Fener nedir?

Bir aydınlatma aracıdır. İlk fenerlerde yağ yakılarak ışık sağlanırdı. Daha sonra mum, petrol, asetilen, havagazı ve elektrik kullanılmaya başlandı. Fenerlerin cam, muşamba veya kağıttan mahfazaları olur. Başlıca fener çeşitleri şunlardır:

Çin Feneri: Muşamba veya -kağıt mahfazalı, üstüvane, karpuz gibi çeşitleri vardır. Açılıp kapanabilir. Çoğunun üstü süslü desenli olur. Şenliklerde süs için kullanılır.

Gemici Feneri: Deniz taşıtlarında olduğu kadar kara taşıtlarında da kullanılır. Rüzgardan sönmeyecek şekilde yapılmıştır. Gemilerin sağındaki (sancak) fenerler yeşil, solundaki (iskele) fenerler ise kırmızı renkli olur. Yine rüzgardan sönmeyecek şekilde dört tarafı kapalı camdan yapılan bir çeşit fener de eskiden evden eve gitmek için kullanılırdı.

Dikili Fener: Direkler üzerinde olur. Eskiden şehirlerin aydınlatılmasında kullanılırdı.

Cep Feneri: Elektrik pilleriyle çalışır. Yassı ve yuvarlak çeşitleri vardır.

İnsanlar tarafından çok eski zamanlardan beri kullanılmaktadır. Avrupa’da bilhassa 16. yüzyıldan itibaren evlerin merdivenleri, sofalar, odalar, güzel fenerlerle donatılmış, daha sonraları özel binaların bahçe ve içleri bunlarla süslenmiştir. Fenerlerin içinde önceleri mum yakılırdı. Yanıcı yağlara batırılan fitillerin yakılması esasına dayalı fenerler de vardı. Petrolün bulunması bu fenerleri, hem iyice yaygınlaştırdı, hem de gazyağı kullanılmasına sebep oldu. Bugün de, bilhassa köylerde kullanılan fenerlerde gazyağı yakılmaktadır.

Anadolu’da 20. yüzyıl başlarına kadar, her yerde yaygın olarak fenerin çeşitli tipleri kullanılmıştır. Bekçilerin, yatsı namazına gidenlerin, gezmek için çıkanların, yangına koşanların kullandıkları lambalar, yüzyıllarca insanlara faydalı olmuştur. ramazan günlerinde, bayramlarda ve mühim günlerde önemli yerler geceleri fenerlerle süslenirdi. İstanbul’un fethinde gemilerde ve surların tarafında fenerlerle yapılan şenlikler Bizanslıları dehşete düşürmüş, gece yarısında hepsinin aniden aynı anda söndürülmesi halkı panik içinde kiliselere koşturmuştur.

fener

Eski zamanlarda yine sokaklarda gezerken el-feneri taşırlardı. Bunlar bildiğimiz normal fenerlerden farklı yapıya sahiptiler. Bu çeşit el-fenerlerinin muşambalı ve camlı olmak üzere iki çeşiti vardı.Camlı olan çeşitleri normal fenere benzerdi. Muşambalı el-fenerleri körüklü bir boru şeklinde olup, katlanarak kapanır ve istenildiği zaman kolaylıkla açılırdı. Bunlara "İşkembe fener" de denilmiştir.Muşamba fenerlerin daire şeklinde olan alt ve üst kısımları pirinç veya gümüşten kabartma işlemelerle süslenirdi.Camlı fenerlerin bugün için de kullanılan elektrik, havagazı, gaz yağıyla yanan çeşitleri vardır. Elektriğin köylere kadar yayılması, fenerlerin önemini oldukça kaybettirdi. Bugün daha çok gemici feneri ismiyle anılan tipleri bazı yerlerde kullanılmaya devam edilmektedir.

Modern el feneri (lambası): Günümüzde el fenerinin yerini el lambası almıştır. Tipik bir el lambasında önde küçük bir ampul ve arkasında silindirik bir yuvada bir veya daha fazla pil bulunur. Gelişmesini, Georges Leclanhés’in kuru pili (1866) ve Thomas Edison’un ampulü bulmasına borçludur.İlk defa 1890’da piyasaya çıkarılmıştır.Modern cep lambalarında lambanın arkasında bir yansıtıcı ve pilleri ucunda sürekli teması sağlayan bir yay mevcuttur. Dolmakalem büyüklüğünden, 60 cm boyuna kadar değişik boyutlara sahiptir. Evlerde, otomobil sürücüleri, sporcular ve kampcılar tarafından yaygın bir şekilde kullanılır.

Sözlükte "fener" ne demek?

1. Saydam bir maddeden yapılmış ya da böyle bir maddeyle donatılmış, içinde ışık kaynağı bulunan aydınlatma aracı.
2. Gemilere yol gösteren ışık kulesi, deniz feneri.
3. Tepesinden kulplu kahveci tepsisi, askı.

Cümle içinde kullanımı

Sigara içilmeyecek, kibrit, fener yakılmayacaktı.
- Ö. Seyfettin

Fener kelimesinin ingilizcesi

[Fener] n. Phanar, main Greek neighborhood of Istanbul
n. lighthouse, lantern, lamp, beacon, cresset, flambeau, glim
Köken: Yunanca

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç