Rebap nedir?

Bir yaylı sazdır. Kemençe gibi dize dayanarak çalınır. 3 telli bir saz olan rebap, Doğu müziğine ait sazlardandır. Araplar yolu ile İspanya'ya geçmiş ve oradan Avrupa'ya da yayılmıştır. 2 telli çeşitleri de vardır. Rebab gibi eski bir sazın doğumu hakkında net bilgiler bulmak mümkün değildir. Ancak çeşitli rivayetler mevcuttur. Kimi rivayetlere göre Süleyman Peygamber’in rebab çaldığı söylenir ki bu milattan önce 3800’lere yani Sümerlere kadar dayanır. Bir başka rivayete göre de rebabi Farabi icat etmiştir. Başka bir kaynakta ise Uygur Türklerinden bu yana rebab çalınmaktadır.

Müzik enstrümanları çok geniş coğrafyalara yayılmış, zamanla buralarda değişimlere uğramışlardır. Bin sene evvel, ıklığ, kemençe, rebab diye adlandırılan sazlar muhtemelen ayni sazlar olabilir. Tarih içinde bunlar yaylı sazların ortak ismi olarak da kullanılmıştır. Bütün bu bilgiler ışığında rebab Kuzey Pasifik’ten Orta Asya’ya oradan Akdeniz’e, hatta Endülüs aracılığıyla Bati Avrupa’ya kadar geniş bir coğrafyada kullanılmıştır. (Avrupa’da “Rebece (Rebek)” adıyla anılır.) Büyük ihtimalle kavimler göçü ile yahut Moğol zulmünden kaçan halklar tarafından Iran, Arap coğrafyası ve Anadolu’ya gelmiştir. Selçuklularda ve Osmanlı İmparatorluğu’nda gözde bir saz olarak kullanılmıştır.

rebap

18. Yüzyıl’ın ortalarında keman sazının Osmanlı’da icra edilmeye başlamasıyla gitgide eski önemini yitirmiş 19. asrin sonlarına doğru icracısı iyice azalmıştır. Mevlevilikte rebab ney kadar önemli bir metafordur. Hz. Mevlana’nın eserlerinde yetmişin üstünde beyitte adi geçmiş Ahmed Eflaki Dede Menakibu’l-Ârifin’de, on ayrı konuda rebabdan bahsetmiştir. Kimi beyitlerde gönlünün ateşini rebabin ateşiyle teşbih etmiş, kiminde rebabin sesi İsrafil’in sesi olmuş, kimisinde rebab gizli sırları faş ederken kiminde de rebab doğru yola varmak için yol olmuştur.Hz. Mevlana ve oğlu Sultan Veled bizzat rebab çalmışlardır.

Bunu Divan-i Kebir’deki bazı gazellerinden anlıyoruz. Sultan Veled Rebab-name adıyla anılan bir mesnevi yazmıştır. (Bu eserde rebab Hz. Mevlana’nın Mesnevisinde neyi kullandığı gibi bir metafor olarak kullanılmıştır.) Rebab-name’de der ki: “Ney sadece kamıştan yapıldığı için onda sadece bir çeşit inleme vardır. Oysa rebabın oluşumunda ağaç, deri, kil, demir gibi maddeler vardır. Rebabin iniltisi bu yüzdendir ki neyden daha fazladır” diye ifade buyurmuşlardır. Ağaç ağlıyor, deri ağlıyor, kil ağlıyor, demir ağlıyor vatan iştiyakıyla.

Hz. Mevlana birkaç beyitinde rebabin mızrapla da çalındığının işaretlerini veriyor. Rebabi Osman ve Rebabi Ebubekir adlarıyla dönemin iki rebab icracısından da bahsediyor. Günümüzde neyin bu kadar önde olduğu ve rebabin da bir o kadar geride kaldığı aşikar ve hayret vericidir. Oysa daha evvel değindiğimiz gibi rebab Mevlevilikte ney kadar değerlidir ve ney kadar fazla kullanılmıştır. Temennimiz; rebabin da sırlarını anlamak ve bu sırları anlatmak isteyen sanatkarlarımızın artması, rebabin layık olduğu yere gelmesidir.

Biz Rebab’ın ruhunu, Mevlana Celaleddin-i Rumi Hazretlerinden öğreniyoruz. Bunun dışında, rebabın tarihçesi ile ilgili söylenenler spekülasyondan öteye geçmemektedir. Özellikle günümüzde çok az kişi tarafından çalınan “Hindistan cevizi tekne, yuvarlak-uzunca sap ve atkuyruğu telden oluşan” Rebab’ın geçmişi hakkındaki somut ve görsel bilgiler 17. yy. gravür ve minyatürlerinden daha geriye gitmemektedir. Rebab’ın tarihi kökenleri hakkındaki araştırma ve iddiaların; müzik tarihçilerinin konusu olduğunu düşünüyoruz. İşte bu noktada bizi asıl ilgilendiren şey, Rebab hakkında bazı icracı-icra denemeci kişilerin Rebab’ın tekrar gündeme getirildiği 1950’li yıllardan bu yana ileri sürdükleri bir takım iddialardır.

İçinde bulunduğumuz güç, iktidar ve başarıya odaklı global anlayışın çeşitli çevrelere sirayet etmiş olduğu gibi, sanatçı dünyalarını da etkisi altına aldığını görmek üzüntü vericidir. Rebab’da geniş aralıkların basılamayacağı (dolayısı ile perde bağlanması),volümünün az olması (dolayısı ile metal tel takılması), yuvarlak sapın çalım zorluğuna yol açması (dolayısı ile sapın düz tuş yapılması ) gibi argümanlarla Rebab’ın otantik yapısının tamamen değiştirildiğini görmekteyiz. Sazın tarihi sürecinde doğası doğru yorumlanamamış ve zaman içinde gelişimini sağlaması maalesef mümkün olamamıştır.

Sözlükte "rebap" ne demek?

1. Gövdesi hindistancevizi kabuğundan yapılmış uzun saplı saz.

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç