Don nedir?

Başlıca iki anlamda kullanılır. Biri donma derecesinin altındaki sıcaklık, bitki hücrelerindeki sıvının donarak parçalanmasına yol açar. Bu da bitkinin bütün özelliklerini kaybedip mahvolması demektir. Donun bilhassa turunçgillere çok zararı olur. Don mevsimi ilkbaharda başlar, sonbaharda biter. Meteoroloji istasyonları don tehlikesini haber verirler. İkincisi ise havadaki su zerrelerinin soğuğun etkisiyle yerde billurlaşmasına da «don» denir.

Sıcaklık «0» dereceden yukarıdaysa çığ meydana gelir. Aşağıdaysa don olur. Isının sıfırın altına düşmesi üzerine suların buz haline gelmesi. Su donduğu zaman hacmi genişler. Bu esnada mekanik etki yaparak içinde bulunduğu kapta mühim tesirleri görülür. Testi içindeki su soğuk kış günlerinde donduğu zaman hacmi genişlediğinden testiyi parçalar. Bunun gibi kayaların çatlakları ve yarıkları içinde biriken su donduğu zaman, genişlemesi ile bu çatlak ve yarıkları genişletmeye ve parçalamaya çalışır. Yarıklarda birikenlerde bu parçalama daha bariz görünür.

Bu sebepten toprak hareketlerinde donun rolü büyüktür. Kayalar ufalana ufalana sonunda kil ve mile kadar en küçük parçalara ayrılabilirler. Don ise parçalanma, aşınma ve tamamen ufalanmanın ana sebebidir. Bu hareketlere rüzgarlar da yardımcı olur. Sert rüzgarların estiği yerlerde, onun açtığı oyuklarda biriken su donunca, toprak hareketi başlamış olur. Mağaraların bazılarının oluş sebepleri toprak yapısı farklı olan alt kısımlarının parçalanmaya daha müsait yapılardan meydana gelmesindendir. Alt kısımlar üste nazaran toprak neminin don olayına tesir etmesinden dolayı daha fazla oyulmakta, üstler daha az bozulmaktadır. Binlerce sene süren bu olayların sonunda ise büyük mağaralar teşekkül edebilmektedir.

Oluşumu

Yeryüzeyinin radyasyon ve kondüksiyon ile aşırı soğumasına neden olan olaylar donun oluşması için elverişli temel koşulları sağlarlar. Özellikle belirli bir yerin soğuk ve kuru bir polar hava kütlesi tarafından doldurulması, havanın açık ve sakin olması, atmosferin su buharı oranının düşük olması, karasal bir sıcaklık rejimi don için elverişli koşulları oluştururlar. Bu koşullar altında kondüksiyon ve radyasyonla yeryüzü sıcaklığının özellikle geceleyin aşırı düşmesi, sıcaklığın 0°C'ın altına inmesiyle donun oluşmasına yol açar.

don

Topoğrafik yapı da don oluşumunda önemli bir rol oynar. Yükseklerde soğuyan ve ağırlaşan hava, yer yer çukur alanlarda toplanarak bu kısımların don tarafından etkilenmesine neden olur. Şunu da belirtmeliyiz ki, geniş alanlarda sıcaklık 0°C'ın üzerinde olduğu halde topoğrafik yapının elverişli olması nedeniyle don olayı meydana gelebilir. Gerek toprağın yapısının ve bitki örtüsünün türünün ve gerekse de kar örtüsünün, don oluşumu ve don olayıyla meydana gelen buzun özellikleri üzerinde çeşitli etkileri sözkonusudur.

Yeryüzeyinin donma hızı içerdiği suyun miktarına da bağlıdır. Çok nemli topraklar kuru topraklara göre daha yavaş donarlar. Ormanlık alanlar ise açık alanlara göre daha yavaş ve aynı zamanda daha yüzeysel olarak donarlar. Yeterli düzeydeki kar örtüsü, adeta yeryüzeyini dona karşı koruyan bir battaniye rolü oynar. Deneyler, yeterli kalınlıktaki kar örtüsünün donmuş toprağı çözdüğünü de göstermiştir. Bu çözülme derin kısımlarda başlayıp yüzeye doğru ilerler. Ancak, kar erimeye başlarsa sızan suyun etkisi ile çözülme üst kısımlardan da başlayabilir.

Koruma

Dona karşı korunmada ilk aşama, dondan en az zarar görebilecek yerlerin tesbit edilmesidir. Havanın daha hareketli olması nedeniyle yamaçlar don tehlikesiyle daha az karşılaşırlar. Göl ve deniz kıyılarındaki rüzgarın etkisindeki yerler, burunlar ve yarımadalar da dondan nisbeten daha az zarar gören yerlerdir.

Sözlükte "don" ne demek?

1. Giysi; hava sıcaklığının sıfırdan aşağı düşmesiyle suların buz tutması.
2. Vücudun belden aşağısına giyilen uzun ya da kısa iç giysisi, külot.
3. At tüyünün rengi.

Don kelimesinin ingilizcesi

n. title of courtesy used when addressing a man (Spanish); Spanish nobleman or gentleman; head or fellow of a university (British)
v. put on clothing, wear, cover oneself
n. don, title of courtesy used when addressing a man (Spanish); Spanish nobleman or gentleman; head or fellow of a university (British)

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç