Kayseri nedir?

İlin Kimliği

Nüfusu

Yüzölçümü

: 943.484

: 16.917 km 2

: Kocasinan, Melikgazi, Akkışla, Bünyan, Develi, Felahiye, Hacılar, İncesu, Özvatan,

Pınarbaşı, Sarıoğlan, Sarız, Talaz, Tomarza, Yahyalı, Yeşilhisar.

İç Anadolu’nun orta Kızılırmak bölümünde, Erciyas Dağının eteklerinde şirin ve modern bir il. Kuzey ve kuzeybatıda Yozgat, Kuzey ve kuzeydoğuda Sivas, doğuda Kahramanmaraş, güneyde Adana, güneybatıda Niğde, batıda ise Nevşehir illeriyle çevrilidir. 34°56’ ve 36°59’ doğu boylamları ile 37° 45’ ve 38° 18’ kuzey enlemleri arasında yer alır.

Tarih ve kültür zenginliği yanında ileri bir sanayi merkezi olan Kayseri’nin pastırması ve Bünyan halısı dünyaca meşhurdur. Trafik numarası38’dir.

Kayseri’nin eski ismi Mazaka bilahare Evsebia (Evsebela) idi. Bu kent Roma İmparatorluğunun eline geçince İmparator Tibetius bu kenti imar etti. Üvey babası ve selefi Augustus’un hatırasına Latince "imparator şehri" manasına gelen Caesarea dendi. Zamanla Kaysera olarak anıldı. Türkler bu şehri fethedince Kayseri ismi ile anılmıştır. Araplar Kaysariye>Kaysariye şeklinde kullanmışlardır. Tarihi

Kayseri çok eski bir yerleşim merkezidir. Anadolu’da ilk siyasi birliği kuran Hititler bu bölgeye hakim olmuşlardır. Kayseri yakınlarında bulunan Kültepe ve Karahöyükte M.Ö. 15. asra ait Asur ve Hitit kitabe ve sanat eserleri bulunmuştur.

Babillilerin zaman zaman bu bölgeye nüfuzları uzamıştır. Frikya ve Lidyalılar ise bu bölgeye hakim olamamışlardır. Asurlulardan sonra M.Ö. 6. asırda Persler bölgeyi istila etmişlerdir. M.Ö. 380 tarihlerinde Kayseri civarında Kapadokya Krallığı kurulmuştur. M.Ö. 4. asır sonlarında İskender’e, ölümünden sonra Selevkos (Asya) İmparatorluğuna tabi olmuştur. M.Ö. 1. asırda Romaİmparatorluğu Birliğine katılmıştır. M.S. 17’de birlik dağılınca Roma İmparatorluğunun vilayeti haline geldi.

İlçeleri:

Kapadokya Krallığı 15 kral ile 400 sene devam etmiştir.

Kapadokya Krallığı zamanında Kayseri’nin güney batısında Evsobia veya Mazaca denilen şehir bulunuyordu. Romalılar zamanında Kayseri’yi diğer Caeseredlardan ayırmak için "Caesered Mazaca" denmiştir. M.Ö. 77’de Ermeni Derebeyi Tigran Kayseri’yi ani bir baskınla yağma etti. M.S. 260 yılında Sasani Şahı Şahpur, Kayseri’yi yağma edip 12.000 Yahudiyi öldürmüştür. O tarihlerde Kayseri dünyanın sayılı büyük şehirlerinden olup nüfusu 400.000’i aşıyordu.

M.S. 395’te Romaİmparatorluğu ikiye bölününce bu bölge (Kapadokya) Anadolu’nun diğer bölgeleri gibi Doğu Roma(Bizans)nın payına düşmüştür. Hıristiyanlık yayılırken Kayseri bu dinin en büyük merkezlerinden biriydi.

M.S. 6. asırda İmparator Justinianus, Kayseri’yi surlarla çevirdi ve bazı imar faaliyetlerinde bulundu. Emeviler zamanında 690, 726, 729 ve 732’de İslam orduları halife Abdülmelik, Mesleme, Said ibni Hişam ve Süleyman ibni Hişam Kayseri’yi dört defa fethettiler. Fakat yeniden Bizans’ın eline geçti. Türkler Kayseri’yi Malazgirt Zaferinden birkaç yıl önce ele geçirmişler, fakat tam olarak 1071 zaferinden sonra hakimiyet kurmuşlardır. Birinci Süleyman Şah, Kayseri’yi Selçuklu sınırları içine almış ve burası Konya’dan sonra Selçuklu Devletinin ikinci büyük şehri haline gelmiştir. 1071’den bu yana Kayseri devamlı Türk olarak kalmış muhtelif Türk devlet veya beyliklerinin hakimiyetinde kalmıştır. Hiçbir işgal ve istilaya maruz kalmamıştır.

Selçuklular devrinde Kayseri, Konya’dan sonra ikinci başkent oldu. Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubat zamanında Kayseri’nin durumu Bizans devrini gerilerde bıraktı. En parlak devrini yaşadı. Selçuklu Türkiye’sinin Konya’dan sonra en önemli şehri Kayseri’ydi. Dünyanın en güzel beldelerinden biri haline geldi. Şehir birbirinden güzel eserlerle süslendi. Bugün Kayseri’deki eski eserlerin çoğu ve en değerlileri Selçuklu devrinden kalmış olanlardır. Selçuklulardan sonra İlhanlılar bu bölgeye hakim oldular. 1277’de Mısır-Suriye Türk Memluk Sultanı Baybars Kayseri’ye geldi, fakat İlhanlılar’dan Kayseri’yi geri alamadı.

On dördüncü asırda Emir Eretna İlhanlıların Anadolu genel valisi olarak Kayseri’ye geldi. İlhanlı İmparatorluğu yıkılınca Eratnaoğulları Beyliği kuruldu ve bu beyliğin Sivas’tan sonra ikinci başkentiydi. Eretnaoğulları’nın yerine geçen Kadı Burhaneddin’in hakimiyeti uzun sürmedi. Şehir 1398’de Sultan yıldırım Bayezit tarafından fethedilip, Osmanlı Devletine katıldı. Fakat dört sene sonra 1402’de Timur ile yapılan Ankara Savaşından sonra Kayseri’yi Karamanoğulları ele geçirdi. Bir müddet sonra Kayseri’yi Maraş’ta bulunan Dulkadiroğulları Türk Beyliğine bıraktı. Karamanoğulları, Kayseri’yi Dulkadiroğulları Türk Beyliğinden geri alınca, Sultan İkinci Murad Han 1436’da Kayseri’yi yeniden alarak Dulkadiroğulları Beyliğine verdi. (İkinci Murad’ın anası Dulkadiroğulları Beyi’nin kızı idi.) Bir müddet sonra Karamanoğulları Beyliği Kayseri’yi yeniden ele geçirdi. Memluklar bir ara Kayseri’yi kuşattılar fakat alamadılar. 1508’de Şah İsmail Kayseri’ye geldi fakat kısa bir müddet sonra geri çekildi. Karamanoğulları Beyliği Osmanlı Devletine katıldığı için Kayseri, Dulkadiroğulları Beyliğinin idaresindeydi.

Yavuz Sultan Selim Han 1515’te Kayseri’yi OsmanlıDevletine katınca Karaman (Konya) eyaletinin (beylerbeyliğinin) yedi sancağından (vilayetinden) birinin merkezi oldu. 1825’te Kayseri’nin şehir nüfusu 100.000 idi. Tanzimattan sonra Ankara eyaletinin (vilayetinin) beş sancağından biri oldu, üç kazası vardı. cumhuriyet devrinde bütün sancaklara (mutasarrıflıklara) vilayet-il denilince Kayseri vilayet oldu. Kaysariye>Kaysariye ismi (Kayseri)ye çevrildi. Fiziki Yapı

Kayseri il topraklarının % 36’sı dağlar, % 49’u platolar ve % 15’i ovalarla kaplıdır.

Kayseri’nin sembolü olan Erciyes Dağı tahminen on beş milyon sene önce teşekkül etmiştir. İç Anadolu’nun en yüksek dağıdır. Doruklarında kar eksik olmaz.

Dağları: Kayseri ili dağlık bir bölgedir. İç Anadolunun en yüksek dağı olan Erciyes Dağı il merkezinin güneybatısından ovaların yanından birdenbire yükselen muazzam bir dağ kütlesidir. Zirvesi uzaktan bir kubbeye benzer. İki zirve vardır. Büyük Erciyes (kuzu yatağı) zirvesi 3917 metredir. Küçük Erciyes zirvesi 3770 metredir. Erciyes kütlesinin çapı 72 km ve 3800 km 2 lik bir alanı kaplar. İlin kuzey doğusunda Koramaz Dağlarının en yüksek noktası 1907 m ve Hınzır Dağlarının en yüksek noktası 2641 metredir. İlin güneyindeki dağ dizisi Süvegen, Aygörmez, Köşkerli ve Kepekli Dağlarıdır. Bu dağ dizisinin en yüksek yeri Kepekli 2225 metredir.

İlin güneydoğu sınırları üzerindeki sıradağ dizisi, Orta Torosların uzantısıdır. Bu sıradağla Bey Dağ (3075 m), Bakır Dağı (2721 m), Gödeli Dağı (2061 m) ve Soğanlı Dağı (2925 m)dır. Kayseri ve Develi ovalarının çevresinde akarsularla, vadilerle yarılmış yüksek düzlükler başlıca platoları meydana getirir.

Diğer platolar da Kızılırmak’ın kuzey ve güneyindeki Uzunyayla ve Zamantı yaylalarıdır.

Ovaları: Kayseri ilinin başlıca ovaları Kayseri ve Develi Ovalarıdır. Kayseri Ovası: Erciyes Dağının kuzeyinde 900 km 2 lik bir ovadır. Kuru tarım ve sebzecilik yapılır. Develi Ovası: Erciyes kütlesinin güneyinde 1000 km 2 lik bir ovadır. 30x35 km’lik bir alanı kaplar. Denizden yüksekliği 1150 metredir. Ovanın bir çok yeri su ve bataklıklarla kaplıdır. En önemli bataklığı Sultan Sazlığıdır.

Akarsuları: Kayseri ilinin en önemli akarsuları Kızılırmak ve Zamantı Çayıdır. Kızılırmak: Kayseri ili içindeki uzunluğu 120 kilometredir. Sarıoğlan ilçesi yakınlarından Kayseri iline girer. Kayseri Ovasını geçerken Sarmısaklı Suyu ile birleşir ve Beydeğirmeni yakınlarında Kırşehir sınırlarına girer.

Gölleri: Kayseri ilindeki göller sazlık ve bataklık durumundadır. Bunların bir kısmı kurutularak ekim alanları haline getirilmiştir. Başlıca göl ve gölcükler şunlardır:

Tuzla Gölü: Sarıoğlan ilçesinin güneybatısında yer alır. Denizden yüksekliği 1138 m olup yüzölçümü 20 km 2 dir. Akıntısı yoktur. Durgundur ve tuz miktarı fazladır. Yazın kurur ve tuz elde edilir. Yay Gölü: Yüzölçümü 20 km 2 , denizden yüksekliği 1071 metredir. Yazın gölden tuz çıkarılır. Sultan Sazlığı: Develi’nin güneybatısındadır. Yer yer bataklık ve bataklıklar arasında gölcükler vardır. baraj gölleri: İl merkezine 30 km uzaklıkta ve Sarmısaklı Suyu üzerinde kurulan baraj 3 km 2 alanı kaplar, sulama işinde kullanılır. Yeşilhisar yakınlarında kurulan Akköy Baraj Gölünün yüzölçümü 1 km 2 ye yakındır. Sulama maksadıyla kullanılır. iklim ve Bitki Örtüsü

İklimi: Kayseri ilinde Orta Anadolu’nun sert kara iklimi hüküm sürer. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve kar yağışlı geçer. Ortalama 20 gün kar yağar ve toprak 40 güne yakın karla örtülü kalır. Senelik yağış ortalaması 366 milimetredir. Hava sıcaklığı –32,5°C ile + 40,7°C arasında seyreder. Bitki örtüsü: Kayseri ve Develi ovaları geniş ekin alanlarıdır. Dağların etekleri bağlık ve bahçeliktir. Ovaları bozkır bitkileri örter. Yüksek yerlerde ormanlar vardır. Ormanlar il topraklarının % 9’una yakın olup, Develi ve Yahyalı’da görülür. İl topraklarının % 39’u ekili-dikili alanlar, % 41’i çayır ve meralarla kaplıdır. % 11’i ise tarıma elverişsiz alanlardır. Tabii bitki örtüsünün hakim karakteri steptir. Ekonomi

İç Anadolu Bölgesinin ticaret ve sanayi merkezidir. Sanayi geliri tarım gelirini aşmıştır. Karayolları ve Demiryollarının kavşak noktası olan Kayseri önemli bir ticaret merkezidir. Ayrıca tarım sektöründe de önemli yer tutar. Ticaret ve sanayide hamle yapmış bir ildir. İklim ve arazi şartları sanayi ve ticaretle uğraşmayı mecbur kılmıştır.

Tarım: İl toprakları tarıma çok elverişlidir. Her tarafında gübreleme ve modern tarım araçları kullanılır. Bazı yerlerde sulu tarım yapılır. Faal nüfusun % 25’i tarımla uğraşır. Başlıca tarım ürünleri buğday, arpa, çavdar, mahlut, baklagiller (nohut, fasulye, mercimek ve burçak), şekerpancarı, patates ve soğandır.

Meyvecilikte oldukça ileridir: Elma, erik, zerdali, kayısı, armut, ceviz, vişne ve üzüm yetişir. Üzümlerden pekmez yapılır. Bu bölgenin razaki, misket, hafızalı ve parmak cinsi üzümleri meşhurdur. Önemli ölçüde sebze de yetişir.

Hayvancılık: Çayır ve meraların çok ve verimli olması hayvancılığın gelişmesini temin etmiştir. Pastırma ve sucuk imalathaneleri için dışarıdan da çok miktarda hayvan satın alınır. Sığır, koyun, kılkeçisi ve manda beslenir. Arıcılık gelişmiştir. Tavukçuluk önemli bir yer tutar.

Her sene kesilen 20-30 bin inek (sığır) etinden pastırma ve sucuk yapılır. Pastırma ve sucuk dünyaca meşhurdur. Evliya Çelebi Seyahatnamesinde Kayseri için "Melukat ve imalat-ı has beyaz ekmeği, lavaşa yufkası, katmerli böreği, matbah baharlı böreği, lahm-ı kadit namı ile şöhret bulan kimyonlu sığır pastırması ve miskli et sucuğu hiçbir yerde yoktur. İstanbul’a hediye olarak gider." demektedir. Kayseri’de yüzlerce sucuk ve pastırma imalathanesi bulunur. Kayseri pastırmasının 20 çeşiti vardır: Sırttan yapılan Kuşgömü, Sağrıdan çıkarılan Dilme, Şekerpare, Eğrice, omuz kısmından yapılan Mehle ve sırttan yapılan Arka Sırt en meşhurlarıdır.

Ormancılık: Orman bakımından zengin değildir. İl topraklarının % 4’ü ormanlarla kaplıdır. Orman genişliği 70 bin hektardır. Ormanlarda yılda 27 bin m 3 sanayi odunu ve 15 bin ster yakacak odun elde edilir.

Madencilik: İlde zengin ve çeşitli maden yatakları vardır. Bunlardan ancak krom, demir, çinko, kurşun, barit ve linyit işletilir.

Sanayi: Türkiye’nin belli başlı sanayi merkezlerinden biridir. Demiryolu ve karayolu ağının kavşak noktası olması sanayinin gelişmesinde önemli rol oynamıştır. Türkiye’nin 500 büyük sanayi kuruluşunun 10 tanesi Kayseri ilindedir. İlde 320 civarında büyük sayılacak sanayi kuruluşu mevcuttur. Sanayi kuruluşlarından bazıları şunlardır: Hava İkmal Bakım Merkezi, Taksan A.Ş., Şeker Fakbirası, Aspilsan A.Ş., Orta Anadolu Mensucat, Sümerbank Pamuklu Sanayii, Süntaş A.Ş. As Maksan, Yuvam Maksan, Ulubaş Maksan, Kemsan, Atlantik Halı, Erciyes Boru Sanayii A.Ş., Çinkur, Lüks Kadife Ticaret ve San. A.Ş., Hema Traktör Sanayii ve Tic. A.Ş., Sümerbank Bünyan Yünlü Sanayii, Birlik Mensucat Ticaret ve San. A.Ş., Hes-Hacılar Elektrik Sanayii ve Tic. A.Ş., atlas Halıcılık İşletmesi A.Ş., Kayseri tekstil Fab. A.Ş., Saray Halı A.Ş., Bunlara ilaveten 17 adet dokumu ve iplik fabrikası, 5 makina halı fabrikası, 22 elektrikli fırın imalathanesi, 100’den fazla briket imalathanesi ile traktör, elektrik motoru, hidrolik ve eksantrik pres, hidrofor, kalorifer kazanı vs. imal eden fabrika ve atölyeler vardır. Askeriyeye ait tank tamir fabrikası mevcuttur.

10 Temmuz-10 Ağustos tarihleri arasında Kayseri Fuarında bu fabrikaların ürünleri teşhir edilir. Fuar, 300 bin m 2 lik sahaya kurulmuştur. Doğunun en büyük fuarıdır. Türkiye’nin en büyük organize sanayi bölgesi şehre 10 km uzaklıkta 8 milyon m 2 lik bir sahada kurulmuştur. (5-120) bin m 2 büyüklüğünde 345 fabrika kurulacak şekilde planlanmıştır.

Ulaşım: Kayseri kara ve demiryolu ulaşımında önemli bir kavşak noktasıdır. Anadolu’nun batısını Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile; Karadeniz’i Akdeniz’e birleştiren karayolu güzergahları Kayseri’den geçer. İl merkezi ile ilçeleri birleştiren karayolu da kalitelidir.

Demiryolu bakımından Edirne’den başlayan Haydarpaşa-Ankara hattı Kayseri’den sonra Sivas yoluyla doğuya ulaşır. İzmirden başlayan Uşak-Afyon-Konya-Niğde yolu Kayseri’ye ulaşır ve Kayseri-Sivas yoluyla Doğu’yu birleştirir. Kayseri-Samsun istasyonları ile Karadeniz’e ve Mersin-İskenderun istasyonları ile Akdeniz’e bağlanır. Kayseri’den İstanbul’a havayolu seferleri yapılmaktadır. Nüfus ve Sosyal Hayat

1990 sayımına göre toplam nüfusu 943.484 olup, 604.072’si ilçe merkezlerinde 339.412 köylerde yaşamaktadır. Yüzölçümü 16.917 km 2 olup, nüfus yoğunluğu 56’dır.

Örf ve adetleri: Kayseri’nin bilinen tarihi, Hititlerle başlarsa da Asurluların ticari kalıntılarına ve tarih öncesi tunç Çağına ait eserler bulunmuştur. 1071 Malazgirt Zaferinden birkaç sene önce selçuklu Türklerince fethedilen Kayseri o tarihten bu yana devamlı Türk devlet ve beylikleri hakimiyeti altında kalmış, eski kültürler unutulmuş ve Kayseri Türk-İslam kültürü ile yoğrulmuştur.

Halk oyunları: Kayseri’nin örf ve adetleri, oyunları ve müziği İç Anadolu’nun yayla özelliğini taşır. Türkü, mani, masal, bilmece ve efsane bakımından çok zengindir.

Halk edebiyatı: Kayseri’den meşhur ve çok sayıda halk şairleri yetişmiştir. aşık Kerem ve Seyrani en meşhurlarıdır.

El sanatları: Selçuklu devrinden beri yaygın olan el sanatları dokumacılık ve bakırcılıktır. Halı ve kilimleri, süslü süt ve su güğümleri ve ibrikleri önceleri çok meşhurdu. Kayseri’de halıcılık Selçuklu Türkleri tarafından geliştirilmiştir. Kayseri, Bünyan, Yahyalı ve Yeşilhisar halıları iç ve dış pazarlarda aranan halılardır. Evlerde çok sayıda halı tezgahı vardır. İlde eskiden beri ilerlemiş diğer sanatlar ise nakkaşlık, oymacılık, kakmacılık ve kuyumculuktur. Alçı işleri, mermer taş oymaları ve kabartmalar oldukça ileridir. Asırlar boyu başta mimar Sinan olmak üzere en büyük Türk mimarları bu bölgede yetişmiştir.

Mahalli yemekleri: Kızartmalı içli köfte, sucuk içi etli mantı, nevzine tatlısı, tavuklu çerkes pastası, tepsi mantısıdır.

Kıyafet: Kadınlarda üç etek, çinti, salta, cepken, bindallı, ipek şalvar, oyalı yemeni ile süslü başlık şal kuşak; erkeklerde kuzu yününden yapılan külah şeklinde başlık, sako (bir nevi ceket), kuşak, tefe veya kıl şalvar.

Eğitim: Kayseri Selçuklular zamanından beri Anadolu’nun önemli bir kültür ve eğitim merkezi olmuştur. Dünyada ilk tıp fakültesi 1206 senesinde "Şifaiye Medresesi" olarak kurulmuştur. Kayseri’de okur-yazar nispeti % 80’e yaklaşmıştır. Okulsuz köy yoktur. Bazı köylerde ortaokul bile vardır. ilde 18 anaokulu, 700’e yakın ilkokul, 100’e yakın ortaokul ve 13 mesleki ve teknik ortaokulu 60’a yakın lise ve meslek lisesi vardır. 1978’de kurulan Kayseri Üniversitesi 1982’de ErciyesÜniversitesi ismini almıştır. Kayseri ilinde 25 kütüphane vardır. RaşitEfendi Kütüphanesi Osmanlı devrinden kalmadır. İlçeleri

Kayseri’nin on altı ilçesi vardır. Bunlardan ikisi il merkezini meydana getirir.

Kocasinan: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 282.883 olup, 241.455’i ilçe merkezinde, 41.428’i köylerde yaşamaktadır. il merkezini meydana getiren ilçelerden biridir.

Melikgazi: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 207.260 olup 179.907’si ilçe merkezinde, 27.353’ü köylerde yaşamaktadır. İl merkezini meydana getiren diğer ilçedir.

Akkışla: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 10.709 olup, 3109’u ilçe merkezinde, 7600’ü köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 8 köyü vardır. İlçe toprakları orta yükseklikte dalgalı düzlüklerden meydana gelir. Uzunyayla’nın bir bölümü ilçe sınırları içinde kalır. Doğusunda Hınzır Dağı yer alır. Ekonomisi hayvancılığa dayanır. En çok koyun ve sığır beslenir. Arıcılık gelişmiştir. Tarıma elverişli arazi az olduğundan üretim iç tüketime yöneliktir. El tezgahlarında halı dokumacılığı yaygındır. İlçe merkezi Hınzır Dağından kaynaklanan bir derenin vadisinde kurulmuştur. İl merkezine 80 km mesafededir. Bünyan ilçesine bağlı bucak merkeziyken 19 Mayıs 1987’de 3392 sayılı kanunla ilçe oldu.

Bünyan: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 43.460 olup, 13.653’ü ilçe merkezinde, 29.807’si köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 25, Elbaşı bucağına bağlı 9 köyü vardır. İlçe toprakları Orta Torosların bir kolu ve bunun her iki yanında yer alan düzlüklerden meydana gelir. Kuzey, güney ve batıdaki çöküntü alanları genelde bir plato görünümündedir. Ovalar çok azdır. Sarmısaklı Suyu üzerinde bir hidroelektrik santrali vardır.

Ekonomisi, hayvancılığa dayanır. En çok koyun ve sığır beslenir. Arıcılık gelişmiş olup, modern usullerle yapılır. Ekilebilen arazi az olduğundan tarım ürünleri, iç tüketime yöneliktir. Başlıca tarım ürünleri buğday, arpa, çavdar, baklagiller, patates ve şekerpancarıdır. Ayrıca az da olsa sebzecilik yapılır. İlçe topraklarında demir ve linyit yatakları vardır. İlçe halkının % 70’i halıcılıkla uğraşır. Bünyan halısı yurt içi ve yurt dışında meşhur ve aranılan halıdır. Sümerbank halı ipliği fabrikası ve döküm fabrikası başlıca sanayi kuruluşlarıdır.

İlçe merkezi, Koramaz Dağlarının kuzey eteklerinde bir tepe ve tepenin yamaçlarında kurulmuştur. Denizden yüksekliği 1230 metredir. İl merkezine 45 km mesafededir. Kayseri’ye yakınlığı sebebiyle fazla gelişmemektedir. Çok eski bir yerleşim merkezidir. İlçe belediyesi 1868’de kurulmuştur.

Develi: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 72.825 olup, 32.961’i ilçe merkezinde, 39.864’ü köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 28, Taşçı bucağına bağlı 20 köyü vardır. Yüzölçümü 19x3 km 2 olup nüfus yoğunluğu 38’dir. İlçe toprakları etrafı dağlarla çevrili düz bir alandan meydana gelmiştir. Kuzey ve kuzeybatısında Erciyes Dağı, doğusunda Bakır Dağ, orta kısmında ise Develi Dağları yer alır. Başlıca akarsuyu Zamantı Irmağıdır. Dağların arasında Develi Ovası vardır.

Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri, buğday ve çavdardır. Sulanabilen yerlerde meyvecilik yapılır. Ençok elma, üzüm ve zerdali yetiştirilir. Hayvancılık ekonomik açıdan önemli gelir kaynağıdır. Yüksek kesimlerde koyun, keçi; ovalık kesimde ise sığır beslenir. Arıcılık gelişmiş olup, balı meşhurdur. Dokumacılık yaygındır. Halı, deri, keçe ve orman ürünleri fabrikaları başlıca sanayi kuruluşlarıdır. İlçe topraklarında demir, linyit ve çinko yatakları vardır.

İlçe merkezi, Erciyes Dağları ile Develi Dağları arasında kalan düzlükte kurulmuştur. Denizden yüksekliği 1150 metredir. İl merkezine 86 km mesafededir. Çok eski bir tarihe sahiptir. İsmini Oğuz boylarından olan Develi Obasından almıştır. Belediyesi 1886’da kurulmuştur.

Felahiye: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 12.559 olup, 6603’ü ilçe merkezinde, 5956’sı köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 12 köyü vardır. İlçe toprakları orta yükseklikteki engebeli araziden meydana gelir. Kuzey ve kuzeydoğusunda Akdağ yer alır. Kızılırmak, ilçenin güney sınırından akar.

Ekonomisi tarıma dayalıdır ve gelişmemiştir. Başlıca tarım ürünleri buğday, arpa, vişne ve elma olup, ayrıca az miktarda fasulye nohut ve soğan yetiştirilir. Hayvancılık gelişmiştir. Halı ve kilim dokumacılığı yaygın olarak yapılır ve önemli gelir kaynağıdır.

İlçe merkezi Akdere kıyısında yer alır. İl merkezine 58 km mesafededir. 1957’de ilçe olan Felahiye’nin belediyesi 1951’de kurulmuştur.

Hacılar: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 17.666 olup, 16.533’ü ilçe merkezinde, 1133’ü köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 3 köyü vardır. İlçe toprakları orta yükseklikte dalgalı düzlüklerden meydana gelir. Güney ve güneydoğusunda Erciyes Dağı vardır.

Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri zerdali, üzüm, buğday ve arpadır. Halı dokumacılığı yaygındır. İlçe merkezi Erciyes Dağı eteklerinde kurulmuştur. İl merkezine bağlı bir bucakken 19 Haziran 1987’de 3392 sayılı kanunla ilçe oldu.

İncesu: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 21.923 olup, 7587’si ilçe merkezinde, 14.066’sı köylerde

yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 15 köyü vardır. Yüzölçümü 920 km 2 olup, nüfus yoğunluğu 24’tür. İlçe toprakları genelde bir platoluk alandan meydana gelmiştir. Güneybatı ve batısında Hodul Dağı güneydoğu ve doğusunda Erciyes Dağı yer alır. Başlıca akarsuları Karasu ve İncesudur. Kuzeyinden Kızılırmak geçer.

Ekonomisi, sanayi ve tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, şekerpancarı, arpa ve çavdar olup, ayrıca az miktarda üzüm, elma, ayçiçeği ve vişne yetiştirilir. Çinko-Kurşun Metal Fabrikası, Taksan Takım Tezgahları Fabrikası başlıca sanayi kuruluşlarıdır.

İlçe merkezi İncesu vadisinde kurulmuştur. Ulukışla-Kayseri demiryolu ve Niğde-Kayseri karayolu ilçeden geçer. İl merkezine 35 km mesafededir. Denizden yüksekliği 1150 metredir. On yedinci asırda Merzifonlu Kara Mustafa Paşa tarafından kurulan ilçe cumhuriyetten önce belediyelik olmuştur. Özvatan: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 23.739 olup, 7699’u ilçe merkezinde, 16.040’ı köylerde yaşamaktadır. İlçe toprakları genelde dağlıktır. Kuzeyinde Akdoğan yer alır. Ekonomisi hayvancılığa dayalıdır. Ekime müsait alan azdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, arpa ve vişnedir. Halı ve kilim dokumacılığı yaygındır. İlçe merkezi Akdağlar eteklerinde kurulmuştur. Felahiye’ye bağlı bucakken 9 Mayıs 1990’da 3644 sayılı kanunla ilçe oldu. Eski ismi Çukur’dur.

Pınarbaşı: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 47.822 olup, 11.364’ü ilçe merkezinde, 36.458’i köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 47, Kaynar bucağına bağlı 17, Örenşehir bucağına bağlı 16, Pazarören bucağına bağlı 33 köyü vardır. Yüzölçümü 3328 km 2 olup, nüfus yoğunluğu 14’tür. Kuzey bölümü Uzunyayla’da kalan ilçe topraklarının batısında Hınzır Dağı, güney ve güneydoğusunda ise Tahtalı Dağı yer alır. Başlıca akarsuyu Zamantı Irmağıdır.

Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, şekerpancarı, arpa, elma ve çavdar olup, az miktarda ayçiçeği baklagiller ve vişne yetiştirilir. Hayvancılık ekonomik açıdan önemli gelir kaynağıdır. En çok koyun ve sığır beslenir. Koyunlardan elde edilen yünler kilimcilikte değerlendirilir. Sığırlardan elde edilen et, pastırma ve sucuk yapımında kullanılır. İlçe topraklarında demir ve krom yatakları vardır.

İlçe merkezi, Sultan Abdülaziz Hanın tahta çıktığı 1861’de Sivas’a bağlı olarak kurulmuştur. Eski İsmi Aziziye’dir. Şirvan Dağının kuzeyinde Zamantı Irmağının kaynaklandırdığı pınarlardan dolayı daha sonraları Pınarbaşı denilmiştir. Kayseri-Malatya karayolu ilçeden geçer. İl merkezine 105 km mesafededir. Belediyesi Cumhuriyetten önce kurulmuştur.

Sarıoğlan: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 23.215 olup, 4869’u ilçe merkezinde, 18.346’sı köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 21 köyü vardır. Yüzölçümü 660 km 2 olup nüfus yoğunluğu 35’tir. İlçe toprakları Kızılırmak Vadisinde yer alır. Kuzeyini Akdağ engebelendirir. Başlıca düzlüğü Palas Ovasıdır. Ovanın batısında Tuzla Gölü yer alır. Başlıca akarsuyu Kızılırmak’tır. Ekonomisi tarıma dayanır. Başlıca tarım ürünleri, şekerpancarı, buğday ve arpa olup, ayrıca az miktarda sebze ve meyve yetiştirilir. Hayvancılık ekonomik açıdan önemli gelir kaynağıdır. Un, makarna ve oto yedek parçası üreten atölyeleri başlıca sanayi kuruluşlarıdır.

İlçe merkezi, Sarıoğlan Suyu Vadisinde kurulmuştur. Kayseri-Sivas demiryolu ilçeden karayolu ise 4 km güneyinden geçer. İl merkezine 54 km mesafededir. 1960’ta ilçe olan Sarıoğlan’ın belediyesi 1954’te kurulmuştur.

Sarız: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 19.255 olup, 3935’i ilçe merkezinde, 15.320’si köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 38 köyü vardır. Yüzölçümü 1239 km 2 , nüfus yoğunluğu 16’dır. İlçe toprakları dağlıktır. Doğu ve kuzeyinde Tahtalı Dağları, güneydoğusunda Binboğa Dağları yer alır. Başlıca akarsuları Humaz Çayı ve Sarız Çayıdır.

Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, arpa, çavdar ve elma olup, az miktarda ayçiçeği, baklagiller ve vişne yetiştirilir. Hayvancılık başlıca gelir kaynağıdır. En çok koyun ve kıl keçisi beslenir. İlçe topraklarında diyasporit, jips ve krom yatakları vardır.

İlçe merkezi, Sarız Çayı Vadisinde kurulmuştur. Eski ismi Kayyeri’dir. Gelişmemiş küçük bir yerleşim merkezidir. İl merkezine 135 km mesafededir. Denizden yüksekliği 1500 metredir. 1949’da ilçe olan Sarız’ın belediyesi aynı sene kurulmuştur.

Talas: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 49.025 olup, 30.485’i ilçe merkezinde, 18.540’ı köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 14 köyü vardır. İlçe toprakları dağlıktır. Kuzeyinde Kayseri Ovası yer alır.

Ekonomisi tarım ve turizme dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri zerdali ve üzümdür. Bağları meşhurdur. Erciyes eteklerinde turistik dinlenme tesisleri vardır. İlçe merkezi Erciyes Dağı eteklerinde kurulmuştur. İl merkezine 8 km mesafededir. Merkez ilçeye bağlı bucakken 19 Haziran 1987’de 3392 sayılı kanunla

ilçe oldu. Belediyesi 1911’de kurulmuştur.

Tomarza: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 42.669 olup, 11.337’si ilçe merkezinde, 31.332’si köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 32, Toklar bucağına bağlı 22 köyü vardır. Yüzölçümü 1500 km 2 olup nüfus yoğunluğu 294’tür. İlçe toprakları dağlık ve engebeli alanlardan meydana gelir. Kuzeyinde Aygörmez Dağı, doğu ve güneydoğusunda Tahtalı Dağları, güneybatısında Sövegen Dağı yer alır. Zamantı Çayı başlıca akarsuyu olup Tomarza Ovasını sular.

Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, çavdar, arpa ve şekerpancarı olup, ayrıca az miktarda elma, üzüm, baklagiller, vişne ve ayçiçeği yetiştirilir. Hayvancılık önemli gelir kaynağıdır. En çok koyun ve sığır beslenir. Kilim dokumacılığı yaygın olarak yapılır.

İlçe merkezi Sövegen Dağı eteklerinde kurulmuştur. Develi-Pınarbaşı karayolu ilçeden geçer. Eski ismi Köstere’dir. İl merkezine 56 km mesafededir. 1953’te ilçe olan Tomarza’nın belediyesi 1949’da kurulmuştur.

Yahyalı: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 44.047 olup, 20.401’i ilçe merkezinde, 23.646’sı köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 27 köyü vardır. Yüzölçümü 1604 km 2 olup, nüfus yoğunluğu 27’dir. İlçe toprakları genelde dağlıktır. Güneydoğusunda Tahtalı Dağları, güneybatı ve batısında Aladağlar, Kuzeybatısında DeveliOvasının bir bölümü yer alır. Başlıca akarsuyu Zamantı Çayıdır. Yüksek kesimlerde köknar, kızıl çam, sedir, karaçam ve ardıç ormanları vardır.

Ekonomisi hayvancılığa dayalıdır. En çok koyun ve kıl keçisi beslenir. Başlıca tarım ürünleri buğday, elma, arpa, patates, üzüm, çavdar ve ayçiçeğidir. Meyvecilik yaygın olarak yapılır. Hayvancılık gelişmiştir. Halıcılık yaygın olarak yapılan el sanatıdır. İlçe topraklarında çinko kurşun ve demir yatakları vardır.

İlçe merkezi Develi ovasına açılan dar bir vadide kurulmuştur. Eski ismi Gazibenli idi. İl merkezine, Yeşilhisar üzerinden 104 km, Develi üzerinden ise 83 km mesafededir. 1954’te ilçe olan Yahyalı’nın belediyesi 1953’te kurulmuştur.

Yeşilhisar: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 24.427 olup, 11.904’ü ilçe merkezinde, 12.523’ü köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 19 köyü vardır. Yüzölçümü 987 km 2 olup, nüfus yoğunluğu 25’tir. İlçe topraklarının batısında Hodul Dağı, doğusunda ise Karahisar Ovası yer alır. İlçe ekonomisi tarım ve halı dokumacılığına dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri şekerpancarı, arpa, buğday, elma, üzüm, çavdar, patatestir. Hayvancılık ilçeden ayrıca az miktarda kıl keçisi beslenir. El dokuması Karahisar halısı meşhurdur. İlçe topraklarında zengin rezervli demir yatakları işletilmektedir. İlçe merkezi Niğde-Kayseri demir ve karayolu üzerinde yer alır. İl merkezine 63 km mesafededir. Eski ismi Karahisar’dır. 1948’de ilçe olan Yeşilhisar’ın belediyesi 1885’te kurulmuştur. Tarihi Eserler ve Turistik Yerleri

Orta Anadolu’nun ticaret ve sanayi merkezi, kara ile demiryollarının kavşak noktası olan Kayseri tabii güzellikleri yanında çok zengin tarihi eserlere sahiptir. Çok eski bir yerleşim merkezi olduğundan pekçok tarihi eser ve yeri vardır. Bunların en önemlileri Selçuklu veOsmanlı devrine ait olanlardır. Selçuklu eserleri Konya’dan sonra en çok Kayseri’dedir. Selçuklu ve Osmanlı devri eserleri görülmeye değer güzellikte birer sanat şaheserleridir. Önemlilerinden bazıları:

Kayseri Kalesi: Beşinci asırda Bizans İmparatoru Justinianus yaptırmıştır. Birçok harpte zarar gören kale Birinci Alaeddin Keykubad zamanında tamir edilmiştir. Daha sonra Karamanoğlu ve Osmanlılar devrinde tamir edilerek kullanılmıştır. İç ve dış kaleden meydana gelmiş ise de bugün dış kale çok harab vaziyettedir. İç kale dörtgen planlı 195 burçludur. Doğuda güneyde ve kuzeyde olmak üzere üç kapısı vardır.

Zamantı Kalesi: Pınarbaşı yakınındadır.

Şahmelik Kalesi: Develi ilçesinin Şahmelik köyü yakınlarındadır. Romalılar döneminde yapılan kale, Bizanslılar tarafından da kullanılmıştır. Günümüzde harab vaziyettedir. Yeşilhisar Kalesi: Adıyla anılan ilçededir.

Develi Kalesi: Develi ilçesinin batısında sarp kaya üzerine yapılmıştır. Harab vaziyettedir.

Hunad Hatun Külliyesi: Anadolu Selçukluları devrinde yapılan ilk külliyelerdendir. 1238’de Birinci Keykubad’ın eşi Mahperi Hunad Hatun tarafından yaptırılmıştır. Külliye, cami, medrese, türbe ve hamamdan meydana gelmiştir. cami minaresizdir. Minaresi ve büyük kubbe de İkinci Abdülhamid Han zamanında yaptırılmıştır. Külliye, taş işçiliği şaheseridir. Hamam 1968’de Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından tamir ettirilmiştir.

Kölük Camii ve Medresesi: On üçüncü

asır Selçuklu eseridir. 1205 senesinde Selçuklu

kumandanlarından Mazaffereddin Mahmud’un kızı Atsız elti Hatun yaptırmıştır. 1335’te depremden zarar gören yapıyı Kölük Şemseddin tamir ettirdiği için onun ismi ile anılmaktadır. Caminin mihrabı ve çinileri çok meşhurdur. Medrese iki katlıdır.

Hacı Kılıç Camii ve Medresesi: Selçuklu vezirlerinden Ebu Kasım Ali Tusi 1242-1249 arasında yaptırmıştır. Cami ve medresenin giriş kapıları nefis taş işçiliğinin güzel örneklerindendir. Cami dışardan kale gibi gözükür. Sarı ve siyah taştan yapılmıştır.

Ulu Cami: On ikinci asır Selçuklu eserlerindendir. 1135’te yapılan eser 1,5 m toprağa gömülüdür. Melih Mehmed Gazi tarafından yaptırılmıştır. Çeşitli zamanlarda tamir gören eser ilk orjinal yapı özelliğini kaybetmiştir. Yanında türbe ve medrese vardır. En eski Türk eserlerinden ve Anadolu’daki ilk Türk camilerinden olup, minaresi Türkiye’nin en uzun minarelerindendir. On sekizinci asrın sonlarında Reisülküttab Raşit Efendi yanına bir kütüphane yaptırmıştır. Çok değerli yazma eserleri vardır. Kurşunlu Cami: 1585’te yapılmıştır. Osmanlı devrine aittir. Asıl ismi Hacı Ahmed Paşa Camiidir. Mimar Sinan’ın eserleri arasında yer almaktadır. Hacı Ahmed Paşa, kaptan-ı derya idi. Kubbesi kurşundan olduğu için bu isim verilmiştir. Cami külliyesinde kervansaray aşhane, paşa odaları, medrese odaları ve şadırvan vardır.

Fatih Sultan Mehmed Camii: 1478’de Fatih Sultan Mehmed tarafından yaptırılmıştır. Kale içinde olduğundan Kale Camii olarak da bilinir.

Lalapaşa Camii: Muslihiddin Paşa tarafından 1308’de yaptırılmıştır. Lale Camii de denir. Minberi eşi bulunmaz bir şaheserdir. Sultan İkinci Abdülhamid Hanın hediye ettiği muhafazada sakal-ı şerif bulunmaktadır.

Ulu Cami: Bünyan ilçesindedir. 1256’da Kaluyan bin Karabuda tarafından yaptırılmıştır. taç kapının kitabe ve süslemeleri çok güzeldir. Kesme taş duvarları ile kale görünümündedir.

Develi Ulu Cami: Develi ilçesindedir. 1281’de Göçer Araslan ve eşi Saad tarafından yaptırılmıştır. Mihrabı çok süslüdür.

Avgunlu Medresesi: On üçüncü asırda yapılmıştır. Medrese, Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından yeniden restore edilmiştir.

Sahibiye Medresesi: 1267’de Selçuklu vezirlerinden Sahip Ata yaptırmıştır. Kapısını çevreleyen geometrik işlemeler Selçuklu taş işçiliğinin en güzel örneklerindendir.

Köşk Medrese: 1341’de Alaeddin Eratna tarafından yaptırılmıştır. Kesme taştandır. Avlunun ortasında bir türbe vardır. Türbede Alaeddin Eratna ve hanımı gömülüdür.

Hatuniye Medresesi: 1432’de Dulkadiroğullarından Nasıreddin Mehmed bin Halil tarafından yaptırılmıştır. Kapısının yanında sivri kemerli iki güzel çeşme vardır.

Çifte Medrese(Şifaiye Gıyasiye Medresesi): Biri medrese biri hastane olmak üzere, bitişik iki yapıdan meydana gelmiştir. Dünyada ilk tıp fakültesidir. 1205’te Selçuklu Sultanı Gıyaseddin Keyhüsrev kız kardeşi Gevher Nesibe Sultan adına vasiyeti üzerine vakıf olarak yaptırmıştır. Kapısı ince işlemeleri ile Selçuklu taş işçiliğinin ilginç örneklerindendir. Hastane kısmının duvarına bitişik Gevher Nesibe Sultan Türbesi vardır.

Keykubadiye Sarayları: Alaeddin Keykubad’ın 1224’te yaptırdığı yazlık binalardır. Küçük bir gölün kıyısında üç köşkten meydana gelmiştir.

Sultan Hanı: Kayseri-Sivas yolunda, Palaş köyündedir. Kitabesinden 1236’da yapıldığı anlaşılmaktadır. Avlusunda kare planlı köşk mescid vardır. Konya Sultan Hanından daha büyüktür. Tekgöz Köprüsü: Kayseri-Ankara yolunda Kızılırmak üzerindedir. Kitabesinden 1203’te Rükneddin Süleyman tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Uzunluğu 120 m genişliği 27 metredir.

Çokgöz Köprüsü: Kayseri-Yozgat yolunda, kızılırmak üzerindedir. On üçüncü asırda yapılmıştır. Değişik ebatlarda on beş gözden meydana gelmiştir. Yapılan tamirler yüzünden orijinal yapısı kaybolmuştur.

Karatay Hanı: Kayseri-Malatya yolundadır. atabey Emir Celaleddin tarafından 1240 senesinde yaptırılmıştır. Bezemeli kapısı çok güzeldir.

Çifte Kümbet: 1247’de Sultan Birinci Keykubad, eşi Melike Adile için yaptırmıştır. Sivas Caddesi üzerindedir. Kare kaide üstünde sekizgen gövdeli kümbetin pramit külahı yıkılmıştır.

Döner Kümbet: Kayseri-Talas arasındadır. 1276 senesinde BirinciAlaeddin Keykubad’ın kızı Şah

Cihan Hatun için yapılmıştır. 12 köşeli olup, üstü koni biçiminde bir külah ile örtülüdür. Sarımsı kesme taştan yapılmıştır. Bitki motifleri ve geometrik motiflerle süslüdür. Kümbete iki yönlü dar bir merdivenle çıkılır.

Melik Gazi Türbesi: Pınarbaşı ilçesine bağlı Melik Gazi köyündedir. On ikinci asırda yapılmıştır. İki katlı olup, alt katta lahid odası, üst katta ise sandukaların bulunduğu oda vardır. Türbenin dış yüzü tuğlalarla kaplıdır. Tuğlalar geometrik desenler biçiminde dizilerek güzel bir görünüm kazandırılmıştır. Eski eserler: Kayseri’nin 20 km kuzeydoğusunda bulunan Kültepe, Hitit ve Asurlulara ait 4000 senelik bir yerleşim merkezidir. Eski adı Kaniş (Kaneş) idi. Kazılarda binlerce tablet bulunmuştur. Bu antik şehrin kalıntıları da vardır. Asurlu tüccarların bir kolonisiydi. Burada bronz ve bakır çağ devirlerine ait eserler de bulunmuştur. Karum: Kültepe yakınlarında eski bir Hitit ve Asur kenti kalıntısıdır. Erkilet: Hititlere ait bir kentin harabeleridir. Soğanlı Harabeleri: Roma devrine ait kiliseler vardır. Bu harabeler Erdemli, Doğanlı, Araplı ve Göreme’dekilerle aynı özelliği taşır. Başköy’deki büyük kiliseye yer altı kanalları ile bağlıdır. Hepsi fresklerle süslüdür. Kayabaşı Mağaraları: Bünyan ilçesi yakınında olup, ilk çağlara ait sanat izleri bulunur. Roma Mezarı: Sahabiye Medresesi yanında M.Ö. üçüncü asra ve Romalılara ait bir mezardır. Fraktın Yazılı Kabartmalar: Develi ilçesi Fraktın köyü yakınında kayalar üzerinde Hititlere ait yazı ve resimlerdir. İmamkullu Kabartmaları: Develi ilçesinin İmamkullu köyü yakınındadır. Büyük bir kaya (Şimşek Kaya) üzerine yazılmış hiyeroglif yazılar ve kabartma resimler Hititlere aittir. Yemliha Kartalı: Kayseri müzesinde bir Hitit eseridir. Yekpare granit taştan yapılmıştır. 2 metre 20 cm yükseklikte ve 4 ton ağırlıktadır. Tabii güzellikler:

Kayseri’de tabii güzelliği ile meşhur pekçok mesire yeri vardır. Başlıca mesire yerleri şunlardır: Erciyes Dağı: Zirvesi devamlı karla örtülü ve İç Anadolu’nun en yüksek dağı olan Erciyes Dağı ve eteklerinde manzarası ve tabii güzelliği fevkalade olan mesire yerleri vardır. Ayrıca dağ, kayak sporlarına müsaittir. Erciyes ve Tekir yaylası kış aylarında dağcılık ve kış sporları merkezi özelliğini taşırken, yaz aylarında ideal bir dinlenme yeridir. Çeşitli tesisler, yüzme havuzu, telesiyej yanında dağ evi vardır. Uludağ’dan sonra Türkiye’nin en büyük kış sporları merkezidir. Bağlar: Merkez ilçe ile Erkilet, Gesi, Talas ve Hisarcık arasındadır. Boğaz Köprü: İl merkezinin batısında 20 km mesafede bulunan bu mesire yeri Karasu yanındadır. Gesi: Tabii bir dinlenme, yeridir. Bağları türkülere konu olmuştur. Talas: Şehre 7 km mesafededir. Hisarcık: Park ve yüzme havuzu vardır. Dağ evi, su, yeşillik, güneş ve devamlı rüzgar ile eşsiz bir mesire yeridir. Hisarcık, dağ evine gitmek isteyenlerin geçtiği bir mesire yeridir. Mimar Sinan Parkı ile İnönü Parkı: Şehrin içindedir. Geniş bir sahaya yayılmıştır.

Kapuzbaşı Şelalesi: Kayseri’ye 170 km mesafede, ilin güney sınırındadır. Torosların Hacer bölgesinde, yüksekliği yer yer 70 ila 150 metreyi bulan kayalardan çıkıp aynı adlı bir çayı meydana getiren şelaleler, Kayseri ve civarının en önemli tabiat harikalarından birisidir. Bir vadide yükselen kayalıklara eski Türkçede kapuz adı verildiği için şelaleler bu adla anılmaktadır. Türklerin bahar mevsiminde buraya gelip şelalelerin başında kopuz çaldıkları için bu adı aldığını nakledenler de vardır. Yedi ayrı kaynaktan çıkan sular, meydana getirdikleri şelaleler ile seyredenleri adeta büyülemektedir. kaplıca ve içmeleri:

Kayseri ili içme ve kaplıca bakımından oldukça zengindir. Önemli ve meşhur kaplıcaları şunlardır: Bayramhacı Kaplıcası: Kayseri’ye 80 km uzaklıkta Bayramhacı köyü yakınlarındadır. Romatizmal rahatsızlıklara, gut hastalığına ve dolaşım sistemi rahatsızlıklarında faydalıdır. İçme kürleri karaciğer ve safrakesesi hastalıklarına iyi gelir. Kaplıca yanında tesisleri vardır.

Yeşilhisar İçmesi: Yeşilhisar ilçesine 11 km uzaklıkta, Kayseri-Niğde yolu üzerindedir. Mide ve barsak rahatsızlıklarına faydalıdır. Kaplıca yanında tesisleri vardır.

Tekgöz Kaplıcası: Yemliha köyündedir. Çok eski zamanlardan beri kullanılan bu kaplıca nevralji, yarım felç, kırık ve çıkık ile kadın hastalıklarına iyi gelmektedir.

Hasanarpa Maden Suyu: İl merkezine 12 km uzaklıkta Hasanarpa köyündedir. Mide, karaciğer ve böbrek hastalıklarına iyi gelir.

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç