Sözlükte "soluk" ne demek?

1. (cilt için) donuk bir beyazlığı olan, rengi atmış olan, solmuş; akciğerlere çekilen, akciğerlerden atılan hava ya da ciğerlere hava alıpverme, nefes.
2. (işık için) parlaklığını, gücünü yitirmiş olan; soluma hareketi.
3. (nesneler için) rengi atmış olan; birşeyi sürdürebilme, sonlandırabilme gücü.

Cümle içinde kullanımı

Odada yalnız Behiç'in kısa, kesik heyecanlı solukları işitiliyordu.
- P. Safa
Kalp gitgide hafiflemekteydi ve soluklarda hafif bir hışıltı başlamıştı.
- R. N. Güntekin

Soluk kelimesinin ingilizcesi

adj. pale, colorless, colourless [Brit.], dull, faint, faded, pasty, ashy, cadaverous, pallid, sallow, sick, sickly, wan, washy, watery
n. breath, breathing, exhalation

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç