Eozinofil nedir?

Eozinofil kanda bulunan bir lökosit yani akyuvar türüdür. Tam kan sayımı yani hemogram tahlilinde merak edilen parametrelerden biridir.

Sitoplazmalarında asit boyaları ve özellikle eozin boyasını tutan tanecikler içermeleri nedeniyle bu isimde adlandırılmışlardır. Kan hücrelerinin myelositer serisinden gelişmekte olup kemik iliğinde üretilirler. Kandaki akyuvarların yüzde 1-4'ünü oluşturur. Ortalama büyüklükleri 10-12 mikron arasındadır. Eozinofiller , bağ dokularında, özellikle sindirim ve solunum mukozalarında bulunurlar.

Aslında her kan sayımı yaptırdığımızda akyuvarların toplam sayılarının yanında, akyuvar tiplerinin de miktarları raporda ayrı ayrı belirtilir. Eozinofiller de her kan sayımında tespit edilerek sayılarında bir artış veya azalma olup olmadığı değerlendirilebilir. Artış, kanda olabileceği gibi, dokularda da görülebilir. Bağışıklık sisteminde yabancı cisimlerin ortadan kaldırılmasındaki görevi yanında çeşitli iltihabi durumlarda da eozinofiller artabilir.

Eozinofil yüksekliği nedir?

Normal eozinofil değeri yetişkinlerde mikrolitre başına +- 350 hücre olarak kabul edilir. Normal olarak kabul edilen eozinofil hücresi aralığı bazı kaynaklarda 50-350 olarak belirtilmektedir. Ancak eozinofil ölçümü farklı test yöntemleriyle elde edilebildiği için sonuçlarda laboratuvarlar arası küçük farklılıklar olabilir. Bu nedenle test sonuçlarının mutlaka bir doktor tarafından incelenmesi gerekir.

Eozinofil yüksekliği genellikle vücudun enfeksiyonla veya iltihapla mücadelesine bağlı olarak görülür. Doku eozinofili ve kan eozinofili olarak 2 farklı türü vardır. Dokuda görülen eozinofil yüksekliği mukus gibi vücut sıvılarından alınan örneklerle tespit edilebilir. Eğer dokuda yükseklik varsa genellikle kandaki eozinofil değerleri normaldir.

Kandaki eozinofil yüksekliği ise tam kan sayımı testinde görülebilir. 500 ve üzerinde ölçülen eozinofil değeri genellikle eozinofil yüksekliğine (eozinofili) işaret eder. Eozinofil yüksekliği parazit, alerjiler (gıda ve ilaç alerjileri dahil), böbreküstü bezlerinde yaşanan sorunlar, cilt hastalıkları, zehirli maddelerin vücuda girmesi, bağışıklık sistemi hastalıkları, endokrin hastalıkları ve tümörlere bağlı olarak gelişir.

Bu gibi durumlarda hastalıkla mücadele için kemik iliğinde üretilen eozinofil sayısı artar. Parazitler ve ilaç alerjisi eozinofil yüksekliğinin en sık görülen nedenleridir. Bunlar dışında bazı spesifik hastalıklar eozinofil üretiminin artmasına yol açabilir. Bu hastalıklar şu şekilde sıralanabilir;

• AstımAtopik dermatit (egzama)
• Kronik miyeloid lösemi
• Eozinofilik lösemi
• Churg-Strauss sendromuİdiopatik HES sendromu (HES)
• Crohn hastalığı
• Hodgkin lenfoma (Hodgkin hastalığı)
• Leishmaniazis (parazitik bir enfeksiyon)
• Askariasis (bir yuvarlak kurt enfeksiyonu)
• Trişinelloz (bir yuvarlak kurt enfeksiyonu)
• Yumurtalık kanseriPrimer immün yetmezlik
• Ülseratif kolit
• Diğer kanser türleri
• Diğer paraziter enfeksiyonlar

Eğer değer 1500’ün üzerindeyse ve bu yüksek eozinofil değeri birkaç aydır devam ediyorsa bu duruma hipereosinofilik sendrom adı verilir. Hipereosinofilik sendrom çoğunlukla 50 yaş ve üzerindeki erkeklerde görülür. Eozinofil sayısı yüksek kalmaya devam ederse kalp, akciğer, karaciğer, deri ve merkezi sinir sistemi zarar görebilir. Örneğin kalp iltihaplanarak kanın pıhtılaşmasına, kalp yetmezliğine, kalp krizine veya kalp kapakçıklarının fonksiyonunun bozulmasına yol açabilir.

Kilo kaybı, ateş, gece terlemeleri, halsizlik, öksürük, göğüs ağrısı, şişlik, deride döküntü, ağrı, halsizlik ve zihin karışıklığı hipereosinofilik sendromun belirtileri arasındadır. Hipereosinofilik sendrom sık görülen bir hastalık değildir ancak mevcutsa organ dokuları daha fazla zarar görmeden tedavi edilmesi gereken ve hayati tehlike yaratabilecek kadar ciddi bir sorundur.

Eozinofil düşüklüğü nedir?

Eozinofil düşüklüğü, kortizol benzeri hormanların yapısında gereğinden fazla üretim yapılması sonucu görülebilecek bir durumdur. Eozinofil oranında düşüklük yaşanmasının diğer bir başlıca sebebi ise, alkol zehirlenmesi olarak kabul edilmektedir. Herhangi bir kan testi esnasında bu oran için de gerekli uygulama yapılabilir. Başka bir aşama veya ön hazırlık gerektirmeyen bir durumdur.

Eğer sürekli ilaç kullanan biri bu testi yaptıracaksa, ilacı ile birlikte doktoruna giderek bu durumu bir uzmana danışmalı ve ona göre test yaptırmalıdır. Aşırı bir düşüklük durumu, çok rastlanmasa da kalp ve damar yollarında bazı rahatsızlıklara sebep de olabildiği gibi, oran oldukça düşüktür. Yüksekliği kadar ciddi bir durum oluşturmaz ancak yine de kontrol edilmesi ve gereken orana getirilmesi gerekmektedir. Her yaş grubunda yaşanabilecek bir durumdur. Kan yapıcı besinlerin bolca alınması çok yararlı olacaktır.

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç