Siyonizm nedir?

Siyonizm nedir kısaca bahsedilecek olursa, bu kelimenin öncelikle kelime anlamı olarak Kudüs bölgesinin yakınlarında yer alan Sion Dağı’ndan gelme bir sözcük olduğunu söylemek mümkün olmaktadır. Bugünkü anlayışa göre siyonizm, hem Kudüs’ü hem de Yahudilerin inanışlarına göre “Vadedilmiş Topraklar”ı sembolize etmektedir.

Siyonizm inancı, 19. yüzyılın son çeyreğine doğru oraya çıkmış ve hem politik bir hareket hem de ideolojik bir inancı temsil etmektedir. Çünkü o dönemlerde yurtsuz durumda olan Yahudiler, kendilerince Filistin topraklarında bir Yahudi devleti kurabileceklerine inanmaktaydılar.

Siyonizme dair ilk hareketlenmeler; 1897 yılında Theodor Herzl’in Filistin’de ilk kez Siyonist Kongre’yi toplamasından sonra başlamıştır. 2 Kasım 1917 tarihinde İngiltere’nin Dışişleri Bakanı olan Arthur James Balfour, “Balfour Deklarasyonu”nu yayınlayarak aynı yıl Yahudilerin Filistin’de toprak sahibi olabileceklerini söylemiştir. Bu vaatten sonra da bölgeye yerleşen Yahudilerin sayısı oldukça artmıştır. 1948 yılında BM, yaşanmakta olan sorunların çözümü adına artık Filistin’i bölerek İsrail devletinin kurulmasını sağlamıştır. Hemen bunun devamı süresinde İsrail ve Arap savaşı çıkmış; savaşı İsrail tarafı kazanarak mevcut sınırlarını çok daha genişletebilme imkanı bulmuştur.

Siyonizmin tarihçesi

Siyonizm inanışının esasen milattan önce 1200 yılı ile milattan sonra 70 yılları arasında ortaya çıktığı söylenmektedir. Bu inanış Yahudiler ile İsrail diyarının dini gelenekler ile tarihi bağların oluşturduğu kavram çerçevesinde meydana gelmiştir. O dönemlerde Avrupa Yahudilerinin dört bir yandan antisemitizm hareketi yapmaya başlamasıyla birlikte çağımıza kadar gelmiş ve bu hareketin günümüzdeki temsilcileri laik kesimdeki Yahudiler olmuştur.

Başlangıçta Yahudilerin Avrupa’daki yaşamsal fonksiyonlarına bir tepki niteliğinde ortaya çıkarılan bu görüş zaman geçtikçe hızla büyümüş ve kendine çok fazla yandaş edinmiş; Yahudi soykırımı denen Holokost sürecinin ardından da Yahudilere ait olan siyasi hareketin hakim gücü olmuştur.Günümüzde İsrail’de yaşamakta olan Yahudilerin dünya üzerinde bulunan Yahudiler içerisindeki payını yıllar geçtikçe süreki olarak arttırmıştır. Dünyadaki Yahudi asıllıların yüzde kırkı İsrail’de yaşamaktadır.

Bunun dışında siyonistlerin görüşüne göre; Yahudiler sadece bağımsız var olan bir dini topluluk olmamakta; ayrı bir ırk ve ayrı bir ulus niteliği taşımaktadır. Buna göre de tüm Yahudi ırkından olan insanların aynı çatı altında olması gerekmektedir. Bahsedilen “çatı” konusunda da çokça düşünceler geliştirilmiş ve ilk 

Siyonistlere göre, Yahudiler yalnızca ayrı bir dini topluluk değil, ayrı bir ulus, ayrı bir ırktı ve bu ırka mensup tüm insanların tek bir çatı altında toplanması gerekiyordu. Bu çatının neresi olacağı düşünülürken ilk önce Uganda uygun görülmüş; ilk olarak “Uganda Planı” olarak devreye giren plan işlemeden Filistin’de net bir karar kılınmıştır. Filistin’e bu kadar önem verilmesinin asıl sebebi, bölgenin dini olarak değil “Yahudi ulusunun tarihsel vatanı olarak görülmesinden ötürüdür.

Siyasi siyonizm nedir?

Milliyetçilik akımının dünya genelinde hızla yayıldığı 19. yüzyılda siyasi siyonizm, Theodore Herzi’nin önderlik edeceği şekilde ortaya çıkmıştır. Başlangıçta bu harekete katılan çoğu Yahudi dindar olmamakla birlikte toplumun oluşumunu tamamen milli oluşum eksenine oturtarak yapmayı planlıyorlardı. Osmanlı’nın çöküşünden sonra hızlanan Siyonist hareket, ana temennisi olan Yahudileri Filistin topraklarına yerleştirme planlarını büyük bir hızla gerçekleştirmiş ancak 2. Dünya Savaşı sıralarında da Yahudiler Nazi soykırımına maruz kalmışlardır. Son kalan Yahudiler ise kafileler şeklinde Filistin’e götürülünce de Yahudi vatanının yaratılması tamamlanmıştır.

Siyonist inancın özeti

Siyonizm, yazımızın başından beri bahsettiğimiz gibi temel olarak bir Yahudi devleti kurmak amacıyla oluşturulmuş bir inanç durumudur. Bu inancın üzerine bulunulan davranışlarla birlikte ilerleyen dönemlerde Siyonizmin liderleri İsrail’İn topraklarında Yahudi devleti kurmayı amaçlamalarına rağmen Theodor Herzl, Kuzey Afrika’da bulunan kolonilerin birinde Yahudi yerleşkesi kurabilmek adına Birleşik devletlere yaklaşmıştır. Bu inancın merkezinde “diaspora” inancını ortadan kaldırmak yer almaktadır. Çünkü inanışa göre diaspora durumu, tamamen bir Yahudi bilincinin yerleşmiş olmasını ortadan kaldırabilir niteliktedir

Siyonistlerin genelinin konuştuğu İbranice dili, Sami dillerinden gelme bir dil olmaktadır. Bir çok siyonizme inanan birey, Avrupa’daki dillerin etkisine girmiş olan Yiddiş dilini konuşmayı reddetmektedir. Yani İbranice dilinin sadece ideolojist bir tercih olmasından da öte, bütün İsraillerin ortak dili niteliğinde kabul ediliğini bilinmektedir.

Siyonistler genelde İbranice konuşur. Bu dil Sami dillerinden olup, antik Yehuda’nın özgür koşullarında geliştirildi. Birçok Siyonist, Avrupa dillerinden etkilenmiş Yiddiş dilini konuşmayı reddeder. İsrail’e göçtükten sonra diasporada kullandıkları dillerden ve isimlerden vazgeçerler. İbranice sadece ideolojik olarak tercih edilmedi, dil ayrıca bütün İsraillilerin ve yeni devletin ortak dili oldu. Bu Siyonistler arasında kültürel ve politik bağları güçlendirdi.

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç