Elbise nedir?

İnsan vücudunu örten giyim eşyasıdır. İlk insanlar arasında aile toplulukları kurulmaya başlayınca, örtünmek ihtiyacı da doğmuştur. Giyimlerini önce iklim şartlarına göre ayarlayan insanlar, pek basit şeyler giymişler, etlerini yedikleri hayvanların derileriyle örtünmüşlerdir. İlk erkek ve kadın kıyafetleri arasında bir fark yoktu. Eski Yunanistan'da erkekler şık giyinmeye merak sarmış, ince bel moda olmuştur. Kadınların elbiselerinin ise göğüsleri bu çağda yarı yarıya açıktı. Eski Mısır'da erkekler çok sade giyinir, kadınlar ise daracık elbiselerle vücutlarlnı sararlardı. Romalı kadınlar «tunik» denilen bol bir gömlek giyer, erkekler tüniklerinin üzerine pelerin alırlardı. Asırlar sonra tünik ve pelerinin yerine ceket geçecektir.

Ortaçağ'da giyime ihtiyaç değil, süslenme arzusu hakim olmuştur. Asiller kadife üzerine sim işlemeli kıyafetler giymiş, 13. ve 14. yüzyıllarda ayakkabı modası da değişmeye başlamıştır. 1660'ta erkekler geniş yakalı gömlek yerine, dantela kravat takmaya başladılar. Kadınların etekleri ise boldu. 18. yüzyıl başlarında hayatın hızlı akışına kıyafet de uymaya başladı. Yüzyılın sonlarında erkekler pantolon giymeye başladılar. 20' yüz yılın başında da kadınlar korseyi öğrendiler. 1909'da ilk kısa etekler göründü. 1914'ten sonra kadın bacakları uzun eteklerin altından kurtuldu. Dar etek modası başladı. 1921'de etek boyları biraz uzadı, ama bel çizgisi kalçaya indi.

elbise

1930dan itibaren sinemanın, moda üzerinde büyük etkisi belli oldu. İkinci Dünya $avaşı'nın giyim üzerindeki etkisi ise çok büyüktür. Tayyör modası bütün dünyayı sardı. 1947 de etekler uzadıysa da, bu, çok sürmedi ve günümüzde aşırı kısalığa varıncaya kadar, etekler kısalmaya devam etti. Öte yandan birçok ülkelerde ekonomik kalkınma, geniş halk kitlelerinin daha iyi giyinme ihtiyacını doğurdu. Bu durum hazır elbise sanayiinin bütün ülkelerde hızla gelişmesini sağladı. Türk kadınları eskiden giyimlerine meraklı olmakla tanınmıştı. Türk giyimi 19. yüzyılın ortalarından itibaren Avrupa'nın etkisi altında kalmakla beraber, buna yine de bir Şark havası verilebilmiştir. Türk kadınlarının sokak kıyafetleri Batılı hemcinslerininkine benzemezdi. Bele kadar düğmeli, yarıdan cepli, uzun etekli yeldirmeler, feraceler giyerlerdi.

Yapılan tarihi araştırmalar ve kazılarda bulunan çeşitli eşyalardan, elbiselerin basit ve mevsimlere göre yapıldığı ortaya çıkmaktadır. Yine bunlardan anlaşıldığına göre kadın erkek arasında giyim farkı yoktu. zamanla bu fark arttı. Eski Yunanistanda erkeklerin bu işin üzerine çok düşmesi, bellerini inceltmek için, küçük yaşta, erkek çocuklara maden kemerler takılması, ellerine bilezik , boyunlarına kolye takılması şeklinde göründü. Bunların aksine Mısırlılarda, bilhassa erkekler çok basit giyinirlerdi Ortaçağ, ilkçağın aksine insanın kendini güzel göstermek için giyimine çok dikkat ettiği ve işlemeli elbiselere rağbetin çok olduğu bir zamandır. avrupadakihükümdarlar, zenginler birbirinden süslü işlemeli elbiselere, çok rağbet gösteriyorlardı. Kraliçe ve asillerin özenerek diktirdikleri elbiseler 18. yüz yılda hemen halk arasında yayılıp moda haline geliyordu.

Erkekler pantolon giymeye, 18. yüz yılın sonunda başladılar. Yirminci yüzyıl başında kadınlar ince zarif görünmek için korsekullandılar. Her geçen sene kadınların açılıp saçılması, moda hastalığının salgın halinde toplum tarafından yerine getirilmesi şeklinde görüldü. sinema, arkasından televizyonun her eve girmesi, aktrist ve meşhurlar gibi giyinme merakını yaygınlaştırdı. Belli mihrakların kontrolünde olan dünya moda evleri,elbise, tiplerini her mevsim değişmek suretiyle, dünyada milyonlarca insanı tesir altında bırakarak gereksiz harcamalar yaptırmak suretiyle büyük miktarları bulan meblağları kazanmaktadırlar.Bu asırda erkeklerin giyimlerinde kadınlarınki gibi köklü bir değişme görülmez. Genellikle pantolon, ceket şeklinde olanelbiselerde sadece biçim değişmektedir.

Türklerin müslüman olmadan ve olduktan sonraki giyimleri farklılık arz eder. islamiyette kadınların örtünmesi önemli birkonu olduğundan, Selçuklu ve Osmanlılarda buna çok dikkat edilmiştir. Şimdi olduğu gibi o zamanlarda da büyük şehirlerleanadolunun köyleri arasında giyim bakımından farklar görülürdü. Bilhassa istanbulda hanımların giydikleri kıymetli kumaşlardan yapılmışşık elbiseler, müzeleri süslemektedir. Türk kadınlarının sokak kıyafetleri Avrupalılarınkine hiç benzemezdi. Türk kadınları uzun etekli yeldirmeler, feraceler giyerlerdi. Başlarını tamamen kaparlardı. Vücutlarında görünen yer kalmazdı. Giyimdeki zerafetleri Avrupadan çeşitli sebeplerle gelen kadınların hayranlıklarına sebeb olurdu. Türk kadınının giyiminde,zerafet, sadelik asırlar boyunca devam etmişti.

Anadolu kadınının giyimi ise yörelere göre değişmiş, fakat asılda olan sadelik günü müze kadar devam edegelmiştir. Erkeklerin kıyafetine gelince her sınıfın kendine has bir giyimi vardı. Bunlardaki müşterek özellik rahat olmalarıydı. Pantolon yerine ekseri şalvar, yakasız mintan denilen gömlek giyerlerdi. tanzimattan sonra avrupa tesiri kadınlarda görüldüğü gibi erkeklerde de tamamen hissedildi. Günümüzde moda cereyanı bilhassa kadınlar tarafından titizlikle takib edilmekte ve uyulmaktadır. Anadolunun köy ve küçük yerleri eski örf ve adetlerini devam ettiriyorlarsa da bilhassa büyük şehirlerde oturanlar Avrupai şekilde giyinmektedirler. Bunun yanında sanat okullarınca hazırlanan, eski giyimlerden faydalanarak yapılan Türk modelleri modacılar tarafından örnek alınmaktadır.

Sözlükte "elbise" ne demek?

1. Giysi, giyecek, ºesvap.

Cümle içinde kullanımı

Bayram sabahlarında yeni elbiseler karşısında çocuk heyecanları duyuyorum.
- Sait Faik Abasıyanık

Elbise kelimesinin ingilizcesi

n. dress, costume, clothes, clothing, garment, attire, apparel, gown, habit, raiment, robe, tire, tog, toggery, wear
Köken: Arapça

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç