Park nedir?

Modern şehircilikte halkın gezip hava alması için kurulmuş, ağaçlıklı ve çiçekli bahçelerdir. Coğrafya deyimi olarak da, tropikal bölgelerin kurak yerlerinde görülen ağaç kümelerine ve tabiat zenginlikleri ile dolu bölgelere denir. Halk için kurulan parkların tarihi çok eski çağlara kadar dayanır. İlk bahçeler M.Ö. 2500-2000 yıllarında Firavunlar tarafından Mısır'da tesis edilmiştir. Batıda ilk park 1564'te Fransa'da, Kraliçe Catherine de Medicis tarafından kurulmuş, daha sonra Almanya, İngiltere ve Lüksemburg'a yayılmıştır.

Yurdumuzda ise en eski park Gülhane Parkı olup, bunlardan önce padişahlar yararlanmış, ancak Cumhuriyet'ten sonra büyük şehirlerimizde halk için park tesisine başlanmıştır. Bazı bölgeleri tahribattan korumak, içindekileri aynen muhafaza etmek ve turistik merkezler haline getirmek için kanun çıkarılmıştır. Bu kanunla koruma altına alınan yerlere Milli Park adı verilmiştir. Bin dönümlük arazi üzerindeki park, Topkapı Sarayının bahçesiydi. Anadolu’nun pekçok vilayetinde bulunan parklara her sene yenileri ilave edilmeye çalışılmaktadır.

Parklar belli gayeler için düzenlendiklerinden verecekleri hizmete göre genelde; çocuk parkları, umumi parklar, orman parkları isimlerini alırlar. Parkların hepsinde ana gaye, şehrin çeşitli sıkıntılarından bunalan çocuk ve yetişkinleri dinlendirmek, boş vakitlerini değerlendirmek, buradaki çeşitli araç ve gereçlerden istifade etmelerini temin etmektir.

Çocuk parkları: İlkokul çağlarındaki çocukların oynamaları için düzenlenir. Buralarda çeşitli oyun araçları bulunur. Salıncaklar, kum havuzları, basit oyun araçları vs. gibi. Bu çeşit parklar genelde şehrin içinde veya oldukça yakınında bulunur.

Umumi parklar: Halkın dinlenmesi için düzenlenirler. Burada gaye, çocukların haricindekilerin hava alıp dinlenmesi ve boş zamanlarını değerlendirmesidir. Bu çeşit parkların bir köşesine çocukların istifadesi için de gerekli oyuncaklar konularak, onların da istifade etmeleri sağlanır.

Orman parkları: Koruluk ve ormanlık bölgelerde 100-300 dönümlük sahada düzenlenen parklardır. Buralarda tabiat zenginliği, sessizlik, bol yeşillik saha, insanların dinlenmesine ayrılmıştır. Şehir ve kasabalara yakın park niteliğindeki yerler bu maksat için ayrılarak park statüsü içine alınır. Dolayısıyla, böyle yerler devletin denetimine verilerek insanlara daha faydalı olur. Türkiye’de parklar, çevre ve merkez belediyeler tarafından düzenlenir. Mahalli idareler şehirlerde uygun olan yerlerde yeşil sahalar ve parklar düzenlemekten sorumludur. Şehir yakınındaki orman ve koruların bakımı ise Orman Bakanlığına aittir.

Türkiye’nin nüfus bakımından en büyük belediyesi olan İstanbul’da, ikibuçuk milyon metrekare alanı kaplayan sekiz orman parkı vardır. Bunlar; Yıldız korusu, Çubuklu korusu, Emirgan korusu, Abrahampaşa korusu, Büyük Çamlıca korusu, Süreyyabey korusu, Fethi Paşa korusu, Florya ormanıdır. Başta İstanbul olmak üzere nüfusu her geçen gün artan büyük şehirlerimizde, bilhassa çocuklar için parklara daha büyük ihtiyaç duyulmaktadır.

Milli Park: Belli bir bölgenin sahip olduğu eşsiz güzellik ve değişik özellikler sebebiyle bir statü ve prensiplere dayalı olarak korunmaya alınması. Milli parklar, halkın boş zamanlarını değerlendirmesi, ilmi araştırmalara imkan sağlaması, yer yer açık hava müze özelliğini taşıması gibi sebeplerle toplumun sosyal ve kültürel sahalarda gelişmesini sağladığı gibi turizm faaliyetlerinin de artmasında önemli rol oynamaktadır.

park

Milli Park fikri ilk defa, Amerika’da ortaya çıktı. 1872 yılında Yellowstone yöresinde av yapan bir grubun burasının güzelliklerine hayran kalarak, bozulmadan gelecek nesillere kalması için gerekli tedbirlerin alınması teklifiyle ilk milli park fikri doğdu. Bölgenin otlatma ve avlanma gibi kullanma şekillerini terk ederek, iyi bir korunma ile ilmi tetkiklerin ve sporun yapıldığı bir yer olmasına dair kanun hazırlandı. Böylece ilk milli park kurulmuş oldu. Bugün ABD’de 300’ün üzerinde Milli Park tesis edilmiş ve toplumda yirmi milyonu aşkın insanın sağlık, moral, eğitim ve dinlenme ihtiyaçlarını karşılayacak duruma ulaşmıştır.

Avrupa’da ise milli park düşüncesi ancak 1960’tan sonraki yıllarda önem kazanmıştır. Memleketimizde ilk defa Yozgat şehrine iki km mesafedeki 264 hektarlık alana yayılan Yozgat Çamlığı, 1958 yılında milli park olarak ayrılmıştır. Bundan sonra bugüne kadar yurdumuzun milli veya milletlerarası seviyede milli park kaynak değerlerine sahip olduğu tespit edilen on yedi yöresi, Milli Park statüsüne alınmıştır. Bunlar:

Yozgat Çamlığı Milli Parkı, Karatepe-Aslantaş Milli Parkı, Soğuksu Milli Parkı, Kuşcenneti Milli Parkı, Yedigöller Milli Parkı, Dilek Yarımadası Milli Parkı, Manisadağı Milli Parkı, Kızıldağ Milli Parkı, Güllükdağı Milli Parkı, Kovada Gölü Milli Parkı, Munzur Vadisi Milli Parkı, Beydağları Sahil Milli Parkı, Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı, Köprülü kanyon Milli Parkı, Ilgaz Dağı Milli Parkı, Başkomutan Tarihi Milli Parkı olup, bunlardan başka, eşine az rastlanır kaynak değerlere sahip olan; Göreme, Pamukkale, Truva, Efes, Bergama, Halikarnas, Alacahöyük, Cilo Sad Dağları, Yalova-Termal, Uzuncaburç, Aladağlar, Nemrut Krateri yöreleri tasarı Milli Parklar listesinde yer almaktadır. Ayrıca 56 yer hakkında etüd çalışmaları yapılmaktadır.

Milli Park çalışmaları Orman Genel Müdürlüğünce yürütülmektedir. Mevcud olan milli parklardan binlerce yerli ve yabancı turist, dinlenme, spor eğitim, sağlık bakımlarından istifade etmektedir. Sanayileşmenin getirdiği çevre problemleri, muntazam olmayan bir şehirleşme, kalabalık ve gürültünün insanlar üzerindeki tesiri, şehirlerdeki yeşil sahaların azlığı, gelişen ulaşım imkanları ormanlardan ve belli yörelerden dinlenme ve eğlence ihtiyaçlarını karşılama arzularını en yüksek seviyelere ulaştırmıştır. Bu durum, sosyal ve kültürel hizmet karakteri taşıyan milli parkların önem kazanmasına ve halk tarafından isteğin artmasına sebep olmuştur.

Sözlükte "park" ne demek?

1. Bir yerleşme merkezinde halkın gezip hava alması için düzenlenmiş ağaçlıklı ve çiçekli büyük bahçe; cephane, makine ya da otomobillerin bulunduğu yer.
2. Otopark.
3. Trafik zorunlukları dışında durma biçimi.

Cümle içinde kullanımı

Yeşil alanların, parkların, koruların klorofili, kirli havayı süzer, temizler.
- H. Taner
Park ismi de güzel ya, millet bahçesi uzunca ama daha güzel.
- Sait Faik Abasıyanık

Park kelimesinin ingilizcesi

n. public garden; area of preserved land; parking lot (for cars); moving of drive heads to a certain location in order that they will not damage the magnetic media when the heads shake (Computers)
v. place a vehicle in a location for an extended period of time
n. garden, public park, plot of ground for growing plants; area of preserved land; (Computers) moving of drive heads to a certain location in order that they will not damage the magnetic media when the heads shake; depot
Köken: İngilizce

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç