Sözlükte "burjuvazi" ne demek?

Burjuva sınıfı, kentsoyluluk.

Cümle içinde kullanımı

Bizim neslin yalnız şimdiki Fransız burjuvasının edebiyatını bilişi Avrupalılığı bilmek değildir.
- Y. K. Beyatlı

Burjuvazi kelimesinin ingilizcesi

n. bourgeoisie, middle class, European middle class
Köken: Fransızca

Burjuvazi ne demek? (Ekonomi)

(Bourgeoisie) Üst-orta gelir düzeyindeki toplumsal sınıf. Bu kavram Avrupa’da Feodalizm dönemlerinde asilzadeler ile işçi ve köylüler arasında kalan tüccar, zenaatkar ve benzerlerini kapsayan orta sınıfı ifade ediyordu. XIX. asırdan sonra bu kavram sermaye sahibi büyük Kapitalistler için kullanılmaya başlanmıştır. Bugün de yüksek memur, tüccar, sanayici ve serbest meslek sahiplerini ifade etmektedir. Burjuva sınıfı Orta Çağların sonlarında ortaya çıkmış ve sanayi Devrimi ile birlikte gelişmiştir. O dönemlerden beri burjuvazi, devlet, iş ve kültür hayatında büyük etkinlikler göstermiştir. Modern toplumlarda da önemini devam ettirmektedir. Marksist terminolojide burjuvazi işçi sınıfını sömüren, önemli servet ve mülk sahibi kişileri ifade etmektedir.

Burjuvazi nedir? (Felsefe)

Kapitalist toplumun egemen temel sınıfı.

Kapitalist toplum düzeninde egemenlik altında tutulup, sömürülen ve kendi işgücünden başka hiç bir şeyi olmayan diğer temel sınıf durumundaki işçi sınıfın tersine, burjuvazi, üretim araçlarının -üretim aletlerinin, fabrikaların, taşıtların, toprak zenginliklerinin vb. sahibi olan sınıftır. Burjuvazi ücretli emeğin sömürülmesi sayesinde gelişir. Bu nedenle de, proletaryanın sınıf çıkarları ile burjuvazinin sınıf çıkarları, birbiriyle çelişen, uzlaşmaz çıkarlardır. Bu çelişkiler, burjuvazinin sınıfsal işlevine proletarya tarafından son verilip, proletaryanın kendi iktidarını kurmasına değin ‘ sürdürülecek olan sınıf savaşını kaçınılmaz hale getirir. Burjuvazi, tarihsel bakımdan nesnel olarak çağını doldurmuş, köhneleşmiş bir sınıftır çünkü bundan böyle toplumsal ilerlemeyi destekleyip sürdürmediği gibi, her şeyi kendi kar emellerine alet eder ve insanların sömürülmesini, elindeki ekonomik, politik ve ideolojik araçların tümünü seferber ederek ebedileştirmeye çalışır. Üretim araçlarının nesnel olarak zorunlu hale gelen toplumsallaşmasını engellemeye çalışır ve bugün hala kapitalist toplum düzenine sahip ülkelerde, kapitalizmden sosyalizme ve komünizme geçişi engellemek kaygısıyla, her türlü gelişmenin karşısına çıkar. Tutucu, gerici amaçlarına ulaşabilmek, eski, köhneleşmiş sömürü düzenini ayakta tutabilmek için savaş, karşı-devrim, beyin yıkama gibi her araca başvurur.

Burjuvazi, kapitalizmin serbest rekabet döneminde, üretim güçlerinin gelişmesini ve üretimin toplumsallaşmasını sağladığı ve hızlandırdığı için, belli bir süre ilerici bir rol oynamış böylelikle de ister istemez, kendi sınıfının devrimci karşı kutbunu oluşturan, «kapitalist sömürü düzeninin mezar kazıcısı» işçi sınıfını da geliştirmiştir. Tekelcilik öncesi kapitalizmde, burjuvazi, bir süre için üretim süreci içinde ilerici bir öğe olarak görülmüştü çünkü kapitalistler, üretim süreci içindeki sömürücü işlevlerinin yanı sıra, üretim süreçlerinin yöneticisi ve örgütleyicisi rolünü de oynamışlardı. Ne var ki, tekelci aşamada anonim şirketlerin, kartellerin, işveren sendikalarının, büyük tekel guruplarının ve tröstlerin etkisiyle ve nihayet devletin gittikçe artan ekonomik faaliyetinin sonucu olarak, sermayenin mülkiyetine sahip olanlar ile sermayeyi üretim sürecine sokanlar arasında bir fark belirdi. Burjuvazinin, üretim süreciyle doğrudan ilgisi olmayan büyük bir kısmı «kupon kesicileri» ve para babaları haline geldi bunlar artık hiç bir üretici işlev göstermez oldular.

İşte bu kesime büyük burjuvazi adı verilir. Üretimin ve sömürünün sevk ve idaresi, büyük burjuvazi adına, uzman yöneticiler, müdürler tarafından yürütülür büyük burjuvaziye gelince, toplumsal üretim için gereği olmayan, asalak bir sınıf olur çıkar. Demek ki emperyalizm aşamasında, burjuvazinin içinde de bir farklılaşma belirir. Kendi ekonomik gücünü devlet gücüyle birleştirerek, tekelci kapitalizm aşamasından, devletle bütünleşmiş tekelci kapitalizm aşamasına geçişi gerçekleştiren ve emekçi halkın ve tekelci-olmayan kapitalistlerin tümünün varlığım tehdit eden gerici, saldırgan ve tehlikeli bir emperyalist tahakküm gelişip dal budak sarar. İşte bu olgu nedeniyle, işçi sınıfı için, devletle bütünleşmiş tekelci kapitalizmin ve finans oligarşinin tehdidi altındaki güçler arasına, burjuvazinin tekelci-olmayan kesimlerini de çekmek olanağı doğar. Genç ulusal devletlerde, ulusal burjuvazi değişik bir rol oynar bazı ülkelerde anti-emperyalist bir tavır takınır, gene başka bazı ülkelerdeki ulusal burjuvazinin üst kesimi, sınıf çıkarlarının doğrultusunda hareket ederek toplumsal ilerlemeye karşı çıkar, ya da dış emperyalizmle ve finans sermayesiyle doğrudan bağ kurarak, onların çıkarlarına hizmet eder. İşte bu nedenle, genç ulusal devletler içindeki ulusal burjuvaziyi doğru değerlendirebilmek için, somut durumun somut analizini yapmak zorunludur. Köy burjuvazisi denince, kapitalist büyük çiftçiler sınıfı anlaşılır,

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç