Sözlükte "hassas" ne demek?

1. duyum ve duyguları algılayan; yapımı ve bakımı özen isteyen, aksamadan çok doğru çalışan, kesin ölçüler gerektiren işlerde kullanılan (aygıt).
2. Çabuk duygulanan, duygun, duyar, duyarlı, içli, alıngan.
3. Çabuk etkilenen.

Cümle içinde kullanımı

Hassas fotoğraf camı.
Düşmanın en hassas ve mühim noktası orası idi.
- Atatürk

Hassas kelimesinin ingilizcesi

adj. sensitive, sensible, delicate, tender, brittle, climacteric, critical, emotional, exquisite, fair, feeling, fine, impressible, impressionable, nice, precision, queasy, quick, raw, recipient, responsive, rose water, sore, spoony, squeamish
n. passible
Köken: Arapça

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç