Kıble nedir?

Mekke'deki Kabe'nin batı köşesiyle, Mizab (altın oluk) arasının doğrultusudur. Müslümanlar namaz kılarken yüzlerini bu yöne döndürürler. Kuranı Kerim'de bu konuda şu ayet vardır: «Bundan sonra yüzünü Mescid-i Haram cihetine çevir. Siz de (Müslümanlar) nerede bulunursanız bulunun, yüzünüzü o tarafa çevirin.» Müslümanlıkta kıbleye yönelmeyi gerektiren birçok haller vardır. Duada, ihrama girerken, Arafat'ta orta cemre taşları atılırken ve diğer bazı hallerde hep kıbleye dönülür. Camilerde kıble tarafı mihrap yardımıyla gösterilir. Minarelerin şerefe kapıları da kıble tarafına açılır.

İslam'ın dini, çıkış yönü olan Mekke'de duyulmaya başlayınca, Müslümanlar da kendi yerlerini bulmak için bir kıble yapmaları gerekiyordu. İslam'dan önce dini inançların yapıldığı Kabe de, bu vesileyle uygun görüldü ve kıble olarak karar verildi. Aylar sonra Müslümanlar göç etmeye başlayınca  Medine'ye bir kıble inşa etmek ve ibadetlerinin simgesini yerine getirebilmek içindi. Böylece insan kendi nefsinden hicret edecek ve her türlü günahlardan da tövbeyle ilahi kurtuluş makamına ulaşma istekleridir. Bu arada Medine'de yaşayan Yahudiler ve kıblesi, Beyt-i Makdis, olan Kudüs'tü.

kıble

Peygamber efendimizde aynı şekilde, kendisine Yahudilerin kıblesini seçer. Bazı tarih kaynaklarına göre Peygamber efendimiz Kudüs'ü kıble tayin etmesi, Yahudiler'den kendisinin onlara hoş görünebilmek için olduğu yazılıdır. İki sene Müslümanlar ibadetlerini Kudüs'te devam ederler. Fakat, bir süre sonra Peygamber efendimiz, Medine'de kendi dinini yaymasıyla bu durumdan rahatsız olan Yahudiler; Müslümanlar, bizim dinimize uymamaktadır. Zira kıblemize yönelmektedirler. şeklinde alaycı konuşmalar yaparak; Yahudilerin bu sözleri Peygamber efendimizi kızdırır ve kıblesini Yahudilerin kıblesini Kudüs'ten alarak tekrar önceki kıbleleri olan Kabe yönüne çevirir. Bunun için gereken Kur'an-da ve Ayet-i kerimelerde yazılıdır.

Kur'an-da kıble hakkında ayetler

Hz. İbrahim (a.s.) Allah'ın emri ile Kabe'nin olduğu yere gider. Annesi ve oğlu İsmail ile birlikte orada iskanda bulunurlar. Daha sonra İsmail ile beraber Kabe'nin yerini kazmaya başlarlar. Hz. Şit'in yapmış olduğu binanın arsasını bulur. Ve o arsanın üzerine Kabe'nin temellerini atarak inşa eder. Ayet-i kerimede; Beytullah Hazretlerinin "temellerini atıyor" sözü ile namazın kıblesi Kabe'dir, duanın kıblesi de semadır. Kıble yaptık, demiştir. Kıble, Kabe'nin arsasıdır. Yani, yerden Arşa kadar, o boşluk kıbledir. Bunun için nerede olursan ol, denizlerde, kuyu diplerinde, yüksek tepelerde ve uçaklarda bu cihete doğru namaz kılınır.

Bu elbette Rabbimizden gelen gerçek bir emirdir. Ancak namaz esnasında kalp temizliğini ve ferahlığını sağlamak için namaz edilirken bir yön bulmaktı ve bu da Kabe oldu. Tabii evin içinde bazı işaretlere bakarak, güneşin ışığına göre ön cepheye doğru döndüğünüzde güneşin sol taraftan doğup sağ taraftan batarsa o güney cephedir. Eğer yönü bulamazlarsa Allah'ın her yerde olduğuna inanıp ibadete devam edilir.

Sözlükte "kıble" ne demek?

1. Namazda dönülen yön.
2. Güneyden esen yel.
3. Sıkıntılı bir durumda yardım umarak başvurulan yer.

Cümle içinde kullanımı

Pencereden güneşe bakarak kıbleyi tayin ettikten sonra ellerimi kulaklarıma kaldırdım.
- R. N. Güntekin

Kıble kelimesinin ingilizcesi

the direction of Mecca; south wind
Köken: Arapça

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç