Tavla

Bir oyundur. Açılır, kapanır dörtgen biçiminde düz bir tahta üzerinde, 2 zar ve 30 pulla oynanır.

Düz tahta 6'şar haneli 4 kısma ayrılmıştır. Taraflar pulları oyunun şekline göre yerlerine koyar ve zar atarak oynarlar. Atılan zara göre pullar hareket eder ve pullarını kendine ait tarafta en önce bir araya getirip toplayan taraf, partiyi kazanmış olur. Türkiye'de yaygın olan oyunda zarlar Farsça deyimleriyle anılır. En yaygın oyunları: Küşat (İstanbul), Mübtecil (İzmir) ve Gülbahar'dır.

Tavla pulları ve zarlar, dikdörtgenler priz­ması biçiminde yassı bir kutu olan tavla tahtası içinde bulunur. Oyuna başlanacağı zaman oyuncular karşılıklı oturur. Eşit bü­yüklükte iki kapaktan oluşan kutu açılıp kapakları birleştiren ve eşik adı verilen menteşeli kenarın bir ucu bir oyuncunun, öbür ucu rakibinin önüne gelecek biçimde ortaya konur. Kapakların oyuncuların önlerine gelen kısa kenarları 6'şar haneye bölünmüştür.

tavla

Oyu­nun başında, oyuncular aldıkları 15'er pulu belirli bir düzenle tahtaya dizerler ve sırayla birer kere zar atarak oyuna başlarlar; atılan zarda gelen sayı pulların kaç hane ilerleyece­ğini gösterir. Oyuncular attıkla ı zara göre hareket ettirdikleri pullarını kendi toplanma alanlarına taşırlar. Bütün pullar taşındıktan sonra gene atılan zara göre pullar toplanır. Pullarını rakibinden önce toplayıp bitiren oyuncu oyunu kazanır. Toplanma alanlan tavla tahtasının bir kapağında karşılıklı olarak yer alır ve bu alanlardaki altı hane, tahtanın dış kenarlarından içeri doğru numaralanır.

İki tarafın pullan toplanma alanlanna taşınırken birbirine ters yönde hareket ettirilir. Eğer bu sırada bir pul rakibin bir pulu üzerine gelirse o pulu "kırmış" olur ve kırılan pul oyundan çıkar. Bir pulun kınlabilmesi için, o pul bulunduğu hanede tek olmalıdır. Bu durum­daki pullara "açık" denir. Kınlmış olan bir pul rakibin toplanma alanında, atılan zara uygun bir haneye konularak oyuna yeniden sokulur ve sırası gelince, kendi toplanma alanına taşınmak için hareket ettirilir.

Bir oyuncunun en az iki taşının bir hanede üst üste olması durumuna "kapı" denir ve bu durumdaki taşlar kınlamaz. Kapı bulunan bir haneye rakip taş gelemez. Bu nedenle oyun­cular taşlarını kapılar oluşturacak biçimde ha­reket ettirmeye çalışır. Oyuncular attıkları zardaki sayıya göre, istedikleri taşı oynarlar (hareket ettirirler). Eğer iki zarda da aynı sayı gelmişse bu sayı dört kere oynanır. Kırılmış olan bir pul rakip toplanma alanına yerleştirileceği zaman, eğer atılan zara göre pulun konabileceği hanelerde kapı varsa pul oraya konamaz.

"Gele" denen bu durumda, gele atmış olan oyuncu attığı zan oynayamaz ve zar atma sırasının yeniden kendine gelmesini bekler. Rakibi pullarını toplamaya başlama­dan önce pullannı toplayıp bitiren oyuncu, rakibini "mars etmiş" olur ve iki sayı kazanır. Bir tavla partisi beş ya da yedi sayıda biter. Tavlada atılan zarlann sayılan genellikle Farsça söylenir. Birden altıya kadar olan sayılara yek, dü, se, cihar, penç ve şeş denir. Çift sayılar hepyek (1-1), dubara (2-2), düse (3-3), dörtcihar (4-4), dübeş (5-5) ve düşeş (6-6) olarak adlandınlır.

Sözlükte "tavla" ne demek?

1. At ahırı.
2. Bölümlere ayrılmış iki yanlı tahta üzerinde on beşerden otuz pul ve iki zarla iki kişinin karşılıklı oynadığı oyun.
3. Bu oyunun üzerinde oynandığı, iki iç yüzü bölme desenli, dikdörtgen biçimindeki tahta kutu.

Cümle içinde kullanımı

Piyade subaylarının binekleri, makineli tüfek bölümünün katırları o tavlada dururdu.
- N. Cumalı

Tavla kelimesinin ingilizcesi

[Tables (board game)] n. backgammon
v. attemper, anneal
n. correct heat, temper
Köken: Arapça

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç