İddet nedir?

“Saymak, miktar, adet” anlamlarına gelen iddet, bir fıkıh kavramı olarak, herhangi bir sebeple evliliğin sona ermesi halinde, kadının yeni bir evlilik yapabilmek için beklemek zorunda olduğu süreyi ifade eder.

İddetin, kadının hamile olup olmadığının anlaşılarak nesebin karışmasını önleme, taraflara düşünme ve tekrar bir araya gelme fırsatı verme, kadın için yeni hayata ruhen hazırlanma, evlilik bağını bir anda yok etmeme gibi hikmetleri bulunmaktadır. Evlilik boşanma veya fesih yoluyla sona ermişse ve kadın da hamile değil ise, adet gören kadın üç hayız süresi iddet bekler. “Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler.” (Bakara, 2/228)

Herhangi bir sebeple adet görmeyenler ise, üç ay süreyle iddet beklerler. “Kadınlarınızdan adetten kesilmiş olanlarla, henüz adet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç aydır.” (Talak, 65/4). Evlilik erkeğin ölümü ile sona ermiş ve kadın da hamile değilse, iddet süresi dört ay on gündür. “İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi kendilerine dört ay on gün (iddet) beklerler.” (Bakara, 2/234)

Evlilik ne şekilde sona ererse ersin, hamile olan kadının iddeti, doğum yapıncaya kadardır; doğum yapmasıyla iddeti sona erer. “Hamile olanların bekleme süresi ise, doğum yapmalarıyla sona erer.” (Talak, 65/4) İddet beklemenin başlangıcı, tarafların fiilen birbirlerinden ayrı kaldıkları an değil, boşamanın veya ölümün gerçekleştiği andır.

İddet beklemekte olan bir kadının başka biri ile nikahlanmasının haram olmasının hikmeti, kendisinde hala eski evliliğinin etkilerinin bulunabilmesi, eski kocasının haklarının korunması ve neslin birbirine karışma ihtimalinin bulunmasıdır. İddet esas itibariyle kadının beklemek zorunda olduğu süre olmakla birlikte, bazı durumlarda erkeğin de iddet beklemesi gerekir. Erkeğin boşandığı eşinin kız kardeşi, halası, teyzesi veya yeğenleriyle evlenmek istemesi halinde, boşadığı eşinin iddetini tamamlamasını bekler.

İddet bekleme bakımından beş çeşittir

1. Hamile olup, kocası vefat eden kadının iddeti, çocuğu olunca biter. Kur’an-ı kerim’de mealen buyruldu ki: “...Hamile kadınların iddetleri ise çocuklarını doğurmaları ile son bulur...” (Talak suresi: 4)

2. Hamile olmayıp kocası ölen kadının iddeti dört ay on gündür. Kur’an-ı kerim’de mealen buyruldu ki: “Sizden vefat edenlerin geride bıraktıkları zevceler (hanımlar) kendi kendilerine dört ay on gün beklerler (beklesinler).” (Bakara suresi: 234)

3. Hamile olup, boşanan kadının iddeti, çocuğu olunca tamam olur. Kocası ölen hamile kadının durumu gibidir.

4. Kadın hayz (adet) gören kadınlardan olup, hamile olmadığı halde kocasının boşadığı kadının iddeti, ilk temizlik başından üçüncü hayzın sonuna kadardır. Kur’an-ı kerim’de mealen buyruldu ki: “Boşanmış kadınlar, kendi kendilerine üç adet müddeti beklerler ve Allah’ın rahimlerine yarattığı çocuğu saklamaları kendilerine helal olmaz.” (Bakara suresi: 228)

5. Hayzdan kesilen (adet görmeyen) ve boşanmış kadının iddet zamanı boşanma tarihinden itibaren üç aydır. Kur’an-ı kerim’de mealen buyruldu ki: “Kadınlarınızdan (yaşlılık dolayısı ile) hayzdan (adetten) kesilmiş olanlarla henüz hayz görmemiş bulunanların iddeti hakkında şüphe ederseniz, onların iddeti üç aydır...” Talak (boşama) iddeti zamanında kadına nafaka verilir. İddet zamanı bitince nafakası kesilir. İddet bekleyen kadınla iddeti bitinceye kadar evlenilmez.

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç