Hasoda nedir?

Osmanlı Devleti saray teşkilatında, Enderundaki altı koğuşun en itibarlı ve en ehemmiyetli kısmı. Fatih Sultan Mehmed Han (1451-1481) tarafından kurulan Hasoda, Yavuz Sultan Selim Han (1512-1520) veSultan Dördüncü Murad (1625-1640) devirlerinde bir takım değişikliklere uğramıştır.

Hasodanın kuruluşunda hizmetli mevcudu otuz iki kişi idi. Yavuz Sultan Selim Han devrinde Hırka-i Şerif Dairesinin inşaatından sonra, mevcudu kırk kişiye çıkarıldı. Hasodanın 16 ve 17. asır sonuna kadar en büyük zabitleri sırasıyla hasodabaşı, silahdar, çuhadar, rikabdar, tülbend gulamı ve miftah gulamı idi. İlk dört ağa padişaha bir konuda arz sunma yetkisine sahip "arz ağaları" idi. Hasodabaşı, 18. asır başına kadar, diğer ağalar hariç, bütün oda mensuplarını cezalandırma ve padişaha haklarında arz verme yetkisine de sahipti.

Hasodanın asıl vazifeleri, Hırka-i Şerif Dairesinin temizliğini yapmak, oradaki Kur’an-ı kerim ve diğer kitapların tozlarını almak, muayyen ve mübarek gecelerde öd ağacı yakmak, gülsuyu serpmek, buradaki madeni eşyaları parlatmak gibi işlerdi. Hasodada bulunan mukaddes emanetlerin bulunduğu bölümün muhafazası için nöbet tutulması işini de birinci koğuş ağaları yerine getirirdi. Nöbet yirmi dört saatte değişirdi. Bu ağaların odaları Hırka-i Şerif Dairesinin çevresinde bulunurdu.

Yukarıda yazılan ağalardan başka, hasodada peşkir gulamı, ibrik gulamı gibi ağalar ve odanın inzibatını temin eden köşebaşılar vardı. Hünkar müezzini, sır katibi, baş çuhadar, sarıkcıbaşı, kahvecibaşı, tüfenkçibaşı, berberbaşı gibi bizzat padişahın hizmetini gören görevliler de mevcuttu. Hasodalılara, her sene biri rebiülevvel ayında, diğeri bayramda olmak üzere iki defa bahşiş verilirdi. Bunların aldıkları bahşişlerin miktarı 17. asır başlarında şöyleydi: Hasodabaşı dört yüz, silahdar yüz yetmiş, çuhadar yüz yetmiş, rikabdar yüz elli, doğancıbaşı yüz yirmi, tülbent gulamı yüz yirmi, miftah gulamı yüz on, peşkir gulamı, ibrik gulamı, mastçı (yoğurtçu) ve mastçı şakirdi yüz altın alırdı. Bunların altında bulunan hasodalılara seksen altın verilirdi.

Hasoda içoğlanlarının yevmiyeleri de yirmi akçe idi. Ayrıca altı ayda bir seraserden dolama ve yılda bir defa çatma kadife üst elbisesi ve birer tülbent verilmekte idi.

Hasodalılardan çıkma yapıldığında eskiler müteferrikalıkla, acemiler de çaşnigirlikle tayinleri yapılırdı. Ancak hasodalılardan sancakbeyliği ile çıkanların olduğu da görülmüştür.

Hasoda ve diğer enderun odalarının nizamnameleri vardı ve bu harfiyen tatbik edilirdi. Yatma ve kalkma saatleri, istirahat saatleri, muayyendi. Bunlar yatsı namazından sonra yatarlardı. Odalarda ders okutmak üzere birer hoca ve her odanın bir imamı ile müezzini bulunurdu. Her perşembe günü akşamı yatsı namazından sonra padişahın sıhhati, devletin selameti din ve devlet düşmanlarının kahrolması için dua edilirdi. Oda zabitleri, burada yaşayan içoğlanlarının tahsil ve terbiyelerine çok büyük bir itina gösterirlerdi. Zabitleri kontrol için silahdar ağa arada bir kıyafet değiştirerek bunları teftiş ederdi. Hasoda ve diğer enderun odalarında mükemmel bir tahsil ve terbiye verilirdi. Buradan yetişen devlet adamları arasında mükemmel eserler vücuda getirenlerin sayısı az değildir. Hatta bazıları sanatlarındaki şöhretleri dolayısıyla o sanatlarla anılmışlardır. nakkaş Hasan Paşa, Kemankeş Kara Mustafa Paşa, hattat Hasan Paşa, Kavukçu Mustafa Paşa gibi.

Hasoda, hazine, kiler ve seferli odalarının hizmetleri 1833 yılında lağv edildikten sonra yeni bir enderun teşkilatına yer verildi.

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç