Otomobil nedir?

Motorlu, lastik tekerlekli bir kara taşıt aracıdır. İnanılmayacak kadar hızlı bir gelişme göstererek, insanların bugünkü yaşayışında çok etkili olmuştur. Bu sayede herkes için geniş seyahat imkanları doğmuş, turizm gelişmiştir. 1900de dünyadaki otomobillerin sayısı iki bini aşmazken, bugün 200 milyona yaklaşan otomobil sayısı, otomobilin insanların gündelik hayatına ne derece tesirli olduğunu en iyi şekilde göstermektedir. Yurdumuzda da öteden beri otomobile ilgi duyulmuş, son yıllarda motorlu taşıtların sayısı 200.000'e yaklaşmıştır.

Otomobilin gelişmesi çok hızlı bir seyir takip etmiştir. 1769'da Fransız yüzbaşısı Nİcolas Joseph Cugnot'nun yaptığı ilk buharlı araba, otomobilin dedesi sayılır. 180Tde İngiliz Richard Trewitchich, 1829da yine İngiliz Sir Go!dsworthy Gurney, 1805'te Amerikalı Oliver Evans da, buharlı araçlar yapmışlardır. 1925'ten sonra ise benzinle çalışan arabalar, üstünlüğü bütün dünyada ele almışlardır. Benzinle ilk çalışan otomobil 1885'te Gottlieb Daimler ve Kari Benz tarafından Almanya'da gerçekleştirilmiştir. 1890'da Emile Levassor ve Rena Panhard adlı iki Fransız, Daimler motorlarıyla otomobil imaline başlamışlardır.

Louis Renault 1898'de şaft sistemini bulmuştur. İlk başarılı otomobili ise, 1893te Amerika'da Charles ve Frank Duryea kardeşler yaptılar. 1896'da Henry Ford ilk Ford'u meydana getirdi. 1896'da Amerika’da Ransom Fli Olds, seri halinde otomobil İmaline başladı. Henry Ford ise, taşıyıcı kayış tertibatı ile seri İmalata büyük bir yenilik getirdi. Oldsmobile, 1916'dan itibaren, o zamana kadar ayrı ücretle müşteriye verilen rüzgar siperi, istop lambası, tampon, dikiz aynası gibi parçaları da, araba fiyatına dahil etti. İlk akümülatör 1906'da Buick arabalarında kullanıldı. 1911 'de elektrikli marş icat edildi. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ise araba imali bütün dünyada hızlı bir ge lişme göstererek, bugünkü seviyeye vardı.

Otomobil yapımı

1. Araştırma ve deneme safhası: Dünya otomobil endüstrisi her yıl binlerce kimyager, fizikçi, makinist ve çeşitli mühendisi seferber ederek denemeler yapar ve bu iş İçin milyonlarca lira para harcar. Hedef, daima daha iyi ve konforlu arabalar yapmaktır. Bu inceleme çalışmalarından sonra küçük bir model meydana getirilir. Sonra normal boy bir araba yapılır. Sonra da seri imalata geçilir.

2. Ham madde: Otomobil fabrikalarının kullandığı başlıca ham maddeler şunlardır: Çelik, kauçuk, cam, bakır, kurşun, deri, yün, pamuk, tahta ve çeşitli plastik maddeler. Bunlar çeşitli fabrikalarda işlenerek, istenen biçimlere sokulur. Fabrikaların bir kısmı gerekli parçaları kendileri yaparlar. Bir kısmı da dışardan temin ederler.

3. Yapım: Bugün dünya fabrikalarında kütle halinde imalata gidilmiştir. İmalatın montaj kısmı çok ilgi çekicidir. Çeşitli parçaların imalinden sonra, bunlar motor, döşemeler, vites kutusu, diferansiyel gibi ana parçalar haline getirilir. Genellikle şasi ayrı, gövde ayrı kurulur. Sonra da bunların ikisi birleştirilir.

otomobil

Otomobil endüstrisinin gelişmesi dünyada milyonlarca insana yeni iş sahaları açmıştır. Otomobil satışları, benzin istasyonları, petrol damıtımı, karayolları işçileri ve şoförlerin sayısı, milyonları aşmaktadır. Bugün dünyada otomobil endüstrisi bakımından en başta Amerika, Almanya, İngiltere, İtalya, Fransa, Japonya, Rusya ve Çekoslovakya gelmektedir. Bizde de ilk olarak 1960'da ilk otomobil denemesi yapılarak «Devrim» adı verilen araba imal edilmiştir. Daha sonraları 1968 yılı içinde yabancı şirketlerle ortaklaşa çalışmak suretiyle seri otomobil imalatına başlanmıştır.

Otomobildeki sistemler

Modern bir otomobilin ana sistemleri, güç üretim sistemi, güç transfer sistemi, şase ve karoserdir. Otomobilde güç, motordan elde edilir. Motor, yakıt hava karışımlı kimyasal enerjiyi yakmak suretiyle mekanik enerjiye çevirir. Bu enerjiyi uygun bir kavrama ve dişli donanım aracılığı ile tekerleklere iletir. Motor ısısı, su veya hava soğutması ile kontrol edilir. Otomobilin hızı motora giren yakıt-hava karışımının artması ile artar. Otomobilin dönüşleri direksiyon ve difransiyel sistemi aracılığı ile sağlanır. Durma işlemi teker kampanalarına frenleme yaptırmakla sağlanır. Otomobilde geri kalan aksam, kolay kullanma, lüks ve emniyetle ilgilidir.

Otomobil motoru: Mevcut otomobil motorlarının gücü 45 ile 425 HP (beygir gücü) arasında değişir. Yarış otomobillerinde bu güç daha da arttırılmıştır. Motorlar dört zamanlı olup, 4, 6, 8 silindirli olabilir. Motorun ana kısımları silindir, piston, piston kolu, sübaplar ve krank şafttır. Pistonların silindir içindeki dikey hareketleri krank şaftta eksenel dönüşe çevrilir (Bkz. Motor). Piston, silindir içinde hareket ettiği için, metal metale sürter. Motorun diğer kısımlarındaki mekanik sürtünmeleri azaltmak için motor, yağlama sistemiyle devamlı yağlanır. Bir otomobil motoru yaklaşık 3-4 litre yağ alır. Yağın akışkanlığı, motor cinsine göre yaz ve kış farklı kullanılır. Yağlama sistemi iyi çalışmazsa motor pistonu, pistonkol yatağı, krank şaft yatakları çizilerek bozulur. Neticede motor hasar görür.

Soğutma sistemi: İçten patlamalı motorlarda 2760°C’ye ulaşan bir sıcaklık mevcuttur. Bu hararetin belli sınırlarda tutulması gerekir. Motor sıcaklığı sulu ve havalı sistemlerle kontrol edilir. Su sıcaklığı 71-82°C civarında tutulur. Suyu soğutan, dıştan üfleyen fan sistemi de vardır. Su devri daimi hararetin miktarına göre termostatla kontrol edilir.

Yakıt sistemi: Otomobilde yakıt sistemi, yakıt tankı, yakıt pompası ve karbüratörden müteşekkildir. Yakıt-hava karışımını ayarlayan karbüratör, otomobilin en mühim parçasıdır. Motorun verimli çalışması için karbüratörün ayar edilmesi gerekir. Yakıt; silindirlere, motor şaftına dişlilere irtibatlı eksantrik şaftının dönmesiyle tahriklenen giriş süpaplarından girer. Patlama olduktan sonra yanmış yakıt yine eksantrik şaftından tahriklenen çıkış süpaplarından egzoza atılır. Egzoza susturucu bağlıdır. Susturucunun görevi, motor patlama gürültüsünü kesmektir.

Elektrik sistemi: Otomobilin elektrik sistemi, batarya, dinamo, ilk hareket motoru, ateşleme sistemi ve lambalardan meydana gelmiştir. Batarya, 12 V doğru akım üreticisidir. Bataryaya akümülatör de denir. Motorun ilk döndürme hareketi, "ilk hareket motoru" ile sağlanır.

Bataryanın elektrik enerjisi, motor çalıştığı müddetçe, bir kayış irtibatı ile dönen dinamodan temin edilir. Silindirlerde sıkışan yakıt hava karışımı, ateşleme sistemiyle patlatılır. Ateşleme sistemi, bataryadan gelen ve bir bobinde 15.000 volta kadar yükseltilen elektrikle çalışır. Bu gerilim distribütör (dağıtıcı) aracılığı ile silindir üstlerindeki bujilere gelir. Bujilerde kıvılcım meydana geldiği için, sıkışan yakıt patlar. Bujilere gerilim gelmesi, giriş ve çıkış süpaplarının açılıp kapanması, pistonun aşağı yukarı hareketi belli bir sırayı takip eder. (Bkz. Motor)

Debriyaj ve difransiyel: Motor şaftından elde edilen döner mekanik enerji, debriyaj aracılığı ile tekerleklere giden şafta irtibatlanır. Tekerlere güç, difransiyelden sonra tatbik edilir. Difransiyel bir çeşit dişli grubudur. Difransiyelin görevi iki tekerleğe bağlı şaftlara, gerekirse farklı dönüş yaptırabilmektedir. Otomobil bir virajı dönerken iç tekerleğin katettiği yol, dış tekerlekten azdır. Tekerleklerin bu farklı dönüşünü difransiyel dişlisi telafi eder.

Şase: Otomobilin motor, tekerlek, süspansiyon ve karöserini taşıyan şasedir. Otomobilde şase tam ve yarım olmak üzere iki türlüdür. Tam şase arka ve ön tekerlek sistemini birlikte ihtiva eden birbirine bağlı çelik kısımdır. Yarım şasede ise, ön tekerlek ve süspansiyonları ile arka tekerlek ve süspansiyonları ayrı ayrıdır. Süspansiyon sisteminin görevi otomobilin sarsıntısız ve dengeli hareketini sağlamaktır. Süspansiyon sistemi helozon yay, amortisör ve iki tekerlek arasında denge çubuğundan meydana gelir. Bütün bu tedbirlere rağmen ani çukurlardan geçerken en son, şok kesici lastikler yardımı ile otomobilin sarsıntısı hafifletilir.

Fren: Otomobillerde fren tertibatı en önemli görevi yapar. Otomobil hareket edip süratle giderken durdurulması gerekebilir. Otomobilin durdurulması frenle olur. Fren, ön ve arka tekerlek kampanalarına, ısıya dayanıklı bir malzemenin sıkıca bastırılması ile temin edilir. İki tür fren sistemi vardır. Kampana tipi frende tekerlek kampanası iç yüzeyine yarım ay şeklinde iki balata yerleştirilmiştir. Bu balatalara ortadan bir pistonla bastırılır, balatalar kampanaya sürter ve tekerlek dönmesi durur. ?inci tip fren disk tipidir. Disk tipinde tekerlek kampanası disk şeklinde olup, bu diske her iki yüzeyinden bir pistonla balatalar bastırılır. Pistonlar hidrolik güçle hareket ettirilir. Hidrolik güç ise fren pedalına basılması ile elde edilir.

Tekerlekler: Otomobillerde cant ve lastikler ebat olarak farklılıklar gösterir. Çapı 12, 33.02, 35.56, 38.1 cm olan cantlar vardır. Lastikler radyal ve normal olmak üzere iki tür imal edilir. Lastik içinde, mukavemeti arttıran kortlar vardır. Lastik yüzeyi, kaymayı önleyici ve otomobilin çekiş gücünü arttırıcı özellikte girintili çıkıntılıdır. Lastiklere bir süpaptan yaklaşık 1.7 kg/cm 2 basınçlı hava verilir. Süpap, lastik içinde havayı geçirdiği halde geriye hava kaçmasına mani olaniğne valftir.

Direksiyon: Otomobilin dönme işlemi direksiyon sistemiyle sağlanır. Direksiyon simidinden elle verilen döndürme hareketi, bir dişli yolu ile ön tekerlere intikal eder. Ön tekerler dönülecek yöne göre paralel olarak kollar yardımı ile çevrilir. Elle fazla güç tatbik edilmediği halde dişli yardımı ile dönüş temin edilir. Karoser: Otomobilin dış görünüşü ve içinin yerleştirilişinin tamamı karoserdir (Bkz. Karoser). Karoser, otomobilin süratle giderken hava ile sürtünmesini en düşük seviyede tutacak şekilde yapılır. Konfor, görüş sahası ve mukavemet en önemli faktörlerdir.

Silindirler: Silindir biçiminde boşluklardan İbarettir. Bir ucu kapalıdır. Öbür ucuna da piston takılmıştır. Kapalı tarafına yanma odası denir. Hacmi, motordan motora değişir. Buna «silindir hacmi» denir. Santimetre küple ölçülür. Silindirler ya bir sırada, ya da karşılıklı V biçiminde olur. 4 ve 6 silindirli otomobil motorlarının çoğu bir sıralıdır. 8 silindirliler bir sıralı olabileceği gibi, V biçiminde de olabilirler. Silindirlerin kapalı tarafında egzoz, yakıt supapları ve buji bulunur.

Piston ve segmanlar: Pistonlar, silindirin İçinde hareket eden, gene silindir biçiminde parçalardır. Pistonun üst tarafında üç madeni halka vardır. Bunların her birine segman denir. Segmanlar pistonu çepeçevre kuşatırlar.

Biyel kolu: Bir ucu pistona, bir ucu da krank miline bağlı madeni bir çubuktur. Her iki ucu da mafsallıdır. Pistonun hareketini, krank miline İletir.

Krank mili: Pistonun düz hareketini, dönme hareketine çevirir. Dirsekli bir mil dir. Krank milinin şoförden yana olan tarafında volan denilen madeni, büyükçe bir tekerlek vardır. Bu ağır tekerlek, krankın hareketine düzen vermeye yarar.

Eksantrik mil: Krank miline paralel bir mildir. Hareketini dişliler vasıtasıyla kranktan alır. Üzerindeki eksantrik halkalarla birlikte çalışan özel düzenle supapların açılıp kapanmasını, distribütörlerin çalışmasını sağlar.

Marş motoru: Bir elektrik motorudur. Motorun kendi kendine çalışmasına yetecek kadar hareket kazanmasını sağlar. Motora ilk hareketi verir. Gerekli elektriği akümülatörden alır. Marşa basılınca, motor çalışır. Motorun miline bağlı olan bendiks dişlisi, yivlerin üzerinde kayarak, volanın dişlilerine geçer, volanı çevirir.

Distribütör: Akümülatörlerden gelen akımı bujilere dağıtan bir alettir. Hareketini eksantrik milden alır. Akümülatörlerle distribütör arasındaki endüksiyon bobini, 6 voltluk akımı 18-20.000 volta çıkarır.3) Dinamo: Motorun çalışması için devamlı elektrik akımına ihtiyaç vardır. Bu akım yalnız akümülatörlerden sağlanamaz. Bunun için ayrıca dinamo kullanılır.

Klakson: Amerikan firmalarından birinin geliştirdiği bir çeşit kornanın markası olan klakson, sonradan elektrikle çalışan bütün korna cihazlarının adı olmuştur. Bir kondansatörle, İnce, madeni bir zardan ibarettir. Düğmeye basıldığı zaman mıknatıslanan bir elektrik mıknatısı, zarın titreşmesini ve ses vermesini sağlar. Motordan sonra otomobilin en önemli kısmı, transmisyon düzenidir. Motorun sağladığı hareketi, arka tekerleklere aktarmaya, aynı zamanda arabanın hızını ayarlamaya yarar. Ana parçaları şunlardır:

Debriyaj: Arabayı yürütmeden motoru çalıştırmak, hız değiştirmek gibi sebepler yüzünden gerektiği zaman motorun hareketini transmisyondan ayıran düzene denir. Şoför yerindeki debriyaj pedalı ile kumanda edilir. İki diskten meydana gelmiştir.

Vites kutusu: Fransızca «changement» (değiştirme) kelimesinden bozulmuş olarak şanzıman da denir. Arabanın hızını ayarlamaya yarayan dişlilerin bulunduğu kutudur. İçinde üst üste iki mil üzerinde iki sıra dişli vardır. Otomobil hareket halinde iken vites değiştirme, senkromeş bileziği denen bir halka sayesinde olur. Vites kutusu yağ doludur. Dişliler yağ içinde döner. Otomatik vitesli arabalar ilk olarak 1939'da yapılmaya başlanmıştır. Bu çeşit arabalarda debriyaj yoktur.

Şaft: Diferansiyel ile vites kutusu arasındaki mildir.

Diferansiyel: Otomobildeki arka aksın ortasında, büyükçe bir toparlak demir mahfaza vardır. Bunun içinde diferansiyel düzeni bulunur. Görevi, iki arka tekerleği birbirinden ayırmak, gerekince bunların birbirinden farklı hızlarla dönmesini sağlamaktır.

Otomobillerde soğutma ve yağlama tertibatının da çok büyük önemi vardır. Otomobillerin silindir blokunda silindirlerin çevresi boştur. İçinde su dolaşır. Buna su gömleği denir. Radyatör içindeki su, su gömleklerinden geçerek motorun sıcaklığını alır, sonra yine radyatöre gelerek hareketini kranktan alan bir vantilatörle soğur. Motorun yağlanması alt karterdeki yağ vasıtasıyla olur. Motorun altındaki bu kısım yağla doludur. Yağın içinde bulunan yağ pompası, eksantrik milden aldığı hareketle, yağı motorun gerekli yerlerine basarak dolaştırır.

Otomobillerin büyük çoğunluğunda yakıt olarak benzin kullanılır, bazıları da mazotla çalışır. Bir otomobilin yakıt düzeni, arabanın arkasında bulunan benzin deposu, taşıycı borular, benzin pompası ile karbüratörden ibarettir. Otomobilin aydınlatma düzeni, elektrik düzeninin bir bölümüdür. Başlıca parçaları: Farlar, stop lambaları, seyir ve sinyal lambalarıdır. Hareket halindeki otomobilin en önemli kontrol araçlarının başında, direksiyonla fren gelir. Direksiyon, otomobile yön vermeye yarar. Ana parçaları: Direksiyon simidi, direksiyon mili, rottur. Frenler ise üç çeşittir:

Kompresyon freni: Silindirlerdeki basıncın otomobili yavaşlatmakta, durdurmakta kullanılmasına denir.

Mekanik fren: Duran otomobilin hareket etmesini önlemeye yarar. Sürtünme esasına dayanır. «El freni» de denir.

Hidrolik fren: Hidrolik yağın basıncı İle 4 tekerleğe birden etki yaparak, otomobili yavaşlatmaya veya durdurmaya yarar. Pedalla kumanda edilir. Otomobilde ayrıca şoför yerinde çeşitli göstergeler, düğmeler, manivelalar, pedallar görülür. Dikiz aynası, cam sileceği, güneş vizörü, kontak anahtarı da şoför mahallindedir.

Sözlükte "otomobil" ne demek?

1. Patlamalı, içten yanmalı, elektrikli bir motor ya da gaz türbiniyle hareket eden taşıt.

Cümle içinde kullanımı

Otomobiller, atlar, arabalar coşkun bir sel uğultusu ile geçiyordu.
- Y. K. Karaosmanoğlu

Otomobil kelimesinin ingilizcesi

adj. automotive
n. automobile, auto, car, motorcar, autocar, motor
Köken: Fransızca

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç