Ocak nedir?

İçinde ateş yakıp ısınmak için evlerde yararlanılan çevresi siperli, üzerinde dumanı çekmeye yarayan davlumbazı bulunan bir yerdir. Son zamanlarda buna «şömine» de denmektedir. Fakat soba ve kaloriferin yaygınlaşmasından sonra modern meskenlerde eski önemini kaybetmiş, ancak köy evlerinde veya lüks yapılarda süs olarak kalmıştır. Eski Türk evlerinde ocakların çok güzel örnekleri vardı.

Eski çağlardan beri evlerde ısınmak, yemek pişirmek için ocaklardan faydalanılırdı. Kömür, taş ve maden çıkarılan yerlere, ziraatçıların bostanlarda her çeşit sebze için ayırdıkları, etrafını toprak parçalarıyla yükselttikleri yerlere de ocak ismi verilmektedir. Herhangi bir şeyin çok bulunduğu veya yapıldığı, belli bir maksat veya gaye için toplanılan yerlere de ocak denmektedir. Özel bir gaye ve hizmette kullanılmak üzere teşkilatlı olarak kurulan, aile gibi bir arada yaşayan kuruluşlar da ocak ismini almaktadır. Osmanlılardaki yeniçeri Ocağı bu şekilde kurulmuştur. Bugün halk arasında asker ocağı tabiri de bu manada kullanılmaktadır.

Evlerde kullanılan ocağın tarihi, insanoğlunun ateşi bulmasıyla başlar. İlk zamanlarda belli aralıklarla konan birkaç taşın meydana getirdiği ve içinde ateş yakıldığı yerler ocak olarak kullanılırdı. Daha sonraları insanların barındıkları yerlerin içinde ocak vasıtasıyla ateşler yakılmaya başlandı. Odun olarak dayama denen kütükler yakıldı. Ortada da yanan ocağın dumanını dışarı atmak için barınakların üst kısımlarından delikler açıldı. Bu delikler sayesinde dumanların dışarı atılması sağlandı. Bugün ocaklarda gördüğümüz baca şekilleri bu gelişmenin sonucunda ortaçağda meydana çıkarak, zamanımıza kadar çeşitli değişikliklerle geldi.

ocak

Eski Türk kabilelerinde ocak ve ocaktan faydalanma vardı. Fakat bunlar göçebe halinde yaşadıkları için bacalı ocaklıkları mevcut değildi. Zaten ihtiyaç da yoktu. Türkler yerleşik düzene geçtikleri zaman kullandıkları ocaklarda da değişiklik oldu. Isınmak ve yemek pişirmek için etrafı kapalı, önü evin içine açık, üzerinde dumanı toplayarak dışarı atmak için bacası olan ocaklar yaptılar. Bunları evlerin duvarına gömülü olarak yapar ve bacasını da aynı duvarın içinden yukarı evin çatısına çıkarırlardı.

Ahi tekkelerinde, Selçuklu medreselerinde ve kervansaraylarda bu tip ocakları görmek mümkündür. Selçuklulardan sonra Osmanlılar zamanında gördüğü iş ve süslemecilik bakımından son derece güzel ocaklar yapıldı. Osmanlı-Türk yapı sanatında ocakların süslenmesi ayrı bir süsleme sanat dalı olarak gelişti. Bursa’da antika bir ocağın dış kısmı sökülüp kaçırılarak senelerce önce 1000 İngiliz lirasına satılması bunların kıymetini açıkça belirtmektedir.

Evlerde yapılan ocakların önleri açık olduğu için, yapımı büyük ustalıklar istemektedir. Yapılan ocakların bacaları çok iyi çekmelidir. Bunun aksi olursa ocak tüter ve dumandan durulmaz. Bunu önlemek için bacalar evlerin çatısını geçecek şekilde yapılmıştır. Günümüzde modern şekilde yapılan evlerde ocağa pek az rastlanmaktadır. Daha çok salon ve oda süsleme maksadıyla şömine denen ocaklar yapılarak dekoratif bir görünüm verilmektedir. Bugün ocak denilince, ısınmanın dışında yemek pişirmek için kullanılan ocaklar akla gelmektedir. Bunlar havagazı, kömür, gaz, elektrikli ocaklar vs. gibileridir.

Sözlükte "ocak" ne demek?

1. Ateş yakmaya yarayan, pişirme, ısıtma, ısınma gibi amaçlarla kullanılan yer; kahvelerde, kuruluşlarda çay, kahve vb.nin yapıldığı yer.
2. Odalarda, genellikle duvar kenarında tuğla ya da taştan yapılmış, bacası olan yer, şömine; taş ya da maden çıkarılan yer.
3. İsı vererek üzerine ya da içine konulan maddeleri ısıtan, pişiren, kaynatan, eriten araç ya da aygıt; bostanlarda her cins sebze için ayrılmış, çevresi yükseltilmiş toprak parçası.

Cümle içinde kullanımı

Ocak ayını sevmem, oldum olası.
- B. Felek

Ocak kelimesinin ingilizcesi

n. January, stove, oven, fireplace, cooker, fire, furnace, range, grate, hearth, seedbed

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç