Alacak nedir?

Bir kimsenin, bir alış-veriş veya bir iş karşılığı yahut başka yollarla hak edip, henüz eline geçmeyen para veya mal. Alacak bir hak olup, bir kimseye, diğer bir kimseyi, o anda veya daha sonra bir şey vermeye veya yapmaya veya yapmamaya zorlama yetkisi verir.

Bu hakkın sahibine alacaklı denir. Alacak hakkı kanundan (tazminat, nafaka gibi) veya sözleşmeden (akitten) veya bir iş karşılığı olarak doğar. Derhal ifası istenen alacağa "mu’accel alacak" belli bir müddet sonra alınacak olan alacağa "müeccel (acil olmayan) alacak", bir şartın tahakkukuna veya fesh olmasına bağlı olana "şarta bağlı alacak" denir. Alacak, adi (te’minatsız) veya te’minatlı (rehinle sağlanmış) olabilir. Alacak, aynı hukuki bağıntının aktif yönünü; borç ise pasif yönünü ifade eder. Alacak davası: Alacaklı tarafından borçlusuna karşı açılan ve konusu borçludan alacağın alınması olan davadır.

Alacağın temliki: Bir kimsenin alacağını, üçüncü bir şahsa devretmesidir. Kanun veya akit ile veya ışın mahiyeti icabı olarak menedilmiş olmadıkça borçlunun rızasını aramaksızın alacaklı, alacağını bir üçüncü şahsa temlik edebilir. Alacağın temliki yazılı şekilde yapılmadıkça muteber olmaz. Alacaklı, alacağını temlik ettiğinde borçlu bunu temlik edilen kimseye ödemek mecburiyetindedir. Ancak nelerin temlik edilebileceği kanunla tespit edilmiştir. Mesela, bir kiracı, kiraya verene (mal sahibine) haber vermeden kiralanan şeyi başkasına devredemez.

Alacağın haczi: Cebri icra yolu ile takib olunan borçlunun üçüncü şahıslardaki alacağının, takipte bulunan alacaklı lehine haczedilmesidir. Kanunen devir ve temlik olunamıyan alacaklar haczedilebilirler.

Alacaklının temerrüdü: Alacaklının, borçlunun ifasını kabul etmemesi veya borçlunun borcunu ifa edebilmesi için alacaklının evvelce yapması gereken muameleleri yapmamasıdır. Haklı bir sebep olmaksızın borçlunun usulüne uygun olan ifasını reddeden veya borcun ifa edileceği kendisine bildirildiği halde, ifa için daha evvel yapması lazım gelen hazırlığı yapmayan alacaklı mütemerrid olur. Alacaklılar toplantısı: İflasa tabi bir kimsenin iflasına karar verilmesinden sonra iflas edenin haczi kabil bütün malları ve borçlarından teşekkül eden iflas masasının idare ve tasfiyesi için lüzumlu kararları almak üzere alacaklıların yaptıkları toplantı.

Sözlükte "alacak" ne demek?

1. Bir hesap gereğince daha alınmamış olan para mal ya da başka şey, birinin birine borcu, borç karşıtı, matlup. bütün alacaklarımı topladım.
2. Para verilerek alınacak şey.

Cümle içinde kullanımı

Bütun alacaklarımı topladım.

Alacak kelimesinin ingilizcesi

adj. receivable
n. money owed to one, debt owed to one, credit, receivables, holding, claim; chose in action
v. exchange, take, get, buy, receive, accept, take in, seize, capture, conquer, pick up, gain (weight), put on (weight), admit, assume, borrow, collect, come in, divest smb. of, draw, enter on, enter upon, enucleate, excise, extract, fetch, garner

Alacak ne demek? (Ekonomi)

(Claim, claim) Bir paramn ödenmesi, bir malın teslimi veya bir işin görülmesi için başkaları üzerinde doğmuş bulunan bir haktır. Alacak bir taraf için hak iken diğer taraf için bir borçtur. Alacak hakkı, çoğu kez bir para borcunun ödenmesi biçimindedir. Ancak bir malın teslimi veya bir hizmetin gördürülmesi biçiminde de olabilir.

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç