At nedir?

Tek - parmaklılar takımının atgiller familyasından bir memeli hayvandır. Binme, yük çekme, taşıma için kullanılır veya yarış için özel olarak yetiştirilir. Damızlık erkeğine «aygır», dişisine «kısrak», yavrusunun yeni doğmuşuna «kulun», biraz büyüğüne «tay» denir. Atın ilk cinsleri Orta Asya iklimine gayet iyi uyan yaban (Prezewalski) atı ile tarpan'dı. Prezev/alski atı bugün de Moğollar tarafından yetiştirilir. Tarpan'a 1750 yıllarına kadar Kırım bölgesinde rastlanıyordu. Eldeki kaynaklardan atın ilk olarak Orta Asya'da M. Ö. 3000 yıllarında evcilleştirildiği anlaşılıyor. Mezopotamya'da bulunan ve M. Ö. 4000 yıllarına ait kalıntılarda evcil atların resimlerine rastlanmıştır.

Atın iskeleti 140 tek ve 57 çift kemikten meydana gelir. Bacak kemiklerinin eklem yerleri ayrı bir özellik taşır. Çoğunlukla atlar, geceleri bacak kemiklerini kilitleyerek uyurlar. Atın uykusu çok hafiftir. 10 dakika uyur, 10 dakika uyanık kalır. Atın vücudunda glikojen yönünden zengin 128 kas bulunur. Sindirim sistemi esas olarak insanınkine benzerse de bazı ayrılıklar gösterir. Küçük dili yoktur. Midesi vücuduna göre çok ufaktır. Yemek borusunun mideye açıldığı mide ağzındaki kaslar, atın kusmasını önler. Kusan at, çokluk iyi olmaz, ölür. Atın safra kesesi yoktur. Sağ akciğeri 4, sol akciğeri 3 lopludur.

Beyni hayvanlar içinde insanınkinde sonra en girintili çıkıntılı olanıdır. Duyu organları içinde en az gelişmişi gözleridir. İşitme organı da oldukça gelişmiş durumdadır. Atın ömrü 20 - 30 yıl arasında değişir. Kutuplarla Orta Afrika'dan başka hemen her yerde yaşayabilir. Orta Afrika'da yaşayamamasının sebebi «Çeçe» sinekleridir. Bu zararlı yaratıklar atlara musallat olur ve büyüyüp gelişmelerini engeller. İnsanlar bu çeşitli iklimlerde yetişen değişik at ırklarından kendilerine uygun gelenini ıslah etmek amacıyla yüzyıllardan beri uğraşıp, yeni at ırkları meydana getirdiler. Bütün bu at ırkları genel olarak «sıcakkanlı (Doğu) atlar» ve «soğukkanlı (Batı) atlar» diye iki büyük bölüme ayrılır. Sıcak kanlı atlar, binek için elverişli, canlı, asabi yaradılışlı hayvanlardır.

at

Kemikleri ince, gövdeleri narindir. Yükseklikleri uzunluklarına eşittir. Bu çeşit atlar Türkiye, Suriye, Arabistan, Iran, Türkistan ve Kuzey Afrika ülkelerinde yetiştirilir. Belli başlı cinsleri Arap ve İngiliz atlarıdır. Soğuk kanlı atlar, iri ve kalın gövdeli ağır hayvanlardır. Çokluk tarımda, taşıma işlerinde kullanılır. Belçika'da «Flaman», «Brabant» «Ardenne» gibi tipleri, Fransa'da «Percheron», «Boulonnais» ve «Bretagne»; İngiltere'de «Shire», «Clydestale ve «Suffolk» gibi soyları en tanınmışlarıdır. Hem babası, hem anası aynı ırktan olan atlara «safkan» atlar denir. Ayrıca «safkan» deyimi yalnız safkan İngiliz atları için de kullanılır. Yalnız anası ya da babası safkan olan atlar «yarım-kan» atlar diye isimlendirilir.

At, gerek binek, gerek yük ve koşum hayvanı olarak yurdumuzun tarım ve ekonomisinde önemli bir yer tutar. Bundan ötürü Cumhuriyet Türkiyesi'nde at yetiştiriciliğine büyük önem verildi. Yurttaki at sayısı günden güne artarak bugün 1961 tarım sayımına göre 1.305.000'e ulaşmıştır. Türkiye, tarihinin ve coğrafya konumunun sonucu olarak, Anadolu'dan gelip geçen ve oraya yerleşen toplulukların getirdiği değişik ırktaki atların karıştığı bir ülkedir. Yalnız, çok karışmış Anadolu atları arasında, özel ilkleriyle kendini belli eden yerli bir ırk vardır. Bu ırktan olan atların ortalama yüksekliği 134 sm. kadardır. Diğerleri Çukurova ve Arap etkisinde kalmış atlarla Kars'ta «malakan», Samsun ve Çarşamba'da «Canik», Urfa çevresinde «Arap», «Uzun yayla» (Sivas'ın güneyi) tipleriyle bazı yerlerdeki «Midilli» lerdir.

Uzunyayla'daki atlar 1873- 1874 yıllarında Kafkasya'dan gelen göçmenlerin beraberinde getirdikleri «Çerkez» atlarıyla karışıktır. Doğu atlarının en önemlisi olan Arap atları, Orta Asya ve Anadolu'dan Arabistan'a geçmiş Türk atlarından üretilmiştir. Bugün yurdumuzda Çifteler (Eskişehir), Sultan suyu (Malatya), Karacabey (Bursa) ve Çukurova (Adana) haralarıyla özel haralarda, yarışlar ve at neslini ıslah için geniş çapta Arap atı yetiştiriliyor. Duruşu, yürümesi, koşusu ve her şeyiyle koşmak için yaratıldığını belli eden safkan İngiliz atları da ülkemizde bu haralarda yetiştiriliyor. Atların vücudunu örten tüylerin rengine «don» denir. Bu tüyler, beyaz olursa kır, siyah olursa yağız, kahverengi olursa al, kahverengi olup da yelesi ve kuyruğu ile ayaklarının uçları siyah olursa doru denir.

at

Bu tüylerin beyaz, kahverengi ve diğer renk tüylerle karışık olmasıyla bu donlar açık veya koyu, »kızıl veya kırçıl gibi adlar alır. Ayrıca atların alınlarındaki beyazlığa kartopu, başlarının üzerinden burunlarına doğru inen beyazlığa akıtma, ayaklarının uçlarındaki beyazlığa seki denir. Atların çeşitli yürüyüş şekilleri vardır. Tabii adımlar atarak yürüyüşüne «adeta», karşılıklı çapraz ayaklarını aynı zamanda atarak koşmasına «tırıs» veya «süratli», her iki art ayak birbiri peşinden yerden kesilerek ve vücut öne doğru atılarak koşmasına da «dörtnal» denir. Dörtnal atın en hızlı yürüyüş şeklidir. Yarış atları dörtnalda kısa bir süre için, saatte 65 kilometrelik bir hıza erişebilirler.

At, cesur ve atılgan olduğu gibi sahibine son derece itaatkardır. Sahibi dilerse dolu dizgin, dörtnala koşar, isterse aheste yürür, isterse durur. Her durumda sahibini memnun etmeye dikkat eder. Yorgunluğa bakmaksızın kendini çatlatmak pahasına da olsa olanca gayret ve kuvvetini itaat uğruna sarf eder. Bugün Amerikan bozkırlarında yaşayan Mustang adıyle anılan vahşi atlar, İspanyolların Amerika’ya götürdükleri ehli atlardan kaçanlardan yabanileşenlerdir. Az yiyecekle yetinip, her türlü iklim şartlarına dayanırlar.

Tarpan adıyla anılan Avrupa yaban atının (E. caballus gmelini) 1876’dan beri nesli tükendi. Bugün eski dünyada hala neslini devam ettiren yanlız bir yaban atı vardır. Bu at Orta Asya Moğolistan’ının soğuk ve ıssız ovalarında yaşar. Asya yaban atı veya Prezevalski dendiği gibi Moğolistan yaban atı da denir. Altay dağlarının her iki yanında yaşar. Siyah kısa ve dik yeleleri ile, ağır ve iri başları, küçük kulakları, uzun kıllı kuyrukları ile evcil atlardan farklılık gösterirler. Renkleri kırmızımtrak kahverengi olup çekici bir görünüşleri vardır. burun kısımları beyazdır. Kışın kılları uzayarak soğuktan korunurlar.

Evcil atlar

Tahminen 4000 seneden beri insanlara hizmet etmektedir. Bugünkü modern atların Asya yaban atından türediği şüphelidir. Bazı zoologlar Avrupa yaban atından türediğini ileri sürmektedirler. Evcilleştirilmiş atların birçok soyları vardır. Bugün küçük Midilli atları ile Safkan Arap atlarının soy kütüğü kesin olarak bilinmemektedir. Atlar 40-60 sene yaşar, bazı kısraklar 25 yaşına kadar doğurur. On bir ay gebe kalır ve genellikle bir yavru doğururlar. Yavrunun gözleri açık olarak doğar ve birkaç dakika sonra ayağa kalkarak annesini takibe başlar. Yük çekme ve taşıma atları, kalın bacaklı, iri cüsselidir.

Binek ve yarış atları ince uzun bacaklıdır. Atlar arasında haset yok ise de, birbirlerine gıpta etmek huyları vardır. Bu da yarışta, hendek ve çit atlamada kendini gösterir. Birbirlerine imrenerek daha hızlı koşup öne geçmek isterler. Saatte 60-70 km hızla koşanları vardır. Atların tüy renkleri çeşitli olup, renklerine göre çeşitli isimler alırlar. En tanınmışları: Ak, akçıl, kır, al, alakı, geyik kırı, çil yeşil, al pekmez köpüğü, doru, hurma dorusu vs.’dir. Erkek eşek ile kısrak eşleştirilirse katır elde edilir. Aygır (erkek at) ile dişi eşeğin birleşmesinden de barda denen katır çeşiti elde edilir. Her iki melez de üremezler. Katır, bardadan daha dayanıklıdır.

Arap atı

Çok dayanıklı mükemmel bir binek ve yarış atıdır. Arabistan’a geçen Orta Asya ve anadolu türk atlarından türemiştir. İngiliz atlarından daha dayanıklı olup, 24-28 saat hiç su içmeden yol alabilir.

İngiliz atı

İyi bir binek ve yarış atıdır. Özellikle yarış için yetiştirilir. Arab aygırı ile İngiliz yerli kısraklarının çiftleştirilmesinden türetilmiş bir soydur. Arab atından daha uzun bacaklıdır.

Midilli atı

Küçük, sakin ve dayanıklı bir at çeşitidir. Keçi veya koç iriliğindedir. Çocuklar için iyi bir binek hayvanıdır. Hafif gezinti arabalarına koşulduğu gibi maden ocaklarında da istifade edilir. Shetland, İslanda ve Norveç midillileri meşhurdur.

At yetiştiriciliği

Asya, Avustralya ve Amerika’daki geniş bozkırlarda hala vahşi at sürüleri yaşamaktadır. Evcil atlar haralarda yetiştirilir. Ülkemizde ilk hara 1913’te Aziziye’de kuruldu. Türkiye’nin ilk modern harası ise 1924’te açılan Karacabey harasıdır.

Sözlükte "at" ne demek?

1. Atgillerden, binme, yük çekme ya da taşıma gibi hizmetlerde kullanılan memeli hayvan, beygir, (equus caballus).
2. Satrançta, her yönde siyahtan beyaza ya da beyazdan siyaha bir hane atlayarak "L" biçiminde hareket eden taş.
3. Astatin'in simgesi.

At kelimesinin ingilizcesi

prep. in, on, near; indicating time or location; toward
n. @, symbol known as the "at sign" that is used to signify the word at (Internet)

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç