Kgb nedir?

Eski Sovyetler Birliği ve bugünkü Rusya Fedarasyonunun casusluk teşkilatı. İsmi Rusça "Devlet Güvenlik Komitesi" anlamına gelen "Komitet Gosudarstvennoi Bezopasnosti"nin baş harfleridir. Asıl görevi casusluk ve bilgi toplamaktır. Hem yurt içinde hem de yurt dışında çalışır. 1984 yılında KGB- 700.000 kişilik bir insan gücüne sahipti. Yurt içinde yalnız Sovyetler Birliğindeki yabancıları gözetlemekle kalmayıp, kendi vatandaşlarının da korkulu rüyasını teşkil etti. Stalin zamanında en kuvvetli devrini yaşamıştır.

Komünist ihtilalinden bu yana Cheka GPU, OGPU, NKVD, NKGB ve MGB gibi isimler almış olup, 1954’ten beri KGB olarak isimlendirilir. Stalin zamanında yapılan açık mahkemeler, işkencelerle alınan ifadeler ve ikrarlar, keyfi tevkifler ve gece yarısı ev basmalar, KGB’nin Sovyet vatandaşı üzerindeki korkunç etkisini yıllarca sürdürmesini sağlamıştır. Vaktiyle kendisini yöneten Yuri Vladimirovich Andropov’un Sovyetler Birliğinin başına geçmesi, bu teşkilatın gücünün ne denli fazla olduğunu göstermiştir.

Vaktiyle Sovyetler Birliğinin içerde bir polis devleti olmasını KGB sağlamıştır. KGB günümüzde, Rusya içinde ve Türki cumhuriyetlerde ileri teknik ve usuller kullanarak casusluk ve haber toplama işlerini yürütmektedir. Sovyetler Birliği döneminde KGB’ye tesir eden tek merci partinin merkez komitesiydi. Askeri teşkilat ile KGB arasında daima kimin kime karşı sorumlu olduğu konusunda bir çekişme mevcuttu. Sovyetlerin son yıllarında yapılan propaganda çalışmalarıyla KGB sadece vatandaşa emniyet veren bir kuruluş olarak tanıtılmak istenmiş, bunun için devlet eliyle romanlar yazdırılıp, TV yayınları ve dizileri hazırlanmıştır. Günümüzde KGB, üniversitelerin en zeki talebelerini seçerek,

bunları ajan yapmakta ve ortalamanın üstünde bir ücret ödemektedir. Eskiden Sovyet vatandaşı günümüzde Rus vatandaşı KGB’nin varlığını bütün çalışma yerlerinde hisseder. Bu kuruluşun işçi olan görevlileri, çalışma yerlerinde Sovyet sisteminin tenkid edilmesi veya böyle bir eğilime girilmesini önlerler ve rapor ederlerdi. Ayrıca bu görevlerini tertiplenen sosyal toplantılarda da sürdürürler, küçük bir takım hadiselerle şahısların mesleki ilerlemelerine tesirli olurlar, zamansız ve yabancı görünüşlü kimseleri ziyaretçi kabul edenler hakkında hemen araştırma yapılırdı.

KGB’nin diğer bir görevi de dindar ve milliyetçi kimselere yaptığı baskıdır. Sovyetlerde pekçok millet bulunduğu için milliyetçilik arzu edilmeyen bir vasıftı. Bu tür kimseler KGB tarafından sudan sebeplerle tevkif edilir ve çalışma kamplarına gönderilirdi.

Sovyetlerin elçiliklerindeki diplomatik personelin yaklaşık üçte biri KGB için çalışırdı. Diplomatik casusların dışında ayrıca yurt dışı Sovyet Hava Yollarında, turizm teşkilatı ve basın mensupları arasında da KGB ajanları mevcuttur. KGB’nin batı ülkelerinin gizli teşkilatlarına göre avantajı, bu ülkelerde basın ve şahıs hürriyetinin bulunmasıdır. KGB, geçmişte diğer doğu bloku ülkelerinin benzer teşkilatlarıyla ortak da çalışmıştır. Bunlar içinde en yakın bağı Bulgaristan’ın ilgili teşkilatı ile kurmuş, bazı işlerini onlara gördürmüştür.

KGB’nin geçmişte önemle üzerinde durduğu konu, teknoloji casusluğudur. Sovyetler ve komünist blokunun teknoloji bakımından batıdan geri olması, bunun en önemli sebebidir. İleri teknik cihazları direkt veya çeşitli firmalar kurarak bunlar yoluyla elde etmeye çalışmıştır. Mesela; ileri bir Amerikan bilgisayarı, önce İsviçre’ye sonra Avusturya’ya daha sonra doğuAvrupa devletleri yoluyla Sovyetlere iletilebilmekteydi.

KGB, Rusya dışındaki ülkelerde de çeşitli vazifeler görmüştür. Komünizm propagandası yapmak, komünist legal ve illegal teşkilatlar kurmak, bunların üyelerini ve faaliyetlerini arttırmak ve önceden belirlenmiş hedefleri organize etmek; din, milliyet, ahlak düşmanlığını yaygınlaştırmak ve bunları yıkmak, gördüğü vazifelerin başlıcalarıdır. Dünyada çeşitli sosyal hadiselerin, karışıklıkların, rejim mücadelelerinin ortaya çıkmasında KGB’nin müessir rolü olduğu bilinmektedir.

KGB’nin son zamanlarda görevlerinden biri de Baltık ülkeleri ve Azerbaycan’da olduğu gibi kızıl ordu ve yandaşlarıyla birlikte bağımsızlık hareketlerini ve hükumetlerini imhadır. Bunun son örneği Haziran 1993’te Azerbaycan’da Elçibey’e karşı yapılan darbedir.

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç