Karum nedir?

Assur ticaret kolonileri zamanında Anadolu'da şehirlerin hemen yanında kurulan büyük ticaret yerlerine, verilen addır. Asur ticaret kolonileri zamanında, Anadolu'da, Karumlar kurulmuştur.

Anadolu'daki karumlar Mezopotamya'dakilerden daha küçük yerleşimlerdir. En önemlileri; Kültepe'de Kaneş Karum’dur. Mezopotamya'da kurulmuş devletlerin tarihleri ilk kuruluş evreleri dışta tutulacak olursa, Anadolu'nun tarihine göre daha iyi bilinir.

Bunun nedeni Mezopotamya'da yapılmış ve bugün de sürmekte olan yoğun arkeolojik araştırmalarda ele geçen yazılı belge sayısının fazlalığı kadar bu yazılı belgeler arasında bulunan kral listelerinin varlığıdır. Kral listeleri hatırlanabilen ilk krallardan belgenin yazıldığı ana kadar başa geçmiş bütün kralları tahtta kalış süreleri ile birlikte sıralar. Aradan geçen zamanla ilk kralların tümü akılda tutulamamış olduğundan adları bilinen krallara çok uzun egemenlik süreleri verilmiş; böylece daha iyi hatırlanan krallarla ilk başa geçenler arasında oluşan boşluk kapatılmaya çalışılmıştır.

Bundan dolayı başlangıç evreleri için bu listeler fazla güvenilir tarih kaynakları değilse de daha sonraki tarihsel gelişimin öğrenilmesinde yararları büyüktür. Yukarıdaki açıklamadan da anlaşılacağı gibi kral listeleri sadece hangi kralın hangisinden sonra geldiğini kaç yıl başta kaldığını gösteren ve devletleri göreli kronolojisini belirleyen kaynaklardır. Örneğin Kral A 10 yıl hükümdarlık etmiş sonra başa geçen Kral B 25 yıl tahtta kalmıştır.

karum

Listede üçüncü kral olarak görünen Kral C ile Kral A arasında 35 yıllık bir süre olduğu hesaplanabilmektedir ancak bu 35 yıllık zaman dilimi dünyanın yaratılışından bugüne akıp giden ve çeşitli takvim sistemleri ile kavrayabildiğimiz zaman içinde nereye oturtulmalıdır? Örneğin 1800-1835 arasına mı ya da 1210-1245 arasına mı? İşte kral listeleri bu sorulara yanıt vermez ama dolaylı olarak bunların yanıtlanmasına da yardım eder.

Göreli kronolojiyi kesin kronoloji haline sokmak için yukarıdaki örnekte verdiğimiz zaman dilimi içinde bir değişmez nokta bulmak gerekmektedir. Bu kesin noktayı da bize Mısır ve Mezopotamya kaynaklı olan astronomi çalışmaları ve gökyüzü cisimlerinin hareketlerine ay ve güneş tutulmalarına ait gözlemlerin kaydedilmiş olduğu belgeler sağlar.

Bu gibi olaylar bazen çok uzun aralıklarla da olsa periyodik olarak olaylar tekrarlanmakta ve bu periyotların süresi biliniyorsa aynı durumun ne zamanlar görülmüş olabileceği geriye doğru hesaplanmaktadır. Sözgelimi eğer Kral B döneminin 3. yılında tam bir güneş tutulması olduğu belgelenmişse bu kralın yaşamış olduğu sanılan zaman kesiti içine rastlayan güneş tutulması hesaplanır ve diyelim ki M.Ö. 1337 yılı bulunur.

Bundan sonrası artık kolaydır; elde edilen bu değişmez noktadan hareketle yalnız Kral B'nin değil listede adı geçen bütün kralların tarihleri saptanabilir dolayısıyla bir devletin kronolojisi ana hatları ile ortaya çıkar. Kültepe yanındaki Asurlu tüccarlara ait yerleşme yerinde saptanan II. Tabakada bulunan tabletlerde geçen İrişum Sargon ve Puzuraşşur gibi Asur kral adları ve her yıl atanan ve yıllara adlarını veren yıl memurları'nın adları yardımıyla bu tabaka M.Ö. 19. yüzyıla Ib tabakası ise M.Ö. 18. yüzyıla tarihlenebilmektedir.

Buradaki tabletlerden anlaşıldığına göre yönetim merkezi Mezopotamya'daki Asur (bugün Kalat Şergat) kenti olan Asur Devleti vatandaşları olan tüccarlar M.Ö. 19. ve 18. yüzyıllarda Kültepe'de olduğu gibi Anadolu'nun değişik Pazar ağı geliştirmişlerdi. Bu iki tür ticaret merkezinden oluşmaktaydı. Bunlardan biri Anadolu'da o zaman varlığı yine tabletlerden anlaşılan henüz merkezi bir devlet otoritesine bağlı olmayan kent beylikleri yakınında kurulmuş olan Asurlu tüccarların belirli bir serbesti içinde yaşayıp mesleklerini icra ettikleri adına Karum denilen ve Asurca liman ve rıhtım anlamına gelen yerleşmeler büyük yerleşmelerdi.

Diğer bir yerleşme ise Asurca ubrum/wabrum sözcüğünden türetilmiş olan wabartum'lar (anlamı misafir) bulunmaktaydı ki bunlar herhalde ana merkezler arasında tüccarların konakladıkları belki mallarını geçici olarak depoladıkları bir çeşit kervansaraylardı. Ticaret kolonisi terimi Asur'un Anadolu içine uzanan siyasal egemenliği olarak anlaşılmamalıdır. Bunlar hem Asurlu tüccarlara hem de koruması altına girdikleri kent beylerine karşılıklı çıkarlar sağlayan bir ticaret sisteminin parçalarıydı.

Dikkat edilmesi gereken ikinci bir nokta da bu kolonilerin uluslararası bir karakter göstermesidir. Ele geçen belgelerdeki tüccar adları incelendiğinde burada yalnız Asurlular'ın değil yerli Anadolu halkına ait kişilerin de ticaret şirketlerine sahip oldukları ortaya çıkmaktadır. Bunların yanında Kuzey Suriye ve Kuzey Mezopotamya kökenli kişiler de ticaret yapmaktaydı.

Bu nedenle çoğunluğu Asur'la sıkı ilişkile tüccarlardan oluşan bir topluluğu barındırmasına karşın bu yerleşmelerin yabancı devletlerin ve hükümdarların egemenliğinde olmadığını vurgulamak gerekmektedir. Sözünü ettiğimiz ticaret ağı Kültepe Karumu'nun II. katı ile çağdaş belgelerde 10 Ib ile çağdaş belgelerde ise 4 adet olarak görülmektedir. Wabartum'lar ise II. tabakaya ait belgelerde yine 10 Ib'de bulunmuş belgelerde ise 2 adet olarak belirmektedir.

Bütün örgütlenme içinde sistemli bir biçimde kazıldığı için en iyi tanınanı ve en çok yazılı belge vereni ve eski adının Kaneş olduğu anlaşılan Kültepe'deki Karum'dur. Tablet veren diğer 2 Karum sonradan Hititlerin başkentini oluşturacak olan Boğazköy'deki Karum Hattuş diğeri ise eski adını kesinlikle bilmediğimiz Alişar'daki tüccar yerleşmesidir. Bu iki Karumda da Kaneş Karumu'na oranla çok daha az sayıda tablet bulunmuştur.




Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç