Tapu nedir?

Taşınmaz malın tasarrufunda mülkiyetin delili olan ve tapu dairelerince maliklere verilen ve içerisinde malikin adı, taşınmazın durumu, sınırları, ölçüsü ve değerleri belirtilen belge. Tapu sicili, taşınmaz malın devlet tarafından kütüklere kaydedilmesi. Tapu, tapu tescilinin sonunda verilen resmi bir belge olduğu için, tapu siciliyle beraber incelenecektir. Tasarruf manasına kullanılan tapu, itaat anlamına gelen tapuktan türemiş Türkçe bir kelimedir. Menkul mallarda mala sahipliği ispatlamaya o malı kudretinde bulundurmak yeterken, gayrimenkullerde bu yeterli görülmediği için, tapu sicili denen, resmi organlarca tutulan ve gayrimenkul üzerindeki hak sahipliğini gösteren sistem düzenlenmiştir.

Roma hukuku bu müesseseye yer vermemiştir. İslam hukukunda da, gayrimenkulün mülkiyetinin devri için bugünkü manada tapu tüzüğüne kayıt şartı aranmamıştır. Tapu sicilinin ilk örneklerine 10. asırdan itibaren Germen (Alman) hukukunda rastlanmakta ve 12. asırdan itibaren gayrimenkuller için sicil tutulduğu görülmektedir. Osmanlı Devletinde 1847 yılından itibaren yürürlüğe konan çeşitli nizamnamelerle modern tapu sicili yolunda adımlar atılmıştır. Modern anlamda tapu sicilini düzenleyen ilk kanunsa, 1872 tarihli Prusya Kanunudur.

Memleketimizde Fatih Sultan Mehmed Han zamanında ve özellikle Kanuni Sultan Süleyman Han ve Birinci Sultan Ahmed Han devirlerinde Kuyud-ı Kadime adı verilen ve bugünkü tapu siciline benzeyen büyük arazi yazımları yapılmıştır.

Osmanlılar, bugünkü tapu sicilinden ve kadastrodan farklı da olsa zapt ettikleri yerleri tescil maksadıyla tayin olunan heyetlere yazdırırlar ve bunlara dayanarak arazi ve emlakın kayıtlarını muntazam surette tutarlardı. 80-100 senede bir veya daha kısa fasılalarla bu tescil tekrar edilir, böylece yeni kayıtlar vücuda getirilirdi. Bu işler, Nişancı adlı görevlinin nezaretinde yapılırdı.

Osmanlılar tapu sicilini düzenleyen Hicri 1274 (1850) tarihli Arazi Kanunnamesi’ni ve 17 Muharrem 1284 tarihli Tevsi-i İnkilat Kanunu’nu çıkarmışlardır. Bu kanunlarda miri arazinin varislere geçmesi için ellerinde tapu olması şartı aranmıştır.

Osmanlı Devletinde tapu, bugünkü anlamında kullanılmaz, arazinin mülkiyetine işaret eden vesika olarak anlaşılmazdı. Şahsa ait arazinin mülkiyeti başkasına geçtiğinde "Mabeyn Senedi" denilen, eski sahibinin alakası kalmadığına dair belge verilirdi.

Osmanlılarda tapu veya sened-i hakani denilen vesikalar, miri arazi denilen devlet toprağının şahıslara kiralandığında verilir, kira bedelinin ödendiğine ve belgeyi elinde bulunduranın o yerin kiracısı olduğuna işaret ederdi. Miri toprakta çıplak mülkiyet devletin, faydalanma tapu sahibinindi. Kiracılık babadan oğula devam ederdi. Miri topraklar, daha sonraları padişah fermanıyla kiracılara mülk olarak verilmiş ve mülk toprak olmuşlardır. Miri toprak sistemi, Osmanlı Devletinin sosyal nizamını ayakta tutan en büyük amil olmuştur.

Padişahlar tarafından, bir yerin mülk olduğuna dair verilen vesikaya "Mülkname-yi Hümayun", sipahilerin timarları dahilindeki miri araziyi hak sahiplerine parça parça dağıttıklarını belirtmek üzere verdikleri vesikaya "Tapu temessükü" denirdi.

Günümüz Türk hukukunda tapu sicili ve tapulama:

Tapu sicili: Medeni Kanun hükümlerine (910-935), 1930 tarihli tapu sicili nizamnamesine, 2613 sayılı Kadostro ve Tapu tahriri (Yazımı) Kanununa, 1966 tarihli 766 sayılı Tapulama Kanununa göre yapılmaktadır.

Tapu Kadastrosu yapılmayan yerlerde tapu kütük defteri yerine Osmanlılarda olduğu gibi kayıt defteri tutulmaktadır. Tapu Sicil Nizamnamesine göre, tapu sicili, tapu kütüğüyle tamamlayıcı vesikalardan ve yevmiye defterlerinden mürekkeptir. Hazine, tapu sicillerinin tutulmasından dolayı bütün zararlardan mesuldür (M.K. 917).

Tapu sicil sistemimize hakim prensipleri: 1) Her gayrimenkul için kütükte ayrı sayfa açılması. 2) Gayrimenkul üzerinde ayni hak (mülkiyet gibi) kazanılabilmesi için gayrımenkulün sayfasına tescil yapılması. 3) Tescilin, yolsuz da olsa, iyi niyetli üçüncü şahıslar için hüküm ifade etmesi. 4) Tapu sicilinin ilgili şahıslara açık olması. 5) Tescilin hukuken geçerli bir sebebe dayanması, şeklinde özetliyebiliriz.

Her gayrimenkul bulunduğu mıntıkanın tapu siciline kaydedilir (M.K. 914). Buradaki gayrimenkul tabirine; 1) Arazi, 2) Gayrimenkuller üzerindeki daimi ve müstakil haklar (intifa, sükna gibi), 3) Madenler, 4) Kat mülkiyetine konu olan bağımsız bölümler girer.

Bir gayrimenkulün tapuya tescil edilmesi için, yetkili şahsın tescil talebinde bulunması, talepte bulunanın tasarruf yetkisini ve tescilin sebebini belgelendirmesi gerekir. Gayrimenkul kütüğe tescil olunduktan sonra, malike tapu belgesi verilir. Tapu kütüğüne yapılan tescil eğer yanlışsa, yanlışlığın çeşitine göre tarafların anlaşması, tapu memurunun bizzat düzeltmesi veya mahkemeye tashih davası açmakla yanlışlık düzeltilir.

Tapulama: Gayrımenkullerin kadastrosunun çıkarılıp, tapu kütüklerine yazılması.

1. 766 sayılı Tapulama Kanunu’na göre: Bu kanunla, tapulamaya başlandığı tarihte il veya ilçelerin merkez belediye hudutları dışında kalan gayrimenkullerden tapusuz olanlarını bu kanun hükümlerine göre yenilemek suretiyle kadastro planları tanzim ve tapu sicilleri tesis olunur.

Tarıma elverişsiz yerler, dağlar, kayalar, ormanlar tapulamaya girmez. Tapulama işleri için her ilin merkez ilçeleriyle diğer ilçeleri birer bölge, her bucak merkeziyle her köy birer birlik sayılır. Tapulama işleri her bölgede bir tapulama müdürü tarafından idare olunur. Her bölgede tek hakimli ve asliye mahkemesi niteliğinde yeteri kadar tapulama mahkemesi kurulur. Tapulama yapılacak bölgeler, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün teklifi, bağlı bulunduğu bakanlığın tasvibiyle belli olur. Her birlik işe başlama günlerini ilan eder. Maliklerin ellerindeki her türlü belgeyi birliğe teslim etmesi istenir. Birlik sınırları içerisinde oturan bilirkişiler seçilir. Tapulaması yapılacak gayrimenküllerin sınırları işaretlenir. Tespit yapılacak gün ilan edilir. Gayrimenkullerin alanı, sahipleri tespit edilir. Tespit tutanakları asılır. Tespit tutanaklarına 30 gün içinde itiraz edilmelidir. Yapılan itirazlar itiraz komisyonunda incelenir. Komisyon kararı ilgililere tebliğ edilir. İlgililer 30 gün içinde komisyon kararına, tapulama mahkemesinde itiraz edebilirler. İtirazsız yerler tapu kütüklerine geçirilir. İş bittikten sonra kütükler ve her türlü belge mahalli tapu idarelerine devir ve teslim edilir.

2. 2613 sayılı Kadastro ve Tapu tahriri (Yazımı) Kanununa göre tapulama: Bu kanun uyarınca yapılan kadastro ve tapulama, sadece il ve ilçe merkez belediye hudutları içinde yer alan gayrimenkuller içindir. Yapılan işler 766 sayılı Tapulama Kanunu’ndakilere benzemektedir.

Tapu sicil teşkilatı: Tapulama kadastro ve tescil işleri, 1936’da kurulan ve Başbakanlığa bağlı bulunan Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce yürütülür. Her ilçe bir mıntıka ve iki ilden aşağı olmamak üzere iller birleşip, grup kabul edilir. Mıntıkada tapu sicil memuru, grup başında da tapu sicil müdürü bulunur.

Sözlükte "tapu" ne demek?

1. Bir taşınmazın üstündeki mülkiyet hakkını gösteren belge.
2. Tapu işlerinin yürütüldüğü kuruluş.

Tapu kelimesinin ingilizcesi

[Tapu] n. deed, land register, title deed

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç