karadere ilçe merkezinden geçerek Karadeniz’e dökülür.

Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri çay ve fındıkdır. Hayvancılık ekonomide önemli bir yer teşkil eder. Besi hayvancılığı gelişmiş olmasına rağmen, yaylacılık hala önemini korumaktadır. En çok sığır beslenir. İlçede üretilen çayın işlendiği bir çay fabrikası vardır.

İlçe merkezi, Karadeniz’in kıyısında kurulmuştur. Trabzon-Rize karayolu ilçe merkezinden geçer. İl merkezinin 41 km doğusundadır. 1953’te ilçe olmuştur.

Arsin: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 33.432 olup, 6705’i ilçe merkezinde, 26.727’si köylerde

yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 23 köyü vardır. Yüzölçümü 169 km 2 olup, nüfus yoğunluğu 198’dir.

Bütün Karadeniz kıyısında olduğu gibi Arsin’de de dar kıyı şeridinin hemen arkasından kıyı dağları yükselir. Sık fakat kısa olan akarsular, dağları parçalarlar. İlçenin tarım ve yerleşim alanları sınırlıdır. Başlıca ürünleri, fındık ve mısırdır. Kıyılarda balıkçılık gelişmiştir.

İlçe merkezi, Karadeniz kıyısında Trabzon-Rize karayolu üzerindedir. İl merkezine 15 km uzaklıktadır. 1959’da ilçe merkezi olan Arsin’de belediye 1952’de kurulmuştur.

Beşikdüzü: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 28.794 olup, 14.047’si ilçe merkezinde, 14.747’si köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 28 köyü vardır. Vakfıkebir’e bağlı bucakken 19 Haziran 1987’de 3392 sayılı kanunla ilçe oldu.

İlçe bütün Karadeniz kıyısında olduğu gibi dar kıyı şeridi ve hemen arkasından yükselen kıyı dağlarından meydana gelir. İlçenin tarım alanları sınırlıdır. Dağlık kesimleri kaplayan ormanları; kızılağaç, gürgen, kayın ve ladin ağaçlarından meydana gelir. Başlıca tarım ürünleri patates, mısır, fındık ve çaydır. Hayvancılık ekonomide önemli yer tutar. Kıyı kesimlerde balıkçılık gelişmiştir. İlçe merkezi Trabzon-Giresun karayolu üzerinde ve deniz kıyısında kurulmuştur.

Çarşıbaşı: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 19.287 olup, 6002’si ilçe merkezinde, 13.285’i köylerde yaşamaktadır. Merkeze bağlı 21 köyü vardır. Vakfıkebir ilçesine bağlı bucakken 16 Mayıs 1990’da 3647 sayılı kanunla ilçe oldu.

İlçe toprakları dar kıyı şeridi ve hemen arkasından yükselen kıyı dağlarından meydana gelir. Dağlar derin akarsu vadileriyle parçalanmıştır. İlçenin tarım alanları sınırlıdır. Dağlık bölümdeki ormanlar kızılağaç, gürgen, kayın ve ladin ağaçlarıyla kaplıdır.

Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri patates, mısır ve fındıktır. Büyükbaş hayvancılığı ekonomide önemli yer tutar. Kıyı kesimlerinde balıkçılık yapılır.

İlçe merkezi Trabzon-Giresun karayolu üzerinde ve deniz kıyısında kurulmuştur.

Çaykara: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 21.660 olup, 2250’si ilçe merkezinde, 19.410’u köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 20, Uzungöl bucağına bağlı 9 köyü vardır.

İlçe toprakları denizden içeride ve dağlık kesimde yer alır. Toprakların büyük bölümünü Doğu Karadeniz Dağları kaplar. İlin en yüksek noktası olan Çakırgöl Dağı (3063 m), İlçe topraklarının güneybatısında yer alır. Dağların eteklerinde yüksek yaylalar vardır. Solaklı Çayı ve kolları ilçenin en önemli akarsuyudur. İlçe sınırları içinde iki göl bulunur. Bunlar Çakırgöl veUzungöl’dür.

Ekonomisi hayvancılığa dayalıdır. En çok sığır beslenir. Müsait alanların azlığı sebebiyle tarım çok az yapılır. En çok mısır yetiştirilir. Fasulye, patates, fındık, çay ve elma yetiştirilen diğer tarım ürünleridir. İlçe topraklarının geneli ormanlarla kaplı olduğundan, ormancılık ekonomide önemli bir yer tutar. Ormanlar kayın, gürgen, köknar, sarıçam ve ladin ağaçlarıyla kaplıdır.

İlçe merkezi Solaklı Çayı kenarında kurulmuştur. Daha çok bir köy görünümünde olan ilçeden kıyı yolunu Bayburt’a bağlayan karayolu geçer. İl merkezine 77 km uzaklıktadır.

Dernekpazarı: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 8181 olup, 2686’sı ilçe merkezinde, 5495’i köylerde yaşamaktadır. Merkeze bağlı 11 köyü vardır. Çaykara’ya bağlı bucakken 9 Mayıs 1990’da 3644 sayılı kanunla ilçe oldu.

İlçe toprakları kıyıdan iç kesimde ve dağlık bölgede yer alır. Dağların eteklerinde hayvancılıkta önemli yer tutan yüksek yaylalar vardır. Ekonomisi hayvancılığa dayalıdır. En çok büyükbaş hayvan beslenir. Düz alanların azlığı yüzünden tarım çok az yapılır. Başlıca tarım ürünü mısırdır. Ayrıca fındık, patates, fasulye ve çay az miktarda yetiştirilir. İlçe topraklarının büyük kısmı ormanlarla kaplı olduğundan, ormancılık ekonomide önemli yer tutar. Ormanlar kayın, gürgen, köknar, sarıçam ve ladin ağaçlarıyla kaplıdır.

İlçe merkezi Solaklı Çayı kenarında kurulmuştur. Dağınık bir kuruluş düzenine sahip ilçeden Of-Bayburt karayolu geçer.

Düzköy: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 20.974 olup, 4793’ü ilçe merkezinde 16.181’i köylerde yaşamaktadır. İlçe toprakları kıyıdan içerde dağlık kesimde yer alır. Ekonomisi hayvancılık ve ormancılığa dayalıdır. Büyükbaş hayvan besiciliği gelişmiştir. Ormanlar kayın, gürgen, köknar, sarıçam ve ladin ağaçlarıyla kaplıdır. Tarıma müsait alanlar azdır. Başlıca tarım ürünleri mısır, tütün ve az miktarda fındıktır. İlçe merkezi Kale Deresi kenarına yakın kurulmuştur. Akçaabat’a bağlı bir bucakken 9 Mayıs 1990’da 3644 sayılı kanunla ilçe oldu.

Hayrat: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 20.506 olup, 4168’i ilçe merkezinde, 16.338’i köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 26 köyü vardır.

İlçe toprakları kıyıdan içeride, Doğu Karadeniz Dağları eteklerinde yer alır. Ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Başlıca tarım ürünü çay ve mısırdır. Of’a bağlı bir bucakken 9 Mayıs 1990’da 3644 sayılı kanunla ilçe oldu.

Köprübaşı: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 14.416 olup, 4343’ü ilçe merkezinde, 10.073’ü köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 11 köyü vardır. İlçe toprakları kıyıdan içeride olup, Doğu Karadeniz Dağlarıyla kaplıdır. Dağlar, kestane, kızılağaç, kayın, köknar, sarıçam ve ladin ağaçlarından meydana gelen ormanlarla kaplıdır.

Ekonomisi hayvancılık ve ormancılığa dayalıdır. Genelde büyükbaş hayvan beslenir. Az da olsa, tarım yapılan ilçede mısır, çay, fındık ve patates başlıca tarım ürünleridir. İlçe merkezi Sürmene Çayı kıyısında kurulmuştur. Sürmene’ye bağlı bucakken 9 Mayıs 1990’da 3644 sayılı kanunla ilçe oldu. Maçka: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 42.324 olup, 7673’ü ilçe merkezinde, 34.651’i köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 52, Esircioğlu bucağına bağlı 16 köyü vardır. Yüzölçümü 1000 km 2 olup, nüfus yoğunluğu 42’dir.

İlçe topraklarını Zigana Dağları kaplar. Bu dağların en yüksek noktası Deveboyu Tepesi (3.082 m) dir. Dağlar, Değirmendere Akarsuyu ile derin biçimde parçalanmıştır. Yüzölçümü bakımından ilin en büyük ilçesidir. Denize kıyısı yoktur.

Ekonomisi tarım ve ormancılığa dayanır. Başlıca tarım ürünleri mısır, patates, elma ve fındıktır. Hayvancılık ekonomide önemli yer tutar. Büyükbaş hayvancılığı gelişmiştir. Yaylacılığın yaygın olduğu ilçenin tereyağı ve diğer süt ürünleri meşhurdur. Zengin ormanlara sahip olduğundan Maçka’da orman ürünlerini işleyen atölyeler ve bir kereste fabrikası vardır.

İlçe merkezi Değirmendere kıyısında ve Trabzon-Gümüşhane-İran transit karayolu üzerinde kurulmuştur. İl merkezine 28 km mesafededir. Maçka belediyesi 1908’de kurulmuştur.

Of: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 65.433 olup, 14.948’i ilçe merkezinde, 50.485’i köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 47 köyü vardır. İlçe toprakları dar kıyı şeridinin ardından yükselen dağlık kesim Solaklı, Baltacı çayları tarafından derin şekilde parçalanmıştır.

Ekonomisi tarım ve balıkçılığa dayalıdır. Çay, mısır ve patates en çok yetiştirilen tarım ürünleridir. Hayvancılık gelişmiş olup, sığır ve koyun besiciliği yapılır.

İlçe merkezi deniz kıyısında ve Trabzon-Rize karayolu üzerinde kurulmuştur. İl merkezine 61 km mesafededir. Of Belediyesi 1873’te kurulmuştur.

Sürmene: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 35.306 olup, 12.008’i ilçe merkezinde, 23.298’i köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 18, Küçükdere bucağına bağlı 10 köyü vardır.

İlçe toprakları genelde dağlıktır. Kıyıdan sonra ormanlarla kaplı Karadeniz Dağları yükselir. Ormanlar kestane, kızılağaç, kayın köknar, sarıçam, ladin ağaçlarından meydana gelir. Dağlar, akarsularla parçalanmıştır. Sürmene Deresi, İsirli ve Musalı dereleri önemli akarsularıdır.

Ekonomisi tarım ve balıkçılığa dayanır. Başlıca tarım ürünleri çay, fındık, mısır ve patatestir. Hayvancılık da ekonomide önemli yer tutar. İlçede bir çay fabrikası vardır. Bıçak yapımı bölgeye ait el sanatlarıdır. Kıyı şeridinde tekne ve küçük gemi yapılan merkezleri vardır.

İlçe merkezi Sürmene Deresi kenarında ve Trabzon-Rize karayolu üzerinde kurulmuştur. İl merkezine 47 km mesafededir. Sürmene belediyesi 1854’te kurulmuştur.

Şalpazarı: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 18.983 olup, 3665’i ilçe merkezinde, 15.318’i köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 24 köyü vardır. İlçe toprakları kıyıdan içerde olup, dağlıktır. Ekonomisi hayvancılık ve ormancılığa dayalıdır. Dağlar genelde kızılağaç, gürgen, kayın ve ladin ağaçlarından meydana gelmiş ormanlarla kaplıdır. Süt ürünleri ve tereyağı meşhurdur. İlçe merkezi Zigana Dağları eteklerinde kurulmuştur. Vakfıkebir’e bağlı bir bucakken 19 Haziran 1987’de 3392 sayılı kanunla ilçe oldu.

Tonya: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 25.790 olup, 11.058’i ilçe merkezinde, 14.732’si köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 16 köyü vardır. Yüzölçümü 265 km 2 olup, nüfus yoğunluğu 97’dir.

İlçe toprakları akarsularla parçalanmış dağlık alanlardan meydana gelmiştir. Kızılağaç, kayın, gürgen ve ladin ağaçlarıyla kaplı dağların yüksek kısımlarında hayvancılık ve sayfiye yönünden önemli yaylalar vardır. Önemli akarsuları Foldere ve Kale deresidir. Denize kıyısı olmayan ilçelerden biridir.

Ekonomisi hayvancılığa dayalıdır. İlçede tarıma elverişli düzlük yoktur. Süt üretimi gayesiyle daha çok büyükbaş hayvan yetiştirilir. Süt ürünlerinden tereyağı ve kaşar peyniri meşhurdur.

İlçe merkezi Foldere Vadisinde kurulmuştur. İl merkezine 57 km uzaklıktadır. İlçe gelişmemiş, küçük bir yerleşim merkezidir. Tonya belediyesi 1954’te kurulmuştur.

Vakfıkebir: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 38.244 olup, 20.564’ü ilçe merkezinde, 17.680’i köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 34 köyü vardır.

İlçe toprakları kıyı kesimleri düz, iç kesimleri ise akarsularla parçalanmış dağlarla kaplıdır. En önemli akarsuyu Foldere’dir. Dağlık kesimleri kızılağaç, gürgen, kayın ve ladin ağaçlarından meydana gelmiş ormanlarla kaplıdır.

Ekonomisi tarıma dayalıdır. Patates, çay, fındık, mısır ve elma önemli tarım ürünleridir. Çilekçilik gelişmektedir. Hayvancılık da ekonomide önemli rol oynar. Kıyı kesimlerde yaşayanların bir kısmı balıkçılıkla uğraşır. İlçede heybe ve kilim dokuma sanatları gelişmiştir. İlçe topraklarında çinko, kurşun yatakları vardır. Hayvancılık ilçe ekonomisinde önemli yer tutar. Tereyağı meşhurdur.

İlçe deniz kıyısında Giresun-Trabzon yolu üzerinde kurulmuştur. İl merkezine 45 km mesafededir. Vakfıkebir belediyesi 1894’te kurulmuştur.

Yavuz Sultan Selim Han, Trabzon valisiyken annesi Gülbahar Sultan kendisini ziyaret için deniz yoluyla gelirken fırtınaya tutulur. Salimen karaya ayak basarsam orasını vakıf yapacağım der ve tabii bir liman olan Vakfıkebir’de karaya çıkar ve burasını vakıf yapar. İlçenin ismi de oradan gelir.

Yomra: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 30.669 olup, 7335’i ilçe merkezinde, 23.334’ü köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 20 köyü vardır. Yüzölçümü 207 km 2 olup, nüfus yoğunluğu 148’dir.

İlçe toprakları dağlıktır. Kıyı kesiminin hemen arkasından Trabzon Dağları yükselir. Dağdan kaynaklanan sular, küçük derelerle Karadeniz’e dökülür. Bu derelerin önemlileri Kalata ile Yanbolu dereleridir. Dağlar kızılağaç, kayın ve ladin ağaçlarından meydana gelmiş ormanlarla kaplıdır. Yüksek kesimlerde hayvancılık açısından önemli yaylalar vardır.

Ekonomisi tarıma dayalıdır. Mısır, fındık ve patates başlıca tarım ürünleridir. Hayvancılık ekonomide önemli yer tutar. Kıyı kesimlerinde halk balıkçılıkla uğraşır ilçede, balık yağı ve balık unu, katgüt, galvanizli saç, tuğla ve kiremit fabrikaları vardır.

İlçe merkezi Karadeniz kıyısında, Trabzon-Rize sahil yolu üzerinde kurulmuştur. İl merkezine 12 km mesafededir. İl merkeziyle birleşmek üzeredir. Yomra belediyesi 1953’te kurulmuştur.

Tarihi Eserler ve Turistik Yerleri

Karadeniz’in sembolü kabul edilen, ikinci İstanbul olarak vasıflandırılan Trabzon; tarihi eserleri, tabii güzellikleri, zengin folkloru ve elverişli iklimiyle şirin bir ilimizdir. Fatih’in yıktığı üç imparatorluktan birine başşehirlik yapan il, tarihi eserler yönünden oldukça zengindir. 1830 yangını sırasında eski eserlerin çoğu imha olmuştur. Başlıca tarihi eserleri şunlardır:

Gülbahar Hatun Külliyesi: Gülbahar Hatun Mahallesinde Yavuz Sultan Selim Hanın annesi Gülbahar Hatun tarafından 1514’te yaptırılmıştır. Külliye, cami medrese, aşhane, imaret, türbe ve hamamdan meydana gelmişse de günümüze sadece cami ve türbe ulaşabilmiştir. Türbe; caminin doğusunda yer alır. Sekizgen planlı ve kubbeli olan türbenin içi ayet ve surelerle süslenmiştir.

İskenderpaşa Camii: Vali İskender Paşa tarafından 1529’da yaptırılmıştır. Kaynaklarda yanında bir medrese olduğu bildirilmekteyse de, günümüze kalıntıları dahi ulaşamamıştır. Kare planlı, kubbeli ana mekanın duvarları Türk motifleriyle süslenmiştir. Cami, 1882 ve 1973’te gördüğü tamirler yüzünden ilk orijinalliğini kaybetmiştir. Minaresi tek şerefelidir.

Semerciler Camii: Semerciler Mahallesindedir. Yapım tarihi kesin belli değildir. 1820’de tamir sırasında kubbesi düz çatıyla örülmüştür. Tavan ve minberi ahşap oymacılığın ilginç örneklerindendir. Minaresi tek şerefelidir.

Çarşı Camii: çarşı Mahallesinde Trabzon Valisi Hazinedarzade Osman Paşa tarafından 1839’da yaptırılmıştır. 1964’te yapılan tamir sırasında kubbesi kurşunla kaplanmıştır. Mihrap ve minber mermer olup, çok güzel işlemelidir.

Fatih Camii: Ortahisar Mahallesinde olup, Ortahisar Camii diye de bilinir. Kiliseden Camiye çevrilmiştir. Mihrap ve minberdeki işlemeleri çok güzeldir. Çeşitli zamanlarda tamir görmüştür. Yeni cuma Camii: Yeni Cuma Mahallesindedir. On dördüncü asırda kilise olarak yapılan eser.

Osmanlılar tarafından Trabzon fethedilince camiye çevrilmiş ve yanına bir minare ilave edilmiştir. Kudreddin Camii: Kommenler İmparatoru Üçüncü Alexios’un kızı Anna tarafından 1342’de kilise olarak yaptırılmıştır. 1665’te camiye çevrilen eserin yanına tek şerefeli bir minare ilave edilmiştir. Emir Mehmed Türbesi: Kitabesinden anlaşıldığına göre, 1523te Emir Mehmed adına yaptırılmıştır. Türbede Emir Mehmed ve Trabzon şeyhlerinden Osman Baba gömülüdür.

Bedesten: Yapım tarihi belli olmayan eserin on ikinci asırda yapıldığı tahmin edilmektedir. Günümüzde ahşap kat bölmeleri yıkılmış, sadece alt kattaki dükkanlar vardır.

Vakıf Han: Çarşı Camiinin arkasında olup, Taşhan adıyla da bilinir. 1531’de Trabzon Valisi İskender Paşa tarafından yaptırılmıştır. Dükkanlar geniş bir avlu etrafında sıralanmış olup, tonoz örtülüdür. Alaca Han: Bakırcılariçi semtinde, olup kitabesi yoktur. On sekizinci asırda yapıldığı tahmin edilmektedir. Gördüğü tamirler yüzünden orijinalliğini kaybetmiştir. Birinci katta 11, ikinci katta 16 dükkan vardır. Günümüzde yıkılma tehlikesiyle karşı karşıyadır.

Paşa Hamamı: Çarşı Mahallesinde, Trabzon Valisi İskender Paşa tarafından 1531’de yaptırılmıştır. Çifte hamam planındadır.

Hacı Arif Hamamı: Pazarkapı Camiinin arkasındadır. Yapısından 18. asırda yapıldığı tahmin edilmektedir. Oldukça yıkık vaziyettedir.

İmaret Deresi Su Kemeri: Trabzon Kalesinin batı yamacındaki imaret Deresi üzerindedir. On altıncı asırda Justinianus tarafından yaptırılmıştır. Günümüzdeki su kemeri 13. asırdan kalmıştır. Kesme taştan 30 m uzunluğunda, 7 m yüksekliğinde, beş gözlüdür.

Kuzgundere Su Kemeri: Kalenin doğusunda Kuzgundere üzerinde kurulmuştur. On üçüncü asırda yapılmıştır. Kesme ve moloz taştan yapılmış 8 m uzunlukta, 6 m yüksekliğinde olup, İnceköprü adıyla bilinir. Bugün üstüne ek yapılarak genişletilip yol olarak kullanılmaktadır.

Kavaklı Su kemeri: Yeni Cuma Mahallesindedir. Kesme ve moloz taştan yapılmış olup, 20 m uzunluğunda 7 m yüksekliğindedir.

Abdullah Paşa Çeşmesi: Gülbahar Hatun Mahallesindedir. Hazinedarzade Abdullah Paşa tarafından 1849’da yaptırılmıştır. dikdörtgen ampir biçimde yapılmış bir yapıdır.

Abdülhamid Çeşmesi: İskender Paşa Mahallesinde 1891’de yaptırılmıştır. Üç musluklu ve her musluk ayrı yalaklıdır. Saçağın üstünde Abdülhamid Hanın tuğrası vardır.

Zağanos Köprüsü: Ortahisar ile Gülbahar Hatun semti arasındadır. Önceleri günümüzdeki köprünün yerinde, Zağanos Paşa tarafından 1467’de yaptırdığı, inip kalkabilen küçük bir köprü olduğu bilinmektedir. Şimdiki köprü kesme taştan 60 m uzunluğunda olup, tek gözlüdür.

İrene Kulesi: Yeni CumaMahallesinde, Boztepe eteklerindedir. Yapım tarihi kesin olarak belli değildir. Kesme taştan içiçe geçmiş iki kuleden meydana gelmiştir. 1916-1918 Rus işgalinde cephanelik olarak kullanılmıştır. Bir patlama yüzünden çatısı havaya uçmuştur.

Ayasofya Müzesi:İl merkezinin 3 km batısında yer alır. 1263’te Bizans İmparatoru VIII. Palaiogologos tarafından kilise olarak yaptırılmıştır. Trabzon Osmanlılar tarafından fethedilince camiye çevrildi. 1864’te tamir edilen cami 1957’de müze haline getirildi.

Trabzon Kalesi: Eski bir kaledir. Yukarı, Orta ve Aşağı Hisar olarak üç kısma ayrılır. Vazelon Manastırı: Maçka’ya iki saat mesafede Hamurya Köyü yakınındadır. M.S. 317’de yapılmış ve 565’te Justinianus tamir ettirmiştir. Bugün yıkıntı halindedir. Manzarası çok güzeldir. Sümela (Meryem Ana) Manastırı: Maçka’ya 18 km mesafede orman içinde 220 m yükseklikte kayalara oyularak yapılmış bir manastırdır. M.S. 474’te yapılmış olup, 72 odalı, 4 katlı, binlerce el yazma kitabı bulunan kütüphanesi, altın ve gümüş mahfazalar içinde saklanan, imparator ve Osmanlı sultanlarının berat ve fermanları bulunan müzesi, eski çağın ressamlarından Luka tarafından yapılan Meryem Ana tasviri, yabancı turistlerin ilgisini çekmektedir. 1924’te bir yangınla tahrip olmuştur. Yabancı turistlerse duvardaki freskleri çıkarıp yurt dışına kaçırmışlardır. Odalar resimlerle süslüdür. Altındere Vadisindedir. Kuştul (Hızır-İlyas) Kızlar Manastırı: Maçka’nın 30 km doğusunda Şimşirlik Köyü yakınında bir kaya üzerindedir. Binaya 93 merdivenle çıkılır. Manzarası güzeldir.

Mesire Yerleri: Trabzon, tabii güzellikler yönünden zengin bir ilimizdir. Kıyıları, ormanları ve her mevsim zümrüt gibi yemyeşil örtüsüyle yurdumuzun en güzel köşelerinden biridir. Başlıca mesire yerleri şunlardır:

Çamburnu: Trabzon-Rize devlet karayolu üzerinde Sürmene’ye 7 km mesafede tabii bir mesiredir.

Çakırgöl: Çakırgöl Dağının kuzey yamacında yer alan göl kıyısı güzel bir mesiredir. Alabalık boldur. Bulak Köyü: İl merkezine 11 km mesafede temiz havası ve kaynak suları ile meşhur bir mesiredir. Bölgede kır kahveleri vardır. Zigana Geçidi: Değirmensuyu civarında 2510 m yükseklikte, etrafı çam ormanlarıyla kaplı yaz ve kış manzarasına doyum olmayan bir yerdir.

Kaplıca ve İçmeler: Trabzon, şifalı su kaynakları bakımından çok zengindir. Birçok maden suyu kaynağı vardır.

Kisarna ve Yomra İçmesi: Trabzon’a 7 km mesafede Bengisu köyündedir. Mide, karaciğer, böbrek, barsak ve safra yolları hastalıklarına tavsiye edilir. Yakınında şişeleme tesisleri vardır. Gazino ve çay bahçeleriyle aynı zamanda bir mesire yeridir.

Ziyaret Suyu (Araklı ilçesi), Hadi Madensuyu (Çaykara ilçesi), Ziyaret Gölü Suyu (Maçka ilçesi), Sürmene Madensuyu, TonyaMadensuyu, Uçarsu Madensuyu (Akçaabat ilçesi), Karadağ Madensuyu (Vakfıkebir ilçesi) Simenler Madensuyu (Vakfıkebir ilçesi), Sarayla Madensuyu (Yomra ilçesi), Ayazma Madensuyu (Yomra ilçesi), Acısu (Şalpazarı) diğer şifalı sular olup, çoğunda tesisler yetersizdir.

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç