Candida spp nedir?

Vajinal mantar, vagina içinde “candida” türü mikroorganizmaların neden olduğu bir enfeksiyondur. Halk arasına “vajinal mantar, vajina mantarı, kandida enfeksiyonu”olarak bilinen bu durum tıbbi terminolojide “vajinal mikozis, vaginal mycosis, mikotik vajinit, vajinal candida enfeksiyonu, vaginal candidiasis (vajinal kandidiyazis)” gibi isimlerle anılmaktadır.

Fungal mikroorganizmalar yoğun bakım ünitelerinde hayatı tehdit eden infeksiyon etkenlerindendir. Bu etkenler arasında Candida spp. önemli yer tutarken son yıllarda yapılan araştırmalar bazı özel hasta gruplarında Aspergillus spp.'ninde önemini ortaya koymaktadır. Candida spp. infeksiyonları mortalite ve morbiditede artış, hastanede kalış süresinin uzaması ve yüksek maliyet ile ilişkilidir. Yoğun bakım ünitesinde Candida infeksiyonu sıklığı "National Nosocomial Infections Surveillance (NNIS)" sisteminde %31 oranında saptanırken, ülkemizde yapılan çalışmalarda %5-12 oranında bildirilmiştir.

Yoğun bakım ünitesinde görülen kandidemi olgularında mortalite oranları %5-71 arasında değişmektedir. Candida spp. infeksiyonları endojen veya ekzojen kaynaklı olabilir. Candida albicans en sık izole edilen tür olmakla birlikte, son yıllarda C. albicans dışı türlerin etken olduğu kandidemi olgularında artış görülmektedir. Yoğun bakım ünitesinde kandidemi için en önemli risk faktörleri; geçirilmiş abdominal cerrahi, intravasküler kateterler, akut böbrek yetmezliği, parenteral beslenme, geniş spektrumlu antibiyotikler, uzun süreli yoğun bakımda kalış ve steroid kullanımıdır. Son yıllarda, çeşitli çalışmalar yoğun bakım ünitesinde Candida spp. kolonize hastaların invaziv kandidiyaz için daha yüksek risk altında olduğunu göstermiştir.

Candida albicans nedir?

Candida; maya formunda bir mantar çeşidi olup, vücutta kontrolsüz bir şekilde fazla çoğalarak, bağışıklık sistemini zayıflatır. Küçük bir maya yüzde­si, vücudun sağlığının zayıf olduğu bir dönemde, büyüme ortamı bulur ve sistemde baskın hale gelir. Candida bir kere sisteme bulaştıktan sonra on­dan kurtulmak aynı derecede zordur. Küf gibi, Kandida da vücuda yerleşen bir çeşit maya büyü­mesi sendromudur. Ne yazık ki antibiyotikler, şeker tüketimi ve diğer diyetsel yanlışlıklar mayanın gelişimi için mükemmel bir ortam oluşturmaktadır.

Dost bakteriler bağışıklık sisteminin ayrılmaz bir parçası­dır. Kötü diyet ve antibiyotikler nedeniyle bir kere dengesi bozuldu mu, Kandida kontrolden çıkarak ciddi bir soruna dö­nüşebilir. Tedaviye direnen birçok ağır hastalığın temelinde kandida yer almaktadır. Hafif vakalar fark edilip erken tedavi edilirse, kişi gelecekteki birçok sorundan korunmuş olur. Bu hastalığı teşhis etmek ge­nellikle zor olduğundan, çoğu vaka teşhis edilene kadar ciddi bir sorun haline gelmiş olur.

Candida'nın nedenleri nelerdir?

Kandida tamamen ilaçlardan dolayı ortaya çıkmış ya da neredeyse tamamen doktorlar tarafından başlatılmış bir hastalık­tır. Antibiyotiklerin  aşırı kullanımından ve ayrıca aşırı antibi­yotik verilmiş sığır eti, tavuk ve süt tüketiminden kaynakla­nır. İneklere verilen antibiyotikler inek sütünü, tavuklara veri­len antibiyotikler de yumurtaları kirletmektedir. Dikkatli olun! Antibiyotik ilaçları kullanmamaya karar vermiş olsanız bile, yediğiniz yiyeceklerden antibiyotik alma tehlikesiyle karşı karşıya olabilirsiniz.

Vücut Kandida yüzünden dengesini kaybettiğinde, birçok hastalık bunu fırsat bilmeye hazırdır. Sağlıklı bir vücutta bifidus ve acidophilus bakterileri yanyana bulunur. Eğer bu denge bozulursa, ciddi problemler or­taya çıkabilir. Antibiyotik kullanımını, iyi florayı da yok eden bir orman yangınına benzetebilirsiniz. Böyle bir yangından sonra, yanmış organı   yenilemek için tekrar yeni tohumlar ekilmelidir. Kandida tedavisi de, eksilen bifidus ve acidophi­lus popülasyonunun yenilenmesini gerektirir.

Antibiyotiklere ek olarak Kandida'nın artmasına neden olan diğer ilaçlar, bağışıklığı baskılayan belli ilaçlardır. Bu grup daha çok, steroid ya da kortizon ilaçları olarak bilinmek­tedir. Ne ad verilirse verilsin, bu güçlü kimyasal ilaçlar bağı­şıklık sistemini baskılarlar ve Kandida olasılığını artırırlar.
Dolaylı olarak da olsa, astım da Kandida ile ilişkilidir. Sık sık astım olarak yanlış teşhis konulan vakalar, aslında yiye­cek duyarlı-lıklarına gösterilen ciddi reaksiyonlardır.

Buna ek olarak, çoğu astımlıya steroidler verilir. İlaçların bu zincirle­me reaksiyonu da, Kandida'nın baş göstermesine neden olan vücut kimyası dengesiz- liğine yol açıyor olabilir. Kandida'ya eğilimli bir sistemde hormon tedavisi bile, sentetik hormonlar vücudun doğal hormonlarının dengesini bozduğundan dolayı tehlikeli olabilir.

Candida nasıl teşhis edilir?

Kandida'ya müdahale etmek için bütün vücut klinik kinezyo­loji testi ile değerlendirilmelidir. Kandida soru formu ve kişi­sel tarih ile birlikte, klinik kinezyoloji en basit teşhis ve de­ğerlendirme yöntemidir. Klinik kinezyoloji kas testi Kandida'yı teşhis etmek için özel bir el modunun kullanılmasını gerektirir.
Kandida'yı teşhis etmenin bir başka yöntemi, dışkı kültür­lerini analiz etmektir. Bu test ucuzdur ve Kandida'yı teşhis eder. Ama birçok durumda, maya henüz böyle basit bir kültür­de görülmeyebilir; özellikle vücuttaki kuluçka döneminde ise.

Canlı Hücre (yaşayan bir kan örneği) değerlendirmesi ma­yayı keşfetmenin bir başka yöntemidir. Özel bir mikroskopla mayanın kanda oluştuğu görülebilir. Bu günümüzde, kandaki mayanın mycelial ya da "dallanmış" formlarını ayırt etmenin tek bilinen yoludur. Pahalı bir serum antikor testi de doktorların Kandida'yı teşhis etmesine yardımcı olabilir. Ama bu testin bazı eksiklik­leri vardır ve doğruluk seviyesinden dolayı klinik kinezyoloji testi tercih edilir.

Candida ölümü

Doğal tedavi, mayanın ölmesine neden olacak vücut koşullarının dengelenmesini ve teşvik edilmesi­ni içerir. Aynı zamanda sağlıklı bakterilerin yenilenmesi ve onlara gelişebilecekleri bir ortam sağlanması da akıllıcadır. Sisteminde gelişmiş bir maya bulunan herkes, tedavi sıra­sında Kandida'nın yok olması esnasında bazı semptomlarla karşılaşabilir. Maya organizmaları içlerinde zehir taşırlar. Yok olmaları sırasında zarları da yırtılır ve toksinleri sisteme yayılır.

Bu aşamada, "kendimi iyi hissetmiyorum" tipi aşırı semp­tomlar görülür. Maya ölmeye devam ederken, toksinler bağışıklık sistemini daha da zayıflatabilir ve enfeksiyonlar, alerji­ler, kronik hastalıklar ve "baştan aşağı hasta olma" hissi orta­ya çıkabilir. Bu bir iyileşme krizidir. Bazen hastalar iyileşme­den önce kötüleşirler, ama toksinler vücuttan atıldıktan sonra iyileşmeye devam ederler. Bazı hastalar, Kandida'yı vücutlarından atarken geçici ola­rak normal yaşamlarında kötüleşme yaşadılar. Ama en ciddi epizotlar bile kısa sürmektedir.

Candida da görülen başlıca semptomlar nelerdir?

1. "Bitkin, tükenmiş" hissetmek.
2. Kötü hafıza.
3. "Boşlukta" ya da "gerçek değilmiş gibi" his­setmek.
4. Depresyon.
5. Uyuşukluk, yanma ya da karıncalanma his­setmek.
6. Kas ağrıları  . Kas güçsüzlüğü ya da uyuşma.
7. Eklemlerde ağrı ve/ya da şişme.
8. Karın bölgesinde ağrı.
9. Kabızlık.
10. İshal.
11. Gaz.
12. Sorunlu vajinal akıntı.
13. Dirençli vajinal yanma ya da kaşınma.
14. Prostatitis.
15. İktidarsızlık.
16. Cinsel arzu kaybı.
17. Endometriosis.
18. Kramp ve/ya da diğer regl düzensizlikleri.
19. Regl öncesi gerginlik.
20. Gözlerin önünde noktalar görmek.
21. Görüntüde bozukluk.

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç