Nemrut

M.Ö. 2.000 yıllarında yaşamış Babil Kralıdır. Hayatı efsanelere karışmıştır. Buna göre kendisini tanrıya tapmaya davet eden İbrahim Peygamber'i ateşe attırarak öldürtmek istemiş, Hz. İbrahim de mucizielerinden birini göstermiş, ateş kendiliğinden bir gül bahçesi haline gelmiş ve peygamber yanmaktan kurtulmuştur. Nemrut adının bir tek krala ait olmayıp, Mısır hükümdarlarına «firavun» denilmesi gibi, eski Babil krallarının hepsine verilen bir lakap olduğu da sanılmaktadır. «Nemrut» sözü dilimizde de katı yürekli, asık yüzlü anlamına gelir.

Birinci Nemrud, Nuh aleyhisselamın oğlu Ham’ın soyundandır. Babil şehrini kurdu. Keldani kavmi ve hükümdarları olan Nemrudlar, putlara ve yıldızlara tapıyorlardı. Dünyanın meskun bölgelerine hakim olan ve ilk tac giyen Nemrud, kibir, gurur, sefahet ve cahillik sebebiyle tanrılık davasında bulundu. İnsanların kendisine secde etmelerini istedi ve çok zulmetti. Allahü teala Nemrud ve kavmine doğru yolu göstermek, emir ve yasaklarını bildirmek için İbrahim aleyhisselamı peygamber gönderdi.

Nemrud ve kavmi İbrahim aleyhisselama iman etmediler. Nemrud, İbrahim aleyhisselamın davetini kabul etmediği gibi, onun kendisine secde etmesini emretti. İbrahim aleyhisselam Nemrud’u ve Keldani kavmini Allahü tealaya iman ve ibadete davet etmeye devam etti. Nemrud önce hapsettirerek ateşte yakılmasını emrettiği İbrahim aleyhisselamı, kavminin haftalarca topladığı odunu ateşledikten sonra ateşe attırdı. Kendisi için yaptırdığı yüksek kuleden de hadiseyi seyretti. Allahü tealanın korumasıyla İbrahim aleyhisselamı ateş yakmadı.

Gürül gürül yanan ateşin ortasında İbrahim aleyhisselamın yemyeşil bir bahçe içerisinde oturduğunu gören Nemrud, hayretler içerisinde kaldı. İbrahim aleyhisselamla mücadeleden aciz kaldığını anlayıp, bu işten vaz geçti. Fakat iman etmedi. Hadiseyi görenlerden bir kısmı iman etti. İbrahim aleyhisselam Allahü tealanın emriyle, kendisine inananlarla birlikte Babil’den hicret etti. 

İbrahim aleyhisselam Babil’den hicret ettikten sonra, Allahü teala Keldani kavmi üzerine sürüler halinde sivri sinekler gönderdi. Sivrisinekler onların kanlarını emip, kupkuru bir halde bırakarak helak etti. Sivrisineklerden birisi de Nemrud’a musallat oldu. Sivrisinek burnuna girip, beynine kadar ilerledi. Beynine giren sineğin verdiği rahatsızlığı önlemek için başına bir tokmakla vurulmasını emr eden Nemrud, sineğin verdiği ızdıraplarla öldü.

Kendisi iman etmemek suretiyle ebedi kurtuluştan mahrum kaldığı gibi, başkalarının da iman etmesine mani olan Nemrud’un hayatı, saltanatı, serveti ve mülkü heba olup gitti. Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem buyurdu ki: “İsmini duyduğunuz kimselerden, yeryüzüne dört kişi malik (hakim) oldu. İkisi mümin, ikisi kafir idi. Mümin olan iki kişi, Zülkarneyn ile Süleyman (aleyhimesselam) idi. Kafir olan ikisi de Nemrud ile Buhtunnasar idi. Beşinci olarak yeryüzüne benim evladımdan biri, yani Mehdi (aleyhirrahme) malik olacaktır.”

Sözlükte "nemrut" ne demek?

1. Yüzü gülmez, acımaz, can yakıcı.

Nemrut kelimesinin ingilizcesi

n. Nimrod
Köken: Arapça

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç