Rukye nedir?

Rukye okuyup üflemedir. Fatiha, Ayete’l-Kürsi, İhlas, Felak, Nas ve Kur’an’dan diğer bazı surelerle ayetlerin okunması ile, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den sahih olarak gelen duaların okunarak yapılan şeye rukye denir.

Sihir karışmayan, yani şer ve şeytanlık için olmayıp da ondan korunmak ve bir hastalık veya afete Allah'tan şifa niyazı için kendine veya diğerine hulus-i kalp ve salih niyet ile bir dua veya ayet okuyup üflemek kabilinden olan nefesler caizdir. Çünkü bunda kimseye zarar vermek veya sapıtmak veya Allah'tan başkasına sığınma ve iltica manası yoktur.

Resulullah'ın kendisine ve diğerlerine bu şekilde okuyup üflediği ve böyle hayır için rukye (üfleme)'ye müsaade ettiği sabit ve bu sebeple gerek ruhani ve gerek cismani nice hastaların şifa bulduğu da vaki olmuş ve görülmüştür. Bununla beraber mutlaka okuyup üfleme ile koruma ve yardım isteme, yani okumakla tedavi caiz olup olmayacağı hakkında da ihtilaf edilmiştir:

Şüphe yok ki herkesin Allah'a sığınarak kendisi ve diğerleri için dua etmesi, okuması, sadece meşru değil, dince emredilmiştir. Lakin bunun tedavi için kendine okutmak denilen mana ile rukye denilen tarzda yapılmasında, Razi'nin beyan ettiği üzere ihtilaf edilmiştir. Bazıları rukyeyi, yani okuma ile tedaviyi yasaklamışlardır. Bunlar, şu hadis ile istidlal etmişlerdir.

"Allah'ın birtakım kulları vardır ki, kendilerine ne keyy (yarayı dağlama), ne de rukye (okuyarak tedavi) yaptırmazlar, yani dağlanmazlar ve başkalarının nefesiyle tedavi istemezler ve ancak Rab'lerine tevekkül ederler." İslam dininde ayet-i kerimeleri ve Resulullah'tan gelen duaları yazıp muska yapmaya, taşımaya izin verilmiştir. İnanan, güvenen kimseye fayda verdiği tecrübe ile sabittir.

Hatta böyle ayet ve duaların yazıldığı muskayı muşamba, naylon gibi su geçirmez şeylere sarılı olarak her zaman taşınmasına izin verilmiştir. Manası bilinmeyen veya dinden ayrılmaya sebep olan rukyeyi (yazılı muskayı) okumaya “Efsun” denir. Bunu ve nazarlık denilen şeyleri kendi üzerinde taşımaya “Temime” denir. Muhabbet (sevgi) hasıl etmek için yapılan rukyelere “Tivele” denir. Bir hadis-i şerifte, “Temime ve Tivele şirktir (Allah'a ortak koşmaktır).” buyruldu.

Hakiki Müslüman batıl inançlara inanmaz. Sihir, uğursuzluk, fal, efsun, Kur'andan başka şeyler yazılı muska, mavi boncuk, kehanet ve benzeri şeylere, bunların muhakkak iş yapacaklarına, mezarlara mum dikmeye, tel ve iplik bağlamaya ve keramet sahibi olduğunu söyleyene ehemmiyet vermez.

Bunların çoğu esasen başka dinlerden bize aktarılmıştır. Bazı din adamlarından “keramet” bekleyenlere büyük İslam alimi İmam-ı Rabbani şöyle demektedir: “İnsanlar din adamlarından keramet beklerler. Bunların bazılarının kerameti yoktur, ama diğerlerinden daha ziyade Allah'a yakındır. Asıl keramet, İslamiyeti iyi öğrenmek ve ona uygun yaşayabilmektir.

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç