Opal nedir?

Adına «panzehir» de denen değerli bir taştır. Kimya yönünden yapısında (x) molekül su bulunan bir silisyum dioksit mineralidir. Silikat ve silikatlı taşların bozulmasından meydana gelir. 1) Asil opal, 2) Ateş opal ve 3) Süt opal olmak üzere çeşitleri vardır. Bunlardan ilki, en çok Macaristan ve Meksika'da bulunur. Mücevherat yapmaya yarar.

Bazı çeşitleri, gökkuşağı gibi renkler neşreder. Opaldaki su oranı % 1 ile % 21 arasında değişir. İçindeki su, opala sertlik ve kolay kırılabilirlik hususiyetini verir. Sertliği 5-6,5 arasında, çekimi 1,9-2,3 arasında yine su oranına bağlı olarak değişir. Renkli olanlarına kıymetli opal denir. Bunlar eski çağlardan beri mücevher olarak bilinir. Böyle parlak olmayanlara adi opal denir. Eskiden beri en çok tutulan opal çeşitleri beyaz, mor ve siyah opaldir.

Bunlara beyaz, mavi ve siyah denmesinin sebebi, arkalarına mavi, beyaz ve siyah fon konunca çok güzel renkler neşretmelerinden ileri gelir. Kıymetli opalin eski bir kaynağı Çekoslovakya’nın Kösice yakınlarında Czerwenitza’dadır. Çok güzel nümunelerin geldiği yerler olan Queretaro ve Zimapan Meksika’da, Gracias ise Honduras’tadır. Meksika’da ateş opal adı verilen kırmızı ve turuncu-kırmızı opaller vardır. Bunlar ekseriya ışık neşretmezler.

Yakın zamana kadar opal kaynakları arasında Galler bölgesindeki White Cliffs ve Ligtning Ridge, Avustralya’daki Bulla Çayı ve Barcoo Nehri sıralanabilir. Nevada’da Humbolt yakınlarında, Idaho’da ise Latah yakınlarında çok nadide opaller çıkmaktadır. Buradaki opaller, genellikle taşlaşmış odunlarla birlikte bulunur. Taşlaşmış odunların nadide nümunelerinin içinde bazı cisimler, orijinal hallerini muhafaza ederler. Bu sebeple quartzlar, opaller gibi taşlaşmış odunlarla beraber bulunmazlar.

opal

Quartzlar da silisyumludur ama muhteviyatında su yoktur. Kristallidir. bambu ve diatomlar gibi bazı bitki ve hayvanlar, yapılarının sert kısımlarında opal biriktirirler. Opal mücevherlerin bakımı: Avrupalılar, opalin kırılmasını daima batıl bir itikad olarak uğursuzluk saymışlardır. Kurak zamanlarda su kaybına bağlı olarak kırılan opal, kırılmaması için arasıra suya sokulmalıdır.

Opal, amorf bir yapıya sahip olmasına rağmen silisin kristal olmayan bir şeklidir. Opal 100°C altında oluşmuş bir silika jelidir (çökelimıdir). Bu jel sedımanter tabaka çatlak ve yarıkları içine sızarak oluşmuştur. Metorik sudaki silika, buharlaşmayla konsantre haline gelir ve bunun sonucundan kolloidal silika jeli yani opal oluşumu gerçekleşir. Opalin bilinen klasik jel dokusu yanında taneli agregalar gösterebileceği ve bu doku ile krıstobalite bir geçiş gösterdiği bilinmektedir.

Elektron mikroskobunda değerli opal, kapanım silika kürecikleri ve su yada CO2 gaz boşlukları içerdiği gözlemlenmiştir. Opal konkoidal kırınımlı ve değişik renk oluşumuyla karakterize edilmektedir (Simandl, 1998). Opalin jeolojik şartlarda oluşması için (H2SİO4) silisikasit konsantrasyonunun 100-200ppm olması gereklidir. Volkanik kayaçlarda silis silikatların hidrotermal aberasyonundan türeyebilır. Kırılma yüzeyi konkoidaldir. Sertlik 5-6, özgül ağırlık 2- 2,25'dır. Camsı parlaklıkta fakat sık sık reçinemsidir. Renksiz, beyaz, sarı, kırmızı, kahverengi, yeşil, gri ve mavinin açık tonlanndadır.

Koyu renkler safsızlıklar nedeniyle oluşur. Saydam, yarı saydamdır. Ultraviyole ışıkta bazı opal türleri yeşilimsi flüoresans özellik gösterir. Yapısındaki su miktarı %3 - %21 arasındadır(Url 4). Kıymetli opallerin, göze çarpan en belirgin özelliği ışığın spesifik dalga boyunu yansıtabilme ve kırabilme özelliğine sahip olmasıdır. Aslında bu olayı açıklayabilmek için "opalescence" (opal ışıma) terimi ortaya atılmıştır. Kayalardaki amorflu silika küreciklerinin boşluk ve boyutu ışığın spesifik dalga boyunu yansıtır; her bir küreden yansıyan ışınlar, küçük su damlacıklarındaki gökkuşağı rengine benzer.

Işığın dalga boylarının bu karşılıklı etkileşimi opale sahip olduğu eşsiz bir görsel cazibe verir ve aynı zamanda opali dünyada en çok aranan süs taşlarından birisi yapar (Url 2). Opalde bulunan renk oyununun nedenini açıklamak için pek çok teori ileri sürülmüştür. 1960'larda Elektron mikroskobunun da yardımıyla bu renk oyununun sebebi keşfedildi. Bunun kısaca açıklaması; Opaller düzgün bir şekilde dizili küçük silika küreciklerinden oluşur ve bunlar kayaca giren ışığı spektral renklere ayırır. Ayrılan bu ışık dalgası kayaçta bir ışık parıltısına veya parıldamasına neden olur.

Sıralanmış bu silika küreciklerinin yapı ve yoğunluğu opalde farklı renklerin kırılmasıyla ilişkilidir. Çatlama durumunda opaller olumsuz etkilenmektedir ve opalin biçiminde belirsizlikler oluşturmaktadır. Çatlama durumu genelde opalin çabuk kuruması yada nemli ortamdan alınıp ani ve yoğun ışığa maruz kaldığında oluşmaktadır. Opalin sertliğinin fazla olmasına rağmen, çatlamaya ve kırılmaya karşı oldukça eğilimlidirler. Opalin su içeriği kaybı yanardönerliğinin kaybına da sebep olmaktadır.

Sözlükte "opal" ne demek?

1. Silis grubundan değerli bir mineral; silisin hidratlı ve jelatinli bütün türlerini kapsar, panzehir taşı.
2. İnce düzgün dokunmuş pamuklu kumaş.

Opal kelimesinin ingilizcesi

n. iridescent semi-precious stone of hydrated silica
n. opal, iridescent semi-precious stone
n. opal, girasole
Köken: Fransızca

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç