Ebola nedir?

Ebola, insanlarda ve hayvanlarda kanamalı ateş şeklinde ciddi hastalık formlarına yol açan virüstür.

Dünya Sağlık Örgütü tarafından 4. Risk Grubu Patojen olarak kabul edilmektedir. Ebola virus hastalığı; viral kanamalı ateşlerden bir tanesidir, vücutta akut başlangıçlı yüksek ateş ve gastrointestinal kanamalarla seyreden bir enfeksiyon hastalığı şeklinde karşımıza çıkar.

Ebola virüsü insanlarda genellikle ağır ve ölümcül seyreder. Salgın sırasında ölüm oranı %90’lara ulaşmıştır. Ebola virüsü, ipliksi yapıdadır. Genetik materyali RNA'dan oluşur. Ebola virus; Filovirus ailesi içindeki Ebolavirus cinsi içinde bulunan bir RNA virusudur. Ebolavirus cinsi içinde de beş tür vardır,

• Zaire ebolavirus (ZEV)
• Sudan ebolavirus (SEV)
• Tai Forest (Ivory Coast) ebolavirus (TFEV)
• Bundibugyo ebolavirus (BEV)
• Reston ebolavirus (REV)

Bu beş türden bugüne kadar ilk dördü; Afrika’da insanlarda büyük salgınlara yol açmışlardır. REV’in Filipinler ve Çin Halk Cumhuriyeti’nde insanları enfekte ettiği saptanmış ancak bugüne kadar REV kaynaklı bir hastalık ya da ölüm rapor edilmemiştir.

Nasıl ortaya çıktı?

Virüs, ilk olarak 1976 yılında Sudan ve Kongo'daki salgınlarda tespit edildi ve adını Kongo'daki bir nehirden aldı. Virüsün doğal kaynağının Afrika'daki meyve yarasaları olduğu düşünülüyor. Virüslerin varlığı bu yarasaların coğrafi dağılımıyla örtüşüyor. İnsandan insana geçiş çeşitli vücut sıvılarına (kan, kusmuk, idrar, dışkı, ter) direkt temas ile olabiliyor.

Hastalık çoğunlukla Liberya Cumhuriyeti, Gine Cumhuriyeti, Sierra Leone Cumhuriyeti, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Gabon, Güney Sudan, Fildişi Sahilleri, Uganda ve Kongo Cumhuriyeti'nde görülüyor.

Nasıl yayılır?

İnsan enfeksiyonu oluştuğunda virüsün başkalarına bulaşmasının birçok yolu vardır. Ebola enfekte insanlarla doğrudan temas yoluyla insandan insana bulaşır. Bunlar:

• Enfekte bir kişinin kanı ya da salgılarıyla doğrudan temas.
• Enfekte salgılarla kontamine olmuş objelerle temas.
• Defin işlemleri sırasında cenazeye doğrudan temas edilmesi de hastalığın yayılmasında etkendir.
• İyileşen erkek hastaların spermleri yoluyla hastalığı 7 haftaya kadar bulaştırması mümkündür.
• Ebola Kanamalı Ateşi’ne yol açan virüsler, genellikle hasta bakımıyla uğraşırken enfekte salgılarla teması olan aileler ve arkadaşlar aracılığıyla yayılmaktadır.

Ebola virüsü'nün belirtileri nelerdir?

Ebola virüsüne bağlı meydana gelen kanamalı ateş hastalığı sonucunda bağışıklık sisteminde çökme,  pıhtılaşma fonksiyonunda bozukluk, kaçış sendromu (kanın serum kısmının damar dışına çıkması) ve şok tablosu gelişmektedir. Virüs vücuda girdikten sonra ortalama 5-10 gün içinde hastalık gelişmektedir. Hastalık tipik olarak ani başlangıçlı yüksek ateş, üşüme, titreme ve bitkinlik şeklinde başlamaktadır. Diğer belirtiler şiddetli baş ağrısı, kas ağrısı (özellikle gövde ve sırtta), bulantı, kusma, ishal ve karın ağrısıdır.

Ebola virüsünden korunmak için neler yapmanız gerekiyor?

Diğer bulaşıcı hastalıklarda olduğu gibi hastalığı önlemenin en önemli uygulamalarından biri ellerin düzenli olarak yıkanmasıdır. Ellerinizin su ve sabunla yıkanması (ya da sabun bulunmadığı yerlerde ve ellerin açıkça kan ve vücut sıvılarıyla kirli olduğu durumlarda susuz alkol-bazlı el losyonun kullanılması) cildinizden potansiyel enfekte materyalleri uzaklaştırır ve hastalığının geçişini önler.

Eldiven kullanılan durumlarda eldivenleri çıkarmadan önce su ve sabunla yıkanmalı ve eldivenleri çıkardıktan sonra da elleri yıkanmalıdır. Ölü hayvanlarla, özellikle de primatlarla temastan kaçınılmalıdır. Yerel pazarlarda tüketim için satılan primatlar dahil vahşi hayvanların eti yenilmemelidir. Enfeksiyon olasılığını asgariye indirmek için Ebola virüsü enfeksiyonu olduğundan şüphelenilen insan ya da hayvanlarla yakın temas ederken enfeksiyon kontrol önlemleri uygulanmalıdır.

Sağlık tesislerinde hastalık bulaşma riski yüksektir. Bu nedenle sağlık çalışanlarının bir Ebola Hemorajik Ateşi vakasını fark etmesi ve pratik viral hemorajik ateşi karantina önlemlerini veya bariyer hemşirelik tekniklerini uygulamak için hazır olması gereklidir. Bu önlemler arasında koruyucu kıyafetlerin giyilmesi (önlük, eldiven, maske, göz koruyucu ekipman gibi) yer almaktadır. Enfeksiyonun yayılmasını önlemekle ilgili olarak ekipman ve enjektörlerin sterilize edilmesi, uygun bir şekilde imha edilmesi ve hastaların vücut salgılarının da uygun bir şekilde imha edilmesi de önemlidir.

Tedavisi

Hastalığın özgün bir tedavisi bulunmamaktadır. Bununla birlikte etkinliği kanıtlanmamış monoklonal antikor tekniğiyle hazırlanmış tedavi yaklaşımı ABD ve Nijerya’da denenmektedir. Bu gün için kullanılabilir veya klinik çalışma düzeyinde bir aşısı bulunmamaktadır. Hastalardaki GİS semptomları nedeniyle sıklıkla dehidratasyon gelişmektedir.

Hastalara hidrasyon, oksijenasyon, sekonder enfeksiyonların tedavisi ve diğer semptomlara yönelik destekleyici tedavi uygulanmalıdır. Hasta standart önlemlere ek olarak temas ve damlacık izolasyon kurallarına uyularak, izole edildiği odada gerektiğinde monitörize edilerek, mümkün olan en az sayıdaki sağlık personeli teması ve ziyaretçi kısıtlaması ile izlenmelidir.

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç