İsa

Hıristiyanlığın kurucusudur, Hıristiyanlarca Tanrı'nın oğlu olduğuna inanılır. Müslümanlıkta da peygamberliği kabul edilmiştir. İsa'nın doğum yılı tespit edilirken bir yanlışlık yapıldığından M.Ö. 4 veya 6. yılda doğmuş olduğu tahmin edilmektedir. Filistin'de, Betleherri şehrinde dünyaya geldi. Annesi Meryem, Jozef (Yusuf) adlı bir marangozla nişanlıyken, Cebrail ona bir çocuğunun dünyaya geleceğini haber vermiş, bu çocuğun Tanrı oğlu olduğunu bildirmişti. İsa bir ahırda dünyaya geldi. 25 aralık günü doğduğu kabul edilir. «Noel» adı verilen o gün bütün Hıristiyan aleminde kutlanır. Museviler'in başı Herod bu doğumdan çekinmiş, çocuğun öldürülmesini emretmişti.

Bunun üzerine Yusuf, Meryem'le Isa'yı alarak Mısır'a kaçtı. Isa 30 yaşına basınca, hayatında önemli bir değişiklik oldu, insanüstü bir kudreti olduğunu anladı. Kendi yurduna dönüp, fikirlerini anlatmaya başladı. Diyar diyar dolaştı. Bir pazar günü Kudüs'e geldi. Perşembe gecesi ilk defa kendisine İnanan arkadaşlarıyla yemek yedi. Buna «Son Yemek» denir. Aynı gece tevkif edildi. Taraftarlarından Judas, para mukabilinde kendisini ele vermişti. Judas sonradan pişmanlık duydu ve kendisini bir ağaca astı. İse mahkemede yargıçların «Sen Allah'ın oğlu musun» sorusuna, «Evet» cevabını verince, çarmıha gerilerek öldürüldü. Sonra göğe uçtuğuna inanılır. İsa’nın havarilerinden Petrus, Yohenna, Matta ve Torna, birer İncil yazmışlardır.

Hz. İsa Hıristiyanlık’ta ve İslam’da hem İsa hem de Mesih olarak adlandırılmaktadır. Fakat Kur’an’ın ifadesiyle; “Meryem oğlu İsa Mesih ancak Allah’ın elçisidir, Allah’ın Meryem’e ulaştırdığı kelimesidir ve O’ndan bir ruhtur.” (Nisa, 4/171) Hıristiyanlık’ta ise o, Tanrının oğlu dolayısıyla Tanrı kabul edilmektedir. Kur’an-ı Kerim Hz. İsa’nın doğum yeri ve doğum tarihi hakkında bilgi vermemektedir. İnciller’de onun Beytlehem’de dünyaya geldiği kaydedilmekle birlikte Nasıralı olarak takdim edilmektedir (krş. Matta, 2/1, 13/54-57; Markos, 6/1-4; Luka, 2/4-11, 4/16, 24; Yuhanna, 1/45).

Hz. İsa’nın doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Bazı tarihi bilgiler ışığında yapılan araştırmalar onun doğum tarihinin milattan önce 5 yılının sonu veya 4 yılının başı olduğunu göstermektedir. Hz. İsa’nın doğduğu ay ve gün hakkında da kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Kur’an-ı Kerim’de Hz. İsa’nın İmran ailesine mensup olduğu ve bu ailenin Allah tarafından seçilip üstün kılındığı belirtilmekte; İsa’nın annesi Meryem’in babasından İmran ismiyle söz edilmektedir (Al-i İmran, 3/33-35).

Al-i İmran suresi 35-44. ayetlerde açıklandığı üzere, Kur’an’a göre İsrailoğulları’ndan İmran’ın karısı hamile kalır ve doğacak çocuğunu Allah’a (mabet) adar. Umduğunun aksine bir kız doğurur, “Ben onun adını Meryem koydum ve işte ben onu ve soyunu kovulmuş şeytana karşı sana ısmarlıyorum.” diyerek mabede emanet eder. Hz. Zekeriyya Meryem’in bakımını üstlenir ve Meryem, mabedin doğu tarafında bir odaya (mihrap) yerleştirilir. Hz. Meryem orada Allah tarafından rızıklandırılır; iffetli, her çeşit kötülükten uzak olarak büyür, herkesin imrendiği erdemli bir şahsiyete ulaşır.

Cebrail, Meryem’e insan şeklinde görünür. Meryem irkilir ve ondan Allah’a sığınır. Cebrail Allah tarafından görevlendirilmiş elçi olduğunu bildirerek Meryem’e bir erkek çocuk doğuracağı müjdesini verir. Meryem, iffetli bir insan olduğu ve kendisine erkek eli değmediği halde nasıl çocuğunun olacağını sorunca da Cebrail, bunun Allah için kolay olduğunu söyler. Daha sonra Allah ruhundan üfler ve Meryem hamile kalır (ayrıca bkz. Enbiya 21/91; Tahrim 66/12). Kur’an-ı Kerim’de Hz. İsa’nın hayatının tebliğ faaliyetine kadar geçen dönemiyle ilgili olarak sadece şu ifade yer alır: “Meryem oğlu ile annesini de bir ayet yaptık; ikisini de kalmaya elverişli, kaynak suyu bulunan yüksekçe bir yere yerleştirdik.” (Mü’minun 23/50) Daha sonraki dönemi hakkında verdiği bilgiler de İnciller’deki kadar ayrıntılı değildir.

Kur’an’a göre Hz. İsa, semadan sofra indirmenin (Maide 5/111; Saf 61/14) dışında, çamurdan kuş yapıp ona üfleme ve onun da kuş oluvermesi, ölüyü diriltme, körü ve cüzzam hastalığına tutulmuş kişiyi iyi etme, evlerde yenilen ve biriktirilen şeyleri haber verme gibi çeşitli mucizelerle desteklenmiştir (Al-i İmran 3/49; Maide 5/110). Peygamberliğini ortaya koyan açık delillere rağmen Hz. İsa’ya inanmayanlar onu öldürmek üzere tuzak kurar, plan yaparlar, fakat Allah onların planlarını bozar (Al-i İmran, 3/54) ve Hz. İsa’yı kendi nezdine yükseltir (Nisa 4/158). Kur’an-ı Kerim’e göre Hz. İsa İsrailoğulları’na gönderilmiş bir Peygamberdir ve kendisine İncil verilmiştir (Al-i İmran 3/49; Nisa 4/171; Zuhruf 43/59; Hadid 57/27; Saf 61/6).

Adı İsa, sıfatı Meryem oğlu, lakabı Mesih olarak geçen (Al-i İmran 3/45) Hz. İsa ile ilgili olarak Kur’an’da kullanılan belli başlı ifadeler şunlardır: İsa Allah’tan bir kelimedir (Al-i İmran 3/45; Nisa 4/171) ve bir ruhtur (Nisa 4/171); Ruhulkudüs ile desteklenmiştir (Bakara 2/87, 253; Maide 5/110); annesiyle birlikte Allah tarafından bir ayet kılınmıştır (Mü’minun, 23/50); Allah ona kitabı, hikmeti, Tevrat ve İncil’i öğretmiştir (Maide 5/110; Al-i İmran 3/48); annesine karşı hürmetkardır (Meryem 19/32); salihlerdendir, şanı yücedir, Allah’a yakın olanlardandır (Al-i İmran 3/45-46); Allah ona kitap vermiş, onu Peygamber yapmış, mübarek kılmıştır (Maide 5/75; Meryem 19/30-31); bir insandır, bir kuldur (Nisa 4/172; Maide 5/75; Meryem 19/30; Zuhruf 43/59); beşikte iken konuşan Peygamberdir.

Tevrat’ı tasdik etmiş, bazı hususlarda onu neshetmiştir (Al-i İmran 3/50-51; Maide 5/46; Zuhruf 43/63); kavmine namazı ve zekatı emretmiştir (Meryem 19/31); ayrıca “Ey İsrailoğulları! Bilin ki benden önceki Tevrat’ı doğrulamak ve benden sonra gelecek Ahmed isimli elçiyi müjdelemek üzere size Allah tarafından gönderilmiş elçiyim.” (Saf, 61/6) diyerek Hz. Muhammed (s.a.s.)’in geleceğini müjdelemiştir. Kur’an’da Hz. İsa’nın babasız dünyaya gelişi ilahi kudretin bir tecellisi olarak nitelenmekte ve Al-i İmran Suresinin 59. ayetinde onun yaratılışıyla Hz. Adem’in yaratılışı arasındaki benzerliğe işaret edilmektedir. Ayrıca Kur’an’da Hz. İsa’nın kendisini asla ilah olarak takdim etmediği açık biçimde belirtilmektedir. Öte yandan Kur’an Hz. İsa’nın öldürülmediğini, çarmıha da gerilmediğini; Allah katına yükseltildiğini bildirmektedir.

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç