Durziler nedir?

Bir mezhebin mensuplarıdır. Dürzilik, Fatımi imparatoru Hakim'in vezirlerinden Hamza İbni Ali tarafından kurulmuştur. İslam'dan en fazla ayrılan mezhep olan Dürzilik, bazı kimseler tarafından doğrudan doğruya İslam dışı sayılır. Bugün Lübnan ve Suriye'nin bazı kesimlerinde 300.000 kadar Dürzi vardır. Dürziler, Osmanlı devrinde iç işlerinde bağımsız küçük prenslikler halinde yaşamışlardır. Fatımi halifelerinden el-Hakim biemrillah el-Mansur b. el-Aziz billah (385-411/996-1021)'ın veziri Hamza b. Ali'nin kurduğu İslam dışı batıl bir mezhep. Dürzi, bu mezhebin görüşlerini benimseyen kişi. Propagandacı (dai)* lerinden birisi olan Nuştekin ed-Dürzi (ö. 410/1019)'nin ismine izafetle anılan Dürzilik, siyasi-itikadi bir mezheptir. Şiiliğin İsmailiye* kolundan doğmuştur.

Altıncı Fatımi halifesi el-Hakim, uluhiyet (tanrılık) davasında bulunarak mektuplara "bismil-Hakim er-Rahmanir-Rahim" yazdırıyor, hutbede kendi ismi okunduğunda halkı ayağa kaldırıyordu. (Mahmud Es'ad, Tarih-i İslam, 158) Hakim, etrafa dailer göndererek kendi sapık görüşlerinin propagandasını yaptırır ve: "hiç kimsenin kendilerine zarar veremeyeceğini, mezhebe bağlı olanların artık dalalete düşürülmeyeceklerini" söyler.Veziri Hamza b. Ali de bu mezhebin imamı olur. Bu arada el-Hakim'in daha önceki dailerinden Nuştekin ed-Dürzi (Ânuştekin ed-Derezi) kendisinin imam tayin edilmesi için faaliyet gösterir.

Fakat aşırı fikirleri halkı isyana sevkeder ve 410 yılında öldürülür. Halkın reaksiyonu üzerine bir süre ara verilen propaganda faaliyetine Hamza b. Ali yeniden başlar ve etrafa dailer göndererek birçok taraftar toplar. el-Hakim'in 411/1021 yılında el-Mukattam dağında kaybolması Hamza b. Ali'nin de inzivaya çekilmesi üzerine Hamza'nın dördüncü vasisi Ali b. Ahmed mezhebin başına geçer. Fakat el-Hakim'in yerine halife olan Ali b. el-Hakim, Dürzileri takiple cezalandırır. Bunun üzerine faaliyetlerini gizli olarak sürdürürler. Daha sonra tekrar açıktan çalışmaya başlayarak Teym vadisi, Sayda, Beyrut ve Şam'da yayılırlar.

durziler

Durzi Yıldızı

Dürziler Haçlı saferlerinde hristiyanlarla işbirliği yaparak müslümanlara karşı savaşmışlardır. Günümüzde Lübnan'ın dağlık bölgelerinde, Suriye, Filistin ve Ürdün'de yaşamaktadırlar. Lübnan anayasasına göre özel hakları olan Dürzilerin Ortadoğu'da siyasi güçleri olup bugünkü Suriye yönetiminde büyük etkinlikleri vardır. (E. Ruhi Fığlalı, İtikadi İslam Mezhepleri, 169 vd.) Dürzilik, Kur'an'da "sırat-ı müstakim"* diye adlandırılan "doğru yol"un dışındaki batıl yotlardan birisidir. Bu bakımdan "İslam mezhepleri" içinde sayılmaması gerekir. Kur'an-ı Kerim sırat-ı müstakim'in dışına çıkılmaması gerektiğine dair gayet açık olarak birçok ayette hüküm bildirmiştir: "Îşte benim doğru yolu, m bu, ona uyun, (başka) yollara uymayın ki, sizi O'nun yolundan ayırmasın!" (el-En am, 6/153).

Kendilerini gerçek tevhid inancına sahip (Muvahhidun) olarak gören Dürzilerin Allah hakkında tecessüm (Allah'ı cisim olarak tasvir etme), hulul (ruhun bir canlıdan başka bir canlıya geçmesi) gibi inançları ve bunların çok karışık yorumları vardır. Onlara göre Allah'ın bir gerçek uluhiyeti (lahut) bir de beşeri tezahürü (nasut) vardır. Allah kendisini beşer idrakine ancak bir insan şeklinde yani el-Hakim şeklinde göstermiştir. Aksi halde insan Allah'ı gerçek uluhiyetiyle tanımaya güç yetiremezdi. el-Hakim'in Allah'ın beşeri tezahürü olarak imamet mevkiine oturması ve onun tebliğini üstlenmesi Allah'ın gerçek tevhididir. Dürzi inancına göre bu gerçek tevhide ulaşan kişinin ibadet mükellefiyeti ve buna ihtiyacı da yoktur. Görüldüğü gibi bu mezhep mensupları İslam'ın saf ve temiz tevhid akidesini, nefs ve hevalarına tabi olan akıllarıyla bulandırmışlar, layık olmayan sıfatları Allah'a izafe etmişlerdir. Halbuki gerçek tevhid* inancına göre: Allah birdir, Sameddir (herşey varlığını ve bekasını O'na borçludur.

Dürzilere göre ahiret ve ahiretle ilgili Cennet, Cehennem, Arş, Kürsi, hesap, ceza, mükafat gibi şeyler hep bu dünyadadır. Dini bakımdan Dürziler, Akıllılar ve Cahiller olarak ikiye ayrılır. Özel kıyafetleri olan akıllıların mezhep esaslarına bağlı olmaları, şehvetlerden kaçınmaları, sigara ve içki içmemeleri, hırsızlık, zina vb. kötülükleri yapmamaları gerekir. Bunların önderlerine Şeyhu'l-Akl denir. Cahillerin dünyevi lezzetleri tatmalarında, refah içinde yaşamalarında bir sakınca yoktur. Misafirperverlik, israftan sakınmak, ahlaki değerlere önem vermek gibi özellikleri bulunan Dürziler, "İslam esaslarını hiçe saydıkları ve iman esaslarını da keyfi olarak tahrif ve tağyir ettikleri için" müslüman sayılmazlar.

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç