BCR ABL nedir?

Kronik myeloid lösemi (KML), hematopoetik stem cell hastalığı olup hastaların neredeyse tamamında saptanan BCR/ABL translokasyonuna bağlı artmış tirozin kinaz aktivitesi gözlenir.

BCR/ABLKML tanısı, tedavinin ve minimal rezidüel hastalığın takibi, hastalık nüksünün erken belirlenmesi ile bu füzyona sahip ALL'li olguların tanımlanması ve prognoz tayini için kullanılır.

KML’li hastaların büyük çoğunluğunda 9. kromozomdan bir parçanın kopup 22. kromozomdan bir parça ile yer değiştişrmesi ile oluşan ve t(9;22) olarak yazılan anormal kromozoma Philadelphia kromozomu (Ph kromozomu) denir. Bu kısalmış hatalı kromozom ile oluşan gen BCR-ABL geni olarak isimlendirilir.

KML’de hastaların yaklaşık %90’ında klasik kromozom inceleme testleri ile Ph kromozomu saptanır. Bu yöntemle Ph kromozomu tespit edilememiş olan az bir sayıdaki hastada  22. kromozomda bcr/abl gen pozitifliği mevcut olup daha hassas testlerle gösterilebilmektedir ve bu oran %95’e çıkmaktadır.

Floresan moleküllerden yararlanılarak anormal kromozomların tespit edildiği FISH ( fluoresan in situ hibridizasyon) yöntemi veya kromozom anormalliğini çok hassas tespit eden bir moleküler sitogenetik test olan  RT-PCR (reverse transcription-polymerase chaine reaction) testi ile moleküler düzeyde yanıt araştırılmaktadır.

Translokasyon sonucu yeni kimerik gen oluşumuna bağlı aktivasyona neden olduğu bilinen ilk yeniden düzenlenme Philedelphia (Ph) kromozomudur. Bu oluşan kromozom küçük bir akrosentrik kromozomu yapısında olup kronik myeloid lösemili (KML) hastaların %90’ında gözlenir.

9 ve 22 numaralı kromozomlar arasındaki translokasyon sonrasında meydana gelir. 9q34 bölgesine yerleşmiş olan ABL1 geninin 5’ kısmına yakın bir bölgeden kırılması sonrasında 3’ tarafında kalan parçanın, 22q11 BCR geninin 3’ kısmına yakın bir bölgeden kırılması ve kırılan bu bölgeye füzyonu sonrasında ortaya çıkar.

Füzyon sonrasında ortaya çıkan yeni kimerik gen, artmış tirozin kinaz aktivitesine ve anormal hücre lokalizasyonuna sahip bir ABL1 proteininin (p210 füzyon proteini) üretilmesine neden olur. Akut lenfoblastik lösemili (ALL) hastaların %20’sinde gözlenen BCR/ABL füzyonu ise KML olgularından farklılıklar gösterir.

BCR geninde meydana gelen kırık farklı bir bölgede oluşur ve meydana gelen BCR/ABL füzyon proteini (p185) biraz daha küçüktür. İmatinib mesilat (Gleevec), bir tirozin kinaz inhibitörü olup KML hastalarında erken aşamada kullanılması durumunda çok etkilidir.

Kronik dönemde tedavi edilen hastaların ise % 95'inde tam bir remisyon izlenirken %60'ında da sitogenetik bulgularda düzelme saptanır. Blast krizindeki olguların çoğunda ya imatinib tedavisine yanıt alınamaz ya da tedaviye yanıt sonrasında hızlı bir relaps gözlenir.

BCR/ABL - t(9;22) testinin klinikte kullanımı

• Kronik myeloid lösemi (KML) tanısı
• BCR/ABL füzyonuna sahip akut lenfoblastik lösemili (ALL) hastaların saptanması
• ALL'li hastalarda prognoz tayini
• Tedavi etkinliğinin izlenmesi
• Relapsın erken saptanması

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç