Denizcilik nedir?

Gemi işletmeciliğiyle ilgili bir konudur, ilk denize açılan insanlardan bugüne kadar denizcilerin üzerinde uğraştığı en önemli konu gemilerin açık denizlerde yönetilmesi olmuştur. Bugün, binlerce yılın verdiği tecrübe ve geliştirilen aletler kullanılmaktadır. Yön bulmak için gemicilerin kullandığı aletlerin başında pusula gelir. Zamanımızda geliştirilen telsiz, radyo, radar gibi teknik aletler sayesinde denizcilik çok daha emniyetli ve kolay hale gelmiştir. Ayrıca yıldızlara bakarak yön tayin etmekte denizcilerin faydalandığı usullerden biridir. Şüphesiz yön tayin etmenin en kolay şekli görerek yolculuktur. Kara yakın olduğu zaman kaptanlar, deniz fenerlerine, şamandıralara bakarak yollarını tayin ederler.

Açık denizlerde geminin nerede bulunduğunu kestirmek için «sekstant» denen alet kullanılır. Sekstant yön tayinindi kullanılacak yıldızın veya güneşin yerle yaptığı açıyı bulmaya yarar. Bu açı bulunduktan sonra özel usullerle geminin yeri tayin edilir. Buna göre bir «rota» verilir. Rota, geminin takip ettiği yola verilen addır. Kötü havalarda gemilerin yönünü bulmalarına yarayan son sistem aletlerden biri «loran» dır. Loran, kıyıdan verilen radyo sinyallerinin gemi tarafından tespiti esasına dayanır. Bu sayede verici loran ile gemideki alıcı loran arasındaki mesafe tespit edilir.

İlk denizci millet Fenikelilerdir. Daha sonra bir Kuzey kavmi olan Vikingler gelir. İngiltere de denizciliğe büyük önem vermiş bir millettir. Türkler ise denizcilikteki en ileri devreyi Osmanlı imparatorluğu zamanında yaşamışlardır. 16. yüzyılda dünyanın en üstün denizci milleti Türklerdi. Türkler gemi yapımında olduğu kadar denizcilikte de çok ileriydiler. Amerika'nın keşfinden 21 yıl sonra Türklerin elinde mufassal Amerika haritası vardı. Bu haritayı Türk amirali Piri Reis yapmıştır, i 6. ve 17. yüzyıl Türk donanmasının «baştarda» adı verilen büyük savaş gemilerinde 2.000 kadar tayfa ve forsa bulunurdu. 1710'da İstanbul tersanesinde yapılan yelkenli kalyon ise 3.000'den fazla insan alıyordu. Beş katlı olan bu gemi o zamanlar dünyanın en büyük gemisiydi. Türkler deniz ticaretine de büyük önem vermişlerdi. 17. yüzyılda İstanbul limanına bağlı 2.600 ticaret gemisi vardı.

Denizcilik tarihi

Bilinen en eski denizci ulus Fenikelilerdir. Bunlar İÖ 200 yılı ortalarında, pek de büyük olmayan tekneleriyle, bütün Akdeniz ve Karadeniz kıyıları arasında gemicilik yaptıkları gibi Atlas Okyanusu’na bile açılarak kuzeydenizlerine kadar gittiler. Yelkenli gemilerin icadı, pusulanın kullanılması, gemicilikte, ulaşım açısından ilerleme sağlamakla birlikte buharlı gemilerin icadına kadar fazla bir değişik olmadı. 15. yüzyılın sonunda Kristof Kolomb‘ un Amerika yolculuğuna çıkarken kullandığı üç gemiden birinin hacmi 100, birinin 140, amiral gemisininki ise 280 grostondu.

Bunlar o zamanın en büyük gemileriydi. Ümit Burnu’nun dolaşılması ve Amerika’nın keşfinden sonra, açık deniz gemiciliğinin başlamasıyla denizcilikte büyük bir atılım olduysa da denizcilik 19. yüzyılın başına kadar ilkelliğini korudu. Bu tarihten sonra buharlı geminin gelişmesi, 20. yüzyılın başlarında da radyo, radar ve telsiz gibi yeni buluşların denizciliğe uygulanması denizcilikte altın çağın başlamasına neden oldu. Günümüzde dünyanın bütün limanları arasında on binlerce tonluk büyük gemiler dolaşır; 500 bin tonluk dev tankerler okyanuslarda petrol taşır. Bu gemilerde her türlü manevra, elektronik makinelerle sağlandığı gibi limanlardaki işletmelerde de bütün işlemler bilgisayarlarla yapılır.

Denizci ülkelerin arasında 30' ar milyon grostonla İngiltere, Japonya, Norveç ve Yunanistan başta gelir. Bunları 10-15 milyon grostonla ABD, eski SSCB ülkeleri, Fransa ve İtalya izler. Liberya ve Panama, iki küçük devlet olduğu halde, bunların bandırasını taşıyan gemilerin hacmi 100 milyon grostona yakındır. Bu gemilerin çoğu yukarıda sözü geçen denizci ülkelere ait olmamasına karşın, bazı vergi ve resmi işler kolaylıkları nedeniyle bu küçük ülkelerin bandırası altında çalışırlar. Türkiye’nin 1.000 grostonun üstündeki deniz ticaret filosu aynı tarihlerde 100 gemiden biraz fazla ve 300 bin groston dolayındaydı.

denizcilik

Denizcilik terimleri

Aborda: Bir teknenin diğer bir tekne üzerine veya rıhtıma, iskeleye yanaşmasıdır.

Abosa: Akan bir zinciri veya halatı o durumda durdurmak ve tutmak için bosaya vurmak.

Abramak: Kontrolden çıkan bir gemiyi veya bir işi kontrol altına almak.

Acenta: Deniz işletmelerinin, gemilerini çalıştırırken limanlardaki bürokrasi işlerinde, gemi ve personelinin ihtiyaçlarını teminde aracı olarak kullandığı anlaşmalı veya temsilci kuruluşlardır.

Alabora: Bir deniz aracının ters dönmesine alabora denir.Alarga: Bir geminin sahilden açıkta bulunması, demirlemiş olması durumuna denir

.Alesta: Bir işe hazırlanılması veya işe hazır olunduğunu belirtmek için verilen komut.

Aganta: Hareket halindeki bir halatın kumanda edildiği an akışının tutulması durumudur.

Arya: Toka edilmiş vaziyetteki bir sancağı aşağı indirmek için verilen komut.

Avara: Bir gemi veya teknenin yanaşmış olduğu yerden açılması, ayrılması.

Balast (Safra): Seferine yüksüz olarak çıkan veya yüklü olup denge problemi olan gemilerin, dengesini iyileştirmek için, gemi tanklarına aldıkları deniz suyuna balast denir.

Balb: Gemilerin baş bodoslamalarının Su içindeki kısmında ileri doğru uzanan şişkin kısımdır. Geminin hızını arttırmaya yarar. Ayrıca geminin baş-kıç yaparak sallanmasını azaltır.

Başaltı: Geminin baş tarafının iç kısmına verilen isimdir. Baş tarafı kasaralı gemilerde kasara altı “başaltı” olarak adlandırılır. Charter (Çartır ) Kiralamak, bir geminin kiralanması anlamına gelir. “Çartırdaki gemi” sözü, gemiadamları arasında taramp seferi yapan gemi karşılığında kullanılsa da esas kira altındaki gemi demektir.Yani çartırdaki gemi düzenli sefer yapabilir.

Çalım ve Kuruz: Geminin su hattından aşağıda kalan kısmının başta ve kıçta, omurgaya yaklaşıldıkça daralmasıdır. Bu daralma baş tarafa doğru olduğunda çalım, kıç tarafa doğru olduğunda kuruz adını alır.

Çamçak: Filikaların suyunu boşaltmak için yapılmış, ağaç kepçelerdir.

Çapariz: Bir manevra veya bir işlemin engellenmesi anlamına geldiği gibi, demir zincirlerinin biryerlere (başka bir zincire vs.) dolaşması, karışması anlamında da kullanılır.

Çiftelemek: Tek demir atmış bir geminin emniyet için diğer demirini de atma işlemi.

Danec: Yükün hasardan korunması ve hızlı tahliye edilebilmesi için yüklerin aralarına ve altlarına konulan tahta, hasır v b. malzemeye denir.

Dalgakıran: Limanları ve limanlar içindeki gemilerin denizlerden (dalgadan) zarar görmemesi için limana hakim rüzgara yüzey verecek şekilde yapılmış dalga önleyici yapılar.

Deniz Haritası: Denizcilikte kullanılan sahilleri, seyir alametlerini, derinlikleri gösteren ve özel işaretleri olan haritalardır.

Duba: Altı düz ve yük taşıma maksatları için inşa edilmiş ağaç veya saç tekneler.

Düşme: Bir geminin rüzgar ve akıntı etkisiyle bulunduğu rotadan veya mevkiden kaymasıdır.

El iskandili: Derinlik ölçmede kullanılan bir ağırlık ve ince halattan meydana gelen basit bir alet.

Façuna: Halatların fazla sürtünmeye maruz kalan kısımlarının yıpranmasını önlemek için bu kısımlar gırcala ve mürsel ile sarılır. Bu işleme façuna denir.

Falaka: Puntel , dikme ve matafora cundalarının (uçlarının) arasına gerilerek, bulundukları durumlarını muhafaza etmesini sağlayan halatlardır.

Firengi Delikleri: Güvertede biriken suların dışarı akması için, bir ağzı bordaya açılmış güverte üstü deliklerdir.

Forklift: Yükleme ve tahliye işlemlerinde, rıhtımda veya gemi ambarında ağır malzemenin kaldırılıp taşınması için kullanılan, manevra kabiliyeti yüksek araçlara denir.

Formen: Yine yükleme veya tahliye işlerini yürüten işçi gurubunun (posta) başı.

Gemi Jurnali: Gemi ile ilgili olayların kaydedildiği, hukuki işlemlerde çok önemli yeri olan defter.

Havuz: Gemilerin su altı kısımlarınınbakım ve onarımı için alındıklarıkuru veya yüzer tipteki havuzlardır.

Iskarça: Liman ve rıhtımlarda çok sayıda gemi bulunmasına denir. Karışıklık anlamına da gelir.

İstif: Her cins eşyanın ve yükün geminin dengesini bozmayacak şekilde geminin yapısına en uygun şekilde yerleştirilme ve yüklenme işlemidir.

Kabadalga: Dalga yüksekliği fazla olan ve gemiyi rahatsız eden dalgalardır.

Kamara: Gemideki personelin kaldığı odalara verilen isim.

Kampana: Gemiyle ilgili bazı acil durumları bildirmek için belirli kurallar içinde kullanılan çana kampana denir.

Kana Rakamları: Bir gemi teknesinin ne kadar su çektiğini (suya battığını) öğrenmemize yarayan, her iki bordada baş, vasat ve kıç taraflardaki rakamlardır. "Draft rakamları " da denilir. Kana rakamlarından draftın nasıl okunacağı bilinmelidir; İskele tarafta metrik birime göre yazılan rakamların boyları ve rakamlar arası düşey boşluklar 10 cm, Sancak tarafta (Romen rakamlarıyla) kadem (fit) birimine göre yazılan rakamların boyları ve rakamlar arası 6 pustur (inçtir).

Kapela: Gemilerde teçhizatları korumak üzere üstlerine örtülen branda kılıflardır.

Kasırga: Çok kuvvetli rüzgar, büyük dalgalar ve kuvvetli rüzgarın oluştuğu gemiler için tehlikeli fırtına.

Kavela: Halat dikme işlemlerinde kullanılan sert bir ağaçtan yapılmış havuç şekline benzeyen malzemedir.

Kılavuz kaptan (pilot): Bölgesel tehlikeleri, seyir yollarını, geçitlerini ve limanlarını iyi bilen gemileri emniyetle sevk ve idare edebilecek tecrübeli kaptanlara denir.

Laşka: Boş veya boşalmış anlamına gelir. Bir halatı boş koyuvermektir.

Laşing: Yükün gemiye, kendisine veya diğer yüklere verebileceği hasarı önlemek amacıyla yapılan bağlama işidir.

Liman: Gemilerin yük ve yolcu alıp vermesine elverişli, rüzgar ve dalgalardan korunur şekilde yapılmış tesislerdir.

Lumbar: Gemi bordalarına veya küpeştelerine açılan dört köşe, giriş çıkış mevkileridir.

Lumbar ağzı: Gemilere giriş çıkış yapılan yerlere verilen isimdir.

Manifesto: Ticaret gemilerinde yükün cinsini gösteren resmi evrak.

Mezestre: Sancağın yarıya kadar çekilmesi işlemine denir.

Mola: Halatların bağlı bulundukları yerlerden fora edilmesi için verilen kumanda.

Navlun: Bir yerden bir yere para karşılığı taşınmak üzere bir sözleşme ile gemiye alınan yükün tümü. Bu yükün taşınmasının para değeri anlamında da kullanılır.

Nete (neta): Düzeni bozulmuş bir şeyin tertiplenip düzenlenmesi, ayrıca seyirde kullanılan anlamıyla aykırı ve tehlikeli bir durumun olmadığı, her şeyin normal devam ettiği anlamında kullanılır.

Ölüdeniz (Sıvel): Fırtınanın dinmesi ile oluşan, çatlaksız, rahatsız edici dalgalar.

Parakete: Geminin süratini ölçmek için kullanılan aletin ismidir.

Parima: Filikaların baş ve kıç taraflarında bağlama amacı ile kullanılan yeterli uzunluktaki ince halat.

Rüzgar altı: Rüzgarın estiği (geldiği) yöne ters yön (sırt dönüldüğünde, ön tarafın olduğu yer).

Rüzgar üstü: Rüzgarın esmekte olduğu (geldiği) taraf.

Savlo: Gemicilikte sancak çekmede paraketede, el incesi olarak kullanılan bir ile birbuçuk burgatalık ince halatlara verilen isimdir.

Stevedor: Limanda gemilerin yükleme veya tahliye işlerini yürüten insan veya şirkettir.

Şifting: Bir yere yanaşmış veya demirlemiş geminin yerini değiştirme işlemidir. Ayrıca yükün yerini değiştirme anlamında da kullanılır.

Tersane: Gemilerin inşa edildiği veya tamir ve bakım gördüğü yerler.

Toka: Bir sancağın, bayrağın göndere çekilmesi için verilen komut.

Tonilato: Gemilerin gerek ağırlık gerekse Hacim ölçümü ile belirtilebilen kapasiteleridir.

Tramp Gemi: Düzenli sefer yapmayan gemi demektir. Yani sürekli belli birkaç liman arasında değilde, yükü bulduğu limandan yükün götürüleceği liman neresi ise oraya sefer. yapan gemi anlamına gelir.

Trim: Geminin baş draftıyla- kıç draftı arasındaki fark.(geminin başa veya kıça eğik olması).

Valf: Borulardaki sıvıların akışlarını kontrol etmeye yarayan bir çeşit vana.

Vardiya: Gemilerin liman ve seyir hizmetlerinin görülmesi için, gemi personeli tarafından zamana bağlı olarak tutulan nöbet.

Yalpa: Geminin dalgalardan sancak ve iskeleye aralıklarla yatıp, doğrulması, sallanması.

Sözlükte "denizcilik" ne demek?

1. Denizlerde sefer yapma işi.
2. Denizle, gemi işletmesiyle ilgili meslek.
3. Deniz sporculuğu.

Cümle içinde kullanımı

Uzun dualardan sonra bana denizcilik hayatını anlatmaya başladı.
- R. N. Güntekin

Denizcilik kelimesinin ingilizcesi

n. navigation, seamanship, marine

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç