Dikkat nedir?

Düşünce ve duyguların bir konu üzerinde toplanmasına denir. Herhangi bir durumdan haberdar olmamız, bir konuyu anlamamız dikkat sayesinde mümkün olur. Bir kimseyle konuşurken dikkatimiz onun söyleyeceklerine yönelmiştir. Bu sırada geçen başka olayları pek fark etmeyiz. Dikkatin özelliklerinin başında zihnin bir seçme yaparak, çeşitli konulardan birini öne alması gelir. Bu konu kendi iç hayatımızla İlgili olabildiği gibi dış alemle de ilgili olabilir. Dikkatin iç hayatımıza çevrilmesine «içebakış», dışarıya çevrilmesine de «dış gözlem» denir. Dış gözlem bizi meydana gelebilecek olaylara karşı hazırlıklı bulundurur.

Dikkatin organizmadaki etkileri, kaş çatılması, alın kırışması, solunumun yavaşlaması, kan dolaşımının artması, vücudun hareketsiz kalmasıdır. Dikkatin belli başlı bir konu üzerinde toplanmamasına dikkatsizlik denir. Çeşitli sebepleri vardır. İyi eğitim görmemek ve organik bozukluklar bunların başlıcasıdır. Bir insanın belli bir anda herhangi bir durumdan haberdar olması konuya dikkat ettiğini gösterir. Mesela bir arkadaşımızla konuşurken dikkatimiz onun söylediği sözlere çevrilmiştir. Kulağımıza gelen başka sesler bizim için bir şey ifade etmez. Aynı şekilde, radyodaki piyesi dinlerken dikkatimizi oraya veririz, o sırada odaya giren bir kimsenin pek farkında olmayız.

Dikkatin bazı özellikleri vardır, bunların başında zihnin, bir seçme yaparak, birçokları arasından yalnız bir konuyu öne alması gelir. Zihnin seçtiği konu iç hayatımızla ilgili olabilir. Buna «içebakış» denir. Dikkatimiz dış aleme çevrilirse buna «dış gözlem» denir. Dış gözlem bizi birçok olaylara karşı, hazırlıklı bulundurur. Dikkatin organizmadaki etkilerini de, bu özellikler arasına katmak gerekir. Alın kırışması, kaşların çatılması, vücudun hareketsiz kalması, soluğun azalması, kan dolaşımının artması, göz ve kulağın dikkat konusuna çevrilmesi bu etkilerin başında gelir.

Dikkat ve alışkanlık

Dikkatin süresi konusunda da bazı araştırmalar yapılmıştır. «Dikkatin süresi ne kadardır?», «Aynı zamanda birden fazla konuya dikkat edebilir miyiz?» gibi sorulara karşılık aranmış, birçok denemeler yapılmıştır. Bunlara göre herhangi bir eşyaya olan dikkat ancak beş, on saniye sürer. Gene yapılan denemeler iki şeye birden aynı anda dikkat edilemiyeceğini göstermiştir. İyi ama, dikkati bir noktaya toplamak bu kadar güç olduğuna göre, otomobil kullanmak, elle veya makineyle yazı yazmak gibi, birçok yönlerden dikkat istiyen işleri naşıl yapabiliyoruz?

Burada, dikkatle alışkanlığı birbirine karıştırmamak gerekir. Yüzme, otomobil kullanma vs. gibi önceleri büyük dikkat istiyen işler zamanla alışkanlık haline gelir. Yazı makinesinde yazarken tuşlara basmak için ayrıca dikkat etmeye lüzum kalmaz. Otomobilin çeşitli pedallarını, düğmelerini kullanırken artık dikkat istemez. Dikkat alışkanlıkla ters orantılıdır: Alışkanlık azken dikkat artar, alışkanlık arttıkça dikkat azalır. Alışkanlık dikkati azalttığı gibi yorgunluğu da azaltır. Ancak, alışılan bir konuda herhangi bir aksaklık olunca dikkat hemen kendisini gösterir, o yana yönelerek zihni bunun sebebini bulmaya sevkeder. Devamlı olarak dikkat istiyen şeyleri alışkanlık haline getirmek çok faydalıdır. Bu sayede birçok lüzumsuz yorgunluklardan kurtulabiliriz.

Kendiliğinden dikkat

Herhangi bir ilgiye dayanan dikkattir. Çocuklar oyuncak, masal gibi şeylerle ilgilenir, buna dikkat ederler, yetişkin insanlar daha çok zevk aldıkları şeye ilgi duyarlar. Ayrıca, uyarıcı şeyler de kendiliğinden dikkati çeker: Ani bir gürültü,, parlak renkler gibi.

İradeli dikkat

İnsanın dikkatini kendi karar verdiği bir konuya yöneltmesidir. İradeli dikkatin suni olarak beslenmeye ihtiyacı vardır; çünkü bu, zahmetten kaçmaya karşı açılmış bir savaştır. Bugün dünyanın ulaştığı medeniyet iradeli dikkat sayesinde mümkün olmuştur.

Dikkatsizlik

Dikkatin belli bir konu üzerine toplanamamasına «dikkatsizlik» deriz. Çeşitli sebepleri vardır: Organik sebeplerin başında beyindeki bozukluklar, iç salgı bezlerinin iyi çalışmaması gelir. Sosyal sebepler arasında okulun, ailenin, toplumun etkileri vardır. İyi eğitim ve görenekler iyi alışkanlıklar doğurur, dikkatin gelişmesini sağlar. Eğitimin en önemli amaçlarından biri iradeli dikkatin gelişmesini sağlamak olmalıdır. Çocuğun dikkati dağınıktır, devamlı değildir. Çocuğun duyduğu ilgileri faydalı taraflara yöneltmeli, böylece onda faydalı dikkatin gelişmesini sağlamalıdır. Dikkatsizliğin ruhi sebepleri de vardır. Bu da okul ve ailenin hatalı eğitiminden ileri gelir.

Dikkat neden dağılır?

Çocuklar büyüdükçe dikkat konsantrasyon süresi ve kalitesi gelişir. Okul öncesi dönemde 5-10 dakika ile sınırlı olan dikkat süresi okul dönemindeki çocuklarda 20 dakikaya kadar uzayabilir. Dikkat konsantrasyonu kesintisiz olan bir süreç değildir. Hepimizin dikkati belli periyodlarda dağılır, önemli olan işimize devam etmek için dikkatimizi yeniden toplamayı başarabilmemizdir. Dikkat bir çok etkenden etkilenebilir. Öncelikle yorgunluğun dikkat üzerindeki olumsuz etkisini herkes yaşamıştır. Uykusuz olduğumuzda ya da uzun saatler süren çalışma saatleri sonrasında dikkati toplamak daha da zorlaşır.

Günlük hayat olayları dikkat fonksiyonlarımızı etkiler; kafamızı kurcalayan birden fazla düşünce-problem varsa gerekli olana odaklanmak, işleri düzene koymak imkansızlaşır. Kafamızın içi karışıksa çantamızın içi ya da masamızın üzeri de karışıktır.Dikkat aynı zamanda ruhsal durumuzdan da etkilenir. Dikkat kelimesinin sözlük tanımı; "Duygularla düşünceyi bir şey üzerinde toplama, uyanıklık (Türk Dil Kurumu)" bu ilişkiyi oldukça net bir şekilde anlatır. Üzgün olduğumuzda yaptığımız işe dikkat etmek zorlaşır hatta içinde bulunduğumuz duygusal durum ne kadar olumsuzsa dikkat fonksiyonları o kadar bozulur.

Rutin, sıkıcı olan işlere dikkati yoğunlaştırmak daha zordur. Çünkü dikkat ve motivasyon el ele giden iki işlevdir. Biri olmadan diğerini sağlamak pek mümkün değildir. Bu nedenle çocuklar sevdikleri bir oyunu oynarken uzun süre dikkat ederken onlar için sıkıcı olan 15 dakikalık bir ödevi 45 dakika da tamamlayabilirler. Günlük hayatta ara sıra dikkatin dağılması olağandır ama bu dikkat dağınıklığı bireyin sosyal ilişkilerini, akademik başarısını günlük hayat ile ilgili işlevleri yerine getirmesini ciddi olarak etkiliyorsa o zaman bu durum dikkatle ele alınmalıdır.

Dikkat eksikliği hiperakvitive bozukluğu nedir?

Son yıllarda okul çağı çocuklarında dikkatsizlik, unutkanlık, aşırı hareketlilik, düşünmeden hareket etme, kurallar uymakta zorluk gibi sorun tanımlamaları dikkat çekmektedir. Eğitimcilerin ve anne-babaların çoğu çocuklarının çok çabuk sıkıldığından, ödevlerini yapmakta, kitap okumakta, ders çalışmakta isteksiz olduklarından, çok sık eşya kaybettiğinden, enerjisinin hiç bitmez gibi olduğundan, kurallara uymakta zorlandıklarından, televizyon ve bilgisayar karşısında saatler geçirirken 10 dakikalık ödevin başına oturtamadıklarından zaman zaman yakınabilmektedirler. Bunlar zamane çocuğunun özellikleri midir, anne-baba tutumlarının sonucu mudur yoksa çok farklı bir nedenden kaynaklanıyor olabilir mi?

Bu olasılıkların hepsi mümkün açıklamalar olabilir. Açıklamanın hangisi olduğuna göre de çözümler farklılık gösterebilir. Önemli olan çocuğun davranışlarının altında yatan etkenleri doğru anlayabilmek, ayrıntıları gözden kaçırmamak, gerektiğinde uzman kişilerin gözlem ve yorumlarına baş vurabilmektir. Aslında tüm bu sorunların çok da yeni olmadığı bilinmektedir. Ama bilimsel araştırmalar sayesinde nedenler ve çözümler hakkında daha sağlıklı ve etkili bilgilere sahip olmaya başladığımız için var olan problemlerin farkına varmak ve tanımın yapmak daha kolay hale gelmiştir. Dikkat fonksiyonların uzun süreli ve yoğun olarak bozulduğu durumlardan biri dikkat eksiliği ve hiperaktivite bozukluğu'dur. Genel olarak yaşıtlarına oranla daha hareketli olmak, bilişsel çaba gerektiren işlere dikkatini yoğunlaştırmada zorlanmak, acelecilik,olayların sonunu düşünmeden hareket etmek belirtileri ile tanımlanabilir.

Uzmanlar dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunu yaşam boyu devam eden sosyal, duygusal ve iş hayatı üzerinde olumsuz etkileri olan bir bozukluk olarak tanımlamaktadırlar. Çocukluk döneminin özellikleri göz önüne alındığında bu sorun tanımına dikkatle ve profesyonel bakışla yaklaşmak gerekir. Çünkü çocuklar doğaları gereği hareketlidir, sabırsızdır, dikkatsizdir ve sakardırlar. Bu noktada önemli olan tüm bu ve benzeri davranış tanımlamaların bir soruna işaret edip etmediğini araştırmaktır. Soruna işaret eden en önemli etken ise bu davranışların çocuğun günlük hayat kalitesini, arkadaşları ile uyumunu ve okul başarısını ne yönde etkilediğini gözlemlemektir. Eğer bu belirtilerin hepsi ya da bir kaçının var olduğu durumda çocuğun sosyal ve akademik uyumu olumsuz olarak etkileniyorsa o zaman anne-babanın, öğretmen ve rehberlik servindeki uzmanların harekete geçmesi önemlidir.

Çocuklarda dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun fark edilmesi ve tanınması daha çok okul dönemi ile ortaya çıkmaktadır. Bunun en önemli nedeni dikkat ekikliği'nin büyük ölçüde okul ortamında sosyal uyum ve akademik başarı için gerekli olan alanları etkilemesidir. ev ortamında anne-baba çocuğun hareketlilik, acelecilik, dikkatsizlik gibi özelliklerini fark etse bile bu her zaman büyük bir sorun yaratmaya bilir. Ancak sosyal ortamlar, kural ve sınırlamaların olduğu durumlar, yeni bilgi ve becerilerin öğrenilmesi gereken durumlar DEHB olan çocukların sıkıntı yaşamasına neden olabilir. Evde 5 dakikada bir masasından kalkmasından anne-baba rahatsız olsa bile müdahale etmeye gerek duymayabilir ancak sınıf ortamında bu davranış hem çocuğun öğrenmesini hem sınıf düzenini etkileyeceği için çocuğun öğretmen ve arkadaşları ile sorun yaşamasına neden olacaktır. Bu nedenle dikkat ve hareketlilik ile ilgili sorunlar bu çocukları okula başlamasıyla daha dikkat çekici daha da önemlisi çocuğun hayatının olumsuz olarak etkileyecek hale gelmektedir.

Dikkat eksikli her ne kadar çocukluk döneminde tanınsa da sadece bu döneme ait bir sorun tanımı değildir. Dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik ve dürtüsellik (düşünmeden, ani hareket etme) bireyin tüm hayatını etkileyen sorunlara neden olabilmektedir. Dikkat eskiliği ve aşırı hareketlilik son günlerde popüler kavramlar olsa da ailelerin, öğretmenlerin ve uzmanların bu konu hakkında doğru bilgilere sahip olması çok önemlidir. Bu şekilde sorunlar doğru şekilde tanımlanıp, uygun müdahaleler planlanabilir. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun "tembellik/yaramazlık olarak tanımlanması kadar, her hareketli çocuğunda hiperaktif olarak görülmesi çocukların ve ailelerin hayatını zorlaştıracaktır. Dikkat eksikliği bozukluğuna ait Amerikan psikiyatri Birliği tarafından belirlenmiş olan belirtiler aşağıda bilgi vermek amaçlı olarak sıralanmıştır. Bu belirtiler anne, babalara, öğretmenlere gözlemlerinde yol gösterebilir. Ancak çocuğun yaşadığı sorun ile ilgili doğru ve etkili tanımlamanın bir uzman tarafından yapılması gerekmektedir.

Sözlükte "dikkat" ne demek?

1. Duygularla düşünceyi bir şey üzerinde toplama, uyanıklık.
2. Dikkat ediniz!
3. İlgi, özen.

Dikkat kelimesinin ingilizcesi

n. attention, attentiveness, carefulness, care, cautiousness, watchfulness, application, caution, note, notice, regard, remark
interj. caution, attention, watch out, look out, Beware!, fore, ware, cave, shun
Köken: Arapça

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç