Mevlit nedir?

Peygamberimiz Hz. Muhammed'in doğduğu gecenin adıdır. Hz. Peygamberin doğumunu anlatan eserler de mevlit (Mevlut) diye anılır.

Mevlit, Arabi aylardan Rebiyülevvelin 12. gecesine rastlar. Türk edebiyatında, yazılan mevlitlerin en güzeli, en tanınmışı ve en yaygını Süleyman Çelebi'nin yazdığı «Mevlit» tir. Bu mevlit yazıldığı 15. yüzyıldan itibaren bütün Osmanlı Türk aleminde beğenilmiş, çeşitli vesilelerle sık sık okunmaya başlanmıştır.

Mevlit, kandillerde okunduğu gibi, doğum, ölüm, anma vesileleriyle de okunur. Mevlidi «mevlithan» denen hafızlar, sesle okurlar. Mevlit sırasında ayrıca şeker dağıtmak, gül suyu serpmek adet haline gelmiştir. Süleyman Çelebi'nin 15. yüzyılda yazılan Mevlid'inden başka 14. yüzyılda yaşamış Erzurumlu Mustafa Darir'in Tercümetü'd-Darir'i vardır. Bunu İbn-i İshak'ın Siretü'n-Nebi'sinden çevirmiştir. Bir diğer mevlid de Fatih Sultan Mehmed zamanında yaşamış Ahmed'in yazdığıdır.

Mevlid, yalnızca Müslüman Türkler arasında değil, bütün İslam dünyasında çok beğenilmiştir. Arnavutça, Rumca ve İngilizceye de tercüme edilmiştir. Asırlar boyunca bütün İslam dünyasında mübarek gün ve gecelerde, sünnet, düğün gibi toplantılarda ve diğer vesilelerle sevilerek okunmuş ve dinlenmiştir. Müslümanların Muhammed aleyhisselama olan aşk ve muhabbetlerine tercüman olmuştur. Mevlid'in yazılış sebebi de Süleyman Çelebi'nin Peygamber efendimize duyduğu engin muhabbettir.

Süleyman Çelebi'nin Bursa Ulu Camideki imamlık yıllarında, İranlı bir vaiz, kürsüde Bakara suresinin 285. ayetini kendi bilgisine göre tefsir etti. Allahü tealanın gönderdiği peygamberler arasında hiçbir fark görmediğini ve Muhammed aleyhisselamın hazret-i isa peygamberden daha üstün tutulmayacağını söyledi. İranlı vaizin bu bozuk ve hakikatlere uymayan şahsi düşünceleri, Süleyman Çelebi'nin Muhammed aleyhisselam için gönlünde duyduğu aşk ve muhabbete ziyadesiyle tesir etti.

Bu türlü iddiaları cevaplandırmak ve sahiplerini susturmak, Muhammed aleyhisselamın bütün diğer peygamberlere üstün, son peygamber olduğunu isbatlamak için Mevlid'ini yazdı. Mevlid; baştan sona kadar Ehl-i sünnet itikadını, Allahü tealanın mutlak iradesini, alemi yoktan var ettiğini ve Peygamber efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) hiçbir mahlukta bulunmayan üstün, yüksek ve emsalsiz vasıflarını anlatır. Her kelimesinde gönlü Resulullah aşkı ile yanan bir müminin engin aşk ve muhabbet kokuları vardır. Diğer peygamberlere olan bütün üstünlükler de en güzel ve en veciz kelime ve ifadelerle anlatılmıştır.

Mevlid; “münacat” (Allahü tealaya yalvarma), “viladet” (Peygamber efendimizin doğumu), “risalet” (Peygamber oluşu), “mirac” (göklere çıkışı, Cenneti ve Cehennemi görmesi), “rıhlet” (Peygamberimizin vefatı) ve “dua” bölümlerinden ibarettir. Söze Allahü tealanın ism-i şerifi ile başlayan Süleyman Çelebi, adem aleyhisselamdan Peygamberimize kadar bütün peygamberlerin alınlarında nur parladığını ve bu nurun Muhammed aleyhisselama intikal ettiğini anlatır.

Peygamberimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) doğuşuna geniş bir yer ayırarak, O doğarken annesinin neler duyup, neler gördüğünü, bu anda bütün varlıkların engin bir neşe içinde kaldıklarını, bütün zerrelerin O'nu büyük neşe içinde karşıladığını söyler. Mevlid'de bundan sonra, Muhammed aleyhisselama peygamberliğin nasıl geldiğini ve mirac hadisesinin nasıl olduğunu anlatır. Derin üzüntü içinde yazdığı rıhlet ve daha sonra dua ile mevlidini bitirmiştir. Muhammed aleyhisselamın her varlığın yaratılış sebebi, bütün yaratılmışların en şereflisi olduğunu ifade ederken, O'nu bütün peygamberlere üstün kılan Allahü tealaya şükürler etmektedir.

Eserde çok olgun fikirler ve kompozisyon bütünlüğü vardır. Mevlid, mesnevi, nazım şekliyle yazılmıştır. Ancak her bendin sonunda yer alan; Ger dilersiz bulasız oddan necat Işk ıla derd ile eydün esselat beyti eseri bir nevi terci-i bend durumuna düşürmüştür. Aruz vezniyle yazılmış, “failatün, failatün, failün” kalıbı kullanılmıştır. Yalnız bir yerde “Mef'ulü, failatü mefailü failün” kalıbına yer verilmiştir. Kafiyeler güzel ve sağlamdır. Süleyman Çelebi, Mevlid'in mısraının mükemmel olması için çok titizlik göstermiş, bu sebeple, Mevlid üstün sanat sahibi divan şairleri tarafından da sevilip beğenilmiştir.

Mevlid'de olayların ve düşüncelerin anlatıldığı yerlerde, en kısa, en uygun ve mümkün olan en sade anlatım şekli kullanılmıştır. Mevlid'de hemen her türlü söz ve ifade sanatına rastlanır. En çok cinas, teşbih ve tekrir gibi sanatlara yer verilmiştir. Bölümlerin ve kitabın bütünlüğüne titizlik gösterildiği kadar, her mısranın ayrı ayrı güzelliği de gözden kaçmamaktadır. Mevlid lirizm (içlilik) ve öğreticiliği (didaktizm) iyice kaynaştırmış bir şiir kitabıdır. Kuruluktan uzak olduğu gibi, sırf coşkunluktan da ibaret değildir. Görünüşte kolay, fakat denendiğinde benzerinin yazılmasının çok zor olduğu görülür.

İran edebiyatında mevlid türünde eser yazılmamıştır. Mevlid, Peygamber efendimizi (sallallahü aleyhi ve sellem) medh ve sena ederek, Müslümanların gönlünde O'nun sevgisini harekete geçirdiğinden ve dine bağlılıklarını arttırdığından bunu okumak ve dinlemek, nafile bir ibadet olup, çok sevaptır. Ancak İslamiyetin haram ve yasak ettiği şekillerde ve şarkı söyler gibi veya çalgı aletleriyle beraber okunması yasaklanmıştır.

Sözlükte "mevlit" ne demek?

1. Doğma, doğum.
2. Hz. muhammed'in doğumunu, yaşamını anlatan mesnevi.
3. Bu mesnevinin okunduğu dinsel tören.

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç