Cellat nedir?

Başlangıçta, suç işleyenleri kırbaçlayan anlamına gelen bu ad, daha sonra, ölüm cezasına çarptırılanları öldüren kimselere verilmiştir. Cellatlığın geçmişi çok eski çağlara, Eski Yunan'a ve Roma'ya kadar uzanır. Osmanlı imparatorluğumda da kadıların emrinde bir cellat bulunurdu. Cellat, suçluyu kılıçla kafasını keserek, ya da kementle boğarak öldürürdü. Bugün aynı iş yurdumuzda darağacına asmak şeklinde yapılmaktadır. Tarihi çok eski olup,Yunan, Yahudi ve Romalılarda intikam alma esas olduğundan, buralarda raslanmamaktadır. Roma’da cellat sadece köleleri öldürürdü.

Çeşitli milletlerde çeşitli şekillerde uygulanan ölümleri yerine getirenler genellikle halk tarafından sevilmemiş ve nefretle karşılanmıştır. Fransa’da ihtilalden önce idamlar halk huzurunda, yüksek yerlerde gündüz yapılırdı. Yakarak, giyotinle, kılıçla uzuvlarını keserek, darağacı, çarmıh, sürükleme, kızgın demirle dilin delinmesi, tırnakların, uzuvların koparılması şeklinde vahşeti andıran usullerle uygulanırdı. Çin’de kılıçla, Amerika’da ise 1888 yılından beri elektrikli sandalye ile yapılırdı. Günümüzde ise ölüm cezaları idam edilmek suretiyle yerine getirilmektedir.

Darağacı ismi verilen üç ayaklı sehpanın ortasında sandalye üzerindeki mahkumun boynuna ip geçirilmekte ve cellat tarafından ayağı altındaki sandalye çekilmektedir. Böylece ölüm cezasına çarptırılan kimse havada asılı kaldığından ölüm gerçekleşmektedir. Seferberlik ve harp zamanlarında askeri suçlardan dolayı verilen idam cezaları ise kurşuna dizilmek suretiyle ifa edilmektedir. Osmanlı İmparatorluğu zamanında memleketimizde kadılık teşkilatı bulunan yerlerde kadıların emrinde bir cellat bulunurdu. Saray teşkilatı içinde de bir cellat vardı. Saray celladının birkaç yamağı olur, cellat bazan “cellatbaşı” diye anılırdı.

cellat

Saray celladı padişah tarafından idamı emredilen devlet adamlarını Topkapı Sararayı’ndaki Orta Kapı önünde bulunan «Siyaset Meydanı” nda infaz ederdi. Cellat idam hükmünü yerine getirmeden önce kılıcını çıkararak omuzundaki peştemala siler, bir ara gösteride bulunduktan sonra, mahkumun kafasını keserdi.. Kesik baş kapı önündeki «Seng-i ibret» (İbret Taşı) na konarak teşhir edilir, cellat da, orada bulunan çeşmede kılıcındaki kanları yıkardı. Bu çeşme «Cellat Çeşmesi» diye anılır.

Padişah sülalesinden olanların kanını akıtmak haram(?) olduğundan cellatlar bunları öldürmekte yay kirişi veyahut kement kullanırlardı. Osmanlı sarayındaki cellatların en tanınmışı, adı birçok tarihi olaylara karışan Cellat Kara Ali’dir. Kara Ali IV Murat zamanında birçok devlet adamını öldürmüş, en sonunda da Sultan ibrahim’i kementle boğmuştur. Cellatlığın tarihi çok eskidir. Eski Yunan ve Roma’da da cellatlar vardı. Roma’da cellatlar ancak köleleri idam ederdi. Bazen cellatlık işi askerlere verilirdi. Ortaçağ’da Rusya’da, Almanya’da idam cezalarını bazen bizzat hakimler yerine getirirdi.

Cellatlar Avrupa’da genel olarak nefret uyandırmış, bunların şehirlere yerleşmesine müsaade edilmemiştir. Bu bakımdan bazen katillere hayatlarını ve hürriyetlerini bağışlamak pahasına cellatlık vazifesi verilmiştir. Cellatlar idam hükümlerini kendi yaşadıkları ülke ve kültüre göre değişik şekillerde yerine getirirler.

Sözlükte "cellat" ne demek?

1. Ölüm cezasına çarptırılanları öldürmekle görevli olan kimse.
2. katı yürekli, kolaylıkla suç işleyen, zalim.

Cellat kelimesinin ingilizcesi

n. executioner, hangman, hatchet man, Jack Ketch
Köken: Arapça

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç