Komprador nedir?

Satın alıcı. Bu deyim ilk defa Amerikanın kuruluş döneminde köle ihtiyacını karşılamak üzere Batı Afrika’dan getirilen zencileri esir tüccarlarına satan zenci aracılar için kullanılmıştır.

Marksistler, günümüzde yabancı işletmelerle işbirliği yapan ve ortaklık kuran yerli iş adamlarına ülkedeki işgücünü yabancılar lehine istismar ettikleri gerekçesiyle komprador adını vermektedirler. Ayrıca hali vakti iyi, zenginliği diğerlerine göre fazla olan sermaye sahiplerine de komprador demektedirler.

Sözlükte "komprador" ne demek?

1. Uzak doğu'da yabancı ortaklıklar yararına çalışan acenta.
2. Kendi çıkarı bakımından bir ülkede yabancı anaparayı yerleştiren ya da yerleşmesine yardımcı olan kimse.
3. Patron, kapitalist.

Komprador kelimesinin ingilizcesi

comprador, compradore
Köken: İspanyolca

Komprador ne demek? (Ekonomi)

(Comprador) İspanyolca "comprador" dan gelir, satın alıcı demektir. Batı Afrika kıyılarında Amerika’ya gönderilmek üzere kendi ırkdaşları olan zencileri satm alıp kaptanlara veya esir tacirlerine devreden aracılara "komprador" denmekteydi. Çin’de XIX. asırda konsolosluklara ve yabancı firmalara işçi bulan, onlar hesabına iş sözleşmesi yapan, bazan da personel şefi gibi görev alan yöresel aracılar bu isimle adlandırılmıştır. Günümüzde, bazı sol görüşlü çevreler tarafından yabancı girişimcilerle işbirliği yapan, onlarla ortaklık kuran, yerli iş adamlarına da komprador lakabı verilmiştir. "KOMŞUYU-ZARARA-SOKMA POLİTİKASI" ("Beggar-thy-neighbour policy") 1930 larda Büyük Dünya Depresyonu sırasında ABD’nin uyguladığı, gümrük tarifelerini yükselterek kendi ülkesindeki işsizliği ticaret ortaklarına ihraç etmeye yönelik politikalara verilen isim. Bu ülkenin gümrük tarifelerini yükseltmesi, ithalatını kısıtlayarak, toplam talebinin yabancı mallardan yerli mallara doğru kaydırılmasına, dolayısıyla yurtiçi üretiminin artması ve işsizliğin azaltılması amacına yönelikti. Esasen bir ülkenin, işsizlik sorununa, gümrük tarifeleri ve öteki dış ticaret kısıtlamaları yoluyla çözüm bulmaya çalışması, onun yurt dışına "işsizlik ihraç etmesi" diye bilinir, özellikle ABD gibi dünya ticaretinde önemli olan ülkelerin bu gibi kısıtlayıcı politikalar izlemeleri, ticaret ortakları durumunda olan ülkeleri büyük zarara sokar. O nedenle 1930 larda uygulanan bu politikalar "komşuyu - zarara sokma - politikası" diye adlandırılmıştır. Bununla birlikte, bir ülkenin bu şekilde gümrük tarifelerini yükseltmesi, onun ticaret ortaklarının da kendilerini korumak için aynı yola başvurmalarına neden olur, yani onlar da tarifelerini yükseltirler. Böyle bir misilleme durumunda, ilk önlemi alan ülkenin avantajı azalır ve tarifelerde yeni artışlar yapma ihtiyacı doğar. Bu ise bir Gümrük Savaşının ortaya çıkması demektir. Bunun sonunda ise hiç bir ülke istediğini elde etmiş olmaz, ancak daralan dünya ticaretinden hepsi zarara uğrar. O bakımdan dünya ticaretinin buhranlı dönemlerinde, her ülkenin bireyselci davranması yerine, aralarında işbirliği yapmaları ve ticaret hacmini genişletici yollan araştırmaları hepsinin yararına olur.

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç