Sözlükte "monopol" ne demek?

1. Tekel.

Monopol kelimesinin ingilizcesi

[Monopol (das) ] n. monopoly, exclusive control of a commodity or service in a particular market; trust, several companies banded together in order to reduce competition; cartel, syndication
n. monopoly, exclusive control of a commodity or service in a particular market, total access or privilege to the exclusion of competitors
Köken: Fransızca

Monopol ne demek? (Ekonomi)

(Monopoly) Bir malın tek bir satıcısının bulunduğu piyasa. Mutlak monopol durumunda piyasada hiçbir rakip firma bulunmaz, tek üretici ve satıcı piyasa üzerinde tam bir denetime sahiptir. Monopolcü, fiyatı piyasanın kaldırabileceği en yüksek düzeyde belirler. Monopolcünün talep eğrisi tam rekabet piyasalarındaki piyasa talep eğrisi gibi, negatif eğimli bir eğridir. Monopol dengesi, Tam Rekabet Piyasalarında olduğu gibi, marjinal maliyet eğrisinin marjinal gelir eğrisine eşitlendiği noktada gerçekleşir. Bu noktada monopolcünün denge üretim düzeyi OQ dür. Bu üretim miktarının hangi fiyattan satılacağı ise talep (ortalama gelir) eğrisine çizilecek bir dikmeyle bulunabilir. Grafiğe göre bu fiyat OP dir. Monopol koşulları altında uygulanacak fiyat tam rekabettekinden daha yüksek, denge üretim hacmi de tam rekabettekinden daha düşüktür. Üretimin daha düşük olması, marjinal maliyetin marjinal geliri kestiği noktanın ortalama maliyetin en düşük olduğu noktanın altında kalmasından anlaşılmaktadır. Böyle bir durum, monopolde kaynakların etkin kullanılmadığını ve tüketicilerin yüksek fiyat ödeyerek optimum refaha ulaşamadıklarını ifade eder. Monopolde fiyatın ortalama maliyet eğrisinden yüksek olması bir Normal Üstü Kar bulunduğunu ifade eder. Oysa tam rekabette üreticiler arasındaki rekabet normal-üstü karın oluşmasına olanak vermez. Grafikte taralı alan monopolcünün normal - üstü karını gösterir. Gerçek hayatta mutlak monopole rastlamak güç olabilir. Çünkü böyle bir durum için ilgilimalın hiçbir İkame Malının bulunmaması gerekir ki bu da çoğu kez gerçek dışıdır. Bununla birlikte, monopolcü güç elde etmek için üretimin tam olarak denetimi gerekli değildir. Söz gelimi, endüstri üretiminin yüzde 80 ini denetiminde bulunduran bir firma, geri kalan yüzde 20 si üzerine kendi fiyatını dikte ettirebilir. Oluşumları açısından monopoller, devlet monopolleri ve özel monopoller diye iki gruba ayrılabilir. Devlet tarafından tek üretici olarak işletilen PTT, elektrik, su gibi hizmetler devlet monopolüne örnektir. Özel monopoller de ya devletin verdiği tek üreticilik imtiyazından, ya da üstün nitelikteki emeğe veya üretimin aşırı büyüklükte sermaye gerektirmesinden kaynaklanmış olabilir. Aşırı büyük sermaye, endüstriye girişleri engelleyerek daima monopolleşmeye yardımcı olur. Bazı durumlarda iç piyasa hacmi ancak tek bir firmanın faaliyet göstermesine olanak verecek bir düzeydedir. Örneğin ikinci bir firmanın girmesi, satışları azaltarak maliyetlerin yükselmesine ve karlılığın ortadan kalkmasına neden olabilir. Bu gibi nedenlerle ortaya çıkan monopollere de Doğal Monopol adı verilir. Günümüzde monopolleşmenin bir yolu, aynı endüstride faaliyet gösteren firmaların aralarında yapacakları gizli veya açık anlaşmalarla birleşmeleri, kartel veya tröstler kurmalarıdır. Ancak bu gibi serbest ticareti kısıtlayan ve tüketiciyi sömüren kuruluşlar, hemen hemen bütün ülkelerin yasalarınca yasaklanmıştır (Bkz. Tam Rekabet).

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç