Teknokrasi nedir?

ABD’de 1930’lu yıllarda ileri sürülen ve ekonominin yönetiminde bankaların, tacirlerin ve sanayicilerin başarısız olduklarını ileri süren görüş. Teknokratların görüşüne göre başlıca gayesi kar peşinde koşmak olan işadamları, sanayide kullanılan makina ve tesislerin teknik özelliklerini dikkate almadan daha fazla üretim için bunları zorlamakta, stokları arttırmakta, bundan da toplum zarara uğramaktadır. Teknokratların görüşüne göre, bu sebeple işletmelerin ve ekonominin yönetiminin, teknik bilgileri olan makina mühendislerine bırakılması gerekir.

Sözlükte "teknokrasi" ne demek?

Devlet yönetiminde seçimle gelenlere karşın son sözün yönetim ve ekonomi uzmanlarına bırakılmasına dayanan siyasal yöntem.

Teknokrasi kelimesinin ingilizcesi

n. technocracy
Köken: Fransızca

Teknokrasi ne demek? (Ekonomi)

(Technocracy) Ekonomik ve sosyal politikaların, büyük firmaların yönetiminin sanayi mühendisi ve bilim adamı gibi teknik adamlara bırakılmasını savunan görüş. Teknokrasi akımı özellikle ABD’de Büyük Dünya Depresyonundan sonra 1932 ve 1933 yıllarında büyük yaygınlık kazanmıştır. Bu görüşe göre, hızlı teknolojik gelişme dolayısıyla modern toplumlar çok karmaşık bir yapı kazanmıştır. Dolayısıyla ekonomik yaşamın denetimi bu gelişmeleri yeterince izleyemeyen politikacılara veya girişimcilere değil, teknolojide devrim yaratan mühendislere ve bilim adamlarına bırakılmalıdır. Teknokrasi kavramı ilk kez 1919 da William H. Smith tarafından ortaya atılmış ve "bir sosyal organizasyon teorisi ve ulusal sanayi yönetimi" olarak tanımlanmıştır. Walter Rautenstrach, Harrod Loeb ve Felix Frazer bu akımın önemli savunucularındandır.

Teknokrasi nedir? (Felsefe)

Günümüz burjuva toplum bilimindeki bir akıma verilen ad.

1920Mİ yıllarda ABD’ de ortaya çıkmış ve o zamandan bu yana birçok ülkede yaygınlık kazanmıştır. T. Veblen tarafından kurulmuş olan bu toplum anlayışının temel düşüncesine göre, politikacılar tutukluk yaptıklarından ve fikir yönünden iflas ettiklerinden, tüm toplumsal gelişmenin planlanması ve yönetimi teknokratlara, iktisatçılara ve bilim adamlarına devredilmelidir. Burjuva toplumuna yöneltilen böyle bir eleştirinin altında yatan, hiçbir zaman kapitalizmin ortadan kaldırılması isteği değildir; tersine, bu eleştiri, kapitalist devlet erkinin dolaysız olarak tekellere bağlanmasına ve tekellerin denetimi altına alınmasına yönelik büyük burjuvazinin özlemlerini dile getirir.

Teknokratik anlayışın en gerici ve anti-komünist türü, bir «teknokratlar devrimi» olmasını isteyen ve tüm dünyayı, bir sanayi yöne1!cileri birliğinin egemenliği altına sokmayı öngören J. Burnham tarafından temsil edilmiştir.

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç