Stoper nedir?

Stoper futbolda, Savunmanın ortasında oynayan, hava hakimiyeti olan, kesici özellikteki oyuncuya verilen isimdir.

Stoper mevkii, hatayı telafi etme şansı kaleciden sonraki en yüksek olan mevkiidir. Rehberimize daha önceki sağ bek-sol bek yazısındaki gibi mevkiilerin tam karşılıklarının iyice açıklanabilmesi ve profesyonel oyuncu adayı kardeşlerimizin daha iyi kavrayabilmeleri için yine İngilizce isimlerini kullanarak devam etme taraftarıyım.

Ne yazık ki, Türkiye'de ilgili kurumlar kelime üretmekte çok zayıf kalmaktadırlar. Stoper, kelime olarak kesici/durdurucu demektir. Ve bu terim artık dünyada pek kullanılmamaktadır. Çünkü eskiden futbolda, kesici ve arkasında serbest oynayan bir süpürücü, yani libero vardı. Sonra liberolar kalktı ve kesiciler yan yana oynamaya başladı.

Ancak günümüzde, bizim stoper dediğimiz oyunculara İngilizcede CB yani center back denilmektedir. İsminden de anlaşılacağı üzere bu CB oyuncuları kalecinin tam önünde görev yaparlar. Bu oyuncular artık kesici değil, savunmanın ortasında oynayan oyunculardır. Yazının devamında, bu oyunculara neden stoper denmemesi gerektiğini anlayacaksınız, ancak Türkçe terim geliştirilmediği için Orta Bek değil, stoper demeye devam edeceğiz.

Günümüz futbolunda 2 stoperli (CB) savunma ve 3 stoperli (CB) savunma olmak üzere 2 temel savunma sistemi bulunuyor. 2 stoperli savunma sistemi, 2 kenar bek oyuncusunun katılımıyla birlikte 4'lü savunma hattını oluşturuyor. Aşağıda 4'lü savunmanın dizilişlerini görebilirsiniz.

Stoperlerin temel görevleri

Herşeyden önce, stoperler rakibi durdurarak, rakip takım atağının golle sonuçlanmasını engellemelidirler. Topu iyi kesebilmeli ve o topu oyuna sokabilmelidirler. Stoperler sahanın ortasında görev yaparlar. En geride ve ortada konumlandırıldıklarından ötürü bu oyuncuların liderlik özellikleri yüksek olmalı ve diğer mevkiileri yönlendirebilmelidirler.

Arka savunma hattının organizasyonunu yapabilmeli, savunma görevleri olan diğer oyuncuları iyi yönlendirebilmeli ve kaleci ile bağlantıyı kaybetmeyecek kadar "dinleme becerisine sahip" olmalıdırlar. Bu nokta çok önemlidir çünkü dünyadaki hakim görüşe göre takımın defans kurgusunu genelde kaptanlık görevi yapan stoperlerden birisinin kurması ve o oyuncunun tüm takımın savunmasını yönetmesi, kimin baskı yapıp kimin önde kalacağını, ya da kornerlerde kimin hangi adamı alacağını, ya da takımın nasıl pozisyon alacağını söylemesi bu kaptan oyuncudan beklenirdi.

Almanların, Milli takım seviyesinde yaptıkları en radikal değişiklik bu noktada oldu. 2007 Kadın Futbol Dünya Kupası şampiyonu olan Almanya takımından itibaren bu savunma kurgusunun bütün sorumluluğu stoper yerine kaleciye verildi. Bütün savunma kurgusunu kalecinin kurup yönlendirmesi istendi. Böylelikle Almanlar, daha verimli savunma yaparak daha az gol yediklerini idda ediyorlar.

Yani önümüzdeki yıllarda bu temel değişikliğin diğer ülkelere ve takımlara yansıyacağını düşünüyorum. Sonuç olarak stoperler, yönlendiren adam olmaktan çıkıp yönlenen adam haline geldiler. Dolayısıyla bu, stoperlerin çok daha fazla iletişim becerisine sahip olması gerekliliğini doğuruyor. Artık stoperler hem dinlemeli, hem de komut verebilmelidir.

Stoperler korkusuz olmalı ve gerektiğinde atağı bitirecek hamleyi yapmaktan çekinmemelidir. Günümüz futbolu ile birlikte, sıra dışı örnekler haricinde stoperler en az 1.85m ve üzeri boya sahip olmalıdırlar. Çeviklik ve kuvvette devamlılık özelliklerine sahip olmalıdırlar. Ortaklık ve takım oyununa yatkın olmaları beklenmektedir.

Hatta, en önemli özelliklerden birisi, günümüz futbolunda "takım oyununa yatkınlık" olmuştur. Top kazanma becerilerinin olması gerekmektedir. Oyunu iyi okuyabilmeli ve gerektiğinde hücuma destek verebilmelidir. Zayıf ayağını iyi kullanabilmelidir. Günümüzde stoperlerin oyun kuramamaları kabul edilemez. Dolayısıyla her topu dışarı doğru, taça, kornere atmak kabul görmemektedir. Böylece, zayıf ayağın, en azından temel tekniklerde kusursuz kullanımı çok gereklidir.

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç