Korno nedir?

Daha çok klasik batı müziğinde, senfoni ve bando orkestralarında kullanılan bakır nefesli bir müzik aletidir. Senfonik orkestralarda önemli bir yeri vardır. İçten gelen berrak sesiyle diğer müzik aletleri arasında kendini belli eder.

Korno ( Corno ) kelimesi, İtalyanca'dan Türkçe'ye girmiş, anlam olarak boynuz demektir. İlk kornolar adında anlaşılacağı üzere hayvan boynuzlarından yapılmış, av ve haberleşme amaçlı kullanılmıştır. Genel görünüşü daire biçiminde kıvrılmış borular ve sesin çıktığı kalak denilen çan biçimindeki geniş ağız biçimindedir. Atası hayvan boynuzu olan Doğal Korno’da ( Natural Horn ) ses değişikliği çalıcının dudaklarına koyduğu ağızlığa yaptığı basıncı ve dudaklarının sıkılığını artırıp, gevşetmesiyle yapılırdı.

J.S. Bach, 1721’de Brandenburg Konçertosuna iki korno ekleyerek bu enstrümanın senfoni orkestralarındaki yerini sağlamlaştırdı. 1814' te Saksonyalı Stölzel' in gerçekleştirdiği yenilikle kornoya pistonlar eklendi, diatonik ve kromatik sesleri rahatlıkla çalabilme olanağı sağlandı ve çalma güçlükleri görece olarak giderildi. Bir süre bu şekilde kullanıldıktan sonra pistonların yerini ventil ( rotary valve ) denilen ve havanın dönen silindir bir borudaki yarım oyuklardan geçmesi suretiyle yönlendirildiği mekanizma kullanılmaya başlandı ve kabul gördü. Bu yüzden korno trompet gibi pistonlu değil, ventilli diye ifade edilmesi gereken bir müzik aletidir.

Klasik müzik orkestralarında ( özellikle Viyana orkestralarında ) zaman zaman pistonlu kornoya ( Viyana Kornosu ) rastlasak da bu genellikle dönem enstrümanları kullanılan konserlerde olmaktadır. Korno'nun yeni başlayanlar için 1 senelik eğitimde kullanılan üç ventilli modeli vardır ( Single Horn F), bunun dışında en yaygın olarak kullanılan, yüzük, orta, işaret ve başparmağın kullanıldığı 4 ventilli modelidir ( Double Horn F/Bb ). Ayrıca çalıcının ihtiyacına göre başparmağın iki ventili idare ettiği 5 ventilli modelleri de kullanılmaktadır. ( Triple Horn F/Bb/A )

korno

Korno, uzun seslere ve eşlik görevlerine çok elverişlidir, özellikle, ikili, üçlü ve dörtlülerde sürekli yeri oluşu, dinleyicileri sesinin çekiciliği ve duygulu etkisiyle; solo olarak etkileyişi, kıvanç verici önemli niteliklerindendir. Gerçekte, çalması çok güç bir çalgıdır. Her şeyden önce, müzik kulağı çok iyi olan bir çalıcı gerekir. Oldukça geniş ses alanı vardır. Orkestra içerisinde 3.5 oktavlık kullanımı olsa da, solo kullanımda çalıcının başarısına göre 6 oktav kullanılabilir.

Korno bulunmayan Armoni Mızıkalarında görevleri; Alto horn, Tenor horn veya Euphonium'a verilir. Av ve orman düşüncelerinin en iyi betimleyicisidir. Ezgisel cümleler, solo olarak verilebilir. Soloların, portenin altındaki ilk ek çizgili Do notası ile portenin üstündeki Sol notaları arasında bulunması ( ikinci çizgi Sol anahtarına göre ), iyi sonuçlar verir. Kornetler, Trompetler ve diğer bakır çalgılar ile birleşebilir. Kalın seslerde oldukça karanlık ve acıklı rengi, ince seslerde yuvarlak ve dolgundur. Orta hafiflikte üflenmesi gereken seslerde (p = piano = İtalyanca hafif ) ve (mf = mezzo forte = orta güçlü ) de Fagot ve Viyolonsel ile bir benzeyiş vardır ve kolaylıkla kaynaşırlar. Bu nedenle Korno, tahta nefesli sazlarla, bakır nefesli sazlar arasındaki  geçit görevinin en başarılı örneğidir.

Korno çalım teknikleri içerisinde, zaman zaman Korno kalağının içerisine takılarak sesi kısmaya yarayan ve sürdin ( sourdine ) denilen bir alet kullanılır. Ayrıca kalağın içerisini el yardımıyla kapatarak kullanılan özel bir ses efekti kullanmaya yarayan bir teknik vardır ve bu tekniğe İngilizce Handstop, Almanca Gestopft, Fransızca Bouché denir.

Bakır nefesli çalgılarda sesin elde edilişi

Tahta nefeslilerde olduğu gibi, bakır nefesli çalgılarda da sesin elde edilişi, boru içindeki havanın titreşmesi sonucunda olur. Yalnız, tahta nefeslilerdeki kamışın görevini, bakır nefeslilerde çalıcının dudağı yapar. Çalıcı dudaklarını birbirinden ayırmadan, çalgının kupa ( trompet, trombon ve tuba ) veya huni ( korno ) biçimindeki metal ağızlığına dayar. Dudaklar arasından dışarıya zorlanan nefes, dudakları titreşime geçirir ve dudaktaki titreşim boru içindeki havayı titreşime geçirerek sesin oluşumunu sağlar. Ağızlığın biçimi ve büyüklüğü, ses niteliğini büyük ölçüde etkiler. Ayrıca, çalgının ses alanı içinde bulunan ince veya kalın seslerin kolay elde edilmesinde belirleyici olur.

Örneğin Trompetin ağızlığının iç yapısı kupa biçiminde, küçük ve sığdır. Bu yapı ses niteliğinin parlak olmasını, ince seslerin de kolaylıkla çıkmasını sağlar. Kornonun huni biçiminde yumuşak bir eğimle gittikçe daralan, derin ağızlığı ise yumuşaklık, olgunluk, yuvarlaklık sözcükleriyle anlatılabilen bir ses niteliğine neden olur.

Kaç yaşında başlamak gerekir?

Konservatuarlarda korno için öğrenci alım yaşı en az 11, en fazla 15 dir.

Kaynakça

Göker Büyükgönenç (İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Öğretim Görevlisi)

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç