DMSO nedir?

DMSO (Dimethyle Sulfoxide) odundan elde edilen organik bir kükürtlü maddedir. DMSO, kortizon ve antibiyotiklerden sonraki en önemli buluştur. Kemoterapi ve radyoterapi ile alındığında, saç dökülmesi, ve  ağız kenarında yara oluşumunu engellemektedir. İnsanlar üzerinde hiçbir yan etkisi yoktur. Dr. Bowen’ın araştırmalarına göre; sadece, çok uzun kullanıldığında köpeklerde katarakta sebep olmaktadır.  DMSO ilk kez Houston’lu ünlü ortopedist Dr. Tucker’in biraz da istemeyerek bir insan üzerinde uygulamasıyla kanser tedavi alanına girmiştir. Dr. Tucker kendi buluşu bir tür kemik ezmesiyle, hayvanlar üzerinde, kırık tedavisi yapmaktaydı.

Kemikleri, yakınındaki bir kesimevinden, Houston Meat Packing Company’den elde ediyordu. Yine kemik almak üzere yaptığı bir ziyarette (yüzü kanserli dana) etlerinin de tüketim maksadıyla pazarlandığını gördü. Konuştuğu veteriner bu tür kanserin organizmada yayılmadığını ve metastaz yapmadığını savunuyordu. Dr. Tucker bu olayı incelemeye karar verdi. Kanserli danaların kanında bir antibadi olup olmadığını öğrenmek istiyordu. Hasta hayvanların kanından elde ettiği gamma globulin’i kanserli farelere enjekte etti. Adenokarsinomlu ve lenfosarkomalı hayvanlarda tümör gelişiminde gecikmeler olmasına karşılık fibrosarkoma ve melanomalı hayvanlarda bir etki görülmüyordu. Tümörleri nata net bir şekilde inceleyebilmek için bir boya aramaya başladı.

Metilen mavisi tüm dokuları kop koyu maviye, pikrit asit de sarıya boyuyordu. Safranin tümörü boyayamıyordu. Sonunda ideal bir doku boyası buldu. Hematoksilin. Açık förmülü C 16 H 14 O 6 olan bu madde iki serbest H atomu ile kolayca okside olup Hematin’e dönüşüyor ve tömürü başka, diğer dokuları başka renge boyuyordu. Lakin ortada bir sorun vardı. Bu boya maddesi ne eterde eriyebiliyordu ne de alkolde. 1963 de DMSO güçlü bir eritici olarak tavsiye edilince Dr. Tucker rahat bir nefes aldı. Hematoksilinin çok ilginç bir niteliği vardı. Sağlam dokularda etkisiz olmasına karşı, gerek mikroskopik incelemede gereksi masif diseksiyonda sadece tümörü boyuyordu.

dmso

Panama’da bir kanser araştırma enstitüsü başkanı olan Dr. Carrizo ile birlikte, hayvanlar üzerinde yaptıkları araştırmalarda DMSO+Hematoksilin (D+H) karışımının antikanser etkisini görerek şaşırdılar. (E.J. Tucker and a. Carrizo: Hematoxilon Dissolved in Dimethyl Sulfokside used in Recurrent Neoplasm. (İnternational Surgery, 49: pp. 516-527, June 1968). Medical World News mecmuasının 1991 ilkbahar sayısında, sadece Meksika’da, en az yedi DMSO kliniği açılmış olduğu ve bu kliniklerde hepsi de ABD vatandaşı hastaların tedavi gördüğü yazılıyor. Sonuç olarak; 55 ülkede reçete ile satılan ve başarıyla uygulanan bir ilaçtır.

Kanser tedavisinde DMSO

Houstan’da kanser tedavisi üzerine pek çok çalışma gerçekleştirmiş olan E.J. Tucker, 1962 yılında kanserli hayvanlar üzerinde yaptığı deneyler sonucunda DMSO’yu, “hematoksilin” adlı boya maddesi ile karıştırarak kullandı. Bu karışım tümör kitlesini boyamakla kalmıyor, aynı zamanda pek çok farklı kanser türünü tedavi ediyordu. Daha sonra bu yöntem pek çok kanserli hastanın sağlığına kavuşturulmasında kullanıldı, kullanılmaya da devam ediyor.

Basitçe; hematoksilin maddesi DMSO’yu kanserli organa taşıyarak bu mucizevi maddenin sorunlu bölgeye direkt etki etmesini ve zaman içinde kanserin yok edilmesini sağlıyor. Tedavi, herhangi bir kanser türüne özel de uygulanmıyor. Tüm türler için kullanılabiliyor. Yıllardır, dünyada pek çok ülkede farklı enstitü ve kliniklerde başarıyla uygulanmakta, çok önemli sonuçlar almaktadır.

DMSO tedavisi, kemoterapi ve radyoterapinin aksine, bağışıklık sistemine zarar vermeden kanseri yok etme üzerinde kurulmuş bir prensiptir. DMSO tedavisi, kanserli bölgenin yokedilmesini hedefler, kanseri ortaya çıkaran sebebi ortadan kaldırmaya yöneliktir. Bu tedavi yönteminin mutlaka bağışıklık sistemine yönelik takviyelerle desteklenmesi gerekmektedir.

DMSO’nun diğer özellikleri nelerdir?

1. Miyelinsiz sinir elyafının iletkenliğini kaldırarak ağrıyı bloke eder.
2. Antienflamatuardır.
3. Antibakteriyel ve fungusittir.
4. İlaçların zarlardan kolay geçmesini sağlar.
5. Damar genişletici ve diüretik(idrar söktürücü)tir.
6. Ca fonksiyonunu durdurarak,kalp kasının yükünü hafifletir.
7. Haricen hücre yenileyici ve sakinleştiricidir.
8. Bağışıklığı kamçılar.
9. Vücutta interferon oluşturucudur.

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç