Dede korkut hikayeleri

Oğuz Türkleri arasında meydana gelen ve daha sonraki yüzyıllarda toplanıp yazılan bir hikayeler külliyatıdır. Hikayelerin 14. yüzyılın sonları veya 15. yüzyılın başlarında yazıyla tespit edildiği sanılmaktadır. Dede Korkut hikayelerinin asıl adı «Kitab-ı Dede Korkut ala Lisan-ı Taife-i Oğuzan» (Oğuz Halkının Diliyle Dede Korkut Kitabı )dır. Kitabın Arap harfleriyle yazılmış asıl nüshası Dresden'de, ondan kopya edilmiş olan bir nüshası da Berlin kütüphanesindedir. Son zamanlarda İtalya'da da bir nüsha bulunmuştur. Dede Korkut hikayeleri 19. yüzyılda ilim dünyasının dikkatini çekmiş, 1919'da Kilisli Rıfat Bilge, İstanbul'da eserin tam baskısını yapmıştır. Kitap bundan sonra birçok defalar yayınlanmıştır.

Dede Korkut Kitabı'nda bir önsözle, 12 hikaye vardır. Önsöz Dede Korkut'u tanıtır. Kitaba «Dede Korkut» adının verilmesi her hikayede ortaya çıkarak bir halk filozofu şeklinde akıl veren, İyi dualar eden, çocuklara ad koyan Dede Korkut adında birinden oluşudur. Hikayelerin hepsi destani ve Ürik savaş hikayeleridir. Türkler Müslüman olduktan sonra Müslümanlığa göre değiştirilmiştir. Sade bir Türkçe ile yazılan kitapta yer yer manzum parçalar da vardır. Bugün Tepegöz, Bamsı Beyrek gibi/ bazı hikayeleri Anadolu'da ağızdan ağıza anlatılır. Dede Korkut Kitabı'ndan Deli Dumrul hikayesinin özeti: Deli Dumrul adında bir er kuru bir çayın üstünde bir köprü yaptırmış, geçenden 30 akça, geçmeyenden 40 akça alırmış. Günün birinde Deli Dumrul köprüsünün başında oba kuran bir bölük halkının ağlaştığını görmüş.

Sebebini sorunca, Azrail'in içlerinden bir yiğidin canını aldığını öğrenmiş. Buna çok kızan Deli Dumrul, Azrail'e haddini bildirmeye karar vermiş ve deli, dolu konuşmaya başlamış. Onun bu konuşmasına kızan Tanrı Azrail'i Deli Dumrul'un evine göndermiş. Deli Dumrul önce onunla tartışmış, fakat Azrail'in ağır basmaya başladığını görünce Tanrı'ya yalvarmaya kalkmış. Tanrı da kendi canı yerine bir başkasını teslim ederse, Azrail'in onun yakasını bırakacağını bildirmiş. Bunun üzerine Deli Dumrul, Anasına, babasına koşmuş, ama onlar canlarını vermemişler. Bu sefer Deli Dumrul karısına giderek Azrail'in canını alacağını haber vermiş vedalaşarak çocuklarına iyi bakmasını vasiyet etmiş.

dede korkut hikayeleri

Karısı bu sözleri duyunca onun yerine kendi canını vermeyi teklif etmiş. Bunun üzerine Deli Dumrul Tanrı'ya yeniden yalvarmış. Tanrı da onu affedip, ana ve babasının canını almış. Dede Korkut Kitabı’ndaki hikayeler tarih boyunca dilden dile, anlatıcıdan anlatıcıya aktarılan bir sözlü geleneğin ürünüdür. Hikayelerin yazarı belli değildir. Almanya’da Dresden Kütüphanesi’nde bulunan nüshası 12, Vatikan nüshası 6 hikayeyi içine almaktadır.

Dede Korkut Kitabı nedir?

12 tane olan Dede korkut hikayelerini içine alan kitabın adıdır.

Dede Korkut hikayeleri nerede bulunmaktadır?

1. Bir tanesi Almanya’da Dresden Kütüphanesi’nde,

2. Diğeri Vatikan’da bulunmaktadır.

Dede korkut hikayeleri’nin özellikleri

1. Dede Korkut hikayeleri on iki hikaye ile bir önsözden oluşmaktadır.

2. Hikayelerde olaylar nesir, kahramanların duygu ve düşünceleri nazımla dile getirilmiştir.

3. Arı bir dil kullanılmış, olağanüstü olaylara yer verilmiştir.

4. Türkçenin canlı ve doğal anlatım güzelliğini gösteren hikayelerde ses tekrarlan da sıkça yer almaktadır.

5. Dede Korkut'un Türkler arasında, ağızdan ağıza, dilden dile dolaşan hikayeleri 15. yüzyılda Akkoyunlular devrinde Dede Korkut Kitabı adıyla bir kitapta toplanmış, böylelikle sözden yazıya dökülmüştür.

Dede korkut hikayeleri’nin önemi

Dede korkut hikayeleri, Türk ruhuna, Türk düşüncesine, Türk kültürüne ve hayat tarzına ışık tutan en açık belgelerdir. Dede Korkut, Oğuz Türklerini, onların inanışlarını, yaşayışlarını, gelenek ve göreneklerini, yiğitliklerini, sağlam karakteri ve ahlakını, ruh enginliğini, saf, arı, duru bir Türkçe ile dile getirir.

Dede Korkut'un kahramanları, iyiliği ve doğruluğu öğütler. Güçsüzlerin, çaresizlerin, her zaman yanındadır. Tok sözlü, sözlerinin eridirler. Türk milletinin birlik ve beraberliğini, milli dayanışmayı, el ele tutuşmayı öne çıkarır.

Dede korkut hikayeleri

1. Dirse Han Oğlu Boğaç Han

2. Salur Kazanın Evinin Yağmalanması

3. Kam Büre Beg Oğlu Bamsi Beyrek

4. Kazan Beg Oğlu Uraz Beg'in Tutsak Olması

5. Duha Koca Oğlu Deli Dumrul

6. Kanlı Koca Oğlu Kan Turali

7. Kadılık Koca Oğlu Yegenek

8. Basatın Tepegöz'ü Öldürmesi

9. Begel Oğlu Emren

10. Usun Koca Oğlu Seğrek

11. Salur Kazanın Tutsak Olması

12. Dış Oğuz'un iç Oğuz'a İsyanı

Dirse han oğlu boğaçhan hikayesinin özeti

Toy edilirken Karatağ’a oturtulan ve çocuğu olmayan Dirse Han’ın bir oğlu olur ve Bayındır Han’ın boğasını öldürdüğü için Dede Korkut tarafından "Boğaç Han" olarak adlandırılır,bey olur. Dirse Han’ın 40 yiğidi, oğlanı babasına kötüler. Babası avda oğlunu oklar. Annesinin sütü ve kırçiçeği oğlanın yarasına derman olur. Oğlan, kırk yiğit tarafından kaçırılan babasını kurtarır. irse Han oğluna taht verir.

Salur kazanın evinin yağmalanması hikayesinin özeti

Salur Kazan,oğlu Uruz Han’ın uyarısına rağmen, Oğuz beyleriyle ava çıktığı sırada, evine üç yüz yiğidi ve Uruz’u bırakmasına rağmen düşman gelir. Eşini,gelinini ve oğlunu esir alır. Gördüğü rüya üzerine avdan dönen Salur Kazan, düşman ellerine gider. On bin koyununu düşmana vermeyen çoban da (o istemese de) kendisiyle gelir. Oğuz beyleriyle birlikte düşmanı yener ve yurtlarına dönerler.

Kam büre beg oğlu bamsi beyrek hikayesinin özeti

Bayındır Han’ın Oğuzları topladığı sohbete tüm beylerin oğullarıyla gelmesi üzerine, Büre Bey üzülür.Oğuz beyleri, Büre Bey için bir oğul, Bican Bey’e de doğacak oğlana vermesi için bir kız dilerler.Doğan oğlan büyüdükten sonra kendisine hediye getiren bezirganları kafirlerden kurtarır ve "Bamsi Beyrek" adını alır. Banı Çiçekle evleneceği gece kafirler düğünü basarak Bamsi’yi esir alır. Banı Çiçek’in abisi Deli Karçar’a Yalancı oğlu Yaltacık’ın kanlı bir gömlek getirip "Bamsi öldü." demesiyle Banı Çiçek Yaltacık’a verilir. Düğün gecesi esir bulunduğu kaleden,tekürün kızının yardımıyla kaçan Bamsi, yaşadığını Bani Çiçek’e bildirir.Sonra düğün yapılır.

Kazan beg oğlu uraz beg'in tutsak olması hikayesinin özeti

Kazan Bey, oğlunun henüz bir kan akıtıp, baş kesip isim sahibi olamayışına üzüldüğünü bildirir. Oğlu da babasından nasıl savaş edildiğini, kan döküldüğünü kendisine öğretmesini ister. Kazan Han bunun üzerine oğlunu ava çıkarır, bu sırada düşman gelir ve Kazan Han savaşmaya başlar. Oğluna sadece izlemesini söylemesine rağmen oğlan babasına fark ettirmeden savaşır. Babası, oğlunu bulamaz;evde de göremeyince düşmanla savaşılan yere gelir. Oğlunun kılıcını görünce onun esir düştüğünü anlar. Düşmanla tek başına savaşa giden Kazan Bey, yenilir. Bunun üzerine Hatun kırk kızla ve diğer Oğuz beyleriyle kafirleri yener. Oğuzlar yurtlarına dönerler.

Duha koca oğlu deli dumrul hikayesinin özeti

Duha Koca oğlu Deli Dumrul, bir kuru çayın üstüne köprü diker, geçenden de geçmeyenden de akçe alır. Bunun sebebini de erliğinin, yiğitliğinin yayılması olarak açıklar. Köprü üstünde birinin ölmesi üzerine Deli Dumrul, bu yiğidin canını alan Azrail’in gelip kendisiyle savaşmasını ister .Bu başkaldırı üzerine Allah, Azrail’i Deli Dumrul `un canını alması için yollar. Deli Dumrul, Azrail’i bir türlü yakalayamaz ve Allah’ın birliğine iman eder.Bir can getirmesi şartıyla canı bağışlanacak olur.
Annesi de babası da can vermeyi kabul etmez. Artık öleceğine inanan Deli Dumrul, karısıyla helalleşmeye gider. Karısının kendisine canını vermesini istemesi üzerine Allah’a "Ya ikimizin canını de canını al ya ikimizi de yaşat." der. Allah ikisine de 140'ar yıl ömür verir.Annesi ve babasının da canını alır.

Kanlı Koca Oğlu Kan Turali hikayesinin özeti

Kanlı Koca adında bir Oğuz eri kahraman oğlu Kan Turalı’ya onu evlendirmek istediğini söyler. Ancak oğlan, aradığı kadar kahraman, gözü pek bir kız bulamaz. Babası arar ve Trabzon tekürünün kızının tam oğlunun istediği gibi bir kız olduğuna kanaat getirir. Bir aslanı, bir boğayı ve bir deveyi öldürmek şartıyla verilecek olan kızı, Kan Turalı bu şartları gerçekleştirerek alır. Evlendikleri gece kafirlerin saldırısına uğrar ve savaşırlar. Savaş devam ederken Selcen Hatun eşini arar, bulamaz. Bulduğu yerde de yardım eder. Selcen Hatun’un düşmanı yendiği için övüneceğini düşünen Kan Turalı, Selcen’i öldürmeye karar verir. Ok çekerler; ancak Selcen, okunun başındaki demiri çıkartmıştır. Selcen’i böylece deneyen Kan Turalı ve Selcen, yurtlarına dönerler.

Kadılık koca oğlu yegenek hikayesinin özeti

Bayındır Han’ın İç Oğuz beylerini sohbete çağırdığı bir gün, aralarından Kazılık Koca denilen bir bey Bayındır Han’dan akın ister. İzin alınır, Kazılık Koca yararlı ihtiyarlarla birlikte Karadeniz kenarındaki bir kaleye gider. Kalenin Tekürü Kazılık Koca’yı aklar ve esir alır. 16 yıl esir kalan Kazılık Koca’nın 16 yaşına gelmiş olan oğlu Bayındır Han’a giderek babasını kurtarmaya gideceğini söyler. Yanına 24 sancak beyini de alır. Yola çıkmadan gördüğü rüyada Dede Korkut’tan öğütler alan Yiğenek, Allah’a sığınıp dualar ederek tekürü yener. Babasını kurtarır.

Basatın tepegöz'ü öldürmesi hikayesinin özeti

Basat, Uruz Bey’in Oğuzlar’ın göçü sırasında düşürülüp bir aslan tarafından büyütülen oğludur. Uruz’un çobanı Oğuzlar’ın yaylaya göç ettikleri sırada bir peri kızıyla çiftleşir. Peri kızı, bunun acısını Tepegöz’ü (çobandan olan çocuğu) Oğuzlar’ın içine salarak çıkarır. Tepegöz, çocukların kulaklarını, burunlarını yer; adamları yiyerek öldürür. Basat’ın kardeşi Kıyan Selçuk da Tepegöz yüzünden ölmüştür. Basat gider ve kardeşi uğruna Tepegöz ile savaşır. Önce gözünü yok eder;sonra da öldürür.

Begel oğlu emren hikayesinin özeti

Bayındır Han, Gürcistan’dan haraç olarak bir kılıç, bir çomak, bir at geldiğini görünce kızar. Bunları yiğitlere, boylara veremeyeceğini söyler. Dede Korkut, bu üç haracın da bir yiğide verilmesi yönünde akıl verir. Begil Yiğit, bunları kabul eder. Haraçları alan Begil Yiğit, Gürcistan sınırına yerleşir. Oğuz’a geldiğinde Kazan Bey’in Begil Yiğide avda hünerli olduğunu; ancak bu hünerin ata bağlı olduğunu söylemesi üzerine darılır. Oğuzlara başkaldırışından onu ancak karısı döndürür ve ava çıkmasını söyler. Av sırasında sağ uyluğunu kıran Begil, bunu bir süre saklar. Açıklaması üzerine Tekür bunu duyar ve Oğuz üstüne yürür. Begil oğlu Emren direnir. Allah ona kırk er gücü verir, böylece kafirler yenilir.

Usun koca oğlu seğrek hikayesinin özeti

Uşun Koca adında birinin Eğrek ve Seğrek adında iki oğlu vardır. Eğrek, bir gün beyleri çiğneyip Kazan Bey’in karşısına gelir, oturur. Ters Uzamış adında bir bey ona baş kesmediğini, kan dökmediğini,aç doyurmadığını, burada ne aradığını sorar. Eğrek, baş kesmenin, kan dökmenin hüner olduğunu öğrenince Kazan Han’dan akın diler. Kazan Han, kabul eder; üç yüzer verip gönderir. Bu akın sırasında esir düşer. Kardeşi Seğrek, onu kurtarmaya gider. Kafirler, Eğrek kardeşini tanımadığı için bir tuzak kurmak isterler. Seğrek’in bir deli olduğunu, yoldan geçenlerin ekmeğine el uzattığını, bunun üstüne yürürse onu serbest bırakacaklarını söylerler.Eğrek gidince bu kişinin kardeşi olduğunu öğrenir. Kafirleri yenerler. Yurtlarına dönerler.

Salur kazanın tutsak olması hikayesinin özeti

Tarabuzan Tekürü Salur Kazana bir şahin gönderir. Salur Kazan şahincibaşına haber vererek ava çıkacağını söyler. Av sırasında şahin, Taman’ın Kalesine iner. Şahinin arkasından gittiği sırada Salur Kazanın uykusu gelir, 7 gün uyur. Taman, Salur Kazan’ın Oğuz beyi olduğunu öğrenince onu esir alır. Taman’ın eşinin isteği üzerine esir edildiği kuyudan çıkarılan Salur Kazan’dan kafirleri övmesi istenir, ama o övmez. Kardeşi ve oğlu olduğu için de öldürülemez. Oğlu Uruz, Salur Kazan’ı kurtarmaya gelir. Kazan ile oğlu savaştırılır ve Uruz babasını yaralar. Tam bu sırada Kazan Bey Uruz’a babası olduğunu açıklar. Uruz, babasının elini öper, yurtlarına dönerler.

Dış oğuz'un iç oğuz'a isyanı hikayesinin özeti

Kazan 3 yılda bir İç ve Dış Oğuz beylerini toplar, helalini alır, nesi var nesi yoksa yağmalatırdı. Yine Kazan’ın evini yağmalattığı bir zaman Dış Oğuz beyleri gelmez, İç Oğuz beyleri yağma eder. Bunun üzerine Dış Oğuz beyleri Kazan’a düşman olur. Kılbaş adında bir bey Dış Oğuz beylerinden Aruz’un evine gider ve Dış Oğuz beylerinin Kazan Han’a kin beslediğini öğrenir. Kıbaş gittikten sonra Dış Oğuz beyleri yemin eder, Beyrek’in bu yemine katılmasını yoksa öldürüleceğini söylerler. Beyrek, kabul etmez,ancak Dış Oğuz beyleri de Beyrek’e kıyamaz. Aruz Bey, Beyrek’in sağ uyluğunu keser. Beyrek öleceğini anlayınca Kazan Han’a kanını yerde bırakmamasını vasiyet eder. Kazan Bey bunun üzerine İç Oğuz beylerini toplayarak Aruz’un evini yağmalar, kendisini öldürür. Kazan, Dış Oğuz beylerini affeder

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç