Kitabe nedir?

Bir tarihi eserin, yapılış tarihi ve eseri yapan, yaptıran hakkındaki bilgilerin yazılıp, o eserin herhangi bir yerine konulduğu taş.

Türklerde ilk kitabe İslamiyetten önce görülen Orhun Kitabeleridir. Bunlar, daha çok bir eserin yapılış tarihini değil, Hakanın milletle olan münasebetlerinin anlatılması olup, tarih hükmündedir. Kitabeler, bugün arkeolog ve tarihçilerin başvurduğu en önemli kaynak vesikalardandır. Kitabelerin değişik dillerde yazılmaları kolay çözülmelerine yardımcı olur. Mısır hiyeroglif yazısı böyle bir yazı özelliğine sahip olduğu için kolay çözülmüştür. Kitabe ile uğraşan ilme Epigrafi denir.

Asıl kitabe; Türklerin İslamiyeti kabülünden sonra Anadolu’da yerleşen Danişmendliler, Artuklular, Mengücükler, Selçuklular adını taşıyan beylik ve devletlerde yapılan eserlerin her birinin giriş kapısının üstüne veya yan taraflarına konulan kitabedir. Selçuklularda bilhassa kufi yazı ile yazılanlar çoktur. sülüs yazı ile yazılanlar da görülmektedir. On üçüncü asırdan sonra celi sülüsün daha çok yayıldığı görülür.

Birinci Murad Han devrinde, Selçuklu celi sülüsünden yavaş yavaş ayrılarak, Osmanlılara mahsus bir karakter kazanır. Fatih Sultan Mehmed Han devrinde birdenbire bir gelişme gösterir. Bu durum Ayasofya Camiinin avlusundaki Babı Hümayunun üstündeki kitabede açıkça görünür. İkinci Mahmud devrinin büyük hattatı Mustafa rakım Efendi celi sülüsü bütün İslam aleminde en ileriye götürmüştür. İstanbul’daki Nusretiye Camiindeki yazıları, kendisinden sonraki sanatkarların ilham kaynağı olmuştur. Bundan sonra da aynı yol takip edilmiştir. İkinci Mahmud Han devrine kadar İran üslubunda, celi nesta’lik, çokça kullanılmıştır.

İkinci Mahmud Hanın hattatı Yesarizade Mustafa İzzet Efendi, İran üslubu yerine yeni bir yazı şekli ortaya çıkardı. On dokuzuncu yüzyılın başından itibaren Türk nesta’lik usülü doğdu.

Kitabeler sadece taş ve mermer üzerine değil, çinilere de yazıldı. çini kitabe olarak, Edirne’de Selimiye Camii ile İstanbul’da Topkapı Sarayında Bağdad Köşkünün çinileri dikkat çeker.

Kitabeler genellikle Arabi yazılmıştır. Fatih Sultan Mehmed Han devrinden sonra Türkçe kitabeler de yazılmaya başlamıştır. İlk Türkçe kitabe olarak, Kütahya’da Germiyanoğullarından Yakub Şah Süleyman’ın yaptırdığı medresenin kitabesidir. Farisi olarak yazılan kitabe pek azdır.

Kitabelerde genel olarak, Arabi bir sözle başlanıp, yaptıranlar için kullanılan ünvanlar ve tarih yazılır. Manzum ve mensur olabilirler. Artık manzum olanlarda, bazan, ebced hesabına göre eserin yapılış tarihi düşürülür (yazılır). İslamiyette mezar taşlarına sadece isim ile doğum ve ölüm tarihlerini yazmak caiz iken, daha sonraları kitabe şekline sokulmuştur. Zamanımızda halen tam bir araştırma yapılamamıştır. Bazı araştırmacılar şahsi gayretleri ile, bazı bölgelerin kitabeleri ile, en meşhur kitabeleri tespit edip izahta bulunmuşlardır. Binlerce kıymetli tarihi eser yıkılıp yok edildiğinden kitabeler de kaybolup gitmiştir.

Sözlükte "kitabe" ne demek?

1. Yazıt.

Kitabe kelimesinin ingilizcesi

n. inscription, epitaph, epigraph, panel, writing, tablet, legend
Köken: Arapça

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç