Kefalet nedir?

Borçlunun, borcunu ödemeyi bir başkasını alacaklıya karşı taahhüt etmesi. Kefalet herhangi bir sözleşme ile borçlunun yüklendiği bir borcun ödenmesini, alacaklıya karşı yazılı sözleşme yaparak, borçlu ve alacaklı dışında, üçüncü bir şahsın üzerine almasıdır. Kefalet sözleşmesinin hükümleri Boçlar Kanunu’nun 483-503’üncü maddelerinde düzenlenmiştir. Borcu ödemeyi taahhüt edene kefil denir.

Borçlar Kanunu’na göre kefalet sözleşmesinde, kefalet edilen borç miktarının belli olması ve kefilin yazılı bir beyanı bulunması şarttır. İki çeşit kefalet sözleşmesi vardır. Adi kefalet ve müteselsil kefalet. Adi kefalette borcun, asıl borçlulardan tahsil edilememesi veya rehin ve ipotek olup da bunun borca yetmemesi halinde borç, kefilden istenir. Müteselsil kefalette ise, alacaklı, alacağının tahsili için asıl borçluya gitmeden, ipoteğin paraya çevrilmesini istemeden, kefilden borcu ödemesini isteyebilir. Kefil, bir veya birden fazla kişi olabilir. Birden fazla olursa, buna "birlikte kefalet" denir. Kefile kefil olmak da mümkündür. Kefile kefil, alacaklıya karşı kefilin taahhüdünü temin eden adi kefilin borçlu ile beraber olan mesuliyeti derecesindedir.

Kefalet sözleşmesi, asıl borcun ödenmesi, takası, ibrası gibi bir sebeple sakıt olması, ortadan kalkması ile son bulur ve kefil de kefaletten kurtulur. Kefil, kefalet sözleşmesi gereğince, borçtan ödediği kadarını asıl borçludan isteme hakkına sahiptir. Yalnız alacaklıya yaptığı ödemelerini, asıl borçluya vaktinde bildirmesi lazımdır.

İslam hukukunda kefalet hükümleri, Mecelle’nin 659-672’nci maddelerinde düzenlenmiştir. Kefil olmak, birisinden belli bir veya birkaç kimsenin istedikleri bir şeyi, başkasının kendisinin de ödeyeceğine söz vermesi demektir. Ödenecek şey, belli ve hazır olan mal ile veya henüz hazır olmayan bir mal olabildiği gibi, insanın teslim edilmesi de olur. Alacaklının belli kimse olması şarttır. Borç senetleri, bonolar yazılırken, sonraki alacaklılar belli olmadıkları için, kefalet senedi olamazlar. Son alacaklı, bonoyu yazandan ve ciro (devir) edenlerden bir şey isteyemez. Rehin, vedia, ariyet ve kiraya verilen gibi mallar telef olunca ödenmelerine kefil olunmaz.

Alacaklı isterse borçludan, isterse kefilden hakkını alabilir. Kefil, müteselsilen borçludur. Şartlı veya şartsız kefil olunabilir. Kefaletin geçerli olabilmesi için, kefilin teklif etmesi ve alacaklının veya vekilinin, bunun yanında kabul etmesi lazımdır.

Kefile kefil olmak da geçerlidir. Alacaklı, borcu üçünden de isteyebilir. Bir borçluya birkaç kişinin müstakilen veya müştereken kefil olmaları da geçerlidir.

Kefil borçludan rehin isteyebilir. Alacaklı, borçlusunu affetmesi, borcu ona hediye etmesi ve sadaka vermesi halinde kefil de borçtan kurtulur. Kefil borcu birine havale etse, alacaklı da bunu kabul etse, kefil de, alacaklı da ödemekten kurtulurlar, borcu havale edilen öder.

Sözlükte "kefalet" ne demek?

1. Birinin borcunu ödememesi ya da verdiği sözü yerine getirmemesi durumunda bütün sorumluluğu üzerine alma durumu, kefillik.

Cümle içinde kullanımı

O zamanlarda her sene kefaletleri yüzünden bin lira, iki bin lira ödemek mecburiyetinde kalınmış.
- A. Ş. Hisar

Kefalet kelimesinin ingilizcesi

n. bail, security, suretyship, guarantee, bailment, caution, caution money, guaranty, indemnification, recognizance, sponsion, warranty
Köken: Arapça

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç